Kavminin cevabı, ancak onu öldürün, yahut yakın sözü olmuştu da Allah, onu ateşten kurtarmıştı; şüphe yok ki bunda elbette deliller var inananlara.
A
Abdullah Parlıyan Meali
İbrahim'in kavminin cevabı şu oldu: “O'nu öldürün veya yakın!” ama Allah, O'nu ateşten korudu. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Bunun üzerine kavminin (ve Nemrut kâfirinin İbrahim’e) cevapları sadece: “Onu hemen ya öldürüp (ortadan kaldırın) veya (ateşte) yakın!” demek oldu. Ama bunun üzerine Allah onu (yakılan dehşetli) ateşten (koruyup) kurtardı. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler vardır.
A
Ahmet Tekin Meali
Allah'ın birliğine, tevhide davetten sonra kavminin İbrâhim'e cevabı,
“Onu öldürün yahut yakın” demelerinden ibaretti. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Bunda iman eden bir kavim için Allah'ın varlığını, birliğini gösteren deliller vardır.
A
Ahmet Varol Meali
Kavminin cevabı ancak: "Onu öldürün veya yakın" demeleri oldu. Ancak Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda iman eden bir topluluk için ibretler vardır.
A
Ali Bulaç Meali
Bunun üzerine kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca: 'Onu öldürün ya da yakın' demek oldu. Böylece Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler vardır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
(Hz. İbrahîm, imana davet edince) kavminin cevabı ancak şu olmuştur: “- Öldürün onu, yahud yakın onu.” (Bunun üzerine kavmi, İbrahîm'i ateşe attığı zaman) Allah da onu ateşten kurtardı. Elbette buna iman edecek bir kavim için şübhe götürmez ibretler var.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Kavminin İbrahim’e karşı cevabı, yalnızca: “Onu öldürün veya yakın” demek oldu.(*) (Onlar, onu ateşe attılar.) Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, inanan bir toplum için önemli ibretler vardır.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
İbrâhim'in sözlerine kavminin cevabı sadece, “Onu öldürünüz, yahut yakınız!” demek oldu. Ama Allah, onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan toplum için dersler vardır.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Ulusunun cevabı ancak: «Onu ya öldürünüz, ya da yakınız!» demek olmuştur; Allah onu ateşten kurtarmıştır, inanan bir ulusçün bunda ibretler vardır
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Tayfasının (İbrahimin sözlərinə) cavabı: “Onu öldürün, yaxud da yandırın!” – deməkdən başqa bir şey olmadı. Amma Allah onu oddan xilas etdi. Həqiqətən, bunda iman gətirən bir tayfa üçün ibrətlər vardır!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Kavminin (İbrahîm’e) cevabı: “Onu öldürün veya onu (ateşte) yakın!” demekten başka bir şey olmadı. (Kavmi onu tam yakacaktı ki) Allah da onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için ibretler vardır.
C
Cemil Said (1924)
Kavminin İbrâhîm’e cevâbı ne oldı? Biri birilerine "Öldiriniz veyâ ateşde yakınız!" diyorlardı. Allâh ânı ateşden kurtardı şübhesiz bu şâyân-ı ’ibretdir.
D
Diyanet Vakfı Meali
Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise: «Onu öldürün yahut yakın!» demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
İbrahim'in sözlerine milletinin cevabı sadece: "Onu öldürün yahut yakın" demek oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan kimseler için dersler vardır.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
(İbrahim’in) kavminin cevabı, “Onu öldürün veya yakın” demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise, "Onu öldürün, yahut yakın!" demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Onun için ona kavminin cevabı sâde şu oldu: öldürün onu veya yakın dediler, Allah da onu o ateşten kurtardı, elbette bunda iyman edecek bir kavm için şübhesiz âyetler var
E
Emrah Demiryent Meali
(Kavmini İslâm dinine davetten sonra) kavminin (İbrâhîm’e) cevabı, “Onu öldürün yahut onu yakın” demelerinden başka bir şey olmadı. (Kavmi, İbrâhîm’i ateşe attığı zaman) Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, inanan bir toplum için nice ibretler vardır.
E
Erhan Aktaş Meali
Sonra onun halkının cevabı: “Onu öldürün veya yakın!” demeleri oldu. Bunun üzerine Allah, onu ateşten kurtardı. Bunda iman edecek bir halk için kesinlikle âyetler¹ vardır.
E
Eski Anadolu Türkçesi
pes olmadı ķavmınuñ cevābı illā kim eyittiler “depeleñ ibrāhįm’i yā göyündürüñ anı.” pes ķurtardı anı Tañrı oddan. bayıķ anuñ içinde nişānlardur ķavma kim inanurlar.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Bundan dolayı kavminin cevâbı: «Öldürün onu, yahud yakın onu» demelerinden başka (bir şey) olmadı. Aliah da onu ateşden kurtardı. Şübhe yok ki bunda îman edecek zümreler için her halde ibretler vardır.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Kavminin (İbrahim’e) cevabı yalnızca: “Onu öldürün ya da yakın.” demek oldu. Allah onu ateşten kurtardı. Bunda, inanan bir kavim için ayetler vardır.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Kavminin (İbrâhîm'e) cevâbı ise: “Onu öldürün yâhut onu yakın!” demelerinden başka bir şey olmadı. Bunun üzerine Allah onu ateşten kurtardı. Şübhesiz ki bunda, îmân edecek bir kavim için nice ibretler vardır.(1)
K
Kadri Çelik Meali
Bunun üzerine kendi kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca, “Onu öldürün ya da yakın” demek oldu. Böylece Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, iman etmekte olan bir kavim için ayetler vardır.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Kavminin (İbrâhim hakkındaki) cevabı, “Onu öldürün ya da yakın!” demekten ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanan bir topluluk için ibretler vardır.
M
M. Pickthall (English)
But the answer of his folk was only that they said: "Kill him" or "Burn him." Then Allah saved him from the fire. Lo! herein verily are portents for folk who believe.
M
Mahmut Kısa Meali
İbrahim’in bu sözlerine karşılık kavmi ona mantıklı ve inandırıcı bir cevap veremedi; sadece gözleri dönmüş bir şekilde, “Onu derhalöldürün; ya da ateşe atıp yakın!” diye haykırdılar. Böylece onu öldürmek için mancınıkla ateşe attılar. Fakat bilmiyorlardı ki, Allah izin vermedikçe ateş yakmaz, kılıç kesmez, kurşun öldürmezdi. Nitekim Allah, İbrahim’in içine atıldığı alevleri âdetâ bir gül bahçesine çevirerek onu ateşten kurtardı.Hiç kuşkusuz bunda, inanan bir toplum için nice ibret verici dersler ve deliller vardır.
M
Mahmut Özdemir Meali
Kavminin cevabı: -"Onu öldürün veya yakın!" demekten başkası olmadı.
Allah onu Ateş’ten kurtardı.
Bunda, inanacak bir kavim için elbette âyetler vardır.
M
Mehmet Okuyan Meali
(İbrahim’in) kavminin cevabı ise “Onu öldürün veya yakın!” demelerinden başka bir şey olmamıştı. (Ama) Allah onu ateşten kurtarmıştı. [*] Şüphesiz ki bunda iman eden bir toplum için dersler vardır.
M
Mehmet Türk Meali
(Bunun üzerine İbrahim’in) kavminin cevabı: “Onu öldürün ya da yakın” demekten başka bir şey olmadı. Sonunda Allah da onu, ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, inanan bir topluluk için, ibretler vardır.
M
Mehmet Çakır Meali
Halk: " İbrahim’i ya öldürün ya da yakın " dedi. Allah ise onu yanmaktan kurtardı. Bu olay inanç toplumu için çok şey ifade eder.
M
Mehmet Çoban Meali
Kavminin cevabı: "Onu öldürün yahut yakın!" demelerinden başka olmadı. Fakat Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda iman eden bir kavim için ayetler vardır.
M
Muhammed Esed Meali
İMDİ [İbrahim’e gelince,] kavminin o’na tek cevabı şu oldu: ¹⁷ “Onu öldürün, veya yakın!” Ama Allah o’nu ateşten korudu. ¹⁸ Bakın, bu [kıssa]da inanacak kimseler için dersler vardır!
M
Mustafa Çavdar Meali
İbrahim’in kavminin cevabı: – Onu öldürün veya onu ateşte yakın! Demekten ibaret oldu. Ancak Allah onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için alınacak nice ibretler vardır. 37/97
M
Mustafa İslamoğlu Meali
ÖTE yandan[³⁴⁹⁶] (İbrahim’e gelince): Kavminin tek cevabı, “Onu öldürün ya da yakın!”[³⁴⁹⁷] demekten ibâretti; fakat Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz inanan bir toplum için, bunda da alınacak bir ders mutlaka vardır.[³⁴⁹⁸]
O
Orhan Kuntman Meali
(İbrahim kıssasına dönelim: Evet kavmi onun uyarılarını hiçe saydı ve) Kavminin ona cevabı ancak: "Onu öldürün veya yakın" demek oldu. Ama Allah, onu ateşten korudu. (Ateş Rabbinin emriyle söndü onu yakmadı.) Şüphe yok ki bunda iman eden kavim için ibretler vardır.
O
Osman Fırat Meali
(İbrahim’e) kavminin cevabı: “Onu öldürün veya onu yakın” demekten başka olmadı. Allah onu ateşten kurtardı; gerçekten iman eden bir topluluk için bunda ibretler vardır.
S
Sardorxon Jahongir
Bas, Ibrohimga qavmining javobi faqat: “Uni o‘ldiringlar yoki olovda kuydiringlar”, – deyish bo‘ldi. So‘ngra Alloh unga olovdan najot berdi. Albatta, bunda iymon keltiradigan qavm uchun katta ibratlar bordir!
S
Satıraltı Meal (1534)
Pes cevābı degül‐idi ḳavminüñ, illā eyitmek: Öldürüñüz İbrāhīmi, yā odayanduruñuz anı. Pes ḳurtardı anı Allāh oddan. Taḥḳīḳ anda āyetler vardurbir ḳavme ki īmān getürürler.
S
Suat Yıldırım Meali
Halkının ona verdikleri cevap: “Öldürün onu! ” veya “Ateşe atın! ” demekten başka bir şey olmadı. Ateşe attılar ama Allah onu ateşten kurtardı. Elbette bunda iman edecek kimseler için ibretler vardır. [37, 97 - 98].
S
Süleyman Ateş Meali
Kavminin (İbrahim'e) cevabı, sadece: "Onu öldürün, yahut yakın!" demeleri oldu. Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
Halkının cevabı sadece şu oldu: “Öldürün İbrahim’i ya da yakın!” Arkasından Allah onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanan bir topluluk için belgeler vardır.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Toplumunun İbrahim'e cevabı sadece şunu söylemeleri oldu: "Bunu öldürün, yahut yakın!" Ama Allah onu ateşten kurtardı. İnanan bir toplum için bunda elbette ibretler vardır.
Y
Yusuf Ali (English)
So naught was the answer of (Abraham´s) people except that they said: "Slay him or burn him." But Allah did save him from the Fire.(3444) Verily in this are Signs for people who believe.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık (İbrahim aleyhisselâm'ın) kavminin cevabı, «O'nu öldürünüz veya O'nu yakınız,» demekten başka olmadı. Fakat Allah O'nu ateşten kurtardı. Şüphe yok ki bunda imân edecekler olan bir kavim için elbette ibretler vardır.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Kavminin İbrahim'e verdiği cevap, “Onu öldürün yahut yakın” demekten ibaret oldu. Allah ise onu ateşten kurtardı. İman eden bir topluluk için, işte bunda ibretler vardır.
İ
İhsan Aktaş Meali
(İbrahim’e gelince,) kavminin ona tek cevabı: “Onu öldürün veya onu (ateşte) yakın!” demekten başka bir şey olmadı. (Kavmi, onu ateşe atmak istediği zaman) Allah da onu (yakılan) ateşten (koruyup) kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için ayetler (ibret alınacak mesajlar) vardır. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Kavminin İbrahim’e cevabı yalnızca “Onu ya öldürün veya yakın” demeleri olmuştur. Sonra Allah da o’nu ateşten kurtarmıştı. Bunda inanan bir topluluk için ibretler vardır.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Putlar kırıldıktan sonra artık kavminin cevabı «— İbrahim/i öldürün veya yakın» demekten ibaret oldu. Allah onu ateşten kurtardı. İşte bunda mü/min cemaati için ibretler vardır.
İ
İsmail Yakıt
Bunun üzerine kavminin cevabı, “Onu öldürünüz veya yakınız” demekten başka bir şey olmadı. Allah da onu ateşten kurtardı.¹⁵ Muhakkak ki inanan bir topluluk [kavm] için ibretler [âyât] vardır.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bunun üzerine İbrahim’in ulusunun verdiği karşılık yalnız şu oldu: "öldürün onu! Yakın onu!" Derken Allah onu ateşten kurtardı. İşte bu olayda inananlar takımı için belgeler vardır.
Ş
Şaban Piriş Meali
İbrahim'in kavminin cevabı:-Onu öldürün, veya onu ateşte yakın! demekten başka birşey olmadı. Allah ise onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için ibretler vardır.
Ankebût Suresi 24. Ayet Meali ve Tefsiri
Ankebût Suresi 24. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ankebût Suresi 24. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ankebût Suresi 24. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ankebût Suresi 24. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?