Ey inananlar, kazandığınız temiz şeylerden, yeryüzünden sizin için çıkardığımız nesneleri verin, görmemek için gözlerinizi yummadan ele alamayacağınız bayağı ve aşağılık şeyleri değil ve bilin ki Allah, müstağnidir ve tam hamda layık olan odur.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ey iman edenler! Kazandığınız güzel şeylerden ve topraktan sizin için bitirdiğimiz ürünlerden başkaları için harcayın; özellikle kötü olanı seçmeyin, gözünüzü yummadan alamayacağınız şeyi mi bağışlıyorsunuz? Bilin ki, Allah hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır ve övülmeye layık olandır.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Öyle ise) Ey iman edenler! Kazandıklarınızın (ticari kârlarınızın) ve sizin için yerden çıkardıklarımızın (meyve ve hububatların) temiz ve kıymetli tarafından infak yapın. (Fakirlerin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar Allah yolunda harcayın.) Kendiniz, gözünüzü yummadan almaya tenezzül etmeyeceğiniz kötü (çürümüş, eskimiş, işe yaramaz ve hiçbir ihtiyacı karşılayamaz derecede az) şeyleri infak etmeye kalkmayın. Bilin ki Allah zengin ve cömerttir. (Size bol bol ihsan ve ikram ettiği gibi, sizden de öyle iyilik ve infak ister.) Övülmeye ve şükredilmeye layık (olan yalnız Kendisidir).
A
Ahmet Tekin Meali
Ey iman edenler, kazandıklarınızın ve topraktan, yerden size verdiğimiz mahsulün, madenlerin ve gömünün temizinden, helâlinden, sağlıklısından karşılık gözetmeden gönüllü hayra harcayınız.
Kendinizin, göz yummadan alıcısı olmayacağınız kötü malı hayır diye vermeye kalkışmayınız.
Allah'ın zengin olduğunu, muhtaç olmadığını, övülmeye, şükredilmeye lâyık olduğunu biliniz.
A
Ahmet Varol Meali
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın temiz olanlarından ve yerden rızık olarak çıkardıklarımızdan (hayır yolunda) harcayın. Kendiniz göz yummadan alamayacağınız çirkin şeyleri vermeye kalkışmayın. Bilin ki Allah'ın bir şeye ihtiyacı yoktur, O övülmeye layık olandır.
A
Ali Bulaç Meali
Ey iman edenler, kazandıklarınızın iyi olanından ve sizin için yerden bitirdiklerimizden infak edin. Kendinizin göz yummadan alamayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki, şüphesiz Allah, hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır, övülmeye layık olandır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Ey iman edenler, kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardığımız ürünlerin (mahsüllerin) en helâl ve iyisinden Allah yolunda harcayın (zekât ve sadaka verin). Kendinizin, ancak göz yumarak, alabileceği düşük ve bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın. Biliniz ki, Allah vereceğiniz sadakalardan müstağnîdir, her halde hamde lâyıktır.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın güzel kısmından ve yerden sizin için çıkarttıklarımızdan nafaka ve sadaka verin. Kötüsüne yönelip onu vermeye çalışmayın. Hâlbuki siz dahi gözünüzü yummadan onu alacak değilsiniz. Ve bilin ki; Allah çok zengin ve çok övülendir (nimet sahibidir.)
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın temizlerinden ve sizin için rızık olarak yerden çıkarttıklarımızdan infak ediniz. Size verildiğinde, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayınız. Biliniz ki, Allah zengindir; övgüye lâyıktır.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Ey inanmış olanlar! Kazanmış olduğunuzla, yerden çıkardığımız şeylerin arısından yediresiniz, göz yummadıkça ancak sizce alınmıyacak kadar kötü olanı mı, yedirmek dilersiniz? İyi bilin, Allah zengin, Allah öğülmüş
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Ey iman gətirənlər! Qazandığınız və sizin üçün torpaqdan yetişdirdiyimiz şeylərin (ən pak, halal və) yaxşılarından (Allah yolunda) sərf edin! Ancaq göz yumaraq aldığınız pis, yaramaz şeylərdən vermək fikrində olmayın! Bilin ki, Allahın heç bir şeyə ehtiyacı yoxdur. (O, hər cür) şükrə (tə’rifə) layiqdir!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Ey inananlar! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan infak edin. Size verilse, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın! Biliniz ki Allah zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir), her zaman övgüye layık olandır.
C
Cemil Said (1924)
Ey îmân idenler kesb itdiğiniz emvâlin en iyisinden ve sizin içün yerden çıkardığımız meyvelerin en a’lâsından sadaka viriniz. Emvâlinizin en fenâsını fukarâya tevzî’ itmeyiniz. Öyle bir şey virmeyiniz ki ânı mukâvele ile ahzına mecbûr olmaksızın kim size virse almazsınız. Allâh’ın ganî ve hamîd oldığını biliniz.
D
Diyanet Vakfı Meali
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın. Size verilse, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın. Biliniz ki Allah zengindir, övgüye lâyıktır.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Ey İnananlar! Kazandıklarınızın temizlerinden ve size yerden çıkardıklarımızdan sarfedin; iğrenmeden alamıyacağınız pis şeyleri vermeye kalkmayın. Allah'ın müstağni ve övülmeye layık olduğunu bilin.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olmayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki Allah, her bakımdan zengindir, övülmeye lâyıktır.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ey iman edenler! İnfakı gerek kazandıklarınızın, gerek sizin için yerden çıkardıklarımızın temizlerinden yapın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olamıyacağınız fenasını vermeye yeltenmeyin. Biliniz ki, Allah sadakalarınıza muhtaç değildir ve hamde layık olandır.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ey o bütün iyman edenler! İnfakı gerek kazandıklarınızın ve gerek sizin için Yerden çıkardıklarımızın temizlerinden yapın, kendinizin göz yummadan alıcısı olmadığınız fenasını vermiye yeltenmeyin ve Allahın gani, hamîd olduğunu bilin
E
Emrah Demiryent Meali
Ey îmân edenler! Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardıklarımızın iyilerinden infak edin. Kendiniz, gözünüzü yummadan almaya tenezzül etmeyeceğiniz kötü (işe yaramaz ve hiçbir ihtiyacı karşılayamaz) şeyleri infak etmeye kalkmayın. Ve bilin ki şüphesiz Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır, hamd edilmeye, övülmeye yegâne layık olandır.
E
Erhan Aktaş Meali
Ey iman edenler! Kazandığınız şeylerin temiz ve iyi olanlarından ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan infak edin¹. Gözünüz kapalı kendinize almayacağınız, uygun görmediğiniz² kötü şeyleri infak etmeyin. Bilin ki: Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegâne Varlık'tır.
E
Eski Anadolu Türkçesi
iy anlar kim įmān getürdiler! [23a] nafaķa eyleñ arularından anuñ kim ķazanduñuz; daħı andan kim çıķarduķ sizüñ-içün yirden. daħı ķaśd eylemeñ arusuza andan; nafaķa virürsiz, alıcılar degül-iken siz anı, illā kim müsamaḥa eyleysiz anuñ içinde. daħı bilüñ kim bayıķ Tañrı baydur, ögülmiş.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Ey îman edenler, (Hak yolunda) infaakı (harcamayı) kazandıklarınızın en güzellerinden ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan yapın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olmadığınız pek âdi, bayağı şeyleri vermiye yeltenmeyin. Bilin ki şübhesiz Allah her şeyden müstağnidir, asıl hamde lâyık olan Odur.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın ve yerden sizin için çıkardıklarımızın temiz olanlarından infak edin. Kendiniz için uygun görmediğiniz bayağı şeyleri vermeye kalkmayın. Bilin ki Allah mutlak zengindir, övülendir.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ey îmân edenler! Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardığımız şeylerin iyilerinden (Allah yolunda) sarf edin!(1) Hem hakkında (kusûruna) gözünüzü yummadan alıcıları olmayacağınız kötü olanını vermeye kalkışmayın!(2) Ve bilin ki, şübhesiz Allah, Ganî(hiçbir şeye ihtiyâcı olmayan)dır, Hamîd (hamd edilmeye çok lâyık olan)dır.
K
Kadri Çelik Meali
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın temizlerinden ve size yerden çıkardıklarımızdan infak edin; göz yummadan alamayacağınız pis şeyleri vermeye kalkmayın. Allah'ın müstağni, övülmeye layık olduğunu bilin.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardıklarımızın iyilerinden verin. Kendinizin ancak içiniz çekmeye çekmeye alabileceğiniz âdi şeyleri hayır diye vermeye kalkışmayın. Bilin ki Allah zengindir, bütün iyilik ve güzellikler O’na mahsustur.
M
M. Pickthall (English)
O ye who believe! Spend of the good things which ye have earned, and of that which we bring forth from the earth for you, and seek not the bad (with intent) to spend thereof (in charity) when ye would not take it for yourselves save with disdain; and know that Allah is Absolute, Owner of Praise.
M
Mahmut Kısa Meali
Ey iman edenler! Gerek sizin çalışıp üreterek kazandığınız, gerekse yerden sizin için çıkardığımız toprak ürünleri, maden, define ve petrol gibi nîmetlerin temiz ve helâlolanlarından bir kısmını Allah yolunda ihtiyaç sahiplerine harcayın. Size verilecek olsaydı, beğenmediğiniz için yüzünüzü buruşturmadan almayacağınız döküntü, bozuk, çürük ve değersiz malları sakın sadaka olarak vermeye kalkışmayın. Şunu iyi bilin ki, Allah hiçbir şeye muhtaç değildir,dolayısıyla sizin iyiliklerinize de ihtiyacı yoktur, asıl buna muhtaç olan sizsiniz. Ve gerçek anlamda yüceltilmeye, şükredilmeye ve övülmeye lâyık olan da sadece O’dur. O hâlde, Allah’ın bahşettiği nîmetleri yoksullarla paylaşmaktan sizi alıkoymaya çalışan insan ve cin şeytanlarının sözlerine aldanmayın:
M
Mahmut Özdemir Meali
Ey iman edenler!
Kazandığınız şeylerin temizlerinden ve Yer’den size çıkardığımız şeylerden infak edin / harcayın!
İçine iyice bakmadan alıcısı olmadığınız Kötü’yü vermeye yeltenmeyin!
Bilin ki Allah, hamîd ganiyydir.
M
Mehmet Okuyan Meali
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın değerli olanlarından ve yerden (topraktan) size rızık olarak çıkardıklarımızdan [infak] edin (verin)! (Size verilse), gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı [infak]a (vermeye) kalkışmayın! [*] Bilin ki şüphesiz Allah zengindir, övgüye layıktır.
M
Mehmet Türk Meali
Ey îman edenler! Kazandıklarınızın temiz olanları¹ ile yerden sizin için çıkardığımız nîmetlerden,² Allah yolunda harcayın. Kendinize verildiği zaman iğreneceğiniz kadar kötü şeyleri, sakın sadaka olarak vermeye kalkmayın.³ Şunu iyi bilin ki Allah, hiç bir şeye muhtaç olmayan ve daima övülmeye layık olandır.
M
Mehmet Çakır Meali
Sevgili müminler! Verirken malınızın temiz ve sağlıklısından verin. Keza sizin için ürettiğimiz toprak mahsullerinin de temiz tarafından verin. Alırken burun kıvırıp mırın kırın ettiğiniz pis şeyleri sakın ola sadaka olarak vermeye kalkışmayın. Şunu iyi bilin ki Allah, şükür zenginidir.
M
Mehmet Çoban Meali
Ey iman edenler! Ticaret veya üretim yoluyla kazandıklarınızdan Allah yolunda harcayın! Kendiniz için beğenmediğiniz şeyleri vermeye kalkışmayın! Bilin ki Allah her bakımdan zengin ve övülmeye layıktır.
M
Muhammed Esed Meali
Siz ey imana ermiş olanlar! Kazandığınız güzel şeylerden ve topraktan sizin için bitirdiğimiz [ürünler]den başkaları için harcayın; ama harcamak için, size verildiğinde küçümser şekilde bakışlarınızı çevirmeden kabul etmeyeceğiniz bayağı şeyleri seçmeyin. Ve bilin ki Allah kendine yeterlidir, her zaman övgüye layık olandır.
M
Mustafa Çavdar Meali
Ey iman edenler, gerek kazandıklarınızın ve gerekse yerden sizin için çıkardıklarımızın temiz olanından infak edin. Gözünüzü kapatmadan almayacağınız, kötü ve işe yaramayan şeyleri vermeye kalkmayın. Bilin ki Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve övgüye layık olandır. 89/18-19
M
Mustafa İslamoğlu Meali
[⁵⁰³] Siz ey iman edenler! Kazancınızın temiz ve helâl olanından ve sizin için topraktan bitirdiğimiz ürünlerden karşılıksız harcayın;[⁵⁰⁴] fakat, size verildiğinde gözü kapalı olmadıkça el uzatmayacağınız, bayağı ve haram olanı vermeye kalkmayın![⁵⁰⁵] Zira iyi bilin ki, Allah (kendi kendine ve tüm varlığa) yetendir, hamdin her türüne lâyıktır.
O
Orhan Kuntman Meali
Ey iman edenler; (Allah yolundaki) Harcamayı, kazandığınız servetin ve yerden sizin için çıkardığımız rızıkların temizlerinden (iyilerinden ve helallerinden) yapın, kendinizin göz yummadan alıcısı olmadığınız bayağı şeyleri vermeye yeltenmeyin. Biliniz ki Allah gani'dir. (Hiçbir şeye muhtaç değildir. Hak yolunda harcamayı emretmesi sizin yaranızadır) ve Hamid'dir. (övülmeye layık olan ancak O’dur)
O
Osman Fırat Meali
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve sizin için yerden çıkardıklarımızın güzellerinden infak edin. Kendiniz göz yummadan almayacağınız değersiz şeyleri infaka kalkışmayın. Bilin ki Allah hiçbir şeye muhtaç olmayan (zengin) ve övülendir.
S
Sardorxon Jahongir
Ey iymon keltirganlar, kasbu koringizdan topganlaringizni va Biz sizlar uchun Yerdan undirib chiqargan hosillardan sifati yaxshilarini xayru ehson qilinglar. O‘zingizga berilganda uni, faqat yoqtirmay ko‘z yumib oladigan darajadagi yomon va sifatsizlaridan berishni ko‘zlamanglar. Shubhasiz, Alloh maqtovga sazovor – Hamid va hech kimga muhtoj bo‘lmagan – G‘aniy Zot ekanini bilinglar.
S
Satıraltı Meal (1534)
İy īmān getüren kişiler, ḫarc eyleñüz Allāh yolına ḥalāllarından ḳazan‐duġuñuz māllaruñ, daḫı ol nesneden kim çıḳarduḳ yirden sizüñ‐çün.Daḫı ḳaṣd eyleyüp yamanlarına ol rızḳuñ ki biz virdük size ṣadaḳa eyleñüz,siz anı ḳabūl eylemez‐iken illā göz yummaġ‐ıla kerihlig‐ile (?). Daḫı bi‐lüñüz ki Tañrı Ta‘ālā ġanīdür, sizüñ ṣadaḳañuzdan meşkūrdur ef‘ālinde.
S
Suat Yıldırım Meali
Ey iman edenler! Kazandığınız şeylerin ve yerden sizin için çıkardığımız nimetlerin iyi olanlarından Allah yolunda harcayın! Siz göz yummadan, gönlünüze yatmaksızın almayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkmayın! İyi bilin ki: Allah ganidir, hamîddir (kimseye ihtiyacı yoktur, bütün övgülere layıktır). [22, 37]
S
Süleyman Ateş Meali
Ey inananlar, kazandıklarınızın ve yerden sizin için çıkardığımız ni'metlerin iyilerinden (Allah için) verin, kendiniz (utandığınızdan ve iğrendiğinizden dolayı) göz yummadan alamayacağınız kötü şeyleri sadaka vermeye kalkmayın. Bilin ki Allah zengindir, övülmüştür.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Ey Mü'minler! Kazandığınız ve sizin içün toprakdan bitirdiğimiz şeylerin eyilerinden infâk idiniz. Sadaka içün fenâlarını ayırmayınız. Sizin ancak iğmâz itmek sûretiyle alacağınız (göz yummadıkca ve yâhud utanarak ve yâhud son derece ihtiyâcınızdan dolayı mecbûr olmadıkca almayacağınız ve kabûl itmeyeceğiniz) fenâ olan ve kabûle değeri olmayan şeyleri sadakaya tahsîs itmeyiniz. Allâh sizin infâkınıza (sadakanıza) muhtâc değildir. Cenâb-ı Hakk'ın bunı ancak sizin menfa'atiniz içün emir itdiğini ve büyük büyük ni'metlerle şükre müstehak oldığını biliniz.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Müminler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardığımız şeylerden hayra harcayın! Gözünüzü kapamadan almayacağınız kötü şeylerden vermeye kalkmayın! Bilin ki Allah zengindir ne yaparsa güzelini yapar.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Ey iman sahipleri! Kazandıklarınızın ve yerden sizin için çıkarmış olduklarımızın temiz ve güzellerinden infak edin. Kendinizin göz yummadan alıcısı olmadığınız pis/bayağı şeyleri vermeye kalkmayın. Bilin ki Allah Ganî'dir, cömertliğine sınır yoktur; Hamîd'dir, bütün övgülerin sahibidir/övgüye layık olanları gereğince över.
Y
Yusuf Ali (English)
O ye who believe! Give of the good things which ye have (honourably) earned(314), and of the fruits of the earth which We have produced for you, and do not even aim(315) at getting anything which is bad, in order that out of it ye may give away something, when ye yourselves would not receive it except with closed eyes(316). And know that Allah is Free of all wants, and worthy of all praise(317).
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ey imân edenler! Kazandığınız şeylerin ve yerden sizin için çıkarmış olduğumuz şeylerin temizlerinden infak ediniz. Ve öyle kötüsünü vermek kastinde bulunmayınız ki, siz ondan infak edersiniz de kendiniz ise onun hakkında göz yummadıkça alıcısı olmazsınız. Ve biliniz ki, şüphe yok Allah Teâlâ ganîdir, hamîddir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın ve size yerden çıkardığımız şeylerin helâl ve temiz olanlarından bağışta bulunun. Kendinizin ancak göz yumarak alabileceğiniz kötü şeylerle hayır yapmaya kalkmayın. Şunu bilin ki Allah'ın kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı yoktur; O her türlü övgüye lâyık olandır.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ey inanmış olanlar! Kazandığınız temiz (sağlıklı, helal ve güzel) şeylerden ve topraktan sizin için bitirdiğimiz (ürünler)den (yoksul, muhtaç ve işsiz kimseler) için harcayın. Kendinizin, ancak göz yumarak, alabileceği düşük ve bayağı (kötü, kalitesiz, kıymetsiz) şeyleri vermeye kalkışmayın. Ve bilin ki, şüphesiz Allah, hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır, her türlü övgüye lâyık olandır.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Ey İman edenler! Kazandığınız temiz şeylerden ve Allah’ın sizin için topraktan çıkardıklarından ihtiyaç sahiplerine harcayın. Size verildiğinde beğenmeyip almayacağınız, kötü ve pis şeyleri ihtiyaç sahiplerine vermeye yönelmeyin. Muhakkak ki Allah ihtiyacı olmayan ve övülmeye layık olandır.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Ey iman edenler! Kazandığınızın, yerden sizin için çıkardığımız şeylerin [⁵] pâklerinden [⁶] harcedin. Âdi malı kastetmeyin. Onu mu harcediyorsunuz; halbuki onu size verseler göz yummadıkça [⁷] almazsınız. Biliniz ki Allah herşeyden müstağnidir, öğülmüştür.
İ
İsmail Yakıt
Ey inananlar! Kazandıklarınızdan ve yerden sizin için çıkardıklarımızın iyilerinden harcayın [enfikû]. Kendiniz göz yummadan alamayacağınız kötü şeyleri de sadaka diye vermeye kalkmayın. Biliniz ki Allah Ganîy’dir, Hamîd’dir¹⁷³.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ey inananlar! Kazandıklarınızın, kendiniz için yerden yetiştirdiklerinizin iyilerinden yoksullara verin. Gözünüzü yummadan almayacağınız kötü nesneleri vermiye yeltenmeyin. Bilin ki gerçekten Allah kendine yeticidir, övülücüdür.
Ş
Şaban Piriş Meali
Ey iman edenler, Gerek kazandıklarınızın ve gerekse yerden sizin için çıkardıklarımızın iyilerinden bağışta bulunun. Gözünüzü kapatmadan alamayacağınız kötü malları vermeye kalkmayın. Bilin ki Allah, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan ve hamd edilmeye layık olandır.
Bakara Suresi 267. Ayet Meali ve Tefsiri
Bakara Suresi 267. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 267. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 267. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 267. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?