Sureye Dön

En’âm Suresi Suresi, 105. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Sen bunu öğrenmişsin dememeleri için delilleri çeşitçeşit bildirmede ve bilen topluluğa apaçık anlatmadayız.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Böylece biz mesajlarımızı, çok yönlü olarak dile getiriyoruz ki, gerçeklere karşı körlük edenler: “Sen okumuş, öğrenim yapmış, ders yapmışsın” desinler. Böylece o Kur'ân'ı, kavrama yeteneğine sahip olan bir topluma açıklamış oluyoruz.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

İşte Biz, ayetleri çeşitli biçimlerde böyle açıklıyoruz. Öyle ki (inkârcılar ve münafıklar) Sana: "Sen (bu sözleri birilerinden) ders almışsın (Sen peygamber değilsin, başkalarının etkisinde kalmışsın!) desinler ve (günahını yüklensinler.) Biz ise (akledip) bilen bir topluluğa Onu (Kur’an’ı) açıkça belirtmiş (hikmet ve hakikatini beyan etmiş) olalım.
A

Ahmet Tekin Meali

Diğer surelerde çok yönlü açıkladığımız gibi, burada da öğüt ve bilgilendirme, va'd ve tehditlerimizle ilgili âyetleri çok yönlü açıklıyoruz.
"Sen bunları başkalarından öğrendin" diyemesinler diye açıklıyoruz. Bir de bu kitabı ilimde ilerlemeye devam eden bilgi toplumlarına iyice ayrıntılı hale getirelim diye çok yönlü açıklıyoruz.
A

Ahmet Varol Meali

İşte böylece ayetleri etraflıca açıklıyoruz ki, onlar "sen ders almışsın" desinler ve biz de bilen bir topluluğa bunu açıkça bildirmiş olalım.
A

Ali Bulaç Meali

İşte biz, ayetleri çeşitli biçimlerde böyle açıklıyoruz. Öyle ki sana: 'Sen ders almışsın' desinler ve biz de bilen bir topluluğa onu açıkça göstermiş olalım.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

İşte biz, âyetleri beyan eder ve halden hale çeviririz ki, Mekke'liler: “- Sen ders görmüşsün, çok okumuşsun” desinler (küfürde ısrar etsinler). Biz, Kur'an'ı, anlayanlara beyan eder ve açıklarız.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Biz ayetlerimizi böylece açıklıyoruz. (Ki müminler imanlarını takviye etsinler, kâfirler) “sen, (bizi) yıprattın” desinler ve bilen bir toplum için bu Kur’anı açıklamış olalım.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Böylece biz âyetleri derinlemesine açıklıyoruz ki, “Sen ders almışsın” demesinler; onu kavrayan topluma izah ediyoruz.
B

Besim Atalay Meali (1965)

İşte biz âyetleri böylecene açıklarız, onlar sana: «okumuşsun» diyeler, biz de bilen bir ulusçün onu belirtiyoruz
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Biz ayələrimizi belə açıqlayırıq ki, onlar (sənin peyğəmbərliyini inkar edənlər): “Sən dərs almısan (bunları başqalarından öyrənmisən)”, - desinlər və Biz də onu (Qur’anı) bilən (elm və bilik sahibi olan) bir camaata izah edək. (Kafirlər Allahın birliyini, qüdrət və əzəmətini inkar etməklə daha şiddətli əzaba layiq olsunlar, mö’minlər isə onları təsdiq etdikləri üçün daha çox savab qazansınlar).
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar sana: “Sen iyi ders almışsın” desinler diye ve bir de bilen bir toplum için o (Kur’an’)ı açıklayalım diye ayetleri değişik biçimlerde işte böylece açıklıyoruz.
C

Cemil Said (1924)

İşte âyâtı böyle îzâh idiyoruz sana varsun başka yerden ’ilim aldık disünler, biz âyâtı îmân idenlere tekrâr idiyoruz.
D

Diyanet Vakfı Meali

Böylece biz âyetleri geniş geniş açıklıyoruz ki, «Sen ders almışsın» desinler de biz de anlayan toplum için Kur'an'ı iyice açıklayalım.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Sana, "Sen okumuşsun" derler; oysa Biz, öğrenecek kimselere ayetleri böylece türlü türlü açıklamaktayız.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar, “Sen iyi ders almışsın” desinler diye ve bir de bilen bir toplum için onu (Kur’an’ı) açıklayalım diye âyetleri değişik biçimlerde işte böylece açıklıyoruz.[189]
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

İşte böylece âyetleri türlü türlü çevirip açıklıyoruz ki, onlar sana: "Sen bunları bir yerlerden okuyup öğrenmişsin" desinler ve bilen bir toplum için de onu iyice beyan edelim.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

yine âyetleri böyle şekilden şekle koyuyoruz ki hem o körlük edenler sana ders almışsın desinler, hem onu ilmi şânından olanlar için tebyîn edelim
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm!) “Sen (ehl-i kitabın âlimlerinden) ders almışsın” demesinler ve (bir de) bilen (hakkı bâtıldan ayırt edebilen) bir topluma onu (Kur’ân’ı) iyice açıklayalım diye âyetlerimizi böyle çeşitli biçimlerde (türlü türlü üslûplarla) beyan ediyoruz.
E

Erhan Aktaş Meali

İşte böylece Biz, âyetleri döne döne açıklıyoruz. Varsın “Sen ders almışsın.” desinler. Oysa bilen² bir halk için onu³ ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı andayuķ beyān eylerüz āyetleri daħı tā eyideler “oķıduñ ögrendüñ” daħı beyān eyleyevüz anı ķavma kim bilürler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

İşte biz âyetleri böylece türlü türlü beyan ederiz. Tâki onlar: «Sen okumuşsun» desinler ve biz onu (Kur'ânı) bilecek zümrelere besbelli edelim.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Böylece ayetlerimizi çeşitli şekillerde açıklıyoruz. Bırak da onlar: “Sen ders aldın.” desinler. Bilen bir toplum için onu açıklıyoruz.
H

Hayrat Neşriyat Meali

İşte (ey Resûlüm!) Âyetleri böyle açıklıyoruz ki (ibret alsınlar), hem (o kâfirler): “Sen ders almışsın!” desinler, hem de (hikmetlerini) bilecek bir kavim için onu (o Kur'ân'ı)açıklayalım.(3)
K

Kadri Çelik Meali

İşte biz, ayetleri (bir takım sebeplerden ötürü) böylesine çeşitli biçimlerde açıklamaktayız. Ayrıca (çeşitli biçimlerde açıklıyoruz ki) onlar sana, “Sen ders almışsın” demesinler ve biz de bilebilen bir topluluğa onu açıkça beyan etmiş olalım.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Böylece biz âyetleri, duruma göre farklı tarzlarda gönderiyoruz ki, “İyi öğrenmişsin” desinler ve biz, anlayan topluluk için Kur’an’ı iyice açıklamış olalım.
M

M. Pickthall (English)

Thus do We display Our revelations that they may say (unto thee, Muhammad): "Thou hast studied," and that We may make (it) clear for people who have knowledge.
M

Mahmut Kısa Meali

İşte biz, ayetlerimizi böyle farklı açılardan ve zengin örneklerle tekrar tekrar dile getiriyoruz ki, bilinçli bir toplum için onu güzelce açıklayalım. Fakat ey Muhammed; inkâra şartlanmış olanlar, senin hayatını çok yakından tanıdıkları ve doğruluğundan asla şüphe duymadıkları hâlde, kibir ve inatlarından dolayı, “Senin bu muhteşem ayetleri uydurmana imkân yok, sen bunları, ilim ve hikmet sahibi birinden öğrenmiş olmalısın! Bu da olsa olsa, Yahudilik ve Hıristiyanlık hakkında bilgisi olan kölelerimizden birisidir. diyeceklerdir. Oysa onlar da gâyet iyi biliyorlardı ki, böyle bir kitabı, Allah’tan başka hiçbir güç meydana getirmiş olamazdı. O hâlde:
M

Mahmut Özdemir Meali

İşte böyle, Âyetler’i evire çevire açıklıyoruz. "Ders almışsın" demeleri için!
Bilecek bir kavme onu beyan etmemiz için!
M

Mehmet Okuyan Meali

Böylece biz ayetleri geniş geniş açıklıyoruz ki “Sen ders almışsın.” desinler de biz de bilen bir toplum için onu (Kur’an’ı) iyice açıklayalım.
M

Mehmet Türk Meali

İşte Biz âyetleri, (kâfirlerin) sana; “Sen bunları bir yerden öğrenmişsin.” demeleri (sebebiyle) ve bilen toplumlara da onu, iyice anlatmamız için böyle açıklarız.
M

Mehmet Çakır Meali

Sözlerimizi, bu şekilde açıyorsak bu, " sen okumuşsun " demelerini sağlamak, bir de bilgi toplumuna, Kuran’ı anlatmak içindir.
M

Mehmet Çoban Meali

Böylece biz ayetleri geniş geniş açıklıyoruz ki: "Sen ders almışsın!" desinler. Biz de anlayan toplum için Kur’an’ı iyice açıklayalım.
M

Muhammed Esed Meali

Böylece Biz mesajlarımızı çok yönlü olarak dile getiriyoruz ki “Sen [bütün bunlardan] iyi ders almışsın!” ⁹⁰ diyebilsinler ve mesajları, onları kavrama yeteneğine sahip insanlara açıklayabilelim.
M

Mustafa Çavdar Meali

Ayetlerimizi çok boyutlu ortaya koyuyoruz ki “Sen birilerinden ders almışsın.” desinler. Böylece biz, bu hakikati bilmek isteyen topluma açıklayalım. 6/156, 16/103, 29/48
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İşte böylece Biz, mesajlarımızı çok boyutlu olarak dile getiriyoruz. Varsın onlar “Sen (birilerinden) ders almışsın!” desinler; yine de Biz onu öğrenmeye gönüllü bir topluluğa açıklayalım.
O

Orhan Kuntman Meali

İşte biz ayetleri böyle türlü yönlerden açıp bildiriyoruz ki (kalp gözleri körelmiş olan, şirk ve küfürde direnen) o kafirler (sana, bize tebliğ ettiğin şeyler gerçek vahiy değildir) "Sen (başkasından) ders almışsın" desinler! (de daha büyük azaba hak kazansınlar) Biz de onu (Kur'an'ı, sadece kalbinde iman olan) ilim irfan sahiplerine (ibret ve öğüt olarak) açıklamış olalım!
O

Osman Fırat Meali

Ve böylece ayetleri türlü türlü açıklıyoruz ve sen dersini almışsın desinler; bilen bir topluluk için de beyan etmiş olalım.
S

Sardorxon Jahongir

Ularni yaxshi dars olibsan deyishlari va fahmlaydigan qavmlarga bayon qilish uchun oyatlarni mana shu tariqa bo‘‎lib-bo‘‎lib aytib bermoqdamiz.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı anuñ gibi dönderüp beyān ider‐biz āyetleri. Anlar eydürler: Senoḳuyup ögrendi‐sen, dirler. Daḫı biz beyān ider‐biz anı bir ḳavme ki ḥaḳḳı bi‐lürler.
S

Suat Yıldırım Meali

İşte Biz, âyetleri iyice anlayıp kavramaları için farklı üslûplarla, türlü türlü beyan ederiz. Biliyoruz ki onlar neticede “Sen ders almışsın! ” diyeceklerdir. Âyetleri böyle türlü türlü açıklamamız, bilmek isteyen kimselere, Kur'ân'ı iyice beyan etmek içindir. [25, 4-5; 2, 26; 22, 53; 74, 31; 17, 82; 41, 44]
S

Süleyman Ateş Meali

İşte böylece ayetleri döne döne açıklıyoruz ki (onlar sana): "Sen ders almışsın (bunları bir yerden okumuş, öğrenmişsin)" desinler ve bilen bir toplum için de onu iyice açıklayalım.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onların (müşriklerin) Kur'ân'ı ders aldın diyememeleri ve bilen kavim içün Kur'ân'ın hak oldığının izhârı içün biz âyetlerimizi böyle tafsîl iyleriz. [²]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

İşte âyetlerimizi böyle evire çevire anlatırız ki birileri: "Sen bir yerden öğrenmişsin" desin, biz de onu bilen bir topluluğa açıklamış olalım.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ayetleri bu şekilde, çeşitli başlıklarla veriyoruz ki, "Sen ders aldın!" desinler, biz de ilimden nasiplenen bir toplum için onu iyice açıklayalım.
Y

Yusuf Ali (English)

Thus do we explain the signs by various (symbols):(933) that they may say, "Thou hast taught (us) diligently," and that We may make the matter clear to those who know.(934)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve işte Biz âyetleri böyle türlü türlü beyan ederiz. Tâ ki onlar, «Sen ders almışsın,» desinler. Ve Biz onu bilir olan bir kavim için açıkça beyan edelim.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Âyetleri Biz böyle çeşitli şekillerde anlatırız—tâ ki onlar “Sen bunu bir yerden ders almışsın” desinler, Biz de bilen bir topluluğa onu iyice açıklamış olalım.
İ

İhsan Aktaş Meali

İşte böylece biz, âyetleri (iyice anlayıp kavramaları için) farklı üsluplarla, türlü türlü açıklıyoruz. Onlar (inkâra şartlanmış olanlar) ise, “Sen (bunları bize anlatmak için bir başkasından) ders almışsın!” diyeceklerdir. Oysa bilmek (öğrenmek) isteyen bir halk için onu ayrıntılı bir şekilde beyan ediyoruz. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Ayetleri bu şekilde anlatıyoruz ki, onlar “Dersini iyi almışsın” demeleri ve bilen bir topluma daha açık anlatmak içindir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Biz böylece [⁴] âyetleri türlü türlü beyan ederiz. Ta ki onlar okumuşsun desinler [⁵]. Bir de bilen bir cemaata belli edelim.
İ

İsmail Yakıt

İşte böylece Biz ayetlerimizi açıklıyoruz. (İnanmayanlar varsın], “Sen ders almışsın/bu sözleri birinden öğrenmişsin” desinler. Oysa Biz ayetlerimizi bilip anlayan bir topluluk [kavm] için açıklıyoruz.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İşte Biz belgelerimizi böyle evire çevire anlatırız ki Allah’ı tanımıyanlar "senin bilgin var" desinler, Biz de bilenlere büsbütün açıklamış olalım.
Ş

Şaban Piriş Meali

İşte “sen ders almışsın desinler diye ve bilen bir topluma da iyice açıklayalım diye ayetleri ayrıntılı olarak ortaya koyuyoruz.

En’âm Suresi 105. Ayet Meali ve Tefsiri

En’âm Suresi 105. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 105. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 105. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 105. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim