Allah dileseydi şirk koşmazlardı ve biz, seni onların üstüne bir bekçi dikmedik, onları korumaya, işlerini görüp kendilerini gözetmeye memur da değilsin.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Eğer Allah dilemiş olsaydı, onlar Allah'tan başka şeylere ilahlık yakıştırmazlardı. Biz seni, onların bekçisi yapmadık ve sen onların yaptıklarından da, sorumlu değilsin.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Eğer Allah dileseydi (herkesi imana mecbur kılar) onlar da şirk koşmazlardı. Biz Seni onlar üzerinde bir gözetleyici bekçi (zorla İslam’a getirici) kılmadık; Sen onlar üzerinde bir vekil de değilsin. (Suçları ve sorumlulukları kendilerine aittir.)
A
Ahmet Tekin Meali
Eğer Allah'ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, onlar ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşamazlardı. Biz seni, onlar üzerinde koruma memuru, denetçi ve inzibat olarak görevlendirmedik. Sen onların adına Allah'a karşı savunma yapamazsın; Allah adına onların üzerinde zor da kullanamazsın.
A
Ahmet Varol Meali
Allah dileseydi onlar ortak koşmazlardı. Biz seni onların üzerine bekçi kılmadık. Sen onların üzerine vekil de değilsin.
A
Ali Bulaç Meali
Eğer Allah dileseydi onlar şirk koşmazdı. Biz seni onlar üzerinde bir gözetleyici kılmadık; sen onlar üzerinde bir vekil değilsin.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Eğer Allah dileseydi, onlar Allah'a ortak koşup müşrik olmazlardı. Biz, seni, onlar üzerine bir gözcü yapmadık. Sen onların üzerine bir vekil de değilsin.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Eğer Allah dileseydi, onlar Allah’a eş koşmazlardı. Seni onların üzerine koruyucu kılmış değiliz. Onlardan sorumlu da değilsin.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Allah dileseydi, onlar ortak koşamazlardı. Biz seni onların üzerine bir bekçi kılmadık. Sen onların vekili de değilsin.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Allah dileseydi, onlar eş koşmazlardı, onların üzerine seni bekçi kılmadık, sen onlara vekil dahi değilsin
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Əgər Allah istəsəydi, onlar müşrik olmazdılar. Biz səni onların üzərində gözətçi qoymamışıq və sən onların vəkili də deyilsən!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Eğer Allah dileseydi onlar (da inanmak isteseydi) şirk koşmazlardı. Seni onlara bekçi kılmadık. Sen onların yaptıklarından sorumlu da değilsin.
C
Cemil Said (1924)
Eğer Allâh istese ânlar şirk koşamazlar idi. Biz seni ânların muhâfazasına me’mûr itmediğimiz gibi ânların vekâletini de sana ihâle itmedik.
D
Diyanet Vakfı Meali
Allah dileseydi, onlar ortak koşmazlardı. Biz seni onların üzerine bir bekçi kılmadık. Sen onların vekili de değilsin.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Allah dileseydi puta tapmazlardı. Seni onlara koruyucu yapmadık, onların vekili de değilsin.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Allah dileseydi, ortak koşmazlardı. Biz, seni onlar üzerine bekçi yapmadık, sen onlara vekil de değilsin!
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Allah dilese idi müşrik olmazlardı, biz seni onların üzerine mürakıb göndermedik, sen onlara vekil de değilsin
E
Emrah Demiryent Meali
(Habibim!) Eğer Allah dileseydi (insanların irâdesine müdahalede bulunup, onları zorla îmâna getirirdi de) onlar şirk koşamazlardı. (Lâkin Allah, imtihân gereği insanların hak-bâtıl tercihlerinde, cüz’î irâdelerine müdahalede bulunmaz.) Seni onların üzerine bir gözcü yapmadık, sen onların üzerinde vekil de değilsin (o kâfirlerin yaptıklarından sorumlu değilsin).
E
Erhan Aktaş Meali
Eğer Allah dileseydi¹, onlar müşrik olmazlardı. Seni onların üzerine koruyucu yapmadık. Ve Sen onların vekili de değilsin.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eger dilese-idi Tañrı şirk getürmeyelerdi. daħı eylemedük seni anlaruñ üzere śaķlayıcı daħı degülseñ anlaruñ üzere iş sürici.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Eğer Allah dileseydi onlar (böyle Allaha) ortak katmazlardı. Biz seni onların başına bir gözcü yapmadık. Sen onların üzerine bir vekîl de değilsin.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Eğer Allah dileseydi onlar ortak koşmazlardı. Seni onlara bekçi yapmadık. Sen onlara vekil de değilsin.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Hâlbuki (kullarını irâdelerinde serbest bırakan) Allah (îmân etmelerini)dileseydi, (aslâ) şirk koşmazlardı. Hem (biz) seni onların üzerine muhâfız yapmadık. Sen onların üzerine vekîl de değilsin!
K
Kadri Çelik Meali
Allah dileseydi şirk koşmazlardı. Seni onlara koruyucu yapmadık, onların vekili de değilsin.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Allah dileseydi onlar ortak koşmazlardı. Biz seni onların üzerine bir koruyucu kılmadık. Sen onların vekili de değilsin.
M
M. Pickthall (English)
Had Allah is willed, they had not been idolatrous. We have not set thee as a keeper over them, nor art thou responsible for them.
M
Mahmut Kısa Meali
Eğer Allah onların zorla imana gelmelerini dileseydi, hiç birisi zaten müşrik olmazdı. Fakat Allah, akıllarını kullanarak kendi özgür irâdeleriyle iman etmelerini istiyor. Yine de onlar, gerçeği anlama konusunda en ufak bir gayret göstermiyorlar. O hâlde, bırak ne hâlleri varsa görsünler; çünkü Biz seni onların başına bekçi yapmadık vesen, onların yaptıklarından sorumlu değilsin. Senin görevin, hakîkati onlara ulaştırmaktan ibarettir. Bu arada, onlarla yer yer tartışmalara girebilir, gerekirse inançlarını eleştirebilirsiniz, fakat bunu yaparken son derece dikkatli olmalısınız:
M
Mahmut Özdemir Meali
Allah dileseydi, şirk koşmazlardı.
Seni onlara koruma görevlisi (korucu) yapmadık. Sen onlara vekîl de değilsin.
M
Mehmet Okuyan Meali
Allah dileseydi, onlar (Allah’a) ortak koşamazlardı. [*] Biz seni onların üzerine bir bekçi kılmadık. Sen onlar üzerinde asla [vekil] (güven kaynağı) da değilsin.
M
Mehmet Türk Meali
Allah dileseydi onlar, Allah’a eş koşamazlardı.¹ Biz seni onların üzerine bir bekçi yapmadık ve sen, artık onların üzerine bir vekil de değilsin.
M
Mehmet Çakır Meali
Allah dileseydi, tanrıyı çoklayamazlardı. Seni onların başına bekçi yapmadık. Onların savunma vekili de değilsin...
M
Mehmet Çoban Meali
Allah dileseydi onlar ilahlar edinemezlerdi. Biz seni onların üzerine bekçi kılmadık. Onların vekili de değilsin. Biz insanları özgür bıraktık ki kim ne yapıyor açıkça görelim! Baskı yapıp zorla hidayet ettirseydik, haksızlık yapmış olurduk!
M
Muhammed Esed Meali
Eğer Allah dilemiş olsaydı onlar başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmazlardı; ⁹¹ Biz seni onların bekçisi yapmadık ve sen onların yaptıklarından da sorumlu değilsin.
M
Mustafa Çavdar Meali
Eğer Allah, dileseydi onlar asla şirk koşamazlardı. Biz, seni onların başına bekçi kılmadık. Sen onlara vekil de değilsin. 2/119, 4/80, 6/104, 10/41
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Eğer Allah isteseydi, onlar Allah’a şirk koşamazlardı.[¹⁰⁹⁹] Ne Biz seni onlara muhafız yaptık ne de sen onları korumakla yükümlüsün.[¹¹⁰⁰]
O
Orhan Kuntman Meali
Şayet Allah dileseydi (zorla imana getirirdi de) onlar şirke düşmezlerdi. (Fakat onlara hür irade verdi, hidayet ve sapıklık yollarını gösterdi. Yaptıkları kötü amellerden kendileri sorumlu tuttu) Biz seni, onların üzerine bir bekçi de kılmadık, sen onların vekili de değilsin, (sen onları kötülüklerden zorla alıkoymaya bir memur da değilsin)
O
Osman Fırat Meali
Allah dileseydi onlar şirk koşmazlardı; seni onların üzerine ne bekçi ne de vekil yaptık.
S
Sardorxon Jahongir
Ey Rasulim, Agar Alloh xohlasa edi, ular shirk keltirmagan bo‘lardilar. Sizni esa ularning tepasiga qo‘riqchi qilib qo‘ymaganmiz hamda siz ularga vakil emassiz.
S
Satıraltı Meal (1534)
Eger dilese‐y‐di Tañrı Ta‘ālā anlar şirk getürmezlerdi. Daḫı seni bizḳıl[ma]duḳ anları ṣaḳlayıcı. Daḫı sen anlar üstine vekīl degülsin.
S
Suat Yıldırım Meali
Eğer Allah dileseydi onlar müşrik olmazlardı. Biz seni onların üzerine bekçi olarak göndermedik. Sen onların işlerini yürütmekle de görevli değilsin. [13, 40; 88, 21-22]
S
Süleyman Ateş Meali
Allah isteseydi, ortak koşmazlardı. Biz seni onların üzerine bekçi yapmadık, sen onlara vekil de değilsin!
S
Süleyman Tevfik (1927)
Eğer Allâh dilemiş olsa şirk itmezlerdi. Biz seni onların üzerine bekçi ve muhâfız kılmadık ve sen de onların üzerine vekîl değilsin.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Allah, öyle olmasını tercih etseydi (zorlayıcı bir düzen kursaydı) şirke düşmezlerdi. Biz seni onların koruyucusu yapmadık. Sen onların üzerinde vekil de (onların yaptıklarından sorumlu da) değilsin.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Allah dileseydi, şirke batmazlardı. Biz seni onlar üzerine bekçi yapmadık. Sen onlara vekil de değilsin.
Y
Yusuf Ali (English)
If it had been Allah's plan,(935) they would not have taken false gods: but We made thee not one to watch over their doings, nor art thou set over them to dispose of their affairs.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve eğer Allah Teâlâ dilese idi onlar şirke düşmezlerdi. Ve seni onların üzerine bir muhafız kılmadık, ve sen onların üzerine bir vekil değilsin.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Allah dileseydi onlar ortak koşamazdı. Biz seni onlara bekçi yapmadık. Sen onlardan sorumlu bir vekil de değilsin.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve eğer (zatım olan) Allah (onlar üzerinde zorlayıcı bir düzen kurmayı) isteseydi (kendilerini iman etmeye zorlayıp seçme özgürlüğünü ellerinden alsaydı), onlar ortak koşamazlardı. Oysa biz seni onların üzerine muhafız (koruycu) kılmadık. Ve sen onlar üzerine bir vekil (gözetleyici) de değilsin. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Allah dileseydi, onlar Rablerine ortak koşmazlardı, seni onların üzerine koruyucu yapmadık ve sen onların yaptıklarından da sorumlu değilsin.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Allah dileseydi onlar şerik koşmazlardı. Biz seni onlar üzerine bekçi yapmadık; onlar üzerinde vekil de değilsin [⁷].
İ
İsmail Yakıt
Allah isteseydi ortak koşmazlardı³². (Ey Peygamber!) Biz seni onların üzerine bekçi yapmadık. Sen onlara vekil de değilsin!³³
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Eğer Allah dileseydi, onlar böyle eş koşmazlardı. Biz seni onların üzerine gözcü koymadık. Sen onların üzerine gözetici de değilsin.
Ş
Şaban Piriş Meali
Eğer Allah, dileseydi onlar şirk koşmazlardı. Seni onlara bekçi kılmadık. Sen onlara vekil de değilsin.
En’âm Suresi 107. Ayet Meali ve Tefsiri
En’âm Suresi 107. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 107. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 107. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 107. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?