Onlar, kendilerine bir delil gelirse inanacaklarına dair çok sıkı yemin ettiler. De ki: Deliller, Allah katındadır, fakat delil gelse de inanmayacaklarını anlamaz mısınız?
A
Abdullah Parlıyan Meali
Şimdi en emin ve kararlı şekilde Allah'a yemin ediyorlar, eğer kendilerine bir mucize gelmiş olsaydı, bu ilâhî kitaba gerçekten inanacaklardı... De ki: Mucizeler yalnız Allah'ın elindedir. Ama mucize geldiğinde de, inanmayacaklarının farkında mısınız?
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Olanca yeminleriyle, eğer kendilerine bir ayet (mucize, elçi ve hak ölçüleri-adalet sistemi) gelirse, kesin olarak ona inanacaklarına (ve tâbi olacaklarına) dair Allah’a yemin ettiler. De ki: “Ayetler (mucizeler), ancak Allah katındadır.” Kaldı ki onlara (mucizeler) geldiği vakit bile, yine kesinlikle inanmayacaklarının farkında ve şuurunda değil misiniz?
A
Ahmet Tekin Meali
Kendilerine, seni tasdik eden bir âyet, bir mûcize gelirse, ona mutlaka inanacaklarına dair peşpeşe Allah'a büyük yeminler ettiler.
“Mûcizeler ancak Allah katındadır" de. Onlara mûcizeler geldiğinde de iman etmeyeceklerini sen nereden bileceksin?
A
Ahmet Varol Meali
Kendilerine bir mucizenin gelmesi durumunda iman edecekleri konusunda bütün güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mucizeler Allah katındadır." Üstelik o gelse de onların yine iman etmeyeceklerinin bilincinde değil misiniz?
A
Ali Bulaç Meali
Olanca yeminleriyle, eğer kendilerine bir ayet gelse, kesin olarak ona inanacaklarına dair Allah'a yemin ettiler. De ki: 'Ayetler, ancak Allah katındadır; onlara (mucizeler) gelse de kesinle inanmayacaklarının şuurunda değil misiniz?
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Müşrikler, kuvvetli olarak Allah'a yemin ettiler ki, eğer kendilerine istedikleri gibi bir âyet (mûcize) gelirse, muhakkak ona iman edeceklerdir. De ki: “-Âyetler ancak Allah katındadır.” Ey müminler ! Siz farkında değilsiniz; o âyet (mûcize) geldiği vakit de iman etmiyecekler.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Var güçleriyle yemin ettiler ki: “Eğer bir mucize gelirse, ona inanacağız.” De ki: “Mucizeler, Allah’ın katındandır. Nereden bileceksiniz ki; onlara mucize gelse de onlar inanmayacaklardır.”
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Eğer kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair, olanca güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: “Mucizeler ancak Allah'ın yanındadır.” Hem bilir misiniz, o gelmiş olsa da onlar inanmazlar.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Eğer bir belge gelirse, inan edeceklerine, Allaha çok sağlam ant içtiler, diyesin ki: «Belgeler ancak Allahın katındadır, sizler ne bilirsiniz, belgeler gelse dahi inan etmezler
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Məkkə müşrikləri) Allaha ürəkdən and içdilər ki, əgər onlara bir ayə gəlsə, ona mütləq inanacaqlar. (Onlara) de: “Ayələr ancaq Allahın yanındadır. (Ey müşriklərin imana gəlməsini istəyən müsəlmanlar!) Siz nədən bilirsiniz ki, onlara (istədikləri) ayə (mö’cüzə) gəldikdə yenə də iman gətirməyəcəklər!”
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Onlar kesin bir dille Allah adına yemin ederek, eğer kendilerine bir mucize gelirse ona (ilahi kelama) mutlaka inanacaklarını söylediler. De ki: “Mucizeler sırf Allah’ın katındadır/yetkisindedir.” Şunu iyi bilin ki (ey mü’minler; onlara) mucize gönderilseydi bile, (yine de) inanmayacaklar(dı).
C
Cemil Said (1924)
Bir mu’cize geldiği vakit îmân ideceklerini Allâh’ın huzûrunda kasem iderek ’alenen te’mîn itdiler, ânlara di ki: "Allâh’ın mu’cizeleri çokdur fakat ey mü’minler ne biliyorsunuz! Ânlara mu’cize geldiği vakit dahî îmân itmiyeceklerdir."
D
Diyanet Vakfı Meali
Kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair kuvvetli bir şekilde Allah'a andiçtiler. De ki: Mucizeler ancak Allah katındandır. Ama mucize geldiğinde de inanmayacaklarının farkında mısınız?
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Kendilerine bir mucize gösterilirse, mutlaka ona inanacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. De ki: "Mucizeler, ancak Allah katındadır"; onların, mucize geldiği zaman da inanmayacaklarını anlamıyor musunuz?
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Eğer kendilerine (başka) bir mucize gelirse, mutlaka ona inanacaklarına dair en güçlü yeminleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır. O mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Müşrikler, kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka iman edeceklerine dair en ağır yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır". Onlara mucizeler geldiğinde de iman etmeyeceklerini siz nerden bileceksiniz?
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Bir de olanca yeminleriyle Allah kasem ettiler ki: eğer kendilerine bam başka bir âyet gelirse imiş her halde ona iymân edeceklermiş, de ki «Âyetler ancak Allahın nezdinde» siz ne bileceksiniz ki doğrusu: onlar o âyet geldiği vakit de iymân etmiyecekler
E
Emrah Demiryent Meali
(Müşrikler), eğer kendilerine istedikleri gibi bir mu‘cize gelirse, muhakkak ona inanacaklarına Allah’ın adıyla kuvvetlice yemin ettiler. (Habibim, onlara) de ki: “Mu‘cizeler ancak Allah’ın tasarrufundadır (dilerse, mu‘cizeyi yaratacak olan O’dur).” Ey mü’minler! Siz farkında değilsiniz, onlara mu‘cizeler geldiği vakit de îmân etmeyecekler.
E
Erhan Aktaş Meali
Eğer kendilerine bir âyet¹ gelirse, ona² inanacaklarına dair kesin bir yeminle³ Allah'a yemin ettiler. De ki: “Âyetler⁴ ancak Allah'ın yanındadır.” O mucize gelmiş olsa da onların yine de inanmayacaklarının bilincinde değil misiniz?
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı and içdiler Tañrı’ya andlarınuñ bezgiregin eger gelür ise anlara nişān inanalar aña. eyit “bayıķ nişānlar Tañrı ķatındadur.” daħı ne nesene bildürür size kim ol ķaçan gele inanmayalar.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Allaha yeminlerinin bütün hızıyla andetdiler ki eğer kendilerine (istedikleri gibi) bir âyet (bir mu'cize) gelirse her halde ona inanacaklar. De ki: «Âyetler ancak Allahın nezdindedir». O (âyet) geldiği zaman da onların yine îman etmeyeceklerinin siz farkında değil misiniz?
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
İnkârcılar kendilerine bir ayet (:mucize) gelirse kesin olarak inanacaklarına dair olanca güçleriyle yemin ettiler. De ki: “Ayetler ancak Allah katındadır.” Onlara ayetler gelse de inanmayacaklarının farkında değil misiniz?
H
Hayrat Neşriyat Meali
Fakat kendilerine bir mu'cize gelirse, ona mutlaka inanacaklarına, bütün güçleriyle Allah'a yemîn ettiler. De ki: “Mu'cizeler, ancak Allah katındadır.” (Ey mü'minler!) Peki gerçekten o (mu'cize) geldiği zaman (onların yine) îmân etmeyeceklerini siz ne bileceksiniz?
K
Kadri Çelik Meali
Kendilerine bir mucize gösterilirse, mutlaka ona inanacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. De ki: “Mucizeler, ancak Allah katındadır.” Onların mucizeler geldiğinde de iman etmeyeceklerini size kim bildirecek?
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Kendilerine bir mûcize gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair Allah adına kuvvetle yemin ettiler. De ki: “Mûcizeler ancak Allah’a aittir.” Ama mûcize geldiğinde de inanmayacaklarının farkında mısınız?
M
M. Pickthall (English)
And they swear a solemn oath by Allah that if there come unto them a portent they will believe therein. Say: Portents are with Allah and (so is) that which telleth you that if such came unto them they would not believe.
M
Mahmut Kısa Meali
Kendilerine Safa tepesinin altına dönüşmesi veya gökten meleklerin inmesi gibi istedikleri türden bir mûcize gösterilmiş olsa, kesinlikle iman edeceklerine dâir olanca güçleriyle Allah’a yemin ediyorlar. Ve bazı müminler de, belki bu inkârcılar imana gelirler ümidiyle, böyle olağanüstü hâdiselerin gerçekleşmesini arzu ediyorlar. Onlara de ki: “Mûcizeler, yalnızca Allah’ın katındadır. Onu ne zaman, nerede, nasıl göndereceğine O karar verir. Unutmayın ki, Allah sizi imtihân ediyor, siz Allah’ı değil!” Ey müminler! Şunu iyi bilin ki, onlara mûcize gönderilseydi bile, haksız önyargıları, kibir ve inatları yüzünden, yine de imana gelmeyeceklerdi.
M
Mahmut Özdemir Meali
Onlara bir âyet geldiğinde elbette ona inanacaklarına dair bütün güçleriyle Allah adına yemin ettiler.
De ki:
-"Şüphesiz ki Âyetler Allah’ın katındadır".
Bir âyet geldiği zaman ona inanmayacaklarını size fark
ettirmiyorlar.
M
Mehmet Okuyan Meali
Kendilerine bir ayet (mucize) gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair güçlü bir şekilde Allah’a yemin etmişlerdi. [*] De ki: “Ayetler (mucizeler) yalnızca Allah’ın katındadır. (Mucizeler) geldiğinde de inanmayacaklarının farkında mısınız?” [*]
M
Mehmet Türk Meali
Müşrikler kendilerine (istedikleri) bir mûcize gelse, ona mutlaka îman edeceklerine olanca güçleriyle yemin edip duruyorlar. (Ey Muhammed! Sen, onlara): “Mûcizeler getirmek sadece Allah’a aittir.”¹ de. (Ey îman edenler!) Siz onların mûcize geldiğinde de inanmayacaklarını bilmiyorsunuz.
M
Mehmet Çakır Meali
Onlar yemin billah etmişler. Güya: " kendilerine bir mucize gelseymiş hemen inanacaklarmış " Resulüm de ki: " mucize Allah'ın tekelindedir.Onlar, mucize gelse de inanmazlar Allah’ın bu takdirini nasıl bilebilirsiniz ki? "
M
Mehmet Çoban Meali
İstedikleri gibi bir ayet gelirse mutlaka inanacaklarına yemin ettiler. De ki: "Ayetler Allah’ın katındandır. Allah dilediği ayeti gönderir. Nasıl bir ayet göndereceğini de kimseye sormaz. Şu var ki; istediğiniz bir ayet bile gelse siz yine de inkâr etmek için bir bahane bulursunuz."
M
Muhammed Esed Meali
Şimdi en emin ve kararlı şekilde Allah’a yemin ediyorlar ki eğer kendilerine bir mucize gösterilmiş olsaydı bu [ilahî kelâm]a gerçekten inanmış olacaklardı. De ki: “Mucizeler yalnız Allah’ın elindedir!” ⁹⁴ Ve hepinizin bildiği gibi, onlara bir mucize gösterilmiş olsaydı bile ona inanmazlardı
M
Mustafa Çavdar Meali
Onlar kendilerine bir mucize gösterilirse, O’na mutlaka iman edeceklerine var güçleriyle Allah’a yemin etmişlerdi. De ki: “Mucizeler göndermek Allah’ın elindedir. Hem siz şunun farkında değil misiniz ki mucize gelse bile onlar da inanmazlardı.” 13/7-27, 17/59, 21/5-6, 40/78
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Şimdi kendilerine (mucizevi) bir kudret delili gösterilmesi hâlinde bu vahye iman edeceklerine dair var güçleriyle yeminler ediyorlar. De ki: “Tüm kudret delilleri Allah katındadır!” Ve farkında değil misiniz ki,[¹¹⁰³] onlara bir (mucizevi) kudret delili gelmiş olsaydı dahi yine de inanmazlardı.
O
Orhan Kuntman Meali
Müşrikler, kendilerine (istedikleri gibi) bir mucize gelirse, iman edeceklerine dair Allah'a yemin ettiler. (Ey Muhammed) De ki: Mucizeler ancak Allah katındadır, (benim elimde değildir. Ey iman edenler o mucize gelecek olsa, onların imana geleceklerini mi umuyorsunuz) Bilmeniz gerekir ki, o mucize gelse bile, onlar yine asla iman etmeyeceklerdir!
O
Osman Fırat Meali
Allah’a var gücüyle, yeminle ederek: "Şayet Allah’tan bir mucize gelirse ona mutlaka iman edecekler" diye de ki: "Mucizeler Allah’ın yanındadır." Onlar sizi anlama şuurunda değiller ve mucize geldiğinde de ona iman etmezler.
S
Sardorxon Jahongir
Agar ularga biron bir oyat kelsa, albatta, iymon keltirishlariga doir jon-jahd bilan Allohga qasam ichadilar. Ey Rasulim, ularga: “Shubhasiz, oyatlar Allohning huzuridadir”, – deb ayting. Ularga oyat va mo‘jizalar kelganda ham iymonga kelmasliklarini sezmayapsizmi?
S
Satıraltı Meal (1534)
And içdiler Tañrı Ta‘ālā adı‐y‐la ulu and içmek. Eger özlerine āyetleri gelseīmān getüreler. Eyit yā Muḥammed: Āyetler gelmez illā Tañrı Ta‘ālā ḳatından,daḫı ne bildüñüz ol āyetleri. Gelicek anlara īmān getürmezler.
S
Suat Yıldırım Meali
Kendilerine bambaşka bir mûcize geldiği takdirde mutlaka ona inanacaklarına dair vargüçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: “Mûcizeler ancak Allah'ın yanındadır. ” O istedikleri mûcize geldiği zaman onların yine de iman etmeyeceklerinin siz farkında değil misiniz? [17, 59]
S
Süleyman Ateş Meali
Eğer kendilerine bir mu'cize gelirse ona mutlaka inanacaklarına olanca güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mu'cizeler ancak Allah'ın yanındadır." Hem bilir misiniz o (mu'cize) gelmiş olsa da onlar yine inanmazlar?
S
Süleyman Tevfik (1927)
Eğer onlara bir mu'cize gelse (kendi istedikleri gibi) ona îmân ideceklerine kuvvetli yemînler ile yemîn iderler. Onlara di ki: "Âyât ve mu'cizât Allâh Te'âlâ 'indindedir" (Dilerse gönderir). Eğer o (istedikleri) âyet gelse de îmân itmeyeceklerini bilmez misiniz?
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Hele kendilerine bir mucize gelsin ona mutlaka inanacaklar, diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki "Mucizeler Allah katındadır." Farkında mısınız? İstedikleri mucize gelse yine de inanıp güvenmeyeceklerdir.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Tüm yeminleriyle Allah'a yemin ettiler ki, eğer kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklar. Söyle onlara: "Mucizeler ancak Allah'ın katındadır." Mucize geldiğinde de iman etmeyeceklerini anlamıyor musunuz?
Y
Yusuf Ali (English)
They swear their strongest oaths by Allah, that if a (special) sign came to them, by it they would believe. Say: "Certainly (all) signs are in the power of Allah. but what will make you (Muslims) realise that (even) if (special) signs came, they will not believe"?(937)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve Allah Teâlâ'ya olanca yeminleriyle kasem ettiler ki, eğer onlara bir âyet gelirse elbette O'na imân edecekler. De ki: «Âyetler ancak Allah'ın indindedir.» Size ne bildirecektir ki, o âyet geldiği vakit de yine imân etmeyeceklerdir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Kendilerine bir mucize gelirse sana iman edeceklerine dair var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: Mucizeler Allah katındadır. Yoksa mucize geldiğinde de iman etmeyeceklerinin bilincinde değil misiniz?
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve eğer kendilerine (istedikleri türden) bir ayet (belge, mucize) gelirse, mutlaka ona iman edeceklerine dair en güçlü yeminleriyle Allah’a yemin ettiler. (Resulüm!) De ki: “Ayetler (belgeler, mucizeler) ancak Allah katındadır. Oysa onlar (o belge ve mucizeler) geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?” *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Eğer onlara elçiliğinin kanıtı olarak bir mucize getirirsen, sana inanacaklarına dair bütün güçleriyle Allah’a yemin ediyorlar. Deki “Bütün mucizeler Allah’ın elindedir. Size onu göstermiyor.” Hem, o mucize onlara gelse de inanmayacaklar.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Kendilerine istedikleri bir mucize geldiği takdirde mutlak iman edeceklerine dair Allah/a olanca yeminleriyle yemin ettiler. Onlara de ki «— Mucizeler yalnız Allah/ın elindedir. Zaten farkında değilsiniz ki geldiği surette de iman etmeyeceklerdir [⁸].
İ
İsmail Yakıt
Eğer onlara bir mucize [âyet] gelse, ona mutlaka inanacaklarına dair var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: “Mucizeler ancak Allah’ın katındadır.”³⁴ Nereden fark edebilirsiniz ki bir mucize [âyet] gelmiş olsa onlar yine de inanmazlar!
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar inançlarının bütün gücüyle Allah’a and ettiler ki eğer kendilerine bir belge gelecek olursa inanacaklardı. De ki: "Gerçekten belgeler Allah’ın katındadır. Daha anlıyamadınız mı?" gerçekten o belgeler gelse bile onlar yine de inanmıyacaklardır.
Ş
Şaban Piriş Meali
Müşrikler, kendilerine bir mucize gelirse, ona mutlaka iman edeceklerine bütün güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi. De ki:-Mucizeler ancak Allah'ın yanındadır. Hem mucize gelse bile ona inanmazlardı.
En’âm Suresi 109. Ayet Meali ve Tefsiri
En’âm Suresi 109. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 109. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 109. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 109. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?