Ve böylece her şehirde, hileler, düzenler kursunlar diye o şehrin günahkarlarını büyülttük, yücelttik, onlar ancak kendilerine karşı hilekarlıkta bulunurlar ama bilmezler.
A
Abdullah Parlıyan Meali
İşte bunun gibi, her ülkenin önde gelenlerini, hile ve entrika peşinde koşan suçlular durumuna sokarız. Ama çevirdikleri entrikalar, yalnız kendi aleyhlerine olur da, onu anlamazlar.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Böylece her kentin ve ülkenin ekâbirini (zenginlerini ve idarecilerini) oranın mücrimleri (kötüleri) kıldık (ve bir müddet fırsat tanıdık) ki, orada (halka) hile yapsınlar (ve şeytani düzenler kursunlar!..) Halbuki onlar aslında kendilerinden başkasına hile yapmıyorlar, (kendi sonlarını hazırlıyorlar) ama farkında değillerdir.
A
Ahmet Tekin Meali
Senin İslama davetine karşı savaş açan fasıkları, müşrikleri Mekkede güç-kuvvet, servet ve iktidar sahipleri haline getirdiğimiz gibi, İslama planlı cephe alarak müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştıran, yok eden suçluları her ülkede büyük servet, güç ve iktidar sahipleri haline getirdik. Onlar bulundukları ülkelerde halkı hak yoldan uzaklaştırıyor, aldatıyor, asılsız iddialarını, soygun düzenlerini yürütmeyi sürdürüyorlar. Gerçekte onlar kendilerini ve birbirlerini aldatmaya devam ediyorlar. Bunun farkında değiller.
A
Ahmet Varol Meali
Bu şekilde her kentin suçlularını orada hile yapsınlar diye ileri gelen kimseler kıldık. Onlar gerçekte ancak kendilerine hile yapmaktadırlar ama bunun bilincinde değiller.
A
Ali Bulaç Meali
Böylece biz, her ülkenin önde gelenlerini -orada hilelidüzenler kursunlar diyeoranın suçlu-günahkarları kıldık. Oysa onlar, hileli-düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun şuuruna varmazlar.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Mekke'de olduğu gibi, her beldede de en büyük günâhkârları (mücrimleri yüksek) mevkide bulunduruyoruz ki, orada hile yapsınlar. Halbuki onlar, hileyi ancak kendilerine yapıyorlar da farkında değillerdir.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Ve böylece her kent için mücrim(zalim)lerinden başkanlar kıldık. Nihayet onlar (oraların ahalilerine) tuzaklar kurarlar. Fakat asıl olarak ancak kendilerine tuzaklar kurarlar ve farkında değiller.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Böylece biz her kasabada, oralarda bozgunculuk yapmaları için günahkârlarını liderler yaptık. Onlar yalnız kendilerini aldatırlar, ama farkında olmazlar.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Yine böyle, her şehirde, şehrin büyüklerini, günah yapar olanlardan yarattık, orada aldatırlar, onlar yalnız kendilerin aldatır da bilmezler
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Beləliklə, hər bir obanın günahkarlarını oranın başçıları tə’yin etdik ki, onlar (günahlarını, bunun nəticəsində də axirətdə əzablarını daha da artırmaq üçün) orada bacardıqları qədər məkrlə məşğul olsunlar. Onlar yalnız özlərinə qarşı məkr edərlər, lakin (bunun) fərqinə varmazlar.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Ve işte böylece biz, her kasaba ve şehrin büyüklük taslayan (varlıklı) günahkârlarını -orada hileli düzenler kursunlar diye- (fırsat verip) oranın ileri gelenleri durumuna getirdik. Oysa onlar, hileli düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun farkına varmazlar.
C
Cemil Said (1924)
Böylece ahâlîsi mücrim olan her karyenin ekâbirini fısk ile âlûde itdik. Hîle ile hareket idiyorlar, fakat yalnız nefîslerini aldatıyorlar ve yapdıklarını bilmiyorlar.
D
Diyanet Vakfı Meali
Böylece biz, her kasabada, oralarda bozgunculuk yapmaları için, günahkârlarını liderler yaptık. Onlar yalnız kendilerini aldatırlar, ama farkında olmazlar.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Bunun gibi, her kasabanın bir takım ileri gelenlerini orada hile yapan suçlular kıldık. Oysa yalnız kendilerine hile yaparlar da farkına varmazlar.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
İşte böyle, her memlekette günahkârları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekârlık etsinler. Hâlbuki onlar hilekârlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Böylece, her kentte ileri gelenleri, oranın suçluları yaptık ki, orada hileler çevirsinler. Halbuki bunlar, kötülüğü başkasına değil kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Böyle her karyede de mücrimlerinin büyüklerini mevki'de bulundurmaktayızdır ki orada mekir yapsınlar, halbuki bunlar, mekri başkasına değil kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar
E
Emrah Demiryent Meali
Biz (imtihân gereği) her memleketin önde gelen mücrimlerine, (kendi tercihleri üzere) orada (hakka/hakikate karşı) hile peşinde koşma imkânı vermişizdir. Ama onlar farkında olmadan yalnız kendilerini aldatırlar.
E
Erhan Aktaş Meali
Böylece her kentin ileri gelenlerini, aldatmalarından ötürü oranın suçluları yaptık. Onlar kendilerinden başkasını aldatmıyorlar ama bunun bilincinde değiller.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ancılayın eyledük her bir köyde uluları yazuķluları anuñ tā yavuz saña lar anuñ içinde daħı yavuz śanmazlar illā gendüzilerine daħı bilmezler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
(Mekkede olduğu gibi) her şehir ve kasabada da oraların günahkârlarını, o yerlerde hıylekârlık etsinler diye, büyük (tanınmış) adamlar (dan) yapdık. Halbuki onlar hıylekârlığı (başkasına değil) ancak kendilerine yaparlarda farkında olmazlar.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Böylece her şehirde ileri gelenleri o yerin mücrimleri kıldık ki orada ’düzen’ler kursunlar. Aslında sadece kendilerine düzen kuruyorlar ama farkında değiller.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ve böylece, her şehirde oranın günahkârlarını, ileri gelenler kıldık ki, orada(insanları, îmandan men' etmek için kendilerince) tuzak kursunlar! Hâlbuki ancak kendilerine tuzak kurarlar da farkına varmazlar.
K
Kadri Çelik Meali
İşte (karanlıklarda kaldıkları için), her ülkede bir takım ileri gelen suçlular da karar kıldık ki orada hilede bulunsunlar. Oysa yalnız kendilerine hilede bulunurlar da farkında değiller.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Bunun gibi biz, her ülkede suçlu ve günahkârların elebaşılarına, orada entrika peşinde koşma imkânı vermişizdir. Ama onlar farkında olmadan yalnız kendilerini aldatırlar.
M
M. Pickthall (English)
And thus have We made in every city great ones of its wicked ones, that they should plot therein. They do but plot against themselves, though they perceive not.
M
Mahmut Kısa Meali
İşte böylece Biz, her ülkede büyüklük taslayan varlıklı, küstah ve şımarık insanları, oranın en kötü ve ensuçlu kişileri yaparız; çünkü kanını emdikleri mazlum halk tarafından alaşağı edilmemek için, orada hile ve entrikalar çevirip dururlar. Kendini beğenmiş kibirli yöneticiler, yaptıkları her işin doğru olduğunu zanneder, öğüt ve uyarılara kulak vermezler. Bu yüzden de, sürekli fesat çıkarır, entrikalar çevirip dururlar. Oysa bu yaptıkları hile ve entrikalarla ancak kendilerini tuzağa düşürmüş olurlar, fakat bunun farkında değiller. Zira yaptıkları her kötülük, yarın Diriliş Gününde cehennem azabı olarak karşılarına çıkacaktır. Üstelik, halka ve ülkeye verilen zarar, herkesten önce oranın yönetici ve zenginlerine verilmiş zarar demektir. Bakın bu kibirli insanlar, Allah’ın kitabı karşısında nasıl bir tavır sergiliyorlar:
M
Mahmut Özdemir Meali
İşte böyle, her şehirde oranın suç işleyenlerini ekâbir (büyükler) yaptık; orada tuzak kursunlar!
Hâlbuki sadece kendilerine tuzak kuruyorlar; bilincinde (farkında) olmuyorlar.
M
Mehmet Okuyan Meali
Böylece biz her şehirde oranın suçlularını liderler yaptık; [*] sonunda oralarda bozgunculuk yapmayı tercih ederler. Onlar, kendilerinden başkasını aldatamazlar; (fakat) farkında olmazlar. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Tıpkı bunlar gibi, her (kâfir) memleketin en günâhkârlarını (onların başına belâ olmaları için) oranın ileri gelenleri kıldık. Böylece onlar, farkına varmadan sadece kendilerini aldattılar.¹
M
Mehmet Çakır Meali
Biz de her şehirde, bu gibileri kullanarak bir takım suç ağalıkları oluştururuz. Bunlar, halkı oyuna getirip dolandırırlar. Aslında dolandırılanlar içinde kendileri de vardır ama, bunun farkında değillerdir.
M
Mehmet Çoban Meali
Böylece biz şehrin günahkârlarını bozguncuların lideri olmasına fırsat veririz. Bozgunculukta azdıkça azarlar. Böyle yaparak sadece kendilerini aldattılar ama farkında değillerdir.
M
Muhammed Esed Meali
Ve işte böylece her ülkenin önde gelenlerini, hile ve entrika peşinde koşan suçlular durumuna sokarız: ¹⁰⁹ ama çevirdikleri entrikalar yalnız kendi aleyhlerine olur; ve onu da anlamazlar.
M
Mustafa Çavdar Meali
Ve böylece, her memlekette oranın günahkâr ileri gelen büyükleri orada entrikalarla iş başına gelirler, yaptıkları hile ve tuzakları kendi başlarına geçer de bunun farkında olmazlar. 8/30, 17/16, 21/70, 27/48...51, 52/42
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Ve böylece her ülkede, entrika ve hile düzenini kuran düzenbaz suçluları oranın el üstünde tutulan kimseleri yaparız: Fakat çevirdikleri entrikalar yalnız kendi aleyhlerine olur da, onu dahi anlamazlar.
O
Orhan Kuntman Meali
(Mekke'de olduğu gibi) Biz, her beldede de, günahkar kimseleri (hikmetimiz gereği) elebaşılar kıldık ki, o beldede (rahatça) hilede bulunsunlar! (Mevkilerine güvenerek, halkı yoldan çıkarmaya çalışsınlar.. onlara böyle fırsat verilmesi aslında imtihandır, aşırı gidenlerinin daha fazla azaba hak kazanmalarına bir sebep teşkil edecektir) Çünkü, onlar sadece kendilerini aldatmış olurlar, (onların hilelerine, aklı başında olanlar kanmazlar, kendileri küfür bataklığına saparlar bunun) farkına da varmazlar.
O
Osman Fırat Meali
Böylece her kentin ekâbirlerini (büyüklük taslayanlarını) oranın mücrimleri kıldık ki orada tuzak kursunlar. Aslında onlar kendilerinden başkasına tuzak kurmuyorlar; fakat farkında değiller.
S
Sardorxon Jahongir
Shuningdek, har bir shahar va qishloqlarda u yerda nayrang qilishlari uchun e’tibori katta odamlarni jinoyatchilar qilib qo‘ydik. Ular o‘zlari sezmagan hollarida faqat o‘zlariga nayrang qilmoqdalar.
Mekke'de olduğu gibi her şehirde de ileri gelen mücrimleri, yüksek mevkilerde bulundururuz ki oralarda hîleler çevirsinler. Onlar böyle yapmakla kendilerini aldatırlar da farkında olmazlar. [17, 16; 34, 34-35; 43, 23; 71, 22; 34, 31-33; 29, 13; 16, 25]
S
Süleyman Ateş Meali
Böylece her kentin büyüklerini, oranın suçluları yaptık ki, orada tuzak kursunlar (her kentin ileri gelenlerine, tuzak kurmaları için fırsat verdik). Onlar kendilerinden başkasına tuzak kurmuyorlar, ama farkında değiller.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Mekke'de mücrimleri ekâbir (ruesâ) kıldığımız gibi her karyede mücrimlerini ekâbir kıldık ki (îmândan imtinâ'ları içün) halka mekr ve hîle iderler. Onlar ancak kendi nefislerine mekr iderler (aldadırlar) ve bunı bilmezler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
İşte böyle; her kentin günahkârlarını oranın büyükleri haline getiririz ki tuzaklar kursunlar. Aslında tuzakları kendilerine kurarlar ama farkında olmazlar.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Biz bu şekilde her kentte/her medeniyette kodamanları, o kent ve medeniyetin suçluları yaptık ki, orada oyunlar tezgâhlayıp tuzaklar kursunlar. Aslında onlar öz benliklerinden başkasına oyun oynamıyorlar ama farkında değiller.
Y
Yusuf Ali (English)
Thus have We placed leaders in every town, its wicked men, to plot (and burrow) therein: but they only plot against their own souls, and they perceive it not.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve böylece her bir beldede günahkârlarını büyükler kıldık ki, orada hilede bulunsunlar. Halbuki, onlar hilekarlık yapmazlar, ancak kendilerine yapmış olurlar da farkına varamazlar.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Mekke'de olduğu gibi, her beldede Biz oranın mücrimlerini, tuzaklarını kurmalarına fırsat vermek için, büyük mevkilere getirdik. Aslında onlar kendilerine tuzak kuruyorlar da farkına varmıyorlar.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve böylece biz, her ülkede (büyüklük taslayan, kibirlenen ve kendilerini imtiyazlı gören) oranın ileri gelenleri, oralarda hileler çevirip (halkı) aldatmalarından ötürü oranın suçluları kıldık (suçlu olduklarına hükmettik). Oysa (hileler ve düzenler kurup halkı aldatanların) çevirdikleri entrikalar, yalnız kendi aleyhlerine olur da, farkına varmıyorlar.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Böylece her yerleşim yerindeki, günahkâr davranan seçkinlerine, istedikleri gibi hileler yapmalarına olanak sağladık. Yaptıkları hileler ancak kendi nefislerini aldatıyor, ama bunun farkında değiller.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Bunun gibi [⁶] her kasabada birtakım büyük şahıslar, günahkâr yaptık [⁷]; ta ki orada mekr ve hilede bulunsunlar [⁸]. Halbuki onlar yalnız kendilerine mekr ve hilede bulunurlar da farkında olmazlar.
İ
İsmail Yakıt
Biz böylece, her beldenin günahkârlarını önde gelen kişiler [ekâbir], olma fırsatı veririz. Sonunda onlar orada (iktidarlarını devam ettirmek için) tuzak kurmayı tercih ederler⁴⁰. Aslında onlar sadece kendilerine tuzak kuruyorlar [yemkurûn] ama farkında/bilincinde değiller.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bunun gibi, her kentte suçlu olan büyük adamları başa getirttik ki herkesi aldatsınlar diye. Oysa ki onlar kendi kendilerini aldatırlar, yine de bunu ayırt edemezler.
Ş
Şaban Piriş Meali
Keza her memleketin suçlularını, orada hile düzmeleri için iş başına getirdik. Oysa yalnız kendilerine hile yaparlar da farkında olmazlar.
En’âm Suresi 123. Ayet Meali ve Tefsiri
En’âm Suresi 123. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 123. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 123. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 123. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?