Sureye Dön

En’âm Suresi Suresi, 135. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

De ki: Ey kavmim, siz elinizden geleni yapın, ben de yapmadayım. Yakında bilir, anlarsınız kimin sonunun hayırlı olacağını. Şüphe yok ki zalimler, muratlarına ermezler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

De ki: “Ey inanmayan toplumum! Gücünüz içinde olan herşeyi yapın, ben de Allah yolunda görevimi yerine getirmek üzere, gayret göstereyim; ve zamanla anlayacaksınız gelecek kimindir. Şüphe yok ki, varoluş gayesine aykırı hareket edenler, asla mutluluğa erişemiyeceklerdir.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

De ki: “Ey kavmim, bütün imkânlarınızla çalışıp (elinizden geleni) yapın; şüphesiz ben de (görevimin gereğini) yapıyorum (yapacağım). Yakında (kutlu) sonuç diyarının (ülke ve dünya iktidarının) kimin olacağını, bilip-öğreneceksiniz. Gerçekten zalimler (şeytani amaçlarına ve) kurtuluşa ermeyeceklerdir.”
A

Ahmet Tekin Meali

“Ey kavmim, terketmediğiniz hayat tarzınızı, iktidarınızı yaşamaya devam edin, bütün imkânlarınızla elinizden geleni yapın. Ben de bilinçli olarak görevimi yapmaya devam ediyorum. Bu hayatın, bu dünyanın sonunda kimin kazanacağını, siz de yakında öğreneceksiniz. Şu bir gerçektir ki, küfürleri, nankörlükleri, baskıları, işkenceleri sebebiyle zâlimler kurtuluşa ebedî nimetlerle mutluluğa eremez." de.
A

Ahmet Varol Meali

De ki: "Ey kavmim! Gücünüzün elverdiğini yapın, ben de yapıyorum. Bu yurdun (dünyanın) sonunun kimin olacağını yakında bileceksiniz. Şüphe yok ki, zalimler kurtuluşa eremezler."
A

Ali Bulaç Meali

De ki: 'Ey kavmim, bütün yapabileceğinizi yapın; şüphesiz ben de yapıyorum. Bu yurdun (dünyanın) sonu, kimindir, bilip-öğreneceksiniz. Gerçekten zalimler kurtuluşa ermeyeceklerdir.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Ey Rasulüm, kavmin Kureyş'e) de ki: “- Ey kavmim! Bütün kuvvetinizle yapacağınızı yapın. Ben vazifemi yapıyorum. Artık dünya evinin sonu olan cennet, kimin olacaktır, bileceksiniz. Şüphe yok ki, zalimler kurtuluşa ermezler.”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

De ki: “Ey kavmim! Siz kendi yerinizde yapacağınızı yapın. Ben de (kendi yerimde yapacağımı) yapıyorum. Sizler ilerde yerin, yurdun kime kalacağını öğrenirsiniz. Şüphesiz zalimler felah bulmaz.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapınız! Ben de yapacağım! Yurdun sonunun kimin lehine olduğunu yakında bileceksiniz. Gerçek şu ki, zâlimler iflâh olmazlar.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Diyesin ki: «Ey ulusum! Gücünüzün yettiğini yapınız, ben de yaparım, göreceksiniz ki son yurt kimindir? Allah zalimlere kurtuluş vermez»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Rəsulum! Qüreyş kafirlərinə) de: “Ey camaatım, əlinizdən gələni edin. Mən də (öz vəzifəmi) yerinə yetirirəm. Axirət yurdunun (gözəl) aqibətinin kimə nəsib olacağını biləcəksiniz. Şübhəsiz ki, zalımlar nicat tapmayacaqlar!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

De ki: “Ey kavmim! (Allah’ın nurunu söndürmek için) elinizden geleni yapın, ben de (O nurun her tarafa yayılarak dünyayı aydınlatması için) elimden geleni yapacağım. Yakında kimin nihai başarıya ulaşacağını göreceksiniz!” Şu muhakkak ki, zalimler asla mutluluğa erişemezler.
C

Cemil Said (1924)

Ânlara di ki: "Ey kavim elinden geldiği mertebe çalış ben de çalışacağım. Ebedî cennet hayâtının kime nasîb olacağını öğreneceksiniz. Allâh zâlimleri iflah itmez."
D

Diyanet Vakfı Meali

De ki: Ey kavmim! Elinizden geleni yapın! Ben de yapacağım! Yurdun (dünyanın) sonunun kimin lehine olduğunu yakında bileceksiniz. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmazlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

De ki, "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu ben de yapacağım. Sonucun kimin için hayırlı olacağını bileceksiniz. Zulmedenler şüphesiz kurtulamazlar."
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de (görevimi) yapacağım. Ama dünya yurdunun sonucunun kimin olacağını yakında öğreneceksiniz. Şüphesiz, zalimler kurtuluşa eremezler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettiğince yapacağınızı yapın, ben de yapıyorum. Yakında (dünya) yurdunun sonunun kimin olduğunu bileceksiniz. Muhakkak zalimler kurtuluşa eremezler".
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ey kavmım, de: Bütün kuvvetinizle yapın yapacağınızı ben vazifemi yapıyorum, artık yakında bileceksiniz: Dünya evinin sonu kimin olacak? Şu muhakkak ki zalimler felâh bulmazlar
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm! O müşriklere) de ki: “Ey kavmim! (İslâm’ı kabul etmiyor ve küfrünüzde ısrar ediyorsunuz, madem öyle, haydi bana karşı olan düşmanlığınızda) elinizden geleni yapın. Hiç şüphesiz ki, ben de (Rabbimin bana vermiş olduğu tebliğ vazifemi) yapacağım. Âhiret yurdunda güzel sonun kimin olacağını yakında öğreneceksiniz. Şüphesiz, zâlimler/kâfirler (îmân edip de günahlarına tövbe etmedikleri müddetçe) kurtuluşa eremezler.”
E

Erhan Aktaş Meali

De ki: “Ey halkım! Elinizden geleni yapın. Ben de yapacağım. İleride göreceksiniz! Son yurt kimin olacak? Kuşkusuz zalimler kurtuluşa eremezler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

eyit “iy ķavmum! işleñ yirüñüz ḥāluñuz üzere bayıķ ben işleyiciven. pes tįz bilesiz anı kim ola anuñ śoñı sarāyuñ ya'nį uçmaķ bayıķ ķurtılmaz žālimler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

De ki: «Ey kavmim, elinizden geleni (komayın) yapın. Ben (vazifemi) hakkıyle yapanım. Artık (dünyâ) evin (in) sonu (olan cennet) kimin olacakdır, (bunu) bileceksiniz. Şu muhakkakdır ki zaalimler muradlarına ermeyecek.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

De ki: “Ey kavmim! Bulunduğunuz hal üzere devam edin, ben de bulunduğum hal üzere devam edeceğim. Bu yurdun sonu kimindir, bilip öğreneceksiniz. Zalimler kesinlikle kurtulamazlar.”
H

Hayrat Neşriyat Meali

De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapın; şübhesiz ben (de vazîfemi)yapıcıyım. Artık dünyanın âkıbeti kimin lehine olacağını ileride bileceksiniz.” Şu muhakkaktır ki, zâlimler kurtuluşa ermez!
K

Kadri Çelik Meali

De ki: “Ey kavmim! Var gücünüzle elinizden geleni yapın! Doğrusu ben de (elimden geleni) yapacağım. Bu yurdun (dünyanın) sonu kimindir, bilip öğreneceksiniz. Zulmedenler şüphesiz kurtulamazlar.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

De ki: “Ey kavmim! Elinizden gelen ne varsa yapın! Ben de yapacağım! İleride göreceksiniz, güzel akıbet kimin olacak. Şu muhakkak ki zalimler iflâh olmaz.”
M

M. Pickthall (English)

Say (O Muhammad) : O my people! Work according to your power. Lo! I too am working. Thus ye will come to know for which of us will be the happy sequel. Lo! the wrong- doers will not be successful.
M

Mahmut Kısa Meali

O hâlde, ey şanlı Elçi! Allah’a başkaldırma cüretini gösteren bu inkârcılara meydan okuyarak de ki: “Ey halkım, Allah’ın nurunu söndürmek için, haydi elinizden geleni yapın; ben de sizin zulmünüze karşı elimden geleni yapacağım! Bekleyin, kimlerin mutlu sona ulaştığını yakında göreceksiniz! Gerçekten zâlimler, asla kurtuluşa eremezler!
Hele şu zâlimler, nasıl kurtuluşa erebilirler ki;
M

Mahmut Özdemir Meali

De ki:
-"Ey kavmim!
İmkânlarınıza göre işleyin bakalım! Ben de işlemekteyim.
İlerde bileceksiniz; Yurd’un akıbeti kimin oluyor?
Şu bir gerçektir ki; Zâlimler iflâh olmaz / kurtuluşa ermez".
M

Mehmet Okuyan Meali

De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapın; ben de yapacağım! [*] Yurdun (bu dünyanın) sonunun kimin olacağını ileride bileceksiniz. Şüphesiz ki zalimler kurtulamazlar.”
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed! Onlara): “Ey kavmim! Siz ne yaparsanız yapın; kesinlikle ben de (görevimi) yapacağım. Yakında (dünya hayatının sonunda) hayırlı sonucun kime nasip olacağını, öğreneceksiniz. Zalimler ise asla kurtuluşa eremez.” de.
M

Mehmet Çakır Meali

Onlara şunu söyle: " Sevgili milletim! Siz yapacağınızı yapın, ben de yapayım, Yer edinmede kimin başarılı olacağını pek yakında göreceksiniz, çünkü haksızlık edenin sonuç alması imkânsızdır... "
M

Mehmet Çoban Meali

De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın! Ben de yapacağım! Dünya hayatının sonunda; kimin haklı olduğunu yakında bileceksiniz. Gerçek şu ki zalimler iflah olmazlar."
M

Muhammed Esed Meali

De ki: “Ey [inanmayan] halkım! Gücünüz içinde olan her şeyi yapın [ki] ben de [Allah yolunda] gayret göstereyim; ve zamanla anlayacaksınız gelecek kimindir. ¹¹⁸ Şüphe yok ki zalimler asla mutluluğa erişemeyecekler!”
M

Mustafa Çavdar Meali

De ki: “Ey toplumum, siz size yakışanı yapın ben de görevimi yapıyorum. Mutlu sonun kimin olacağını nasıl olsa yakında öğreneceksiniz. Şu bir gerçek ki kendilerini helake sürükleyen zalimler asla iflah olmazlar.” 15/3, 20/135, 38/88, 67/29
M

Mustafa İslamoğlu Meali

De ki: “Ey halkım! Siz kendinize yakışanı yapın! Ben de görevimi yapıyorum ve nasıl olsa zamanla anlayacaksınız kimin mutlu sona ulaşacağını!” Kesin olan şu ki, zalimler asla iflah olmayacaklar.
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) De ki: Ey kavmim, elinizden geleni yapın. (Şirk ve küfürde direnip durun) Şüphe yok ki ben de yapacağım! (Peygamberlik görevimi yerine getirmeye çalışacağım) İlerde dünya evinin sonu olan cennetin kime nasip olacağım bileceksiniz. Gerçek şu ki zalimler muradlarına eremeyeceklerdir!
O

Osman Fırat Meali

De ki: "Ey kavmim, işlediklerinize devam edin, ben de işleyeceğimi işliyorum. Yakında (iyi ya da kötü) akıbet yerinin kimin olduğunu bileceksiniz; şüphesiz ki O, zalimleri kurtuluşa erdirmez.
S

Sardorxon Jahongir

Ey Rasulim, ularga: “Ey qavmim, qo‘‎lingizdan kelgan imkoniyatga qarab, buzuq aqidangizga ko‘‎ra amal qilaveringlar. Men ham o‘‎zimga buyurilgandek amal qiluvchiman. Oxirat diyorining chiroyli oqibati kimga nasib qilishini yaqinda bilib olasizlar. Chunki zolimlar, albatta, najot topmaydi”, – deb ayting.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eyit yā Muḥammed ḳavmüñe: ‘Amel eyleñüz mertebelerüñüz ḳadarınca, bendaḫı ‘amel eyler‐men. Siz bilseñüz gerek ki kimüñ olsa gerek āḫiret evi.Taḥḳīḳ ẓālimler iflāḥ olmazlar.
S

Suat Yıldırım Meali

De ki: “Ey halkım, var gücünüzle elinizden geleni yapın. Ben vazifemi yapıyorum. Güzel âkıbetin kime ait olacağını yakında bileceksiniz. Şu muhakkak ki zalimler iflah olmazlar. [11, 121-122; 58, 21; 40, 51, 52; 21, 105; 24, 55]
S

Süleyman Ateş Meali

De ki: "Ey kavmim, gücünüz yettiğince yapacağınızı yapın, ben de yapacağımı yapıyorum. Yakında (dünya) yurdu(nu)n sonunun kime aidolacağını bileceksiniz. Zalimler, asla onmazlar!
S

Süleyman Tevfik (1927)

Di ki: Ey Kavmim! İstediğiniz gibi işleyiniz, ben de rabbimin bana emr iylediğini işerim. 'Âkıbet dâr-ı âhiretin kimin olacağını karîben anlarsınız. Zâlimler muhakkak felâh bulmazlar.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

De ki “Ey Halkım! Elinizden geleni yapın; ben de yapacağım. Bu dünyanın sonunun kime yarayacağını yakında öğreneceksiniz. Şurası gerçek ki yanlış yapanlar umduklarına kavuşamayacaklardır.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ey toplumum! Yapabileceğinizi yapın. Ben de yapıp ediyorum. Yakında yurdun sonunun kime ait olacağını bileceksiniz. Gerçek olan şu ki, zalimler kurtulamayacaklardır.
Y

Yusuf Ali (English)

Say: "O my people! Do whatever ye cans:(957) I will do (my part): soon will ye know who it is whose end will be (best) in the Hereafter: certain it is that the wrong- doers will not prosper."
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

De ki: «Ey kavmim! Son derece iktidarınız ile yapacağınızı yapınız, şüphe yok ki, ben de (memur olduğum vazifeyi) yapmaktayım. Artık şüphesiz yakında bileceksinizdir ki, dar-ı ahiretin güzel akibeti (kime) nâsip olacaktır! Şu muhakkak ki, zalimler felâha eremiyeceklerdir.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

De ki: Ey kavmim, siz elinizden geleni yapadurun; ben de yapıyorum. Bu dünyanın sonunun kim hakkında hayırlı olacağını siz de öğreneceksiniz. Şurası muhakkak ki, zalimler asla iflâh olmazlar.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Resulüm! Onlara) De ki: Ey halkım! Elinizden geleni yapın! Ben de (bana vahyedilmekte olan ilahi mesajların tebliğini) yapacağım! Bu yurdun (dünya) sonunun kimin lehine olduğunu yakında bileceksiniz. Şüphesiz, zalimler iflah olmazlar.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Deki “Ey kavmim! Bulunduğunuz mekânda ne yapmak istiyorsanız yapın. Bende doğru bildiklerimi yapacağım. Sonra gelecek olan saadet yurdu kime aitmiş bileceksiniz. Elbetteki Allah, haksızlık yapanları kurtuluşa eriştirmez.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara de ki «— Ey kavmim! Elinizden gelen düşmanlığı yapın. Ben de hilm ile muamele edeceğim. Yakında dâr-ı âhirette hayırlı akıbetin kimin olacağını bilirsiniz. Zalimler felâh bulmazlar.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) De ki, “Ey kavmim! Siz kendinize yakışanı/elinizden geleni yapınız. Muhakkak ben de yapıyorum. (Dünya) yurdunun akıbetinin kimin için (hayırlı) olduğunu bileceksiniz. Muhakkak ki zalimler kurtuluşa/ mutluluğa erişemezler!
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ey ulusum! Elinizden geleni yapın. İşte ben de yapıyorum. Artık dünya evinin sonu kime yarıyacağını öğreneceksiniz. Gerçekten Allah kıyıcıları ondurmıyacaktır.
Ş

Şaban Piriş Meali

De ki: -Ey kavmim, yapabileceğinizi yapın. Ben de (görevimi) yapacağım. Dünya ve ahiret mükafatının kimin olduğunu öğreneceksiniz. Gerçek şu ki: Zalimler kurtuluşa eremez.

En’âm Suresi 135. Ayet Meali ve Tefsiri

En’âm Suresi 135. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 135. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 135. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 135. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim