Şirk koşanlar diyecekler ki: Allah dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız; hiçbir şeyi de haram saymazdık. İşte onlardan önce gelenler de peygamberleri böyle yalanladılar da sonucu azabımızı tattılar. De ki: Bu hususta bir bilginiz varsa hemen bildirin bize. Fakat siz, ancak zannınıza uyuyorsunuz ve ancak yalan söylüyorsunuz.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Allah'tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlar: “Eğer Allah dileseydi, O'ndan başkasına ilahlık yakıştırmazdık, atalarımız da öyle yapmazlardı ve O'nun izin verdiği hiçbir şeyi de yasaklamazdık” derler. Onlardan önce yaşamış olanlar da böyle yaparak azabımızı tadana kadar gerçekleri yalanlamışlardı. De ki: “Bize sunabileceğiniz kesin herhangi bir bilgiye sahip misiniz? Siz, sadece başka insanların zan ve tahminlerine uyuyorsunuz ve siz sadece saçmalıyorsunuz.”
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Şirk koşanlar (Cenab-ı Hakkı suçlayarak) diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız; ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık." (Oysa) Onlardan öncekiler de, Bizim zorlu azabımızı tadıncaya kadar böyle (safsata ve saptırmalarla peygamberleri) yalanlamış (ve bahaneler uydurmuşlar)dı. De ki: "Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? (Hayır) Siz ancak zanna (asılsız kuruntulara) uymaktasınız ve siz ancak hayal kurup tahminle yalan söylersiniz."
A
Ahmet Tekin Meali
İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan putperestler:
“Allah'ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı ne biz, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşardık, ne de atalarımız. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." diyecekler. Onlardan öncekiler de, aynı şekilde peygamberleri yalanladılar. Sonunda azâbımızı tattılar.
“Elinizde bize açıklayacağınız bir bilginiz mi var? Siz kesinlikle ilme, delile dayanmayan zanlarınıza uyuyorsunuz. Ve siz kesinkes yalan-yanlış saçmalıyorsunuz" de.
A
Ahmet Varol Meali
Allah'a ortak koşanlar: "Allah dileseydi biz de babalarımız da ortak koşmaz ve bir şeyi haram kılmazdık" diyecekler. Onlardan öncekiler de böyle yalanladılar da sonunda şiddetli azabımızı tattılar. De ki: "Yanınızda bize karşı çıkarabileceğiniz bir bilgi var mı? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve tutarsız tahminlerde bulunuyorsunuz."
A
Ali Bulaç Meali
Şirk koşanlar diyecekler ki: 'Allah dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık.' Onlardan öncekiler de, bizim zorlu-azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: 'Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak 'zan ve tahminle yalan söylersiniz.'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Allah'a ortak koşanlar (müşrikler) şöyle diyecekler: “- Eğer Allah dileseydi, ne biz müşrik olurduk, ne babalırımız, ne de bir şey haram yapabilirdik.” Bunlardan öncekiler de böyle tekzib etmişlerdi. Sonunda azabımızı taddılar. Onlara de ki: “-Sizde kitab ve hüccetten bir şey (ilim) varsa, onu bize çıkarın getirin. Siz, yalnız kendi zannınıza tabi olup yalan söylemektesiniz.”
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Allah’a eş koşanlar, diyeceklerdir ki: “Eğer Allah dileseydi ne biz ne de babalarımız eş koşmazdık ve hiçbir şeyi de haram etmezdik.” Onlardan öncekiler de böylece peygamberleri yalanladılar. Nihayet azabımızı tattılar. De ki: “Yanınızda bize göstereceğiniz bir bilgi mi var? Sizler zandan başka bir şeye tabi olmuyorsunuz ve siz ancak yalan söylüyorsunuz.”
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Müşrikler diyecekler ki: “Allah isteseydi, ne biz ne de babalarımız ortak koşardık; hiçbir şeyi de haram yapmazdık.” Onlardan önce yalanlayanlar da öyle demişlerdi de sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”
B
Besim Atalay Meali (1965)
Eş koşmuş olanlar diyecekler ki: «Eğer Allah isteseydi, ne atalarımız, ne de biz, eş koşmuş olurduk, hiçbir nesneyi de haram kılmazdık», tadıncaya değin azabımızı, onlardan öncekiler de, böyle yalanlamışlardı, diyesin ki: «Bildiğiniz varsa bize onu gösterin, sizler yalnız bir sanıya uyarsınız, ancak yalan söylersiniz»
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Müşriklər belə deyəcəklər: “Əgər Allah istəsəydi, nə biz, nə də atalarımız müşrik olar və nə də biz bir şeyi haram edə bilərdik. Onlardan əvvəlkilər də (öz peyğəmbərlərini) belə təkzib etmişdilər. Nəhayət, əzabımızı daddılar. (Onlara) de: “Bizim qarşımıza çıxara biləcək bir elminiz varmı? Siz yalnız zənnə qapılır və yalan uydurursunuz!”
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Müşrikler diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi (irademizi devre dışı bırakırdı da) Ondan başkasına ilahlık yakıştırmazdık, atalarımız da (öyle yapmazdı) ve (Onun izin verdiği) hiçbir şeyi de yasaklamazdık.” Onlardan öncekiler de aynı şekilde (saçma gerekçelerle resulleri) yalanlamışlardı ve sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan/kuruntudan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”
C
Cemil Said (1924)
Müşrikler dirler ki: "Eğer Allâh istese idi ne biz ne bizim ecdâdımız müşrik olmaz idik ve hiç bir şeyi harâm itmez idik." Böylece ânlardan evvel gelenler dahî diğer rasûllere kizb isnâd itdiler. Nihâyet bizim gazâbımıza uğradılar. Ânlara di ki: "Eğer bu babda ’ilminiz var ise gösteriniz. Lâkin siz hep zan ile hareket idiyorsunuz, yalancısınız.
D
Diyanet Vakfı Meali
Putperestler diyecekler ki: «Allah dileseydi ne biz ortak koşardık ne de atalarımız. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.» Onlardan öncekiler de aynı şekilde (peygamberleri) yalanladılar ve sonunda azabımızı tattılar. De ki: Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Puta tapanlar, "Allah dileseydi babalarımız ve biz puta tapmaz ve hiçbir şeyi haram kılmazdık" diyecekler; onlardan öncekiler de, Bizim şiddetli azabımızı tadana kadar böyle demişlerdi. Onlara "Bize karşı çıkarabileceğiniz bir bilginiz var mı? Siz ancak zanna uyuyorsunuz ve sadece tahminde bulunuyorsunuz" de.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz ortak koşardık, ne de atalarımız ortak koşardı, hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan önce yalanlayanlar da böyle söylemişlerdi de sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Yanınızda bize çıkarabileceğiniz bir bilgi mi var? Siz, sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece saçmalıyorsunuz."
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Müşrik olanlar diyecekler ki: Allah dilese idi ne biz müşrik olurduk ne atalarımız, ne de bir şey haram kılabilirdik, bunlardan evvelkiler de böyle tekzib etmişlerdi, nihayet azâbımızı tattılar, hiç de, ilim denecek bir şey'iniz varmı ki bize çıkarasınız? Siz sırf bir zann ardından gidiyorsunuz ve siz ancak atıyorsunuz
E
Emrah Demiryent Meali
Müşrikler: “Eğer Allah (bizim böyle yapmamamızı) dileseydi (muhakkak bizi bir azaba çarptırırdı da) biz de atalarımız da (Allah’a) şirk koşmaz ve (Allah tarafından helâl kılınan) hiçbir şeyi harâm kılmazdık, (atalarımıza ve bize herhangi bir azap gelmediğine göre, Allah, bu yaptıklarımıza izin vermiştir) diyecekler.” Onlardan önceki (kâfir) ler de böyle (safsata gerekçelerle, hakikati) yalanladılar ve sonunda (müstahak oldukları o şiddetli) azabımızı tattılar. (Resûlüm! O müşriklere) de ki: “Yanınızda (dediklerinizin doğru olduğunu ispatlayan) bize açıklayacağınız hak bir bilgi var mı? Siz, ancak zanna uyuyorsunuz ve siz, sadece yalan söylüyorsunuz.”
E
Erhan Aktaş Meali
Müşrik olanlar diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi biz de müşrik olmazdık, babalarımız da. Ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de aynı şekilde yalanladılar da sonunda azabımızı tattılar. De ki: Yanınızda bir bilgi varsa onu bize gösterin. Siz, zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve ancak yalan yanlış atıp tutuyorsunuz.
E
Eski Anadolu Türkçesi
eyide anlaruñ şirk eylediler [73b] “eger dilese di Tañrı şirk eylemeye-dük ne daħı atalarumuz ne daħı ḥarām eyleyedük nesene.” ancılayın yalan duttı anlar kim anlardan ilerü-idi tā ŧatdılar 'aźābumuzı. eyit “var mı sizüñ ķatunuzda hįç bilmek pes çıķarasız anı bizüm içün? uymazsız illā śanmaġa daħı degulsiz illā yalan söylersiz.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
(Allaha) eş katanlar (sana) diyecekler ki: «Eğer Allah dileseydi ne biz, ne atalarımız (Allaha) eş koşmazdık. (Kendi kendimize) hiçbir şey'i haram da kılmazdık». Onlardan evvelkiler de (peygamberlerini) işte böyle tekzîb etdiler de nihayet bizim azabımızı tatdılar. De ki: «Nezdinizde (kitab ve huccetden) herhangi bir ilim varsa hemen onu bize çıkarın. Siz (kuru) bir zandan başka (bir şey'e) uymuyorsunuz ve siz yalan söyleyenlerden gayri kimseler değilsiniz».
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Ortak koşanlar diyecekler ki: “Allah dileseydi ne biz ne de atalarımız ortak koşardık, hiçbir şeyi de haram saymazdık.” Onlardan öncekiler de bizim baskınımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: “Sizin yanınızda bize karşı ortaya çıkarabileceğiniz bir ilim var mı? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz sadece tahminde bulunursunuz.”
H
Hayrat Neşriyat Meali
(Allah'a) şirk koşanlar: “Eğer Allah dileseydi ne (biz) şirk koşardık, ne de atalarımız! Hem hiçbir şeyi (kendi kendimize) haram kılmazdık!” diyecekler.(1) Onlardan öncekiler (de) azâbımızı tadıncaya kadar (peygamberlerini) böyle yalanlamıştı. De ki: “Yanınızda herhangi bir ilim var mı? Haydi, onu bize çıkarın! (Siz) zandan başkasına tâbi' olmuyorsunuz ve siz ancak çirkince yalan söylüyorsunuz.”
K
Kadri Çelik Meali
Şirk koşanlar, “Allah dileseydi babalarımız ve biz şirk koşmazdık ve hiç bir şeyi haram kılmazdık” diyecekler. Onlardan öncekiler de bizim şiddetli azabımızı tadana kadar böyle yalanlamışlardı. Onlara de ki: “Sizin elinizde açığa çıkaracağınız bir bilgi varsa, o halde çıkarıp gösterin. Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece saçmalıyorsunuz.”
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Putperestler diyecekler ki: “Allah dileseydi ne biz ortak koşardık ne de atalarımız. Hiçbir şeyi de haram saymazdık.” Onlardan öncekiler de aynı şekilde yalanladılar ve sonunda azabımızı tattılar. De ki: “Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi mi var? Siz zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece temelsiz bir tahminde bulunuyorsunuz.”
M
M. Pickthall (English)
They who are idolaters will say: Had Allah willed, we had not ascribed (unto Him) partners neither had our fathers, nor had we forbidden aught. Thus did those who were before them give the lie (to Allah's messengers) till they tasted of the fear of Us. Say: Have ye any knowledge that ye can adduce for us? Lo! ye follow naught but an opinion. Lo! ye do but guess.
M
Mahmut Kısa Meali
Allah’a inanmakla birlikte, birtakım sahte ilâhları, itaat edilecek mutlak otorite kabul ederek veya makâm, şöhret, servet, ve benzeri değerleri hayatın biricik ölçüsü hâline getirerek Allah’a ortak koşanlar, günahlarını mâzur göstermek içindiyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi irâdemizi elimizden alırdı da, ne biz ortak koşabilirdik, ne de atalarımız ve ne de herhangi bir şeyi haram kılabilirdik! Madem ki bunları yapıyoruz, öyleyse Allah buna izin vermiştir.” Buraya kadar söyledikleri doğru. Fakat buradan yola çıkarak vardıkları sonuç yanlış: “O hâlde yaptıklarımız O’nun rızasına uygundur ve hiçbir sakıncası yoktur. Öyle ya, Allah bizzat kendisinin izin verdiği şeyi niçin yasaklasın?” Onlardan öncekiler de böyle saçma gerekçelerle hakîkati yalanlamaya kalkmış, fakat sonunda azâbımızı tatmışlardı! Ey Müslüman! Onlara de ki: “Elinizde, bu yaptıklarınızı Allah’ın emrettiğine dâir önümüze koyabileceğiniz herhangi bir delil, bir bilgi var mı? Hayır! Siz ne bu Kur’an’ın ve ne de daha önceki vahiylerin yolunda değil, ancak keyif ve zanlarınızın peşinden gidiyor ve sadece yalan söylüyorsunuz! Evet, gerçekten de Allah, imtihân hikmeti uyarınca size akıl ve irâde vermiş ve yaptığınız kötülüklere derhâl müdâhale etmeyerek bunları yapmanıza izin vermiştir. Fakat Allah’ın bir şeye izin vermesi, ondan razı olduğu anlamına gelmez. O’nun razı olduğu şeyleri öğrenmek için “neleri emrettiğine” ve “neleri yasakladığına” bakmanız gerekir.”
M
Mahmut Özdemir Meali
Şirk koşmuş kimseler diyecektir ki:
-"Allah dileseydi, ne biz şirk koşardık, ne babalarımız! Hiçbir şeyi haram kılmazdık".
İşte böyle, onlardan öncekiler de yalanladı; sonunda sıkıntı azâbımızı tattılar.
De ki:
-"Yanınızda hiçbir bilgi var mı, artık onu bize çıkarırsınız? Sadece Zann’a uyuyorsunuz; siz ancak desteksiz atıyorsunuz.
M
Mehmet Okuyan Meali
Müşrikler şöyle diyecekler: “Allah dileseydi biz de ortak koşmazdık; atalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” [*] Onlardan öncekiler de aynı şekilde (peygamberleri) yalanlamış ve sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? [*] Doğrusu siz zandan başka bir şeyin peşine düşmüyor ve sadece yalan söylüyorsunuz.” [*]
M
Mehmet Türk Meali
O Allah’a ortak koşanlar da: “Eğer Allah dileseydi biz de atalarımız da (Allah’a) ortak koşmaz, hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” diyecekler.¹ (Ey Muhammed!) Onlardan öncekiler de Peygamberlerini tıpkı bu şekilde yalanlayıp sonunda azabımızı tatmışlardı. Sen onlara: “Sizin yanınızda bize gösterebileceğiniz bir bilgi var mı? Siz sadece zanlarınızın ardına düşüyorsunuz ve böylece de yalan söylemekten başka bir şey yapmıyorsunuz.” de.
M
Mehmet Çakır Meali
Çoktanrıcılar: " eğer Allah isteseydi, biz ve atalarımız pekâlâ puta tapmaz, hiçbir şeyi de yasaklamazdık. " diyeceklerdir. Hep aynı, daha öncekiler hep böyle diye diye yalanladılar. Ama sonunda acımızı tattılar. Resulüm de ki: " elinizde bize göstermek istediğiniz bir belge mi var ? Aslında siz, sadece varsayımlara dayanıyor ve sadece tahminlerde bulunuyorsunuz.
M
Mehmet Çoban Meali
İnkârcılar bütün yüzsüzlükleriyle diyecekler ki: "Allah isteseydi biz ve babalarımız Allah’tan başka ilahlar edinerek yoldan çıkmaz, Allah’a ortak ilahlar koşmazdık! Allah’ın izni olmadan hiçbir şeyi haram yapmazdık!" Onlardan önce yalanlayanlar da öyle demişlerdi. Yalanlarının sonucunda azabımızı tatmışlardı. Böyle söyleyen inkârcılara de ki: "Yanınızda dediklerinizin doğru olduğunu ispatlayan bir deliliniz var mı? Muhakkak ki hiçbir deliliniz yoktur. Sizler sadece kendi kafanızdan ürettiğiniz fikirlere uyarsınız. Üstelik sözlerinizle sadece saçmalarsınız."
M
Muhammed Esed Meali
ALLAH’TAN başka şeylere ilahlık yakıştırmaya şartlanmış olanlar, “Eğer Allah dileseydi O’ndan başkasına ilahlık yakıştırmazdık; atalarımız da [öyle yapmazdı]; ve [O’nun izin verdiği] hiçbir şeyi de yasaklamazdık” derler. Onlardan önce yaşamış olanlar da böyle yaparak hakikati yalanladılar, ¹⁴¹ tâ ki azabımızı tadıncaya kadar! De ki: “Bize sunabileceğiniz [kesin] herhangi bir bilgiye sahip misiniz? ¹⁴² Siz sadece [başka insanların] zanlarına uyuyorsunuz ve kendiniz tahminde bulunmaktan başka birşey yapmıyorsunuz.”
M
Mustafa Çavdar Meali
Allah’a şirk/ortak koşanlar derler ki: “Allah isteseydi ne babalarımız ne de biz ortak koşmaz ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” (Kendimizde haram ve helal koyma yetkisini bulmazdık) Onlardan önceki toplumlar da (Elçileri) böyle yalanladılar, ta ki azabımızı tadıncaya kadar.1 De ki: “Elinizde, bize sunabileceğiniz ilahi bilgiye dayalı herhangi bir belgeniz var mı? Siz, sadece mesnetsiz iddialara uyuyorsunuz ve sadece uyduruyorsunuz.”2, 17/28, 16/35, 2 6/57, 21/24, 47/14
M
Mustafa İslamoğlu Meali
ŞİMDİ Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Eğer Allah isteseydi, ne biz ne de atalarımız asla şirk koşmazdık; dahası (O’nun helâllerinden) hiçbir şeyi haram kılmazdık.”[¹¹⁴⁰] Onlardan öncekiler de (hakikati) işte bu mantıkla yalanladılar; ta ki azabımızı tadıncaya kadar... De ki: “Elinizde bize sunabileceğiniz güvenilir bilgiye dayalı herhangi bir belge var mı?” Siz yalnızca zannın peşine takılıyorsunuz ve sadece uyduruk spekülatif bilgiye dayanıyorsunuz.[¹¹⁴¹]
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey Muhammed) Müşrikler sana: "Allah dilemiş olsaydı, (bize engel olurdu da) ne biz (O'na) ortak koşabilirdik, ne de atalarımız! Ne de herhangi bir şeyi haram kılabilirdik." (O halde neden sorumlu olalım, neden azap görelim) diyeceklerdir. Onlardan evvelki ümmetler de (o müşrikler gibi peygamberlerini, Rablerinin emir ve yasaklarını) yalan saydılar da, sonunda azabımızı tattılar! (Ey Muhammed onlara) de ki: Yanınızda (iddianızı doğrulayan) bir ilim ve bir delil var mı? (Elbetteki yok. O halde) Siz ancak (arzunuza uygun düşen) bir varsayımda bulunuyor ve yalan söylüyorsunuz. (Serbest iradenizi inkar edip, sorumluluktan kurtulmaya çalışıyorsunuz)
O
Osman Fırat Meali
Şirk koşanlar: “Eğer Allah dilemeseydi biz ve babalarımız şirk koşmazdık ve bir şeyi de haram etmezdik” diyecekler. Böylece onlardan öncekiler de yalanladı; ta ki şiddetli azabımızı tadana kadar. De ki: "Sizin yanınızda bir bilgi mi var da bize bunu oradan mı çıkarıyorsunuz? (Yok, yok!) Siz zandan başka bir şeye tabi olmuyorsunuz ve sadece saçmalıyorsunuz."
S
Sardorxon Jahongir
Ey Rasulim, yaqin orada shirk keltirgan kimsalar: “Alloh xohlaganida biz ham, ota-bobolarimiz ham shirk keltirmagan va biror narsani harom qilmagan bo‘lar edik”, – deydilar. Ulardan burungilar ham, to azobimizni totib ko‘rmagunlaricha payg‘ambarlarni xuddi shu kabi yolg‘onchiga chiqargan edilar. Ey Rasulim, ularga: “Sizlarda bizga chiqarib ko‘rsatadigan biron bir ilmdan dalil bormi? Sizlar faqatgina gumonlarga ergashyapsizlar. Hamda sizlar faqat yolg‘on aytmoqdasizlar”, – deb ayting.
S
Satıraltı Meal (1534)
Eyideçekdür şirk getürenler: Eger Tañrı Ta‘ālā dileseydi biz şirk getür‐mezdük, atalarumuz daḫı, ḥarām daḫı eylemezdük bir nesneyi. Anuñ gibiyalanladılar özlerinden burun olan ümmetler, ḥattā ki daddılar bizüm‘aẕābumuzı. Eyit yā Muḥammed: Sizüñ ḳatuñuzda anuñ ‘ilmi var mıdurḥattā ki çıḳarasız bize. Siz uymazsız illā gümāna. Siz degülsiz illā dilsüzler ki ḥaḳ söylemezsiz.
S
Suat Yıldırım Meali
Müşrikler diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, ne biz, ne de atalarımız şirk koşmaz, hiçbir şeyi de haram kılmazdık. ”Onlardan öncekiler de peygamberlerini yalancı saymışlardı da nihayet Bizim azabımızı tatmışlardı. De ki: “Sizin elinizde ortaya koyacağınız bir bilgi, bir belge varsa hemen çıkarıp gösterin. Ama gerçek şu ki: Siz sadece kuru bir zannın ardından gidiyorsunuz düpedüz yalan atıyorsunuz. ” [43, 20; 16, 35]
S
Süleyman Ateş Meali
(Allah'a) Ortak koşanlar diyecekler ki: "Allah isteseydi ne biz ne de babalarımız ortak koşmazdık, hiçbir şeyi de haram yapmazdık." Onlardan önce yalanlayanlar da öyle demişlerdi de nihayet azabımızı tadmışlardı. De ki: "Yanınızda bize çıka(rıp gösterece)ğiniz bir bilgi (yazılı belge) var mı? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece saçmalıyorsunuz."
S
Süleyman Tevfik (1927)
Müşrikler: "Eğer Allâh murâd itse idi ne biz ne de babalarımız şirk iderdik ve bir şeyi de kendimize harâm itmezdik" dirler. Onlardan evvel geçenler de böyle söylediler ve nihâyet 'azâbımızı tatdılar. Di ki: "Böyle oldığına 'indinizde bir delîl var mıdır? Var ise onı çıkarub bize gösteriniz. Böyle bir şey yokdur siz ancak zanna tâbi' olur ve yalan söylersiniz."
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Müşrikler diyeceklerdir ki “Allah (bizim mümin olmamızı) tercih etseydi ne biz şirke düşerdik ne atalarımız. Bir şeyi haram da kılmazdık[1].” Onlardan öncekiler de bu yalana[2] sarıldılar ve sonunda azabımızı tattılar. De ki “Yanınızda bir bilgi var mı ki çıkarıp bize gösteresiniz. Siz sadece varsayımınızın peşine takılmışsınız; siz sadece atıyorsunuz.”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Şirke batanlar şöyle diyecekler: "Allah dileseydi, ne biz şirke sapardık ne de atalarımız. Hiçbir şeyi haram da yapmazdık." Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar bu şekilde yalanlamışlardı. De ki: "Yanınızda, önümüze çıkaracağınız bir ilminiz var mı? Zandan başka bir şeye uymuyorsunuz. Sadece saçmalıyorsunuz siz."
Y
Yusuf Ali (English)
Those who give partners (to Allah. will say: "If Allah had wished, we should not have given partners to Him nor would our fathers; nor should we have had(972) any taboos." So did their ancestors argue falsely, until they tasted of Our wrath. Say: "Have ye any (certain) knowledge? If so, produce it before us. Ye follow nothing but conjecture: ye do nothing but lie."
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Müşrik olanlar elbette diyeceklerdir ki: «Eğer Allah dilemiş olsa idi biz de şirke düşmezdik, babalarımız da. Ve ne de bir şeyi haram kılardık.» Onlardan evvelkiler de böyle tekzîpte bulunmuştu, nihâyet azabımızı tattılar. De ki: «Sizin yanınızda ilimden birşey var mı? Onu bize çıkarsanıza. Siz zandan başka bir şeye tâbi olmuyorsunuz ve siz ancak yalan yanlış tahminlerde bulunanlardan başka değilsiniz.»
Ü
Ümit Şimşek Meali
Allah'a ortak koşanlar, “Eğer Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız Ona ortak koşmaz, hiçbir şeyi de haram saymazdık” diyecekler. Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanlıyorlardı. De ki: Bir bilginiz varsa ortaya koyun, görelim. Siz sadece bir kuruntuya kapılmış gidiyor ve düpedüz yalan söylüyorsunuz.
İ
İhsan Aktaş Meali
Şirk koşanlar (zatım olan Allah’tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlar) diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, biz de şirk koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık. Onlardan öncekiler de böylece hep yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. (Resulüm! Onlara) De ki: “Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz varmı ki onu bize çıkarasınız? Siz yalnız kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece tutarsız tahminlerde bulunuyorsunuz.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Allah’a ortak koşanlar “Allah dileseydi biz ve atalarımız Allah’a ortak koşmaz ve hiçbir şeyi haram etmezdik” diyeceklerdir. Onlardan öncekilerde, azabımız onlara gelinceye kadar, yalanlamaya devam etmişlerdi. Deki “Yanınızda bir bilgi mi var? O halde onu bize gösterseniz ya! Hayır,.siz yalnızca zanna uyuyorsunuz ve yalan söylüyorsunuz.”
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Müşrik olanlar «— Allah dileseydi biz de babalarımız da şerik kozmazdık. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık» diyeceklerdir. Onlardan evvelkiler de satvetimizi tatıncaya kadar böyle tekzip etmişlerdi. Onlara de ki «— Eğer bir bilginiz varsa onu bize çıkarsanıza. Siz zandan başka bir şeye tâbi olmazsınız, kuru kuru tahminde bulunursunuz» [¹].
İ
İsmail Yakıt
Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Allah isteseydi, biz de atalarımız da ortak koşmazdık; hiçbir şeyi de haram yapmazdık.” Onlardan önce yalanlayanlar da böyle demişlerdi de sonunda azabımızı tatmışlardı. (Ey Peygamber!) De ki: “Yanınızda çıkarıp gösterebileceğiniz bir bilgi/belge var mı? Siz (bu konuda) sadece zanna uyuyorsunuz ve kendiniz tahminde bulunmaktan [tahrusûn] başka bir şey yapmıyorsunuz!”
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Allah’a eş koşanlar diyeceklerdir ki: "Eğer Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız Ona eş koşmazdık. Kendilerinden önce gelenler de böyle yalan saymışlardı da sonunda Bizim azabımızı tatmışlardı." De ki: "eğer sizin elinizde bir bilgi varsa onu bize çıkarıp gösterin. Gerçekten sizin ardından gittikleriniz ancak bir sanıdır. Gerçekten sizler yalan söyliyen kimselersiniz."
Ş
Şaban Piriş Meali
Müşrikler: -Allah dileseydi babalarımız ve biz şirk koşmaz ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık., diyecekler. Onlardan öncekiler de, bizim acı azabımızı tadana kadar yalanlamışlardı. De ki:-Bize çıkarabileceğiniz bir deliliniz var mı? Siz, sadece zanna uyuyorsunuz ve sadece uyduruyorsunuz.
En’âm Suresi 148. Ayet Meali ve Tefsiri
En’âm Suresi 148. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 148. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 148. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 148. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?