Sureye Dön

En’âm Suresi Suresi, 26. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlar hem insanları uzaklaştırırlar ondan, hem kendileri uzaklaşırlar. Onlar anlamadan ancak kendilerini helak ederler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Onlar hem insanları peygambere yaklaşmaktan vazgeçirmeye çalışırlar, hem de kendileri ondan uzaklaşırlar. Ama bu şekilde, yalnız kendilerini mahvederler de, üstelik bunun da farkında olmazlar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Dahası) Onlar, hem (insanları) Ondan (Kur’an’dan ve Resulüllah’tan) alıkoymaktadırlar, hem de kendileri (İslam’dan) kaçmaktadırlar. Böylece ancak kendi nefislerini helakete ve felakete uğratırlar; ama (onlar bunun) şuuruna varamamaktadırlar.
A

Ahmet Tekin Meali

Onlar, akıllarını kullanarak insanları, Kur'ân'a, Allah'ın Rasulüne kulak vermekten, iman etmekten, onların sözcülüğünü, savunuculuğunu yapmaktan men ederler. Kendileri de ondan uzak dururlar. Böylece, yalnız kendilerini ve birbirlerini mahvediyorlar ama farkında değiller.
A

Ahmet Varol Meali

Onlar hem başkalarını ondan [2] alıkoyarlar, hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalnız kendilerini helak ediyorlar ama bunun farkında değiller.
A

Ali Bulaç Meali

Onlar, hem ondan alıkoyarlar, hem kendileri kaçarlar. Onlar, yalnızca kendi nefislerinden başkasını yıkıma uğratmazlar ama şuurunda değildirler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Onlar, hem (insanları) Peygamberden vaz geçirmeğe çalışırlar, hem de kendileri ondan uzaklaşırlar. Böylece ancak nefislerini helâk ederler de farkına varmazlar.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlar, hem insanları o Kur’andan uzaklaştırırlar, hem kendileri ondan kaçarlar. Fakat ancak kendilerini helak ediyorlar ve farkında değiller.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlar hem insanları ondan men ederler, hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalnız kendilerini mahvediyorlar, ama farkında değiller.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlar ondan alıkorlar, ondan uzaklaşırlar, ancak kendilerin yok ederler, anlamazlar da
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Müşriklər özlərinə uyanları Qur’anı) dinləməyi qadağan edər, özləri də onlardan uzaq durarlar. Onlar (başqalarını deyil), yalnız özlərini həlak edər, lakin (bunun) fərqinə varmazlar.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar (hem insanları) Kur’an’dan alıkoyarlar ve hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalnız kendilerini mahvederler ve (üstelik) bunun da farkında olmazlar.
C

Cemil Said (1924)

Rasûlden, nâsı uzaklaşdırıyorlar. Kendileri de uzaklaşıyorlar lâkin yalnız kendi nefîslerini helâk idiyorlar ’akılları irmiyor.
D

Diyanet Vakfı Meali

Onlar, hem insanları Peygamber'e yaklaşmaktan vazgeçirmeye çalışırlar, hem de kendileri ondan uzaklaşırlar. Oysa onlar farkında olmadan ancak kendilerini helak ederler.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onlar Kuran'dan alıkorlar ve ondan uzaklaşırlar. Böylece yalnız kendilerini mahvederler de farkına varamazlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar başkalarını ondan (Kur’an’dan) alıkoyarlar, hem de kendileri ondan uzak kalırlar. Onlar farkına varmaksızın, ancak kendilerini helâk ediyorlar.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlar, insanları Kur'ân'a iman etmekten menederler, hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalnız kendilerini mahvediyorlar ama farkında değiller.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

o birleri ise hem ona yaklaşmaktan nehyederler, hemde kendileri ondan uzaklaşırlar ve bu suretle mücerred nefislerini helâk ederler de farkına varmazlar
E

Emrah Demiryent Meali

Onlar, hem (insanları) ondan (Kur’ân’dan) alıkoyarlar hem de kendileri ondan uzak dururlar. Ve böylece, ancak kendilerini mahvederler, bunun farkına da varamazlar.
E

Erhan Aktaş Meali

Onlar, başkalarını ondan vazgeçirmeye çalışırlar, kendileri de ondan uzaklaşırlar. Ve onlar, ancak kendilerini mahvederler, ama bunu idrak etmezler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı anlar yıġarlar andan ya'nį peyġamber’dan daħı ıraķ olurlar andan daħı helāk eylemezler illā gendüzilerini daħı bilmezler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onlar, hem (insanları) bundan (peygambere yaklaşmakdan) vaz geçirmiye çalışırlar, hem kendileri ondan uzaklaşırlar. Onlar bilmeyerek kendilerinden başkasını helake sürüklemiş olmuyorlar.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Dahası onlar hem başkalarını men ederler hem de kendileri ondan uzaklaşırlar. Onlar farkında olmadan yalnızca kendilerini helak etmektedirler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Onlar hem (insanları) ondan (Kur'ân'dan) men' ederler, hem de (kendileri) ondan uzaklaşırlar. Böylece ancak kendilerini helâk ederler, fakat farkına varmazlar.
K

Kadri Çelik Meali

Onlar, hem ondan (peygamberden) alıkoyarlar, hem de kendileri ondan uzaklaşırlar. Onlar, yalnızca kendi nefislerinden başkasını helak etmezler; ama farkında değillerdir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onlar hem insanları peygamberden uzak tutmaya çalışırlar hem de kendileri ondan uzak dururlar. Oysa onlar farkında olmadan ancak kendilerini mahvederler.
M

M. Pickthall (English)

And they forbid (men) from it and avoid it, and they ruin none save themselves, though they perceive not.
M

Mahmut Kısa Meali

Kendileri Kur’an’dan yüz çevirdikleri yetmiyormuş gibi, başkalarını da ondan vazgeçirmeye çalışırlar. Oysa böyle yapmakla, yalnızca kendilerini felâkete sürüklüyorlar, fakat bunun farkında değiller.
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlar, ondan nehy ediyorlar (kaçınıyorlar) ve ondan uzaklaşıyorlar. Sadece kendilerini helâk ediyorlar; bilincinde (farkında) olmuyorlar.
M

Mehmet Okuyan Meali

Onlar hem insanları ondan engellemeye çalışır hem de kendileri ondan uzaklaşırlar. (Oysa) onlar, farkında olmadan ancak kendilerini helak ederler.
M

Mehmet Türk Meali

Onlar, hem insanları Kur’an’dan uzak tutarak, hem de kendileri ondan uzak durarak, aslında farkına varmadan kendilerini mahvediyorlar.
M

Mehmet Çakır Meali

hem Kuran’ı dinletmiyorlar, hem de ondan uzaklaşıyorlar. Aslında farkında olmadan kendi kişiliklerini öldürüyorlar.
M

Mehmet Çoban Meali

Onlar sadece kendileri inkâr etmezler. İnkâr ettikleri yetmiyormuş gibi diğer insanları da inkâra zorlarlar. Hatta ayetlerimize inananları saptırmak için uğraşırlar. Oysa yaptıklarıyla kendi ateşlerini yakıyorlar.
M

Muhammed Esed Meali

Diğerlerini ondan alıkoyar ve kendileri de ondan uzaklaşırlar: Ama [bu şekilde] yalnız kendilerini mahvederler ve (üstelik) bunu da idrak etmezler.
M

Mustafa Çavdar Meali

Onlar hem başkalarını Kuran’dan engellerler hem de kendileri bundan mahrum kalırlar. Sonuçta kendilerini helak ederler de farkında olmazlar. 5/49, 22/51, 28/88, 34/5-38
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Onlar hem diğerlerini ondan mahrum eder hem de kendileri ondan yan çizerler. Başka değil, yalnızca kendilerini/birbirlerini helâke sürüklerler de bunun farkına dahi varmazlar.
O

Orhan Kuntman Meali

Onlar (böyle yapmakla) hem halkı (hak yolundan) alıkoymaya yeltenirler, hem de kendileri ondan (doğru yoldan) saptıkça saparlar, böylece farkında olmadan kendilerini helake sürüklerler!
O

Osman Fırat Meali

Onlar ondan (Kur’an’dan) hem kendilerini hem de başkalarını men ediyorlar. Eğer (Kur’an’ı) yok ediyorlarsa (yok ettiklerini sanıyorlarsa), oysa onlar sadece kendilerini yok ediyorlar; şuurunda değiller.
S

Sardorxon Jahongir

Ular ham o‘‎zlarini payg‘‎ambardan qaytarishga harakat qiladilar, ham o‘‎zlari undan uzoqlashadilar. Ular sezmagan hollarida faqat o‘‎zlarini halok qilmoqdalar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı anlar ḫalḳı Ḳur’āndan ḳaytarurlar, özleri daḫı ıraḳ olurlar andan. An‐lar helāk eylemezler illā nefslerini, līkin bilmezler.
S

Suat Yıldırım Meali

Onlar hem halkı Kur'ân'dan ve Peygamberden uzaklaştırırlar, hem de kendileri ondan geri dururlar. Böylece yalnız kendilerini mahvederler de farkına varmazlar.
S

Süleyman Ateş Meali

Onlar hem (insanları) ondan menederler, hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalnız kendilerini mahvediyorlar ama farkında değiller!
S

Süleyman Tevfik (1927)

Müşrikler, Nâsı rasûlden nehy iderler ve kendileri de ondan uzağa kaçarlar. Bu halleriyle ancak kendi nefislerini helâk iderler ve bunı idrâk itmezler. [²]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlar, insanları Kur'an’dan engeller, kendileri de ondan uzak dururlar. Ama sadece kendilerini yiyip bitiriler de farkında olmazlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Hem ondan alıkoyarlar hem ondan uzaklaşırlar. Öz benliklerinden başkasını helâk etmiyorlar. Ama farkında değiller.
Y

Yusuf Ali (English)

Others they keep away from it, and themselves they keep away; but they only destroy their own souls, and they perceive it not.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve onlar bundan hem nehyederler, kendileri de bundan uzaklaşırlar. Ve başkalarını değil, kendi nefislerini helâk etmiş olurlar da farkına varamazlar.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Böylece hem halkı ondan alıkoyarlar, hem de kendileri uzaklaşırlar. Gerçekte ise kendilerini helâke atarlar da farkına bile varmazlar.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve onlar (o kendi uyduruğu yalanları Allah’a yakıştıran, başka varlıkları O’na denk tutan, Kur’an’ı anlamak istemeyen ve her fırsatta dinlenmesini önlemeye çalışan zalimler) hem başkalarını (insanları) ondan (Kur’an’dan) alıkoyarlar hem de kendileri ondan uzak kalırlar. Oysa (bu olumsuz şeyleri yapmakla) onlar farkına varmaksızın, ancak kendilerini helâk ediyorlar. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onlar Kur’an’ı dinlemeyi yasaklarlar ve kendileri de ondan uzak dururlar. Bu şekilde davranmakla, ancak kendi nefislerini helak ediyorlar, ama bunun farkında değiller.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar halkı Kur/an dinlemeden [⁴] alıkorlar, kendileri de ondan uzak dururlar. Farkına varmaksızın yalnız kendilerini helâk ederler.
İ

İsmail Yakıt

Onlar, hem başkalarını ondan/Kur’an’dan menederler hem de kendilerini ondan uzak tutarlar. Böylece yalnız kendilerini helak ediyorlar ama farkında değiller.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar herkesi Kur’an dinlemekten alıkoyarlar, kendileri de ondan uzaklaşırlar.Onlar böylelikle yalnız kendilerini tüketmiş olurlar. Yine de bunu ayırt edemezler.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlar, hem men ederler hem de kendileri ondan uzaklaşırlar. Sonuçta kendilerini helak ederler de farkında olmazlar.

En’âm Suresi 26. Ayet Meali ve Tefsiri

En’âm Suresi 26. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 26. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 26. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 26. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim