Sureye Dön

En’âm Suresi Suresi, 31. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Gerçekten de ziyana uğramışlardır Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar. Nihayet ansızın başlarına kıyamet kopunca günahlarını sırtlarına yüklenirler de yaptığımız taşkınlıklardan dolayı yazıklar olsun bize derler; ne de kötü yüktür taşıdıkları yükler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Kıyamet saati ansızın gelip çatıncaya ve “Yazıklar olsun bize ki, onu gözardı etmişiz” diye ağlayıp dövününceye kadar, Allah'a varacaklarını yalan sayanlar, gerçekten zarar ve ziyana uğrayanlardır. Çünkü, omuzlarında günahlarının yükünü taşıyacaklardır. Ah, o yüklenecekleri ağırlık ne kötüdür.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Böylece) Allah’a kavuşmayı (huzuruna çıkmayı ve amellerinin karşılığını bulmayı) yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Kıyamet günü ansızın gelince onlar, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak, "Dünyada yaptığımız kusurlardan ve sorumsuz davranışlardan dolayı yazıklar olsun bize” diye (hayıflanacak ve pişmanlık duyacaklardır. Öyle ise) Dikkatle bakın (ve ibret alın)! Yüklendikleri günah ne kadar kötü ve (cezası çok) ağırdır.
A

Ahmet Tekin Meali

Diriltilerek Allah'ın huzurunda hesaba çekilmeyi mükâfat ve cezayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır, kıyametin kopacağı an ansızın gelince,
“Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!" derlerken, günahlarını da sırtlarına yüklenmiş haldedirler. Bakın yüklendikleri günah ne kötüdür!
A

Ahmet Varol Meali

Allah'a kavuşulacağını yalanlayanlar zarar etmişlerdir. Onlara kıyamet aniden gelince, günahlarını sırtlarında taşır halde: "Dünyada ettiğimiz kusurlardan dolayı yazık bize!" derler. Dikkat edin, taşıdıkları şey ne kadar da kötüdür!
A

Ali Bulaç Meali

Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Öyle ki, saat (kıyamet günü) apansız onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yüklenerek: 'Onda (dünyada) sorumsuzca yaptıklarımızdan dolayı yazıklar olsun bize…' derler. Dikkat edin, o işleyip-yüklendikleri ne kötüdür.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Allah'ın huzuruna çıkacaklarını inkâr edenler, gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet kendilerine kıyamet ansızın geldiği zaman şöyle diyecekler: “-Vah, bize yazıklar olsun! Dünyada kusur yaparak vaktimizi boşa çıkardık.” Onlar günahlarını arkalarına yükleneceklerdir. Dikkat edin ki, yüklendikleri günah ne kötüdür!...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Hiç şüphesiz, Allah ile karşılaşmayı inkâr edenler, kaybettiler. Ta ki aniden kıyamet kopunca: “Ne yazık! Bununla ilgili çok eksiğimiz var” derler. O gün günah yüklerini sırtlarında taşırlar. Taşıdıkları ne kötü şeydir!
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğradılar. Nihayet onlara kıyamet vakti ansızın gelip çatınca onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: “Dünyada iyi amelleri terk etmemizden dolayı vay halimize!” Dikkat ediniz! Taşıdıkları şey ne kötüdür!
B

Besim Atalay Meali (1965)

Allaha kavuşmayı yalan sanmış olanlar, evet, ziyan ettiler, ansızın kıyamet kopuverince diyeler ki: «Yazık bizlere, dünyadaki suçlarımız yüzünden», yüklenirler günahların arkalarına, biliniz Ki ne kötüdür günahları onların
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Allahın hüzurunda duracaqlarını inkar edən kimsələr, həqiqətən, ziyana uğramışlar. Belə ki, saat (qiyamət vaxtı) qəflətən başlarının üstünü aldığı zaman onlar günahlarını dallarında daşıyaraq deyəcəklər: “Dünyadakı təqsirlərimizə görə vay halımıza!” Bir baxın, daşıdıqları şey (günah yükü) necə də pisdir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Allah’a kavuşmayı yalanlayanlar gerçekten kaybetmişlerdir. Nihayet kıyamet/ecel ansızın gelip çattığı zaman; günah yüklerini sırtlarına yüklenerek: “Orada yaptığımız eksiklerden dolayı yazıklar olsun bize!” diyecekler. Dikkat edin, o yüklenip taşıdıkları şeyler ne kötüdür!
C

Cemil Said (1924)

Allâh’ın huzûrunda ictimâ’ itmeğe yalandır diyenler o sa’atin birden bire zuhûr itdiği zamân mahv olacaklar "Arz üzerinde iken bunı unutdığımız ne felâketdir" diyecekler, o vakit yüklerini sırtlarında taşıyacaklar! Ne fenâ yük!
D

Diyanet Vakfı Meali

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara Kıyamet vakti ansızın gelip çatınca, onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: «Dünyada iyi amelleri terketmemizden dolayı vah bize!» Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür!
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar doğrusu kaybedenlerdir ki kıyamet saati onlara ansızın gelince, ağırlıklarını arkalarına yüklenerek, "Dünyada işlediğimiz büyük kusurlardan ötürü yazıklar olsun bize" derler. Dikkat edin, yüklendikleri şeyler ne kötüdür!
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah’ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, “Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay hâlimize!” diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Kıyamet günü ansızın gelince onlar, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak şöyle derler: "Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!" Bakın yüklendikleri günah ne kötüdür!
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

hakikat hüsranda kaldı o: Allahın karşısına çıkacaklarını inkâr eden kimseler ki nihayet saat gelib ansızın kendilerini bastırıverince «eyvah! hayatta yaptığımız taksırlerden dolayı hasretlerimize bak» derler o dem ki bütün veballerini sırtlarına yüklenmiş götürüyorlardır, bak ki ne fena yükler götürüyorlar!
E

Emrah Demiryent Meali

(Öldükten sonra tekrar diriltilmeyi ve) Allah’ın (manevi) huzurunda hesap vermeyi yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğramıştır. Nihâyet kendilerine o saat ansızın gelip çattığı zaman, onlar, “dünya hayatında yaptığımız kusurlardan ötürü vay hâlimize!” derler ve onlar günahlarını da sırtlarına yüklenmiş bir haldedirler. Dikkat edin, yüklendikleri şey (günah yükü) ne kötüdür!
E

Erhan Aktaş Meali

Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Nihayet o saat ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenerek: “Dünyada iyi şeyleri yapmamaktan dolayı yazıklar olsun bize.” diyecekler. Dikkat edin yüklendikleri şey ne kötüdür!
E

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ ziyānlu oldı anlar kim yalan duttılar Tañrı’yı görmegi tā ol vaķt kim geldi anlara ķıyāmet añsuzda eyittiler “iy bizüm ḥasretümüz anuñ üzere kim ŧaķśırlıķ eyledük dünye içinde!” daħı anlar götürürler yazukların arķaları üzere yavuzdur ol kim götürürler!
H

Hasan Basri Çantay Meali

Allahın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar gerçek en büyük ziyana uğramışdır. Nihayet kendilerine ansızın kıyamet günü çatdığı zaman, onlar (günâh) yüklerini sırtlarının üstüne yükleyerek, demişler (diyecekler) ki: «orada (Hayatda) yapdığımız taksirlerden dolayı eyvah bize!.. Dikkat edin, ne kötüdür o yüklenib taşıyacakları şeyler!
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Allah’la karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Öyle ki son saat kendilerine ansızın gelince yüklerini sırtlarına yüklenerek: “Dünyadaki ihmalkârlığımızdan dolayı yazıklar olsun bize!” derler. Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür!
H

Hayrat Neşriyat Meali

Allah'ın huzûruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrâna uğramışlardır. Nihâyet kıyâmet onlara ansızın geldiği zaman, onlar günahlarını sırtlarına yüklenerek: “Orada (dünyada) ihmâl ettiğimiz şeylerden dolayı bize yazıklar olsun!” diyeceklerdir. Dikkat edin, yüklenmekte oldukları şeyler ne kötüdür!
K

Kadri Çelik Meali

Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Nihayet kıyamet ansızın onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yüklenerek, “Onda (dünyada) yaptığımız kusurlardan dolayı vah olsun bize!” derler. Dikkat edin, o yüklendikleri şey pek de kötüdür!
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Allah’ın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar gerçekten ziyana uğramışlardır. Nihayet kendilerine kıyamet vakti ansızın gelip çatınca, onlar günahlarını sırtlarına yüklenmiş bir halde diyecekler ki: “Dünyada iyi amelleri terk etmemizden dolayı vah halimize!” Dikkat edin, yüklendikleri vebal ne ağır!
M

M. Pickthall (English)

They indeed are losers who deny their meeting with Allah until, when the hour cometh on them suddenly, they cry: Alas for us, that we neglected it! They bear upon their back their burdens. Ah, evil is that which they bear!
M

Mahmut Kısa Meali

Evet, Allah’ın huzuruna varacaklarını inkâr edenler, gerçekten ziyana uğramışlardır:Bunlar dünyada kısa bir süre yaşayacaklar, nihâyet, kıyâmet veya ecel Saati ansızın gelip çatınca, sırtlarına günahlarını yüklenmiş bir vaziyette, “Yazıklar olsun bize, nasıl da onu ihmal etmişiz!” diye feryat edecekler. Fakat son pişmanlık fayda vermeyecek. Dikkat edin, sırtlarında ne kötü bir yük taşıyorlar!
O hâlde, âhireti inkâr edenler şunu iyi bilsinler:
M

Mahmut Özdemir Meali

Allah ile karşılaşmayı yalanlamış olanlar kesinlikle hüsrana düştü. Nihayet onlara Saat ansızın geldiği zaman:
-"Orada bıraktığımız şeylere karşılık eyvahlar olsun bize!" dediler. Onlar sırtlarında kendi yüklerini taşırlar. Dikkat edin! Yüklendikleri şeyler kötü oldu.
M

Mehmet Okuyan Meali

Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar, elbette kaybetmişlerdir. Sonunda o (Son) Saat onlara ansızın gelince, [*] günahlarını sırtlarına yüklenerek “(Dünyada iyi davranışları) terk etmemizden dolayı bize yazıklar olsun!” diyecekler. Dikkat edin! Yüklendikleri şey ne kötüdür!
M

Mehmet Türk Meali

Allah’a kavuşacaklarını yalanlayarak, işte o gün perişan olacaklar ve kıyamet günü¹ kendilerine ansızın gelince de günâhlarını sırtlarına yüklenerek: “Allah’a karşı (kullukta) yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun (bize).” diyecekler. Şunu iyi bilin ki onların yüklendikleri, ne kötü (yüktür.)
M

Mehmet Çakır Meali

Artık Tanrı ile yüzleşmenin yalan olduğunu söyleyenler kaybetmişlerdir. Vakit tamam olduğunda: “ Eyvah! Yaktı bizi dünyada iken yaptığımız şımarıklıklar “ diyecekler. Sırtlarında günahları ıh tıs yürüyecekler. Aman ne berbat yük bu böyle.
M

Mehmet Çoban Meali

Hesap gününde Allah’ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Kıyamet vakti ansızın gelince inkâr edenler günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: "Dünyada iyi işleri terk etmemizden dolayı vah bize!" Dikkat edin yüklendikleri şey ne kötüdür. Onlar dünyada yaptıklarıyla sırtlarına cehennem odunu yüklemişlerdir.
M

Muhammed Esed Meali

Kıyamet Saati ansızın gelip çatıncaya [ve] “Yazıklar olsun bize ki onu gözardı etmişiz!” diye ağlayıp dövününceye kadar Allah’a varacaklarını inkar edenler gerçekten hüsrana uğrayanlardır, çünkü omuzlarında günahlarının yükünü ²¹ taşıyacaklardır: Ah, o yüklenecekleri [ağırlık] ne kötüdür!
M

Mustafa Çavdar Meali

Allah ile karşılaşmayı hesaba katmayanlar hüsrana uğramışlardır. Nihayet o saat, bu dünyanın sonu ansızın onların başına gelip çattığında, işledikleri günahları sırtlanmış bir halde “Yazıklar olsun bize ahireti hesaba katmadığımız için.” derler. Dikkat edin ne berbat şeyler yükleniyorlar öyle. 6/47...51, 39/56, 43/66, 47/18, 45/34-35
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Doğrusu, Allah(‘ın yargısı) ile karşılaşacaklarını yalanlayanlar hüsrana uğrayacaklar. Son saat ansızın geliverdiğinde, günahlarının yükünü sırtlarında taşır bir hâlde[¹⁰³⁴] diyecekler ki: “Ondan mahrum kaldığımız için yazıklar olsun bize!” Ah, o yüklendikleri şey ne fenadır!
O

Orhan Kuntman Meali

(Hesap vermek üzere) Allah’ın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar gerçekten büyük bir ziyana uğramışlardır. Kıyamet ansızın gelip çatınca onlar (günah) yüklerini sırtlarına yüklenerek: "Dünyadayken yaptığımız kusurlardan (Ahireti inkar edip, işlediğimiz günahlardan) dolayı, yazıklar olsun bize!" diye feryad edeceklerdir. Dikkat ediniz yüklendikleri şey (günah) ne kadar kötüdür!
O

Osman Fırat Meali

Allah’la karşılaşacağını yalanlayanlar hüsrana uğradılar; ta ki kendilerine ansızın saat (dünyanın sonu, yıkılışı) geldiğinde dediler ki: "Orada (Dünyada) aşırı davranışlarımızdan vah bize." Ve onlar (günah ve kusurlarını) sırtlarına yüklendiler; ne kötü bir yük, değil mi?
S

Sardorxon Jahongir

Allohga ro‘‎baro‘‎ kelishni yolg‘‎on deganlar chindan ham ziyon ko‘‎rdilar. Nihoyat qiyomat soati ularning boshlariga birdaniga kelib qolganda ular gunohlarini orqalariga ortib: “U yerda qilgan nuqsonlarimiz uchun bizlarga afsus va nadomatlar bo‘‎lsin”, – deydilar. Mana ular naqadar yomon yukni orqalab yuradilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ ziyān eyledi ol kişiler yalanladılar Tañrı Ta‘ālā liḳāsını. Ḥattā ol vaḳtki gele özlerine ḳıyāmet güni añsuzın, eyideler: İy bizüm ḥasretümüz olyamanlıḳlara ki biz işledük dünyāda. Daḫı anlar götürürler günāhlarınıarḳaları üstine, ne ḳatı yaman nesnedür anlaruñ yüki.
S

Suat Yıldırım Meali

Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, gerçekten en büyük hüsrana uğramışlardır. Nihayet kıyamet saati kendilerini bastırıverince onlar, günah yüklerini sırtlarına yüklenerek: “Eyvah! Dünyada işlediğimiz kusurlarımızdan dolayı yazıklar olsun bize! ” diyecekler. Dikkat edin: Ne fena yükler götürüyorlar!
S

Süleyman Ateş Meali

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğradı(lar). Nihayet kendilerine ansızın o sa'at gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak: "Hayatta (iyi işler yapmaktan) geri kalıp günah işlememizden ötürü vah bize!" dediler. Bakın, ne kötü şeyler yüklenip taşıyorlar!
S

Süleyman Tevfik (1927)

Allâh'ın huzûruna çıkacaklarını inkâr idenler aldandılar. Onlara ansızın kıyâmet irişdikde: "Dünyâda iken Allâh'ın emr iylediği şeylerde taksîr iylediğimize çok yazık itdik" dirler ve günâhlarını arkalarına yüklenirler. Âgâh olun, o yüklendikleri yük ne fenâ şeydir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah ile yüzleşme konusunu yalan sayanlar kaybedeceklerdir. Kıyamet saati beklemedikleri bir anda gelince günahlarını sırtlanmış olarak diyeceklerdir ki “Bu konudaki kusurlarımızdan dolayı vay halimize!” Baksana ne kötü yükler yüklenmişlerdir!
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramıştır. Sonunda o saat ansızın kendilerine gelip çatınca, sırtlarında günahlarını taşır bir halde şöyle demişlerdir: "Dünya hayatında düştüğümüz aşırılıklardan dolayı vay hasretimize!" Dikkat edin! Ne kötü şeylerdir taşıyıp durdukları.
Y

Yusuf Ali (English)

Lost indeed are they who treat it as a falsehood that they must meet Allah,- until on a sudden the hour is on them, and they say: "Ah! woe unto us that we took no thought of it"; for they bear their burdens(854) on their backs, and evil indeed are the burdens that they bear?
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Allah Teâlâ'nın huzuruna çıkacaklarını kendilerine ansızın Kıyamet gelinceye kadar inkâr eden kimseler, muhakkak hüsrâna uğramışlardır. Onlar bütün veballerini sırtlarına yüklenmiş oldukları halde, «Eyvah bizlere, orada yaptığımız kusurlardan dolayı,» diyeceklerdir. Dikkat ediniz! Onların yüklenip taşıyacakları şeyler ne kadar kötü!
Ü

Ümit Şimşek Meali

Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar gerçekten hüsrana düşmüşlerdir. Kıyamet âniden başlarına kopuverdiğinde, “Dünyadaki ihmalimiz yüzünden yazıklar olsun bize!” derler. Günahlarını ise sırtlarına yüklenmişlerdir. Ne kötü birşeydir o yüklendikleri!
İ

İhsan Aktaş Meali

Allah ile karşılaşmayı (ahiret gününü) yalanlamış olanlar (o gün) gerçekten hüsrana uğramış (olacak)lardır. Nihayet o saat (kıyamet veya ölüm) ansızın onlara geldiği zaman orada (dünyada) ihmal ettiğimiz şeylerden dolayı yazıklar olsun bize!” derler. Ve onlar sırtlarında da (ruhlarında) günahlarını taşırlar. Dikkat edin, taşıdıkları şeyler ne kötüdür! *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Böylece Rablerine kavuşmayı yalanlayanlar hayal kırıklığına uğramışlardır. Onlara kıyamet saati ansızın geldiğinde, yükleri sırtlarında sarılmış olarak gelirler ve “Allah’ın uyarılarını umursamadığımız için bize yazıklar olsun” derler. Taşıdıkları şeyler ne kadar kötü.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Allah/a kavuşmayı yalan sayanlar her halde ziyankâr oldular. En nihayet onlara ansızın kıyamet gelip çatınca ağırlıklarını sırtlarına yüklenerek «dünya diriliğinde» yaptığımız taksirden dolayı eyvah bizlere!» derler. Haberiniz olsun ki yüklendikleri, ne kötü şeylerdir.
İ

İsmail Yakıt

Allah’ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten zarara uğrayanlardır. Nihayet kıyamet saati ansızın onlara gelince, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak, “Dünyada işlediğimiz aşırılıklardan dolayı yazıklar olsun bize!” derler. Dikkat edin, o taşıdıkları şey ne kötüdür!
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten o kimseler ki Allah’a kavuşmayı yalan saydılar, doğrusu onlar kendilerine yazık etmişlerdir. Kıyamet günü birdenbire gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenip derler: "Orada işlediğimiz suçlardan dolayı yazıklar olsun bize." Bakın o yüklendikleri yük ne ağırdır.
Ş

Şaban Piriş Meali

Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Kıyamet ansızın onların başına geldiği zaman “dünyada işlediğimiz kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!” derler. sırtlarında da günahlarını taşırlar. Dikkat edin, taşıdıkları ne kötüdür.

En’âm Suresi 31. Ayet Meali ve Tefsiri

En’âm Suresi 31. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 31. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 31. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 31. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim