Sureye Dön

En’âm Suresi Suresi, 35. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onların yüz çevirmeleri sana pek ağır geliyorsa gücün yeterse yeraltında bir yurt kurmaya, yahut gökyüzüne bir merdiven dayamaya bak da onlara bir delil getir. Fakat Allah dileseydi onların hepsine de doğru yolu gösterirdi. Artık sakın bilgisizlerden olma.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Eğer gerçekleri inkâr edenlerin, sana sırtlarını dönmeleri, seni sıkıntıya sokuyorsa ve o nedenle onlara daha ikna edici bir mesaj getirmek için yer altına bir tünel veyahut merdivenle göğe yükselebilecek durumda isen öyle yap ama unutma ki, Allah dileseydi, onları hidayet üzerinde toplayıp birleştirirdi. O halde, sakın Allah'ın tüm yollarını görmemezlikten gelme.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Eğer onların yüz çevirmeleri Sana ağır geliyor (ve büyük sıkıntı veriyorsa; haydi) onlara bir ayet (mucize) getirmek için yerde bir tünel açmaya veya göğe bir merdiven dayamaya gücün yetiyorsa (yap! Halbuki) eğer Allah dileseydi, onların tümünü hidayet üzere toplardı. Öyleyse sakın cahillerden olma. (Çünkü hissi ve fevri davrananlar hakikate ulaşamayacaklardır.)
A

Ahmet Tekin Meali

Eğer onların, tebliğine ilgisizliği, yüz çevirmeleri, engelleme tedbirleri almaları sana ağır geliyorsa, haydi yer kürenin içine inebileceğin bir delik, veya göğe çıkabileceğin bir merdiven ara ki, onları iman etmeye zorlayacak bir âyet, bir mûcize getiresin. Allah'ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, elbette onları hak yolda, Allah'ın kitap ve peygamberle gösterdiği yolda bir araya getirirdi. Sakın, bilgiden, muhakemeden uzak, tutarsız davranan, ilâhî hikmeti anlamayanlardan olma.
A

Ahmet Varol Meali

Onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, haydi yapabilirsen yerin içinde bir tünel açıp veya göğe bir merdiven dayayıp onlara bir mucize getirmeye çalış! Allah dileseydi onların hepsini hidayet üzere toplardı. Sakın bilgisizlerden olma!
A

Ali Bulaç Meali

Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, onlara bir ayet getirmek için yerde bir tünel açmaya veya göğe bir merdiven dayamaya gücün yetiyorsa (yap). Eğer Allah dileseydi, onların tümünü hidayet üzere toplardı. Öyleyse sakın cahillerden olma.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Eğer onların hak dinden yüz çevirmeleri sana ağır geliyorsa, haydi kendi başına yerin dibine inecek bir kanal veya göğe çıkacak bir merdiven arayıp da onlara başka bir mûcize getirmeğe gücün yettiği takdirde hiç durma. (Yani, buna gücün yetmez. O halde sabret ve Allah'ın hükmünü bekle). Allah dilemiş olsaydı, muhakkak onları hidayet üzerinde toplardı. O halde, sakın bunu bilmiyenlerden olma...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Eğer onların yüz çevirmeleri sana zor geliyorsa yerin içine bir tünel açıp veya göğe bir merdiven koyup onlara bir mucize getirebilsen (yap. Böyle harikalar göstersen de onlar inanmazlar.) Eğer (onlar layık olup) Allah dileseydi, hepsini doğru yol üzere toplardı. Sakın cahillerden (fevri hareket edenlerden) olma!
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi yerin içine bir tünel aç, ya da göğe bir merdiven daya ki, onlara bir mucize getiresin. Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplardı. O halde câhillerden olma!
B

Besim Atalay Meali (1965)

Senden yüz çevirmiş olanlar, sana ağır geliyorsa, eğer gücün yetiyorsa, yerde bir delik açmak, ya da, göğe bir merdiven dayamak, hemencek onlara bir belge getir, eğer Allah dileseydi, doğru yolda toplamış bulunurdu onları, bilmezlerden olmayasın
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onların (haqq dindən) üz döndərməsi sənə ağır gəlirsə, yerdə (yerin dibinə gedən) bir lağım və ya göyə çıxacaq bir nərdivan tapıb onlara (Bizim sənə verdiyimizdən daha yaxşı) bir mö’cüzə gətirə bilərsənsə, durma gətir! (Allah sənə bu qüdrəti verməmişdir, hətta gətirsən belə, yenə onu sehr hesab edəcəklər). Allah istəsəydi, onları yığıb doğru yola salardı. Elə isə (Allahın insanların zorla deyil, könüllü surətdə iman gətirmək istədiyini) bilməyənlərdən olma!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Eğer onların (imandan) yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, elinden geliyorsa yerkürenin derinliklerine inen bir kanal ya da göğe çıkaracak bir merdiven bul da onlara başka bir delil getir. Eğer Allah dileseydi (onlar isteseydi), onları doğru yolda bir araya getirirdi. O halde (bu gerçeği göz ardı edip, onların gereksiz tekliflerine uyarak) sakın bilinçsiz bir tutum içine girme!
C

Cemil Said (1924)

Ânların hakîkatden uzaklaşmaları sana ağır geliyor sen dünyâda melce yapmak yâhud semâya çıkmak içün bir merdiven bulmak istersin ki ânlara mu’cize gösteresin. Eğer Allâh istese idi hepsini tarîk-i hidâyete cem’ ider idi. Câhiller meyânında bulunma [1]
D

Diyanet Vakfı Meali

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldi ise, yapabilirsen yerin içine inebileceğin bir tünel ya da göğe çıkabileceğin bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplayıp birleştirirdi, o halde sakın cahillerden olma!  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onların yüz çevirmesi sana ağır gelince, eğer gücün yeri delmeye veya göğe merdiven dayamağa yetmiş olsaydı, onlara bir mucize göstermek isterdin. Allah dileseydi onları doğru yolda toplardı. Sakın bilmeyenlerden olma.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize getirmeye gücün yetiyorsa durma, yap! Eğer Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzere toplardı. O hâlde, sakın cahillerden olma.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebileceğin) bir delik, ya da göğe (çıkabileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplardı. O halde cahillerden olma!
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Eğer onların omuz dönmelerini sana pek ağır geliyorsa haydi kendi kendine yerin dibine inecek bir baca veya göklere çıkacak bir merdiven arayıb da onlara bam başka bir âyet getirmeğe gücün yettiği takdirde hiç durma, Allah dilemiş olsa idi elbette onları hidayet üzre toplardı o halde sakın cahillerden olma
E

Emrah Demiryent Meali

Eğer onların (İslâm dininden) yüz çevirmeleri (îmân etmemeleri) sana ağır geldiyse, (onların müslüman olmalarına sebep olması için) bir delik açıp yerin dibine inerek yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak, onlara bir mu‘cize getirmeye gücün yetiyorsa durma, yap. (Muhakkak ki, sen buna güç yetiremezsin.) Şâyet Allah dileseydi (insanların irâdesine müdahalede bulunup, zorla îmân ettirerek) onların hepsini hidâyet üzere toplardı. (Lâkin Allah, imtihân gereği insanların hak/bâtıl tercihlerinde, cüz’î irâdelerine müdahalede bulunmaz) *O halde (bu hakikati) bilmezlerden olma.
E

Erhan Aktaş Meali

Eğer yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, yapabilirsen bir tünelle yerden veya bir merdivenle gökten onlara bir ayet¹ getir! Eğer Allah dileseydi, elbette onları doğru yol üzerinde toplardı. O halde sakın cahillerden olma!
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eger ola ulu gelür ise senüñ üzere yüz döndürmeġi anlaruñ pes eger gücüñ yiter ise kim isteyeseñ in delügin yir içinde yā nerdüven göge pes getüreseñ anlara bir āyet daħı eger dilese-y-idi Tañrı dire-di anları ŧoġru yol üzere pes olmagıl sen cāhillerden.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır gelmiş olub da kendilerine bir âyet (bir mu'cize) getirmen için yerde bir baca veya gökde bir merdiven araman (gibi ham ve îcabsız tekliflere) uymak istersen (şunu bil ki) eğer Allah dileseydi onların hepsini muhakkak hidâyet üzerinde toplardı. O halde sakın bilmeyenlerden olma.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse onlara bir ayet getirmek için yerde bir tünel açmaya veya göğe bir merdiven dayamaya gücün yetiyorsa yap. Eğer Allah dileseydi onların hepsini hidayet üzere toplardı. Öyleyse sakın cahillerden olma!
H

Hayrat Neşriyat Meali

Buna rağmen eğer onların (İslâm'dan) yüz çevirmeleri sana ağır geliyorsa, o hâlde yerde bir tünel veya gökte bir merdiven arayıp da onlara bir mu'cize getirmeye güç yetirebilirsen (haydi getir)! (Onların îmân etmeleri sana âid değildir.) Hâlbuki Allah dileseydi, elbette onları hidâyet üzere bir araya getirirdi; öyle ise sakın câhillerden olma!
K

Kadri Çelik Meali

Eğer onların sırt çevirmeleri ağırına gitti ise, elinden geliyorsa yerin derinliklerine inen bir yarık ya da göğe çıkaracak bir merdiven bul da onlara bir delil getir. Oysa Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplayıp birleştirirdi; o halde sakın cahillerden olma!
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onların yüz çevirmeleri sana ağır geldi ise, yapabilirsen, yeri yarıp inebileceğin bir tünel ya da göğe çıkabileceğin bir merdiven ara ki, onlara bir mûcize getiresin! Allah dileseydi elbette onları hidayet üzerinde toplayıp birleştirirdi. O halde sakın cahillerden olma!
M

M. Pickthall (English)

And if their aversion is grievous unto thee, then, if thou canst, seek a way down into the earth or a ladder unto the sky that thou mayst bring unto them a portent (to convince them all)! If Allah willed, He could have brought them all together to the guidance So be not thou among the foolish ones.
M

Mahmut Kısa Meali

Ey Peygamber! Eğer bu inkârcıların senin dâvetinden yüz çevirmeleri ağırına gittiyse, haydi gücün yetiyorsa, yerin derinliklerine inebileceğin bir tünel aç; ya da göğe yükseleceğin bir merdiven daya da, onlara bir mûcize getir bakalım! Sakın böyle bir işe yeltenme! Zira toplumda zihinsel ve ahlâkî devrimin gerçekleşmesi için doğru yöntem bu değildir. Allah dileseydi, insana verdiği irâde ve tercih yeteneğini elinden alır ve inkâr edenlerin hepsini imana getirebilirdi. Fakat öyle yapmadı. Çünkü bu takdirde, insanın ahlâk ve erdemliliğinin hiçbir anlam ve değeri kalmaz, onun meleklerden ayrı olarak yaratılmasının hikmeti ortadan kalkardı. Oysa Allah, insana özgür bir irâde vermiş ve onu, dilediği inanç ve hayat tarzını seçme konusunda serbest bırakmıştır. Bu yüzden insan, ancak kendi özgür irâdesiyle aklını kullanıp doğru yolu seçtiği takdirde gerçek anlamda ahlâk ve erdemliliğe ulaşabilir. O hâlde, sakın bu gerçeği göz ardı edip de câhillerden olma! Unutma ki:
M

Mahmut Özdemir Meali

Yüz çevirmeleri sana ağır olduysa / gözünde büyüdüyse, ayrıca Yer’de bir delik veya Gök’te bir merdiven aramaya güç yetirebilirsen, onlara bir âyet getirirsin (!).
Allah dileseydi, onları elbette Hidayet (Doğru Yol) üzere toplardı. Câhiller’den olma!
M

Mehmet Okuyan Meali

Onların yüz çevirmesi sana ağır geldi ise yerde (inebileceğin) bir tünel veya göğe (çıkabileceğin) bir merdiven edinmeye gücün yetseydi ve onlara bir delil getirseydin (yine de inanmazlardı). [*] Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplardı; [*] sakın cahillerden olma!
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed!) Onların sırt çevirmeleri, sana ağır geldiyse, eğer elinden geliyorsa yerin (derinliklerine) inen bir tünel ya da seni göğe çıkaracak bir merdiven bul da onlara bir mûcize getir.¹ Eğer Allah dileseydi, elbette onları dosdoğru yolda bir araya getirirdi. O halde, sakın cahillerden olma.
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm onların ilgisizliği senin gücüne gidiyorsa, yapabilirsen yere bir tünel aç, ya da fezaya doğru bir merdiven kur. Bunu yapabilirsen onlara mucizeyi bizzat sen getirebilirsin. Cahil olma! Allah isteseydi onların hepsini doğru çizgi üzerinde hizaya getirebilirdi..
M

Mehmet Çoban Meali

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi yeryüzünde bir delik aç ya da gökyüzüne çıkabileceğin merdiven ara! Sonra gökten bir ayet getir. Düşünmüyor musunuz? Allah dileseydi onların hepsini bir hidayet üzere toplardı. O halde cahillerden olma!
M

Muhammed Esed Meali

Eğer hakikati inkar edenlerin ²⁴ sana sırtlarını dönmeleri seni sıkıntıya sokuyorsa ve o nedenle onlara [daha ikna edici] bir mesaj getirmek için yerin dibine inebilecek yahut merdivenle göğe yükselebilecek durumda isen, ²⁵ [durma yap;] ama [unutma ki] eğer Allah dileseydi onların tümünü [Kendi] rehberliği altında toplardı. O halde, sakın [Allah’ın yollarını] görmezden gelmeye çalışma. ²⁶
M

Mustafa Çavdar Meali

Şayet onların yüz çevirmeleri senin zoruna gidiyorsa, eğer yerin dibine doğru bir tünel kazmaya veya göğe merdiven dayamaya gücün yetiyorsa, onlara istedikleri ayeti/mucizeyi getirirsin. Şayet Allah, isteseydi hepsini hidayet/doğru yol üzerinde toplardı, sakın cahillerden olma! 6/109, 7/132, 17/59, 29/50-51
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Eğer onların yüz çevirmeleri ağırına gidiyorsa ve senin de yeri oymaya ya da göğe merdiven dayamaya gücün varsa, haydi bunu yap da (mucizevi) bir kudret delili getir bakalım! Oysa eğer Allah isteseydi, onların tümünü hidayet üzre buluştururdu, (ama istemedi).[¹⁰³⁷] Öyleyse, sakın cahillerden olma!
O

Orhan Kuntman Meali

Şayet onların (hak davetinden) yüz çevirmesi sana ağır gelip de, kendilerine bir mucize getirmen için yaptıkları, -yerde bir menfez veya gökte bir merdiven araman- gibi- olur olmaz tekliflere uyacak olursan (onları doğru yola getirmek için) boşuna gayret sarfetmiş olursun! (Çünkü Rabbin onlara en büyük mucizeyi, Kur'an'ı göndermiştir de, yine iman etmemişlerdir, şunu bil ki) Eğer Allah dileseydi onların hepsini elbet hidayet üzerinde toplardı, o halde o cahillere (uygunsuz tekliflerine) uyma!
O

Osman Fırat Meali

Eğer onların yüz çevirmesi sana çok ağır geliyorsa (eğer) gücün yetiyorsa, yerin içine girmek için bir tünel veya göğe çıkmak için bir merdiven dayayıp, onlara (yerden ve gökten) hemen bir kanıt getir. Eğer Allah dileseydi, onları hidayet üzere toplardı; sakın cahillerden olma.
S

Sardorxon Jahongir

Ey Rasulim, agarda ularning e’tirozlari sizga og‘‎ir botayotgan bo‘‎lsa, unda ularga mo‘jiza ko‘‎rsatish uchun kuchingiz yetsa, yerdan teshik ochib yoki osmonga narvon qo‘‎yishni istab chiqib keting. Agar Alloh xohlaganda edi, albatta, ularni hidoyat ustida jamlagan bo‘‎lar edi. Shunday ekan, aslo johillardan bo‘‎lmang.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı eger ulu olsa senüñ üstüñe yüz ḳaytarduḳları ḥaḳdan, eger gücüñyitişse çıḳacaḳ yir istemek yirlerde yā süllem istemek göklere çıḳmaġa birāyet getürmege anlara. Eger Tañrı Ta‘ālā dileseydi anları cem‘ eylerdi hidāyet üstine. Pes sen cāhillerden olma.
S

Suat Yıldırım Meali

Eğer onların hakka sırt çevirmeleri sana pek ağır gelip de kendilerine bambaşka bir mûcize getirmen için yer altında bir geçit veya göğe çıkacak bir merdiven arama peşinde olursan, şunu bil ki: şayet Allah dileseydi onların hepsini elbette doğru yol üzerinde toplardı. O halde sen sakın bunu bilmeyenlerden, fevrî davrananlardan olma. [10, 99]
S

Süleyman Ateş Meali

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi (yapabilirsen) yerin içine (inebileceğin) bir delik, ya da göğe (çıkabileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir mu'cize getiresin! Allah, dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplardı, o halde cahillerden olma!
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onların senden veyâ îmândan i'râzları sana ağır gelir. Elinden gelse yerin dibine girerek ve semâya bir merdiven bulub çıkarak onlara bir mu'cize getirmek istersin. Eğer Allâh murâd itse idi cümlesini hidâyet üzerinde cem' iderdi. Sakın câhillerden olma. (Allâh'ın murâd itmediğini yapmağa çalışmak cehâletdir. Sen de câhillerden olma.)
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bunların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, yerde bir kanal veya gökte bir merdiven bulup gücün de yetiyorsa gider bir mucize getirirsin. Allah, zorlayıcı düzen koysaydı[1] elbette bunların hepsini doğru yolda toplardı[2]. Sakın kendini bilmezlerden (cahillerden)[3] olma.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Eğer yüz çevirip gitmeleri sana ağır geldiyse, haydi gücün yetiyorsa, yerin içinde bir delik yahut gökte bir merdiven ara da onlara bir mucize getir. Allah dileseydi onları doğru ve güzelde birleştirirdi. Artık cahillerden olma.
Y

Yusuf Ali (English)

If their spurning is hard on thy mind, yet if thou wert able to seek a tunnel in the ground or a ladder to the skies and bring them a sign-(856) (what good?). If it were Allah.s will, He could gather them together unto true guidance: so be not thou amongst those who are swayed by ignorance (and impatience)!
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve eğer senin üzerine, onların kaçınmaları ağır gelmiş ise artık muktedir isen yerde bir menfez, veya gökte bir merdiven araştırıp da onlara bir âyet getirecek isen (haydi getir) ve eğer Allah Teâlâ dilese idi onları hidâyet üzerine toplardı. Sakın cahillerden olma.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onların yüz çevirmesi sana ağır geliyorsa, onlara bir mucize getirmek için yapabiliyorsan yerin dibine bir tünel aç veya göğe bir merdiven kur! Eğer Allah dileseydi, onların hepsini doğru yolda birleştirirdi. Onun için sakın cahillerden olma.
İ

İhsan Aktaş Meali

Onların yüz çevirmesi sana ağır gelince, eğer gücün yeri delmeye veya göğe (uzaya) çıkacak bir vasıta (araç, sebep elde etmeye yetmiş) olsaydı, onlara bir mucize göstermek isterdin. Ve eğer Allah dilemiş olsa idi (iradelerine müdahale etmek suretiyle) hiç şüphesiz onların hepsini hidayet üzerinde toplayabilirdi (onları iman etmeye zorlayabilirdi, ama kimseyi zorlamaz). Öyleyse sakın (bu gerçeği) bilmeyenlerden olma.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onların yüz çevirmeleri sana ağır gelince, gücün yetse de, yerin dibine girerek veya merdiven dayayıp göğe çıkmak suretiyle onlara mucize göstermeyi isterdin. Allah dileseydi, onları doğru yolda hepsini toplardı. (Onları ikna etmek için kendinden girişimlerde bulunarak) Sakın ola ki cahillerden olma.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onların senden yüz çevirmeleri sana giran gelir, elindeki mucize de kâfi olmazsa [⁹] yerde bir tünel, gökte bir merdiven yapıp onlara bir mucize getirmeye gücün yeterse durma mucize getir [¹⁰]. Allah dileseydi onları hidayete toplardı [¹¹]. Sakın bunları bilmeyen takımdan olma.
İ

İsmail Yakıt

Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır [kebura] geldiyse; haydi gücün yetiyorsa kendine yerin dibine inen bir delik veya göğe çıkaran bir merdiven (ara ki), onlara bir mucize [âyet] getirmiş olasın.⁹ Şayet Allah dileseydi onları doğru yol/hidâyet üzere bir araya getirirdi. O hâlde sakın cahillerden olma!
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onların senden yüz çevirmeleri sana ağır gelince bu sefer sen, eğer gücün yetmiş olsaydı, yeri oyarak yada gökyüzüne merdiven kurarak onlara belge göstermek isterdin. Ancak Allah da dilemiş olsaydı, onların hepsini doğruluk yolunda toplardı. Sakın kendini bilmez olmıyasın.
Ş

Şaban Piriş Meali

Eğer, onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, yerde bir delik veya gökte bir merdiven bulmaya gücün yeterse onlara bir mucize gösterirsin. Allah dileseydi, onları hidayet üzerinde toplardı. Öyleyse, cahillerden olma!

En’âm Suresi 35. Ayet Meali ve Tefsiri

En’âm Suresi 35. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 35. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 35. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 35. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim