Ve biz, Allah'ın, aramızdan seçip lütfettiği bunlar mı demeleri için halkın bir kısmını, bir kısmıyla sınarız. Allah, şükredenleri daha iyi bilmez mi?
A
Abdullah Parlıyan Meali
Böylece ekonomik yönden güçsüz kimselerin müslüman olup ve Allah'a yakın olmalarıyla, zengin ve kibirli kimselerin İslâm'dan ve Allah'tan uzak olmaları sebebiyle insanlardan kimini, kimiyle deneyip fitneye soktuk ki, sonunda Allah aramızda, bunlara mı nimet ve lütufta bulunmuştur? desinler. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil midir.?
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Biz böylece: (Hasetçi ve fesatçı insanların; bir sürü şöhret, servet ve etiket sahibi dururken, kala kala) “Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu.” (Bu özel hikmet ve hizmetleri böylesi önemsiz kişilere mi layık buyurdu?) demeleri (ve hainlikle içlerini dışa dökmeleri) için, onlardan bazısını bazısıyla fitneye uğratıp denemiş olacağız. Halbuki Allah şükredenleri (nimet ve fazileti kimlere vereceğini) daha iyi bilen değil midir? (Ki O’nun tayin ve taksimine itiraz ediyorsunuz.)
A
Ahmet Tekin Meali
“Aramızdan Allah'ın kendilerine lütuf ve ihsanda bulunduğu kimseler de bunlar mı?" şeklinde konuşturmak için, onların bir kısmını diğerleri ile işte böyle imtihan ettik. Allah şükredenleri daha iyi bilmez mi?
A
Ahmet Varol Meali
İşte böyle, "Allah aramızdan bunlara mı lütufta bulundu!" demeleri için onları birbirleriyle denedik. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil midir?
A
Ali Bulaç Meali
Böylece: 'Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu?' demeleri için onlardan bazısını bazısıyla denedik. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil mi?
A
Ali Fikri Yavuz Meali
İnsanların bir kısmını, diğer bir kısmı ile imtihan ettik ki, Kureyş'in ileri gelenleri, fakirler hakkında şöyle desinler; “-Allah'ın aramızdan kendilerine iman ihsan ettiği kimseler şunlar mı?” Allah, İslâm (nimeti üzere) şükredenleri daha iyi bilen değil mi?
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Böylece Biz onları birbiriyle denedik ki: “Aramızda, Allah bunlara mı lütfetti?” desinler. Yoksa Allah kimin daha iyi şükrettiğini bilmiyor mu?
B
Bayraktar Bayraklı Meali
“Aramızda Allah'ın kendilerine lütuf ve ihsanda bulunduğu kimseler de bunlar mı?” demeleri için onların bir kısmını diğerleriyle işte böyle imtihan ettik. Allah şükredenleri hakkıyla bilen değil midir?
B
Besim Atalay Meali (1965)
Biz böylece, birbirleriyle sınamışız onları, «Bunlar mıdır aranızdan, Allahın kayırmış bulundukları?» diyeceklerdir, Allah, daha iyi bilmez mi şükredenleri?
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Beləliklə, onları (insanları) bir-birilə imtahana çəkdik ki, onlar desinlər: “Əcəba, Allahın aramızda lütfünü görüb bəxş etdiyi kimsələr bunlarmıdır? Məgər Allah şükür edənləri daha yaxşı tanıyan deyildirmi?”
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Böylece: “Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu?” demeleri için onlardan bir kısmını diğerleriyle işte böyle denedik. Allah, şükredenleri daha iyi bilmez mi?
C
Cemil Said (1924)
Böylece insânların ba’zılarıyla ba’zılarını imtihân itdik. Ânlar "Allâh’ın eltâfına mazhar olanlar bunlar mı idi?" didiler. Allâh şükür idenleri bilmez mi?
D
Diyanet Vakfı Meali
«Aramızdan Allah'ın kendilerine lütuf ve ihsanda bulunduğu kimseler de bunlar mı!» demeleri için onların bir kısmını diğerleri ile işte böyle imtihan ettik. Allah şükredenleri daha iyi bilmez mi?
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Böylece, "Aramızdan Allah bunlara mı iyilikte bulundu?" demeleri için onları birbiriyle denedik. Allah şükredenleri iyi bilen değil midir?
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, “Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine lâyık gördü?” desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi?
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Biz onlardan kimini kimi ile, "Allah aramızdan bunlara mı lutfunu layık gördü" desinler diye, işte böyle imtihan ettik. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil midir?
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Böyle ba'zılarını ba'zısiyle fitneye de düşürmüşüzdür ki şöyle desinler: Â!... Şunlar mı o Allahın aramızdan lûtfuna lâyık gördüğü kimseler? Allah şükreden kullarını daha iyi bilir değil mi?
E
Emrah Demiryent Meali
Böylece insanların bazısını (müşriklerin ileri gelen zenginlerini) bazısı ile (îmân ehli olan fakir kimselerle) imtihân ettik. (Müşriklerin ileri gelen zenginleri, îmân ehli olan fakir kimseleri hor görerek) “Allah’ın, aramızdan lütfuna layık gördüğü kimseler bunlar mıdır?” derler. Allah, şükredenleri (kimlerin lütfuna daha lâyık olduğunu) en iyi bilen değil midir?
E
Erhan Aktaş Meali
Biz, böylece onların bir kısmını, bir kısmı ile fitnelendirdik¹ ki: “Allah'ın, aramızdan lütfuna² layık gördüğü kimseler bunlar mıdır?” desinler diye. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil midir?
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ancılayın śınaduķ bir nicelerini bir nice-y-ile tā eyideler “şunlar mıdur kim minnet eyledi Tañrı anlara bizüm aramuzda?” degül mi Tañrı bilürirek şükr eyleyicileri?
H
Hasan Basri Çantay Meali
Biz, onlardan (insanlardan) kimini kimi ile — (sırf) «Allah (buldu buldu da) aramızdan bunlara, bunların üzerine mi lutfünü reva gördü»? desinler diye — işte böyle imtihan etdik. Allah şükredenleri daha iyi bilen değil mi?
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Biz onlardan bazısını, bazısı ile: “Allah aramızdan bunlara mı lütfetti?” desinler diye işte böyle denedik. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil mi?
H
Hayrat Neşriyat Meali
Böylece onların bazılarını bazılarıyla (ileri gelenlerini zayıflarıyla) imtihân ettik ki(o müşrikler, îmân eden zayıflar hakkında): “Allah'ın, aramızdan kendilerine lütufta bulunduğu (hidâyete erdirdiği) kimseler bunlar mı?” desinler! Allah, şükredenleri en iyi bilen değil midir?
K
Kadri Çelik Meali
Böylece, “Aramızdan Allah bunlara mı iyilikte bulundu?” demeleri için onları birbiriyle denedik. Allah şükredenleri iyi bilen değil midir?
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
“Aramızda Allah’ın kendilerine lütufta bulunduğu kimseler de bunlar mı?” demeleri için onların bir kısmını diğerleriyle işte böyle imtihan ettik. Allah şükredenleri bilmez mi?
M
M. Pickthall (English)
And even so do We try some of them by others, that they say: Are these they whom Allah favoureth among us? Is not Allah best aware of the thanksgivers?
M
Mahmut Kısa Meali
İşte biz, kimine diğerinden daha üstün nîmetler bahşederek, insanları bu şekilde birbirleriyle imtihân ederiz; bu yüzden dünyevî nîmetlere sahip olan kâfirler, bunlardan yoksun olan müminler hakkında, “Allah, aramızdan bula bula bunları mı lütfuna lâyık gördü?” diye sorarak alay edecekler. Onlara cevap olarak de ki: Fakirliklerinden dolayı sizin küçümsediğiniz, fakat birer ahlâk ve erdemlilik timsali olan bu insanların ilâhî nîmetlere kavuşacağını bizzat Allah söylüyor. Öyle ya, kulları arasında kimlerin kendisine lâyıkıyla şükrettiğini ve kimlerin de nankörlük ettiğini en iyi bilen, Allah değil mi? O hâlde ey dâvetçi, bu müminleri kovma, tam aksine:
M
Mahmut Özdemir Meali
İşte böyle, "Allah, aramızdan şunlara mı karşılıksız iyilik etti / lutfetti?" demeleri için onları birbiriyle denedik.
Allah, Şükredenler’i en iyi bilen değil mi?
M
Mehmet Okuyan Meali
“Aramızdan Allah’ın kendilerine lütfettiği kişiler bunlar mı?” demeleri için onların bir kısmını diğerleri ile işte böyle imtihan ettik. Allah şükredenleri daha iyi bilmez mi?
M
Mehmet Türk Meali
Biz o (kâfirleri): “Allah’ın aramızdan ihsanına lâyık gördükleri de bunlar mı?” desinler diye, birbirleriyle işte böyle imtihan ettik. Doğrusu şükredenleri en iyi bilen Allah değil midir?
M
Mehmet Çakır Meali
Nitekim : “ Allah, aramızda bunlara mı minnet ediyor “ demelerini sağlamak için onları birbirine düşürdük. nimetine şükredenleri en iyi bilen, Allah değil mi sanki?
M
Mehmet Çoban Meali
Böylece: "Aramızdan şunlara mı Allah’ın iyilikleri layık görüldü?" demeleri için onları denedik! Allah şükredenleri daha iyi bilen değil midir?
M
Muhammed Esed Meali
İşte bu şekilde ⁴⁴ insanları birbirleri aracılığıyla sınarız, ki sonunda, “Acaba Allah bizim yerimize onlara mı lütufta bulundu?” ⁴⁵ diye sorsunlar. Kimin [kendisine] şükrettiğini en iyi bilen Allah değil mi?
M
Mustafa Çavdar Meali
Bu şekilde biz insanları birbirleriyle sınıyoruz ki; “Allah, aramızdan bula bula iyilik yapmak için bunları mı buldu?” desinler. Peki, Allah, şükredenleri en iyi bilen değil midir? 6/105, 21/35, 38/8, 43/31, 47/4, 67/2
M
Mustafa İslamoğlu Meali
İşte bu şekilde insanları birbiriyle sınarız ki, “Acaba Allah aramızdan bir tek bunlara mı ikramda bulundu?”[¹⁰⁵³] diye sorsunlar. Kimin şükrettiğini en iyi bilen Allah değil midir?
O
Orhan Kuntman Meali
Böylece biz onlardan bir kısmını (Kureyş kodamanlarını) diğer bir kısım ile (yoksul müminler ile) imtihan ettik. Fakat onlar: "Aramızdan Allah’ın kendilerine lutuf ve ihsanda bulunduğu kimseler de bunlar mı?" dediler. (Ve zenginlikleri ile böbürlenip, yoksulları horlayarak imtihanı kaybettiler) Allah (ihsan buyurduğu nimetlere) şükredenlerin kimler olduğunu elbette en iyi bilendir.
O
Osman Fırat Meali
Ve böylece (insanların) bazılarını bazılarıyla denedik; Allah, “Aramızdan ha, bunlara mı nimet verdi?” desinler diye yaptık. Allah kendisine şükredenleri bilmiyor mu (sanıyorsunuz)?
S
Sardorxon Jahongir
Shunday qilib, Biz ularni “Kelib kelib ichimizdan Alloh anavilarga ne’mat beribdimi?!” – deb aytishlari uchun ba’zilarini boshqalari bilan imtihon qildik. Axir shukr qiluvchilarning kim ekanini Alloh yaxshiroq biluvchi emasmi?
S
Satıraltı Meal (1534)
Anuñ gibi fitne düşürdük biri biri ortasında, ḥattā ki eyideler: Bunlarani‘met mi virdi Tañrı Ta‘ālā bizüm aramuzdan īmān‐ıla? Tañrı Ta‘ālā bilicidegül midür şükr idicileri?
S
Suat Yıldırım Meali
Biz onlardan kimini kimi ile, neticede “Allah bula bula aramızdan bunları mı lütfuna lâyık gördü? ” desinler diye, işte böyle imtihan ettik. Allah kimin şükrettiğini, kimin lütfuna daha lâyık olduğunu bilmez olur mu? [11, 27; 46, 11; 19, 73]
S
Süleyman Ateş Meali
Böylece biz onların kimini kimi ile denedik ki: "Allah, aramızdan şunlara mı lutfu layık gördü?" desinler. Allah, şükredenleri daha iyi bilmez mi?
S
Süleyman Tevfik (1927)
Böylece ba'zı insânları ba'zıları ile fitneye düşürdük (imtihân ve tecrübe iyledik). Onlar: "Aramızda Allâh'ın in'âm iylediği bunlar mıdır? dirler. (Fukarâ-yı mü'minîni hakîr görirler). Allâh Te'âlâ kendine şükr idenleri bilmez mi?
S
Süleymaniye Vakfı Meali
“Allah aramızdan, şunlara mı lütuf ve ikramda bulundu?” desinler diye onlardan kimilerini kimileriyle deneriz. Görevlerini yerine getirenleri en iyi bilen, Allah değil midir?
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Biz böylece onların bir kısmını diğer bir kısmıyla imtihana çektik ki, şunu söylesinler: "Allah aramızdan şunlara mı lütufta bulundu?" Allah şükredenleri daha iyi bilmiyor mu?
Y
Yusuf Ali (English)
Thus did We try some of them by comparison(872) with others, that they should say: "Is it these then that Allah hath favoured from amongst us?" Doth not Allah know best those who are grateful?
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve işte böylece onların bazısını bazısı ile fitneye düşürmüşüzdür ki, «Ya Allah Teâlâ aramızda şunlara mıdır ki, lütfunu reva görmüştür?» deyiversinler. Allah Teâlâ şâkir olanları ziyâdesiyle bilen değil midir?
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onları birbiriyle böylece imtihana uğrattık; onlar da “Aramızdan bunları mı Allah lütfuna lâyık gördü?” dediler. Şükredenleri en iyi bilen Allah değil mi?(7)
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve onların bir kısmını diğerleri ile (ileri gelenlerini zayıflarıyla) böylece imtihan ettik; sonunda onlar (o ileri gelen müşrikler, iman eden zayıflar hakkında, bir sürü şöhret, servet ve etiket sahibi dururken):’Aramızdan bunları (bu zayıf ve yoksulları) mı Allah lütfuna lâyık gördü?’ dediler. O hâlde Allah kimin şükrettiğini, (kimin lütfuna daha lâyık olduğunu) en iyi bilen değil midir?*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
“Allah’ın aramızda kendisine iyiliklerde bulunduğu kimse bu mu?” demeleri için onların bir kısmını diğer bir kısmıyla imtihan ettik.. Allah kendisine şükredenleri en iyi bilen değil mi?
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Böylece insanlardan birini diğeriyle iptilâya düşürdük [¹] ki «Allah içimizden bunlara mı bol nimetini lâyık görmüştür?» diyeler. Allah şükredenleri daha iyi bilir, değil mi?
İ
İsmail Yakıt
“Allah’ın aramızdan kendilerine lütufta bulunduğu kimseler bunlar mı?” demeleri için Biz onları birbiriyle sınarız. Allah şükredenleri en iyi bilen değil midir?
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz insanların kimini kimi ile sınadık, "aramızda Allah’ın iyiliklerini esirgemediği kimseler bunlar mı" desinler diye. Kendisini övenleri çok iyi bilen, Allah değil midir?
Ş
Şaban Piriş Meali
Böylece, “Allah, Aramızdan bunlara mı iyilikte bulundu?” desinler diye onları birbiriyle denedik. Allah, şükredenleri en iyi bilen değil midir?
En’âm Suresi 53. Ayet Meali ve Tefsiri
En’âm Suresi 53. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 53. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 53. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 53. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?