Sureye Dön

En’âm Suresi Suresi, 84. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ona İshak'ı ve Yakup'u verdik, hepsine de doğru yolu ihsan ettik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u doğru yola sevketmiştik ve biz, iyilik edenleri böylece mükafatlandırırız.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Biz o İbrahim'e, İshak'ı ve Yakub'u da bağışladık ve herbirini daha önce Nuh'u ilettiğimiz gibi doğru yola ilettik. O'nun neslinden Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a peygamberlik bağışladık. İşte iyilik yapanları böylece ödüllendiririz.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ve ona İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik, hepsini hidayete eriştirdik; bundan önce de Nuh’u ve onun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u hidayete ulaştırdık. Biz, iyilik yapanları (ihsan ve ihlas sahibi olanları) işte böyle ödüllendiririz.
A

Ahmet Tekin Meali

Biz İbrâhim'e İshak'ı ve Yâkub'u ihsan ettik. Hepsini de, vahiy göndererek, kitap vererek doğru yola, hayra ilettik.
Daha önce Nûh'u da doğru yola, hayra iletmiştik. İbrahim'in soyundan Dâvûd'u, Süleyman'ı, Eyyûb'u, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Hârûn'u da doğru yola, hayra ilettik.
Biz iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderleri, idarecileri, askerî erkânı ve müslümanları işte böyle mükâfatlandırırız.
A

Ahmet Varol Meali

Biz ona İshak ve Yakub'u bağışladık. Hepsini doğru yola ilettik. Ondan önce de Nuh'u ve onun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u doğru yola eriştirdik. İyilik sahiplerine işte böyle karşılık veririz.
A

Ali Bulaç Meali

Ve ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik, hepsini hidayete eriştirdik; bundan önce de Nuh'u ve onun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete ulaştırdık. Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Biz, İbrahim'e oğlu İshak'ı ve (İshak'ın oğlu) Yakub'u ihsan ettik ve her birini hidayete (Peygamberliğe) erdirdik. Daha önce de Nûh'u ve onun neslinden Dâvud'u, Süleyman'ı, Eyyûb'u, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Harûn'u hidayete (Peygamberliğe) kavuşturduk. İşte biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Biz İbrahim’e, İshak ve Yakub’a bağışladık. Hepsine doğru yolu gösterdik. Önceden Nuh’u da doğru yola ilettik. Onun zürriyetinden Davud, Süleyman, Eyyüb, Yusuf, Musa ve Harun’u da… İşte biz, iyilik yapanları böylece mükâfatlandırırız.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Biz ona İshâk ve Yâkub'u da armağan ettik; hepsini de doğru yola ilettik. Daha önce de Nûh'u ve onun soyundan Dâvud'u, Süleymân'ı, Eyyûb'u, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Hârun'u doğru yola iletmiştik. Biz iyi davrananları işte böyle ödüllendiririz.
B

Besim Atalay Meali (1965)

İshak ile, Yakub'u biz ona bağışladık, hepsine doğru yolu gösterdik, önceden Nuh'a da doğruyu göstermiş idik, onun neslinden bulunan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya, Harun'a dahi, iyilik etmiş olanları biz böyle ödülleriz
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Biz İshaqı və Yə’qubu Ona əta etdik. Onların hər birini hidayətə (peyğəmbərliyə) çatdırdıq. Bundan əvvəl Nuhu və onun nəslindən olan Davudu, Süleymanı, Əyyubu, Yusifi, Musanı və Harunu da hidayətə qovuşdurmuşduq. Biz yaxşı iş görənləri (yaxşılıq edənləri) belə mükafatlandırırıq.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Daha sonra) Biz İbrahîm’e (oğlu) İshak’ı ve (torunu) Yakub’u armağan ettik. Onların her birini daha önce Nuh’u hidayete erdirdiğimiz gibi hidayete erdirdik. Onun neslinden gelen Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u da hidayete erdirdik. İşte iyilik yapanları ve iyi davrananları böyle ödüllendiririz.
C

Cemil Said (1924)

Biz İbrâhîm’e İshak ve Ya’kûb’ı virdik ve her ikisini tarîk-i hidâyete sevk iyledik, evvelce Nûh’ı da hidâyete sevk itmişdik İbrâhîm’in zürriyetinden Dâvûd’ı Süleyman’ı, Eyyûb’ı, Yûsuf’ı, Mûsâ’yı ve Hârûn’ı da hidâyete sevk itdik, hasenâtda bulunanları mükâfâtlandırdık.
D

Diyanet Vakfı Meali

Biz O'na İshak ve (İshak'ın oğlu) Yakub'u da armağan ettik; hepsini de doğru yola ilettik. Daha önce de Nuh'u ve O'nun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u doğru yola iletmiştik; Biz iyi davrananları işte böyle mükâfatlandırırız.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

84,85,86. Ona İshak'ı, Yakub'u bağışladık, her birini doğru yola eriştirdik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u -ki işlerini iyi yapanlara böylece karşılık veririz-, Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı -ki hepsi iyilerdendir-, İsmail'i, Elyesa'ı, Yunus'u, Lut'u -ki hepsini dünyalara üstün kıldık- doğru yola eriştirdik.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz ona İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nûh’u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Dâvud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u da. İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Biz ona İshak'ı ve Yakub'u da hediye ettik: Hepsine de doğru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol göstermiştik. Biz güzel davrananlara böyle karşılık veririz.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Bundan maada ona İshak ile Ya'kubu da ihsan ettik ve her birini hidayete irdirdik, daha evvel Nuhu irdirmiştik, zürriyyetinden Davudu da, Süleymanı da, Eyyubu da, Yusüfü de, Musâyı da, Harunu da, işte muhsinlere böyle mükâfat ederiz
E

Emrah Demiryent Meali

Biz, ona (İbrâhîm’e) oğlu İshâk’ı ve (İshâk’ın oğlu) Ya‘kûb’u ihsan ettik ve her birini hidâyete (peygamberliğe) kavuşturduk. Daha önce de Nûh’u ve onun neslinden Dâvûd’u, Süleymân’ı, Eyyûb’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u da hidâyete (peygamberliğe) kavuşturduk. Biz muhsin kullarımızı işte böyle mükâfatlandırırız.
E

Erhan Aktaş Meali

Biz ona İshâk'ı ve Ya'kûb'u bağışladık. Her birine de hidayet¹ verdik. Daha önce Nûh'a da hidayet verdik. O²'nun soyundan Dâvûd'a, Süleymân'a, Eyyûb'a, Yûsuf'a, Mûsâ'ya ve Hârûn'a da. İşte muhsin³ olanları böylece ödüllendiririz.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı baġışladuķ aña isḥāķ’ı daħı ya'ķub’ı dükelįne ŧoġru yol gösterdük. daħı nūḥ’a ŧoġru yol gösterdük ilerüden daħı anuñ oġlanlarından dāvud’ı daħı süleymān’a daħı eyyüb’e daħı yūsuf’a daħı mūsā’ya daħı hārūn’a. daħı ancılayın yanud virürüz eylük eyleyenlere.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Biz ona İshak ile Ya'kubu ihsan etdik ve her birini hidâyete (nübüvvete) erdirdik. Daha evvel de Nuhu ve onun neslinden Dâvudu, Süleymanı, Eyyubu, Yusufu, Musâyı ve Hârunu hidâyete (nübüvvete) kavuşdurduk. Biz iyi hareket edenleri işte böyle mükâfatlandırırız.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Biz ona İshak ve Yakup’u bahşettik. Her birini de hidayete ulaştırdık. Daha önce de Nuh’u ve onun zürriyetinden Davut’u, Süleyman’ı, Eyyûb’u, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u hidayete ulaştırdık. İşte biz güzel davrananların karşılığını böyle veririz.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Hem ona (İbrâhîm'e), İshâk'ı ve (İshâk'ın oğlu) Ya'kub'u ihsân ettik. Her birini hidâyete erdirdik. Daha önce de Nûh'u ve onun (İbrâhîm'den sonra gelen) zürriyetinden Da'vûd'u, Süleymân'ı, Eyyûb'ü, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Hârûn'u hidâyete erdirmiştik. İşte iyilik edenleri böyle mükâfâtlandırırız!
K

Kadri Çelik Meali

Ona İshak ve Yakub'u bağışladık ve hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete erdirdik. Biz, ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Biz ona İshak ve Ya‘kūb’u da armağan ettik; hepsini de doğru yola ilettik. Daha önce de Nûh’u ve onun soyundan Dâvûd’u, Süleyman’ı, Eyyûb’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u doğru yola iletmiştik. Biz, iyileri böyle ödüllendiririz.
M

M. Pickthall (English)

And We bestowed upon him Isaac and Jacob; each of them We guided; and Noah did We guide aforetime; and of his seed (We guided) David and Solomon and Job and Joseph and Moses and Aaron. Thus do We reward the good.
M

Mahmut Kısa Meali

Daha sonra İbrahim’e, oğlu İshak’ı ve torunu Yakup’u armağan ettik. Onların her birini, tıpkı bir zamanlar Nûh’u ilettiğimiz gibi doğru yola ilettik. Onun neslinden gelen Davut, Süleyman, Eyyub, Yûsuf, Mûsâ ve Hârûn’u dahidâyete ilettik. İyilik edenleri, işte böyle ödüllendiririz.
M

Mahmut Özdemir Meali

Ona İshak ve Yakub’u da hibe ettik. Hepsini hidayete eriştirdik. Önceden Nûh’u da hidayete eriştirdik.
O’nun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyûb’u, Yûsuf’u, Musa’yı ve Harun’u da!
Muhsinler’i / İyilik-Güzellik Edenler’i böyle ödüllendiriyoruz.
M

Mehmet Okuyan Meali

Biz ona İshak ve (İshak’ın oğlu) Yakup’u armağan etmiş, hepsini de doğru yola ulaştırmıştık. Daha önce de Nuh’u ve onun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyüp’ü, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u doğru yola ulaştırmıştık. Biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
M

Mehmet Türk Meali

Biz ona, hepsine de doğru yolu gösterdiğimiz, İshak’ı ve Yâkûb’u da hediye ettik. Nitekim Biz daha önce Nûh’a ve o (İbrahim’in) soyundan gelen Dâvût’a, Süleyman’a, Eyyub’a, Yûsuf’a, Mûsa’ya ve Hârûn’a da doğru yolu göstermiştik. İşte Biz iyilik yapanları¹ böyle ödüllendiririz.
M

Mehmet Çakır Meali

İbrahim'e İshak ve Yakûb gibi iki oğlan verdik. Hepsini doğruya yönlendirdik. Daha önce Nuh'u da, hatta onun soyundan Davûd'u, Süleyman'ı, Eyyûb'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harûn'u da yönlendirmiştik. Biz iyilik sevdalılarını bu şekilde ödüllendiririz.
M

Mehmet Çoban Meali

Biz ona İshak’ı, Yakup’u armağan ettik! Hepsini doğru yola ilettik! Daha önce de Nuh’u ve onun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı, Harun’u doğru yola iletmiştik! İyi davrananları böyle mükâfatlandırırız.
M

Muhammed Esed Meali

Biz o’na İshâk’ı ve Yakub’u bağışladık; ve her birini, daha önce Nûh’u ilettiğimiz gibi doğru yola ilettik. Onun neslinden Davud’a, Süleyman’a, Eyyub’a, Yusuf’a, Musa’ya ve Harun[a peygamberlik bağışladık]: işte iyilik yapanları böyle ödüllendiririz;
M

Mustafa Çavdar Meali

Biz İbrahim’e, İshak ve Yakub’u bahşettik ve onların her birine doğru yolu göstermiştik. Nitekim biz önce de Nuh’u ve onun soyundan gelen Davud, Süleyman, Eyyüb, Yusuf, Musa ve Harun’u da doğru yolu göstermiştik. İşte iyileri biz böyle ödüllendiririz. 29/27, 37/80-105-110-112-131, 28/14, 77/44
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ona İshak’ı ve Yakub’u bağışladık; ve daha önce Nûh’u ilettiğimiz gibi hepsini de doğru yola ilettik. Onun neslinden Dâvud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u (seçtik).[¹⁰⁸³] İşte Biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz;
O

Orhan Kuntman Meali

Biz ona, İshak ile Yakub'u ihsan ettik ve her birini hidayete (nübüvvete) erdirdik. Daha evvel de Nuh'u ve onun neslinden Davud'u Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete (nübüvvete) kavuşturduk. İşte biz güzel hareket edenleri böyle mükafatlandırırız.
O

Osman Fırat Meali

Ve ona İshak’ı ve Yakub’u hediye ettik ve hepsine de doğru yolu gösterdik. Nuh’a önceden hidayet verdik; onun zürriyetinden Davut, Süleyman, Eyyub, Yusuf, Musa ve Harun’a da. Biz muhsinleri böylece mükafatlandırırız.
S

Sardorxon Jahongir

Biz unga Is’hoqni va Ya’qubni ato etdik. Barchalarini hidoyatga yo‘‎lladik. Ilgari Nuhni ham hidoyatga yo‘‎llagan edik. Hamda uning zurriyotidan Dovud, Sulaymon, Ayyub, Yusuf, Muso va Horun payg‘‎ambarlarni ham hidoyat qilgan edik. Ezgu amallarni qiluvchilarni mana shunday mukofotlaymiz.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı baġışladuḳ İbrāhīme İsḥāḳ ve Ya‘ḳūba, daḫı barçasına hidāyet virdük.Nūḥa daḫı hidāyet virdük andan burun, daḫı İbrāhīm ẕürriyetindendür;Dāvūd, Süleymān, daḫı Eyyūb, daḫı Yūsuf, daḫı Mūsā, daḫı Hārūn. Daḫı anuñ gibi cezā virür‐biz muḥsinlere.
S

Suat Yıldırım Meali

Biz ona İshak ile Yâkub'u ihsan ettik ve her birini nübüvvete erdirdik. Daha önce de Nuh'u ve onun neslinden Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Mûsâ'yı ve Harun'u da nübüvvete erdirdik. Biz iyi hareket edenleri işte böyle ödüllendiririz. [19, 49; 29, 27; 57, 26; 19, 58]
S

Süleyman Ateş Meali

Biz ona İshak'ı ve (İshak'ın oğlu) Ya'kub'u da hediye ettik; hepsine de doğru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol göstermiştik. Biz güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ve İbrâhîm'e İshâk ve Ya'kûb'ı bağışladık ve her birine nübüvvet virdik. Ondan evvel de Nûh'a hidâyet itmişdirk ve Nûh'un zürriyetinden Dâvud, Süleymân, Eyyûb, Yûsuf, Mûsâ ve Hârûn'a da nübüvvet ihsân iyledik. Biz muhsinleri (eyilik idenleri) böyle mükâfât ideriz.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Biz ona İshak’ı ve Yakub'u armağan ettik; bunlara ve onun soyundan gelen Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a doğru yolu gösterdik. Daha önce Nuh'a da doğru yolu göstermiştik. Biz, güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Biz ona İshak'ı ve Yakub'u hediye ettik. Hepsini doğruya ve güzele kılavuzladık. Daha önce Nûh'a ve onun soyundan olan Dâvûd'a, Süleyman'a, Eyyûb'e, Yûsuf'a, Mûsa'ya, Hârun'a da kılavuzluk etmiştik. Güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz biz.
Y

Yusuf Ali (English)

We gave him Isaac and Jacob: all (three) we guided:(903) and before him, We guided Noah,(904) and among his progeny, David, Solomon, Job, Joseph, Moses, and Aaron: thus do We reward those who do good:
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve ona İshak'ı ve Yakub'u ihsan ettik ve hepsini de hidâyete erdirdik. Daha evvel de Nûh'u ve O'nun neslinden Dâvud'u, Süleyman'ı, Eyyûb'u, Yusuf'u, Mûsa'yı ve Harun'u da hidâyete erdirmiştik. Ve işte Biz güzel haleket edenleri böyle mükâfaatlandırırız.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Ona İshak ile Yakub'u ihsan ettik; hepsini de doğru yola ilettik. Daha önce Biz Nuh'a ve onun neslinden Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da hidayet vermiştik. İyilik yapan ve iyi kulluk edenleri Biz işte böyle ödüllendiririz.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve biz ona İshak ve (İshak’ın oğlu) Yakub’u da armağan ettik. Hepsini hidayete (doğru yola) erdirdik. Ve daha önce Nûh’u da hidayete (doğru yola) erdirmiştik. Onun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u da. Biz iyi davrananları (dürüst ve erdemli kimseleri) işte böyle mükâfatlandırırız.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Biz İbrahim’e İshak’ı ve Yakub’u bağışladık (verdik). Hepsi doğru yol üzerinde idiler. Daha önceden de Nuh’a doğru yolu göstermiştik ve İbrahim’in zürriyetinden Davut, Süleyman, Eyyüb, Yusuf, Musa ve Harun İbrahim’in yolunu takip edenlerdi. İyilik yapanlara yaptıklarının karşılığını böyle veririz.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Ona İshak/ı, Yakub/u bahşettik. İkisine de hidayet ve nübüvvet verdik. Ondan evvel Nuh/a da hidayet ve nübüvvet vermiştik. Nuh/un zürriyetinden Davud/a, Süleyman/a, Eyüb/e, Yusuf/a, Musa/ya, Harun/a da hidayet ve nübüvvet verdik. Bunun gibi [²] iyi işleyenlere mükâfat veririz.
İ

İsmail Yakıt

Biz ona İshak’ı ve Yakub’u bağışladık ve her birini de doğru yola ulaştırdık. Daha önceleri Nûh’u ve onun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yûsuf’u, Musa’yı ve Harun’u da doğru yola ulaştırmıştık. Biz iyi davrananları [muhsinîn] böyle mükâfatlandırırız.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz ona İshak ile Yakub’u bağışladık. Her ikisini de doğru yola ilettik. Bundan önce de Nuh’u, onun ölümünden sonra Davut’u, Süleyman’ı, Eyyüb’u, Yusuf’u, Musa’yı, Harun’u da doğru yola iletmiştik. İşte Biz iyilik edenlerin karşılığını böyle veririz.
Ş

Şaban Piriş Meali

İbrahim'e, İshak ve Yakub'u ihsan ettik, her birini de hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u, O'nun soyundan Davud, Süleyman, Eyyüb, Yusuf, Musa ve Harun'u da hidayete erdirmiştik. İşte iyileri biz böyle ödüllendiririz.

En’âm Suresi 84. Ayet Meali ve Tefsiri

En’âm Suresi 84. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 84. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 84. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 84. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim