Andolsun ki size verdiğimiz her şeyi arkanızda bırakmışsınız da sizi evvelce nasıl yarattıysak tıpkı onun gibi tek başınıza, yapayalnız huzurumuza gelmişsiniz. Sizce Tanrıya eş olan şefaatçilerimizi de yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar, tamamıyla kopmuş, boşuna umduklarınız elinizden çıkmış, kaybolup gitmiştir.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ve Allah şöyle diyecektir: İşte şimdi, bize yapayalnız geldiniz, tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi ve hayatta iken size bahşettiğimiz herşeyi arkanızda bıraktınız. Allah'a ortak olduğunu iddia ettiğiniz, şefaatçilerinizi yanınızda görmüyoruz. Gerçek şu ki, dünyadaki hayatınız ile aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiştir. Dostluğunu ve ilahlığını iddia edip durduğunuz herşey de, sizden ayrılıp kaybolmuştur.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (işte bugün de) “tek başına, yapayalnız ve yalın (bir tarzda)” Bize geldiniz ve size (dünyada) lütfettiklerimizi arkanızda bıraktınız. İçinizden, gerçekten (Bize) ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi, (hani nerede) şimdi yanınızda görmüyoruz! Andolsun, aranızdaki (irtibat bağları artık) parçalanıp-koparılmıştır ve haklarında (“bunlar manevi kurtarıcımızdır” gibi kof kuruntular ve boş) zanlar besledikleriniz de sizlerden uzaklaşmıştır.
A
Ahmet Tekin Meali
Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz. Dünyada size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Kulluğunuzda ve ibadetinizde hakkı olan Allah'ın, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, ortakları olduğunu iddia ettiğiniz aracılarınızı, şefaatçılarınızı da yanınızda göremeyeceğiz. Andolsun, tanrı sandığınız şeylerle aranız açılmış, aranızdaki bağlar kopmuş, onlar sizden uzaklaşıp kaybolmuştur.
A
Ahmet Varol Meali
Siz, ilk kez yarattığımız gibi bize yalnız başlarınıza geldiniz ve size verdiklerimizi arkanızda bıraktınız. Allah'ın ortakları olduğunu sandığınız şefaatçilerinizi de beraberinizde görmüyoruz! Aranızdaki bağlar kesildi ve (ilah olduklarını) sandıklarınız yanınızdan kayboldular. [9]
A
Ali Bulaç Meali
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (bugün de) 'teker teker, yapayalnız ve yalın (bir tarzda)' bize geldiniz ve size lutfettiklerimizi arkanızda bıraktınız. İçinizden, gerçekten ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi şimdi yanınızda görmüyoruz. Andolsun, aranızdaki (bağlar) parçalanıp-koparılmıştır ve haklarında zanlar besledikleriniz sizlerden uzaklaşmıştır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Andolsun, sizi ilk defa nasıl çırılçıplak yaratmışsak, onun gibi, yapayalnız ve teker teker huzurumuza gelirsiniz. Size verdiğimiz mal ve mülkü dünyada bırakırsınız. Artık Allah'a ortak koştuğunuz ve şefaatçı zannettiğiniz putları sizinle görmeyiz. Gördünüz ya, aranızdaki bağlar paramparça koptu ve (faydalarını) umduklarınızın hepsi sizden kaybolup gitti.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
(Allah onlara:) “İşte sizler, ilk olarak sizi yarattığımız gibi fert fert olarak huzuruma geldiniz. Size teslim ettiğimiz mal ve mülkü arkanızda bıraktınız. Sizin varlığınızda Bize ortaklar olduklarını iddia ettiğinizi şefaatçilerinizi görmüyoruz. Birbirinizden koptunuz. Ve iddia ettiğiniz şeyler, sizden kaybolup gitti.” (der.)
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve dünyada size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Sizinle ilgili olarak ortaklarımız sandığınız şefaatçilerinizi de yanınızda göremeyeceksiniz. Andolsun aranızdaki bütün bağlar kopmuş ve tanrı sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Sizleri önceden yaratırken bulunduğunuz gibi, yapayalnız işte bize geldiniz, verdiğimiz şeyleri, arkada bıraktınız, Allahın ortakları sanmış olduklarınız, şefaatçileriniz yanınızda görünmüyor, aranızda olan bağlar kesildi, sanmış olduğunuz nesne de, size yok oldu
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Siz Bizim hüzurumuza ilk dəfə sizi yaratdığımız kimi tək-tənha, özü də sizə verdiyimiz (var-dövləti, əhli-əyalı) arxanızda (dünyada) qoyub gəlmisiniz. Artıq sizin (vaxtı ilə) öz aranızda Allahın şərikləri iddia etdiyiniz şəfaətçilərinizi görmürük. Artıq aranızdakı (rabitə) qırılmış və (Allaha şərik) iddia etdikləriniz (bütlər) də sizdən (uzaqlaşıb) qeyb olmuşdur.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(Ve o zaman Allah şöyle buyuracak:) Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize yapa yalnız geldiniz. Ve size (hayatta iken) bahşettiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Hani, hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu sandığınız (Allah’a ulaşmak için aracı kıldığınız, dünyalık menfaatler için gölgesine sığındığınız) şefaatçilerinizi sizinle beraber görmüyoruz. Andolsun ki; aranızdaki bağlar artık kopmuştur. (Çok güvenip itimat ettiğiniz ve sizi kurtarabileceklerine inandığınız sahte ilahlarınız) sizi yüzüstü bırakıp gitmiştir.
C
Cemil Said (1924)
Her şeyden tecrîd olunarak yine sizi halk itdiğimiz gibi bize ’avdet idersiniz, size ihsân itdiğimiz emvâli bırakırsınız, Allâh’a işrâk itdiğiniz şefa’atcileri sizinle berâber görmüyoruz beyninizdeki râbıtalar munkatı’ olmuş ve tahayyül itdikleriniz gâibe karışmış!
D
Diyanet Vakfı Meali
Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve (dünyada) size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Yaratılışınızda ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı da yanınızda göremeyeceğiz. Andolsun, aranız açılmış ve (tanrı) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onlara: "And olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi size verdiklerimizi ardınızda bırakarak bize birer birer geldiniz; içinizde Allah'ın ortakları olduğunu sandığınız şefaatçılarınızı beraber görmüyoruz. And olsun ki aranızdaki bağlar kopmuş, ortak sandıklarınız sizden ayrılmışlardır" denecek.*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah’ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Bugün, sizi ilk defa yarattığımız zamanki gibi yapayalnız huzurumuza geldiniz, size verdiğimiz herşeyi arkanızda bıraktınız. Allah'ın size göre ortağı olduklarını iddia ederek yardımlarına, şefaatlarına güvendiğiniz ortakları yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiş, güvendiklerinizin hepsi kaybolup gitmiştir.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Celâlim hakkı için işte geldiniz: bize teker teker: ilk defa yarattığımız gibi ve o size bahş edib hayâlına daldırdığınız servetleri arkalarınızın gerisine bıraktınız, hani o sizin mevcudiyyetinizde şürekâ olduklarını zu'm ettiğiniz şefaatçılarınızı da yanınızda görmüyoruz? Gördünüz ya aranızdaki rabıtalar didik didik koptu ve o zu'm ettiklerinizin hepsi sizden gaib olub gitti
E
Emrah Demiryent Meali
(Hesap günü, Allah kâfirlere şöyle buyurur:) Kasem olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi, yapayalnız/teker teker bize (manevi huzurumuza) geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani, Allah’ın ortakları olduğunu zannettiğiniz ve size şefaat edeceklerini beklediklerinizi yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah’ın ortağı olduklarını) iddiâ ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.
E
Erhan Aktaş Meali
Ant olsun, sizi ilk yarattığımız gibi yine tek başınıza Bize geldiniz. Sizi hayaline daldırdığımız şeyleri arkanızda bıraktınız. Hani! Ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı yanınızda görmüyoruz. Ant olsun ki, aranızdaki bağlar artık kopmuştur. Umduklarınızın tamamı sizden kaybolup gitmiştir.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı bayıķ geldüñüz bize yaluñuz nite kim yarattuķ sizi ilerügi gez. daħı ķoduñuz anı kim virdük size urķaluruñuz ardından. daħı görmezüz sizūñ-ile şafa'atçılaruñuzı anları kim [69b] śanduñuz kim bayıķ anlar sizde ortaķlardur bayıķ kesildi pāre pāre oldı ulaşmaķlıġımız daħı azdı gitdi sizden ol kim olduñuz śanursız.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Andolsun, sizi ilk defa (doğumunuzda) yaratdığımız gibi (âhıretde de) yapayalınız, teker teker (çırılçıplak) huzurumuza gelmişsinizdir (geleceksiniz). Size ihsan etdiğimiz şeyleri (malları) da sırtlarınızın arkasına bırakmışsınızdır. İçinizde, kendileri hakıykaten (Allahın) ortakları olduğunu boş yere iddia etdiğiniz şefaatçilerinizi de şimdi yanınızda görmüyoruz. Andolsun, aranızdaki (bağ) parça parça kopmuşdur. Haklarında kuru zan besler olduğunuz şeyler (putlar) sizden gaaib olub gitmişdir.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
İşte sizi ilk defa yarattığımız gibi bize tek başınıza geldiniz. Size verdiklerimizi arkanızda bıraktınız. Kendiniz için bize ortak olduklarını iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi yanınızda göremiyoruz! Gerçekten de aranızdaki bağlar kopmuş, iddia ettikleriniz sizden kaybolup gitmiştir.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ve and olsun ki, sizi ilk def'a yarattığımız gibi bize (mal ve evlâdsız olarak ve çıplak bir hâlde) teker teker gelmiş ve (dünyada) size verdiklerimizi sırtlarınızın gerisine(arkanızda) bırakmışsınızdır! Hakkınızda (ibâdetlerinizde) gerçekten kendilerinin (Allah'a)ortak olduklarını zannettiğiniz şefâatçilerinizi de berâberinizde göremiyoruz! Doğrusu, aranız(daki bağlar) kopmuş ve (şefâatçi) zannetmekte olduğunuz şeyler sizden kaybolup gitmiştir.
K
Kadri Çelik Meali
Hiç şüphesiz tıpkı ilk yarattığımız gibi, bize teker teker geldiniz, size vermiş olduğumuz her şeyi arkanızda bıraktınız. Ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz. Şüphesiz aranızda (bütün bağlar) kopuvermiş ve (şefaatçi) sandıklarınız sizden kaybolup gitmiştir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve (dünyada) size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Hakkınızda (yaratılışınızda) ortaklarımız sandığınız şefaatçilerinizi de yanınızda görmeyeceğiz. Andolsun, aranız açılmış, (tanrı) sandığınız şeyler sizi bırakıp gitmiştir.
M
M. Pickthall (English)
Now have ye come unto Us solitary as We did create you at the first, and ye have left behind you all that We bestowed upon you, and We behold not with you those your intercessors, of whom ye claimed that they possessed a share in you. Now is the bond between you severed, and that which ye presumed hath failed you.
M
Mahmut Kısa Meali
Ve o zaman Allah buyuracak: “İşte, size dünyada iken bahşettiğim bütün nîmetleri arkanızda bıraktınız ve tıpkı sizi ilk yarattığımızda olduğu gibi, huzuruma yapayalnız geldiniz! Sizin hayatınız, ölümünüz ve âhirette “şefaate” nâil olup cennete girmenizle ilgili konularda Allah’ın yetki ve egemenliğine ortak olduğunu iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi yanınızda göremiyoruz, neredeler onlar! Evet, aranızdaki tüm bağlantılar kesilmiş ve sizi kurtaracaklarını iddia ettiğiniz sahte ilâhlarınız, kaybolup gitmiştir!” İşte bunları göz önüne getirin de, Rabb’inizi iyi tanıyın:
M
Mahmut Özdemir Meali
And olsun sizi ilk defa yarattığımız gibi bize tek başınıza geldiniz.
Sizi hayaline daldırdığımız şeyleri arkada bıraktınız / terk ettiniz.
Onların içinizde ortaklar olduğunu sandığınız şefaatçilerinizi sizinle birlikte görmüyoruz.
And olsun aranız açıldı ve sanıyor olduğunuz şeyler sizden saptı gitti.
M
Mehmet Okuyan Meali
Yemin olsun ki sizi ilk kez yarattığımız gibi teker teker bize gelmiş [*] ve (dünyada) size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakmış (olacaksınız). Ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı da beraberinizde göremiyoruz. Şüphesiz ki (ilişkiniz) kesilmiş ve (şefaatçı ilah) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir. [*]
M
Mehmet Türk Meali
(Ve kıyamet günü Allah onlara): “İşte (bugün) siz huzurumuza ilk yarattığımız gibi size verdiğimiz her şeyi arkanızda bırakarak, yapayalnız geldiniz. Sizin Bize ortak olduklarını sandığınız şefâatçilerinizi de yanınızda göremiyoruz! Demek ki sizin onlarla aranızdaki tüm bağlar, kesilmiş ve (şefâatçi) sandığınız şeyler de sizden kaybolup gitmişler!” (der.)
M
Mehmet Çakır Meali
İlk yarattığımızda olduğu gibi artık karşımıza tek tek gelmiş bulunuyorsunuz. Size emanet olarak verdiğimiz malları da geride bıraktınız. Hep Allah'ın ortakları zannettiğiniz şefaatçi tanrıları da yanınızda göremiyoruz. Herhalde aranızdaki ilişkiler kesilmiş olmalı. Anlaşılan, dost bildikleriniz de sizi ekip gitmişler.
M
Mehmet Çoban Meali
Sizi ilk yarattığımız gibi huzurumuza tek olarak geldiniz. Hayaliyle dalıp gittiğiniz şeyleri arkanızda bıraktınız. Bize şefaat edecekler diye inanarak ortak koştuklarınızı yanınızda göremiyoruz. Onlarla aranızdaki bağlar kesilmiş sizden kaybolup gitmişlerdir.
M
Muhammed Esed Meali
[Ve Allah şöyle diyecektir]: “İşte şimdi Bize yapayalnız geldiniz, tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi; ve [hayatta iken] size bahşettiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Kendinizle ilgili olarak Allah’a ortak koştuğunuz ⁷⁸ o şefaatçilerinizi yanınızda görmüyoruz! Gerçek şu ki, sizin [dünyadaki hayatınız ile] aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiştir ve bütün eski dostlarınız sizi terk etmiştir!” ⁷⁹
M
Mustafa Çavdar Meali
Dünya’ya ilk gelişinizde sizi yalnız yarattığımız gibi, işte huzurumuza da yapayalnız geldiniz ve size bağışladıklarımızın hepsini arkanızda bıraktınız. Size şefaatçi olacağını zannettiğiniz ve bunun için Allah ile aranıza koyduğunuz ortaklarınızı yanınızda göremiyoruz, aranızda kurmuş olduğunuz bağlar paramparça olmuş ve kurtaracağını zannettiğiniz o kimseler sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır. 7/53, 18/49, 19/80-95, 26/92...98,
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Ve (Allah diyecek ki): “İşte şimdi bize yapayalnız geldiniz, tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi; dahası, size verdiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Sizin lehinize Allah’a ortak olduğunu sandığınız o şefaatçilerinizi neden şimdi yanınızda göremiyoruz? Artık aranızdaki bütün bağlar kopmuştur ve bütün dost sandıklarınız sizi yapayalnız bırakmıştır.”
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey Zalimler) Andolsun ki, (o gün) Sizi ilk yarattığımız gibi, yapayalnız, teker teker huzurumuza geleceksiniz ve size (dünyada) verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız! Ortaklarımız olduğunu sandığınız şefaatçılarınızı da, yanınızda göremeyeceğiz, andolsun ki (o gün onlarla) aranızdaki bağlar kopmuş ve ilah sandığınız nesneler sizden kaybolup gitmiştir.
O
Osman Fırat Meali
Elbette sizi ilk evvel yarattığımız zamandaki fertler gibi bize geldiniz ve sahiplendiklerinizi terk edip arkanızda bıraktınız; beraberinizde (Allah’ın yanında) şefaatçileriniz sandığınız ortakları görmüyoruz. (Neredeler?) Onlar içinizdeki mutlak şefaatçilerdi. Aranız ayrıldı ve umut bağladığınız kimseler sizden sapıp gittiler.
S
Sardorxon Jahongir
Dunyoda sizlarga bergan mol-dunyolarni orqangizda tark qilib, sizlarni birinchi marta qanday yaratgan bo‘lsak, yana shunday yolg‘iz holda Bizning huzurimizga keldingiz. O‘z orangizda ular, albatta, Allohga “sherikdirlar”, – deb gumon qilgan himoyachilaringizni ham yoningizda ko‘rmayapmiz. Ular bilan o‘rtalaringizdagi aloqa uzilib qoldi va ularni iloh deb gumon qilganlaringiz birdan yo‘q bo‘lib qoldi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı siz geldüñüz bize yaluñuz yaluñuz nite kim yaratduḳ sizi ev‐velde. Daḫı ḳoduñuz size virdügümüz ni‘metleri arḳañuz ardına. Daḫıgör[mez]‐biz sizüñ bile olan şefā‘atcilerüñüzi ki eyitdi‐siz, anlar bizümḳatumuza şerīklerdür, didi‐siz. taḥḳīḳ kesildi sizüñ ortañuz. Daḫı azdı gitdisizden siz söylegen nesneler.
S
Suat Yıldırım Meali
Kıyamet günü de Hak Teâlâ şöyle buyuracaktır: ” İşte siz ilk yarattığımızda olduğunuz gibi çırıl çıplak, teker teker huzurumuza geldiniz! Size verdiğimiz mallarınızı da çok gerilerde bıraktınız. Hani, siz dünyada iken Allah'a şerik olduğunu iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Gördünüz ya, aranızdaki bağlar bir bir koptu ve ortak olduklarını iddia edip güvendiklerinizin hepsi sizden uzaklaştı. ” [28, 62-74; 26, 92-93; 2, 166-167; 23, 101; 29, 25; 28, 64; 74, 11]
S
Süleyman Ateş Meali
Andolsun, sizi ilk kez yarattığımız gibi, yine tek olarak bize geldiniz ve (dünyada) sizi hayaline daldırdığımız şeyleri arkanızda bıraktınız. Hani, siz(in yaratılışınızda ve ibadetleriniz)de (bize) ortak olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar kesilmiş ve (şefa'atçi) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir!
S
Süleyman Tevfik (1927)
Ve siz (Ey müşrikler) ilk halk olundığınız gibi çırçıplak ve yalnız olarak bize gelirsiniz ve size virdiğimiz şeyleri (evlâd, mal ve akrabâ gibi) arkanızda bırakırsınız. Aranızda, Allâh'a şerîk olduklarını zu'm iylediğiniz şefâ'atçilerinizi sizinle berâber görmeyiz. Aranızdaki münâsebet ve sıla munkatı' olmuşdur. Allâh'ın şerîki ve sizin mu'îniniz zan iylediğiniz putlarınız yâhud bâtıl ve yanlış i'tikâdlarınız sizden zâyi' olur. (O vakit bunların bâtıl ve yalan oldığını anlarsınız.)
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Allah tarafından onlara denecek ki “Size verdiklerimizi arkanızda bırakıp ilk önce yarattığımız gibi karşımıza tek tek geldiniz. İşlerinizde size eşlik edeceklerini kurguladığınız şefaatçilerinizi de yanınızda göremiyoruz. Aranız iyice açılmış; kuruntusunu ettikleriniz sizden savuşup kaybolmuşlar”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Yemin olsun, sizi ilk yarattığımızdaki gibi yapayalnız/teker teker bize geldiniz. Size verip hayaline daldırdığımız şeyleri de sırtlarınızın arkasında bıraktınız. Sizinle ilgili hususlarda ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçılarınızı da yanınızda görmüyorsunuz. Yemin olsun, koptu aranızdaki tüm bağlar ve uzaklaşıp kayboldu yanınızdan o bir şey sandıklarınız.
Y
Yusuf Ali (English)
"And behold! ye come to us bare and alone as We created you for the first time:(916) ye have left behind you all (the favours) which We bestowed on you: We see not with you your intercessors whom ye thought to be partners in your affairs: so now all relations between you have been cut off, and your (pet) fancies have left you in the lurch!"(917)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Andolsun ki, siz Bizim huzurumuza ilk evvel yarattığımız gibi teker teker gelmişsinizdir. Ve size verip içine daldırdığımız şeyleri arkalarınızın gerisine bırakmışsınızdır. Ve sizinle beraber şefaatçilerinizi göremiyoruz ki, sizin hakkınızda onların ortaklar olduğunu zûm ediyordunuz. Muhakkak ki aranızda rabıtalar parçalanıp kopmuştur ve zûm eder olduğunuz şeyler sizden kaybolup gitmiştir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Kıyamet günü, tıpkı sizi ilk olarak yarattığımız gibi yapayalnız huzurumuza gelirsiniz. Dünyada size verdiklerimizi arkada bırakmışsınızdır. İbadetinizden pay sahibi zannettiğiniz şefaatçilerinizi o gün sizin yanınızda görmeyiz. Aranızdaki bütün bağlar kopmuş, Allah'a ortak saydıklarınız sizi terk edip ortadan kaybolmuştur.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve (zatım olan Allah onlara): Muhakkak tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi, (bu ahiret gününde de) bize yapayalnız (teker teker) geldiniz ve size vermiş olduğumuz her şeyi arkanızda bıraktınız. Artık hakkınızda (zatım olan Allah’ın) ortakları olduğunu sandığınız (Allah’a ulaşmak için aracı kıldığınız) şefaatçilerinizi sizinle beraber görmüyoruz. Muhakkak ki aranızda (bütün bağlar) kopuvermiş ve iddia ettikleriniz (yardımlarını umduklarınız) sizden kaybolup gitmiştir (der).
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Sizleri daha önce dünya hayatında ilk defa yarattığımız gibi, size verdiğimiz her şeyi arkanıza atıp terk ederek, bize yalnız başınıza geldiniz. Kendi içinizde Allah’ın ortakları olarak zannettiğiniz şefaatçilerinizi sizinle beraber göremiyoruz. Onlar sizinle olan bağlarını kopardılar ve (kıyamet günü yardımlarını umduğunuz şefaatçileriniz) sizden uzaklaşıp kayboldular.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
* Biz sizi ilk defa yarattığımız [⁷] gibi, ihsan olarak verdiklerimizi arkanızda bırakarak yapayalnız geldiniz [⁸]. Şerik zuum ettiğiniz şefaatçılarınızı sizinle beraber görmüyoruz. * Aranız kesilmiş [⁹], zuum ettiğiniz putlar da sizden kaybolup gitmiştir.
İ
İsmail Yakıt
(Allah da onlara diyecektir): “Andolsun, sizi ilk kez yarattığımız gibi, tek başınıza/yapayalnız bize geldiniz. Size hayalini kurdurduğumuz [havvelnâkum] şeyleri arkanızda bıraktınız. Ama Allah’la sizin aranızda ortaklar olduğunu sandığınız şefaatçilerinizi sizinle birlikte göremiyoruz. Andolsun aranızdaki bağlar kesilmiştir. (Şefaatçi/yardımcı) sandığınız şeyler/kimseler de sizden uzaklaşıp gitmiştir [dalle].”
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Doğrusu ilkin sizi nasıl yarattıksa yine öyle tek başınıza geldiniz. Size ne verdikse hepsini arkanızda bıraktınız. Gerçekten Allah’a eş diye kuruntusunu ettiğiniz kayırıcılarınızı şimdi yanınızda görmüyoruz. Gerçekten aranız açılmıştır. Kuruntusunu ettikleriniz görünmez olmuşlardır.
Ş
Şaban Piriş Meali
Sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize tek başınıza geldiniz. Size bağışlandıklarımızı arkanızda bıraktınız. Kendiniz için ortaklar olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi yanınızda göremiyoruz. Aranızdaki bağlar kopmuş ve iddia ettikleriniz sizden uzaklaşıp gitmiş.
En’âm Suresi 94. Ayet Meali ve Tefsiri
En’âm Suresi 94. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 94. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 94. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 94. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?