Sureye Dön

Fâtır Suresi Suresi, 14. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onları çağırsanız çağırışınızı duymazlar, imkan olsa da duysalar cevap veremezler size ve kıyamet gününde de şirk koşmanızı inkar ederler ve hiçbir şey, her şeyden haberdar olan gibi haber veremez sana.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Onlara yalvarıp dua etseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile, istediğinizi yerine getiremezler ve üstelik kıyamet gününde, kendilerini Allah'a ortak koşmanızı inkâr ederler. Bunu herşeyden haberi olan Allah gibi, sana hiç kimse haber veremez.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Putlara ve tağutlara) Onlara (boşuna) dua etmeyin (yalvarıp güvenmeyin)! Çünkü sizin duanızı ve çağrınızı işitmezler... İşitseler bile cevap veremezler! Kıyamet gününde de (onları Allah’a) ortak koşmanızı reddedecekler (ve sizi terk edecekler. Bunu her şeyden) Haberi olan (Allah) gibi (hiç kimse gerçekleri ve başınıza gelecekleri) sana haber verip bildiremez. (O, kullarına acıyıp sizi uyarmaktadır.)
A

Ahmet Tekin Meali

Eğer onlara, putlara dua ederseniz sizin duanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, sizin dualarınızı, dileklerinizi, isteklerinizi yerine getiremezler. Kıyamet günü de, kendilerini, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Bu gerçeği sana, gizli-açık her şeyden haberdar olan Allah gibi, hiç kimse, detaylarıyla haber veremez.
A

Ahmet Varol Meali

Siz onları çağırsanız çağrınızı duymazlar. Duysalar bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde de sizin ortak koşmanızı inkar ederler. San hiç kimse her şeyden haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.
A

Ali Bulaç Meali

Eğer onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin şirk koşmanızı tanımayacaklardır. (Bunu her şeyden) Haberi olan Allah gibi sana (hiç kimse) haber vermez.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Kendilerine (putlara) dua ederseniz duanızı işitmezler. (Farz-ı muhal) işitseler bile, size cevap veremezler, kıyamet gününde de şirkinizi (kendilerine ibadet ettiğinizi) inkâr ederler. Sana Habîr= her şeyden haberdar olan (Allah) gibi gerçek haber veren olmaz.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Eğer onları çağırırsanız, onlar sizi işitmezler. İşitseler de size cevap veremezler. Ve kıyamet günü onlar, sizin onları Allah’a eş koşmanızı inkâr edecekler. İşte her şeyden haberdar olan Allah gibisi doğru haber veren yoktur!
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Eğer Allah'tan başka taptıklarınızı çağırırsanız sizin çağırmanızı işitemezler; işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. Bu gerçeği sana, her şeyden haberi olan Allah gibi hiç kimse haber veremez.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onları çağırsanız, işitmezler çağrınızı, işitmiş olsalar da, size cevap veremezler, kıyamet gününde, sizin eş tutmuş olmanızı tanımaz onlar, haberi olan Tanrı gibi, kimse sana salık vermez
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Əgər siz onları çağırsanız (dua etsəniz), onlar sizin çağırışınızı eşitməzlər; eşitsələr də cavab verə bilməzlər (çünki Allah onlara nitq qabiliyyəti verməmişdir). Özləri də qiyamət günü sizin (Onları Allaha) şərik qoşduğunuzu (onlara büt kimi ibadət etdiyinizi) danacaqlar. (Ya Peyğəmbər!) Heç kəs sənə hər şeydən xəbərdar olan (Allah) kimi xəbər verə bilməz!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Şayet onlara (el açıp) dua etseniz, duanızı işitmezler; işitseler bile size cevap veremez ve dileğinizi yerine getiremezler (çünkü böyle bir kapasiteleri yok). Kıyamet günü onlar, sizin (kendilerini Allah’a) eş tutmanızı asla kabul etmeyecekler. (Bu gerçekleri) sana, her şeyden hakkıyla haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.
C

Cemil Said (1924)

O ma’bûdlarınıza du’â itseniz işitmezler, işitseler bile arzunızı yerine getiremezler. Kıyâmet gününde sizinle olan münâsebetlerini inkâr ideceklerdir. Allâh’dan başka kim seni haberdâr idebilür?
D

Diyanet Vakfı Meali

Eğer onları (putları) çağırırsanız, sizin çağırmanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. (Bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler; işitmiş olsalar bile size cevap veremezler; ama kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Herşeyden haberdar olan Allah gibi, sana kimse haber vermez.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Kendilerine dua ederseniz duanızı işitmezler. İşitseler bile size cevabını veremezler. Kıyamet günü de kendilerini Allah'a ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Sana her şeyden haberdar olan (Allah) gibi bir haber veren olmaz.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Kendilerine duâ ederseniz duânızı işitmezler, işitseler bile size cevabını veremezler, Kıyamet günü de şirkinize küfrederler, sana bir habîr gibi haber veren olmaz
E

Emrah Demiryent Meali

Eğer onları, (putları, yardımınıza) çağırsanız, çağrınızı işitmezler, (*farz-ı muhâl) işitseler bile, size cevap veremezler. Hesap günü ise sizin (kendilerini Allah’a) ortak koşmanızı reddederler. (Ey insan!) Sana hiç kimse, her şeyden haberdar olan (Allah) gibi (hakikatlerden) haber veremez.
E

Erhan Aktaş Meali

Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler. İşitmiş olsalar bile size cevap veremezler. Kıyamet Günü, kendilerine yakıştırdığınız şirki reddederler. Sana, Her Şeyden Haberdar Olan'ın, haber verdiği gibi hiç kimse haber veremez.
E

Eski Anadolu Türkçesi

eger oķırsañuz anları işitmeyeler oķımaġuñuzı daħı eger işitselerdi cevāb virmeyelerdi size. daħı ķıyāmet güni kāfir olalar ortaķ eyledügüñüze. daħı ħaber virmeye saña bilür ya'nį Tañrı gibi.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Eğer onlara düâ ederseniz duanızı işitmezler, (bilfarz) işitseler bile size cevab vermezler. Kıyamet gününde de onlar sizin müşrikliğinizi tanımayacaklardır. Her şeyden hakkıyle haberdâr olan (Allah) gibi sana (hakıykatı hiçbir şey) haber vermez.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Eğer onlara dua ederseniz duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise sizin ortak koşmanızı inkâr ederler. Sana hiç kimse haberdar (olan Allah) gibi haber veremez.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Eğer onlara yalvarsanız, sizin duânızı işitemezler. İşitseler bile size cevab veremezler. Hâlbuki kıyâmet günü, sizin (onları Allah'a) ortak koşmanızı inkâr ederler. Ve(hiçkimse) sana, herşeyden haberdâr olan (Allah) gibi haber veremez.
K

Kadri Çelik Meali

Eğer onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin şirk koşmanızı tanımayacaklardır. (Bu gerçeği) Sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onlara yalvarsanız duanızı işitmezler, işitseler bile size karşılık veremezler. Kıyamet günü de onları (Allah’a) ortak koşmanızı kabullenmezler. Hiç kimse sana, her şeyden haberdar olan Allah gibi bilgi veremez.
M

M. Pickthall (English)

If ye pray unto them they hear not your prayer, and if they heard they could not grant it you. On the Day of Resurrection they will disown association with you. None can Inform you like Him Who is Aware.
M

Mahmut Kısa Meali

Onlara el açıp duâ etseniz, duânızı işitmezler; işitseler bile size cevap veremez,dileğinizi yerine getiremezler. Çünkü böyle bir güç ve yetkiye sahip değiller. Üstelik Kıyâmet Gününde onlar, sizin onları Allah’a ortak koşmanızı asla kabul etmediklerini, böyle bir şeyden haberlerinin bile olmadığını söyleyecekler.
Ey insan! Görüyorsun ya, sana hiç kimse, her şeyden haberdar olan Allah’ın şu Kur’an’da verdiği bilgiler gibi bilgi veremez.
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler. Hadi, diyelim ki işittiler; size cevap vermezler.
Sizin şirkinizi (ortak koşmanızı) Kıyâmet günü inkâr ederler.
Bir haberlinin benzeri sana bildirmez. ***
M

Mehmet Okuyan Meali

Onlara (putlara) yalvarsanız (bile) çağrınızı duyamazlar. Sizi duysalardı da isteklerinize cevap veremezlerdi. [*] Kıyamet günü (onları) ortak koştuğunuzu da inkâr edeceklerdir. [*] Haberdar olan (Allah) gibi (gerçeği kimse) sana bildiremez.
M

Mehmet Türk Meali

Onlara duâ etseniz, duânızı işitmezler, işitseler de size cevap veremezler. Kıyamet günü ise sizin (kendilerini Allah’a) ortak koşmanızı reddederler. Hiç kimse seni her şeyi bilen (Allah) gibi (gerçeklerden) haberdar edemez.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Onlara ne kadar yalvarırsanız yalvarın sizin sesinizi duyamazlar. Duysalar da cevap veremezler. Ayrıca bu tanrılar, kıyamet gününde sizin ortaklık iddianızı inkar edecekler. Resulüm kimse sana, uzmanı gibi bilgi veremez...
M

Mehmet Çoban Meali

Onlara seslenirseniz, sizi işitmezler. Diyelim ki işittiler, cevap veremezler. Kıyamet günü onların yasalarına uyarak Allah’a ortak koştuklarınız, sizi inkâr ederler. Onlar; sana her şeyi haber veren Allah gibi haber veremezler.
M

Muhammed Esed Meali

Onlara yalvarırsanız çağrınızı duymazlar; duyabilseler bile size cevap ver[e]mezler. Ve [üstelik] Kıyamet Günü onları Allah ile eş tutmanızı kabul etmezler. ¹³ Hiç kimse her şeyi Bilen kadar size [gerçeği] göstermez.
M

Mustafa Çavdar Meali

Siz onlara yalvarsanız da sizin duanızı işitmezler, işitmiş olsalar bile cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin bu şirkinizi reddedecekler. Bütün bunları sana her şeyden haberdar olan Allah gibi hiç kimse haber veremez. 10/28-29, 14/21-22, 16/86
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Onlara yalvarsanız bile sizin yalvarıp yakarışınızı duymazlar; duysalar bile sizin imdadınıza yetişemezler: kıyamet günü de kendilerine yakıştırdığınız ortaklığı reddederler. (Ey insan!) Sana hiç kimse, her şeyden haberdar olan (Allah’ın) verdiği türden bir haber veremez![³⁸⁹⁸]
O

Orhan Kuntman Meali

Onlara dua edip yalvarsanız, duanızı işitmezler, şayet işitecek olsalar bile size cevap veremezler, Kıyâmet gününde de, sizin ortak koşmanızı inkâr ederler. Her şeyden haberdar olan (Allah) gibi hiç kimse (size) haber veremez. (Bu uyarılardan ibret alın sırf Rabbinize kulluk edin, O’ndan yardım dileyin)
O

Osman Fırat Meali

Eğer onları çağırırsanız çağrınızı işitmezler; işitsek de isteklerinize cevap vermezler. Dirilme günü onlar ortak koşmanızı inkar ederler. Sana her şeyden haberi olan Allah gibi hiç kimse haber veremez.
S

Sardorxon Jahongir

Agar sizlar ularni chaqirsangiz, chaqirig‘‎ingizni ham eshitmaydilar. Agar eshitsalar ham sizlarga javob bera olmaydilar va qiyomat kunida ularni Allohga sherik qilganlaringizni inkor qiladilar. Ey Muhammad, dunyo va oxirat haqida sizga xabardor Zot Allohdek hech kim xabar bera olmaydi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eger anları ḳıġırsañuz ḳıġırduġuñuzı işitmezler. İşitselerdi daḫı cevāb ḳay‐tarmazlardı size. Daḫı ḳıyāmet güninde kāfir olurlar sizüñ şirküñüz[e]. Hīçkimse saña ḫaber virmez ve ḫaberi Tañrı Ta‘ālā gibi.
S

Suat Yıldırım Meali

Şayet siz onlara seslenirseniz çağrınızı işitemezler. Faraza işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü ise sizin kendilerini, ibadette Allah'a ortak saymanızı reddedeceklerdir. Hiç kimse sana, her şeyi bilen Allah'ın gerçekleri bildirmesi gibi haber veremez. [46, 5-6; 19, 81-82]
S

Süleyman Ateş Meali

Onları çağırsanız sizin çağırmanızı işitmezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü de, sizin (onları Allah'a) ortak koşmanızı tanımazlar. Hiç kimse sana, herşeyi bilen (Allah) gibi gerçekleri haber veremez.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onlara du'â iderseniz du'ânızı işitmezler, eğer işitseler size icâbet itmezler. Ve yevm-i kıyâmetde şirkinizi inkâr ve sizi takbîh iderler. Bunları sana her şeyden haberdâr olan Allâh gibi kimse bildiremez.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onları çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitseler cevap veremezler: Kıyamet gününde de sizin onları ortak saymanızı örtbas ederler. Kimse sana bunları, her şeyin içyüzünü bilen Allah gibi haber vermez.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin onları ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Hiç kimse sana, Habîr olan Allah'ın verdiği gibi haber veremez.
Y

Yusuf Ali (English)

If ye invoke them, they will not listen to your call, and if(3895) they were to listen, they cannot answer your (prayer). On the Day of Judgment they will reject(3896) your "Partnership". and none, (O man!) can tell thee(3897) (the Truth) like the One Who is acquainted with all things.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Eğer onlara dua etseniz, duanızı işitemezler ve işitebilseler bile sizin için cevap veremezler ve Kıyamet gününde de sizin şirkinizi inkar ederler ve sana bihakkın haber veren gibi bir haber veren olamaz.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlara dua etseniz, duanızı işitmezler. İşitseler de cevap veremezler. Kıyamet gününde ise sizin onlara yakıştırdığınız ortaklığı reddederler. Herşeyden haberdar olan Allah gibi sana bilgi veren olmaz.
İ

İhsan Aktaş Meali

Eğer onları (Allah’ın yanı sıra o taptıklarınızı) çağırırsanız, sizin çağırmanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, size cevap veremezler (isteğinizi yerine getiremezler). Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. (Ey insan, bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Ne zaman onları çağırsanız sizi duymazlar, duysalar bile size cevap veremezler ve kıyamet gününde de sizin kendilerini Allah’a ortak koşmanızı kabullenmeyip, ret ederler. Sana, gelecekte olacak bu haberlerin bir benzerini, başka hiç kimse haber veremez.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onları çağıracak olsanız çağırmanızı işitmezler, işitseler de size cevap veremezler. Kıyamet günü sizin şerik koşmanızı tanımazlar [³]. hiçbir kimse size haberdar olan Zatın haber verdiği gibi haber vermez [⁴].
İ

İsmail Yakıt

Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile size cevap veremezler.¹¹ (Üstelik) kıyamet günü de sizin onlara yakıştırdığınız ortaklığı reddederler.¹² Bunları sana hiç kimse, Habîr olan Allah gibi bildiremez.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlara yalvaracak olursanız onlar sizin yalvarınızı işitmezler, işitseler bile, size karşılık veremezler. Kalkış günü de sizin ortak koşmanızı tanımıyacaklardır. Bilgili olan Allah kadar seni bilgilendirecek yoktur.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlara dua etseniz bile sizin duanızı duymazlar, duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Herşeyden haberi olan gibi sana kimse haber veremez.

Fâtır Suresi 14. Ayet Meali ve Tefsiri

Fâtır Suresi 14. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Fâtır Suresi 14. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Fâtır Suresi 14. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Fâtır Suresi 14. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim