Sureye Dön

Fussilet Suresi Suresi, 11. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Sonra bir duman halinde olan göğü yaratmayı hükmetmiştir de ona ve yeryüzüne, dileyerekdilemeyerek meydana gelin demiştir, ikisi de, dileyerek geldik demişlerdir.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve sonra da gaz ve duman halinde bulunan göğü yaratmaya yöneldi ve “Gönüllü veya gönülsüz emrime uyun!” dedi. Yer ve gök ikisi birden “Gönüllü, isteyerek ve itaat ederek geldik” dediler, yani “Hakkımızda koyduğun, her türlü kanun ve nizama uyacağız!” diyerek itaat edeceklerini bildirdiler.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Sonra (Allah), duman (gaz bulutları) halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yerküreye dedi ki: "İsteyerek veya istemeyerek (Benim takdir ve tanzim ettiğim şekilde ayrışıp meydana) gelin." İkisi de: "İsteyerek (itaat ederek) geldik" dediler. (Yerin ve göklerin gaz bulutları halinde bitişik iken sonradan ayrıştığı bilimsel olarak da ispat edilmiştir.)
A

Ahmet Tekin Meali

Sonra gaz halinde olan göğe yönelerek, çekimini tesis edip dengesini sağladı, hükümranlığını kurdu. Göğe ve yer küreye:
“İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin, kurduğum düzene dahil olun" buyurdu. Onlar:
“İsteyerek geldik" dediler.
A

Ahmet Varol Meali

Sonra duman halinde olan göğe yöneldi, ona ve yere: "İsteyerek veya istemeyerek gelin" dedi. Onlar: "İsteyerek geldik" dediler.
A

Ali Bulaç Meali

Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: 'İsteyerek veya istemeyerek gelin.' İkisi de: 'İsteyerek (İtaat ederek) geldik' dediler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Sonra (Allah), buhar halinde olan göğü yaratmayı kasd etti de ona ve arza: “-İkiniz de istiyerek veya istemiyerek gelin meydana çıkın.” dedi. Onlar da: “-Biz istiyerek geldik.” dediler. (Allah'ın emrine boyun eğdiler).
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Sonra Allah, göğe yöneldi; gök duman halinde idi. Ona ve yere: “İsteyerek veya istemeyerek (emrimize) gelin!” dedi. Onlar: “Biz isteyerek geldik” dediler.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

“Sonra duman halinde olan göğe yöneldi, göğe ve yerküreye, “İsteyerek veya istemeyerek, geliniz!” dedi. İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Sonra, bir duman olan gökyüzüne dönerek, gökle yere dedi ki: «ister istemez bana doğru geliniz!»; dediler ki: «istiyerek geliriz!»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Sonra Allah tüstü (düman, yerdən qalxan buxar) halında olan göyə üz tutdu (göyü yaratmaq qərarına gəldi). Ona (göyə) və yerə belə buyurdu: “İstər-istəməz vücuda gəlin!” Onlar da: “İstəyərək (Allahın əmrinə itaət edərək) vücuda gəldik!” – deyə cavab verdilər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Sonra, (sadece) gaz/duman halinde olan göklere şekil verdi; ona ve yeryüzüne: “İkinizde İsteyerek veya istemeyerek (varlık alanına) gelin” buyurdu. O ikisi de “İsteyerek geldik/uyum sağladık” dediler. 
C

Cemil Said (1924)

Sonra dumandan ’ibâret olan semâyı halk itdi. Semâya ve arza "Tav’an veyâ kerhen bana geliniz" didi. Ânlar da "İtâ’at ile geliriz" didiler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Sonra duman halinde olan göğe yöneldi, ona ve yerküreye: İsteyerek veya istemeyerek, gelin! dedi. İkisi de «İsteyerek geldik» dediler.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Sonra, duman halinde bulunan göğe yöneldi, ona ve yeryüzüne: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin" dedi. İkisi de: "İsteyerek geldik" dediler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra duman hâlinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek gelin” dedi. İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Sonra Semaya doğruldu da o bir dumanken ona ve Arza gelin, ikiniz de ister istemez, dedi: geldik istiye istiye dediler
E

Emrah Demiryent Meali

Ve O, (kudreti ile) duman halinde olan semâyı şekillendirdi. Böylece ona ve yeryüzüne buyurdu ki: “İsteyerek ya da istemeyerek (emrime/hükmüme, uyun. İrâde ettiğim, düzen ve uyum içerisinde, meydana) gelin.” İkisi de (lisân-ı hâl ile) “İsteyerek (emrine itaat ettik, irâde buyurduğun gibi meydana) geldik” dediler.
E

Erhan Aktaş Meali

Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yeryüzüne: “İsteyerek veya istemeyerek gelin!” dedi. İkisi de: “İsteyerek geldik.” dediler.¹
E

Eski Anadolu Türkçesi

andan ķaśd eyledi gökdin yaña ol dütün iken pes eyitti aña daħı yire “gelüñ dileg-ile yā güc-ile.” eyittiler: “geldük boyun viricilerken.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Sonra (irâdesi) göğe — ki, o bir buhaar haalinde idi — doğruldu da ona ve arza «ikiniz de ister istemez gelin» buyurdu. Onlar da «İsteye isteye geldik» dediler.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Sonra duman halinde olan göğe istiva etti, ona ve yere dedi ki: “İsteyerek veya istemeyerek gelin.” İkisi de: “İsteyerek geldik.” dediler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Sonra duman hâlinde bulunan göğü kasdetti de ona ve yere: “İsteyerek veya istemeyerek gelin!” dedi. (İkisi de:) “İtâat edenler olarak geldik!” dediler.(3)
K

Kadri Çelik Meali

Sonra, kendisi duman (gaz) halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: “İsteyerek veya istemeyerek gelin.” İkisi de “İsteyerek (itaat ederek) geldik” dediler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Dahası O, duman halinde olan semaya iradesini yöneltti; ardından ona ve arza, “İsteyerek veya istemeyerek (varlık sahnesine) gelin!” buyurdu. “İsteyerek geldik” dediler.
M

M. Pickthall (English)

Then turned He to the heaven when it was smoke, and said unto it and unto the earth: Come both of you, willingly or loth. They said: We come, obedient.
M

Mahmut Kısa Meali

Sonra kudret ve irâdesiyle, henüz gaz bulutu hâlinde olan göğe yöneldi; göğe ve yere, “İkiniz de, isteyerek veya istemeyerek koyduğum yasalara boyun eğin!” buyurdu. Onlar da, lisân-ı hâl ile, Başüstüne, emrine gönülden boyun eğdik!” dediler.
M

Mahmut Özdemir Meali

Sonra Göğe doğru istivâ etti / düzen verdi; hâlbuki o bir dühân (gaz / duman)dır.
Ona ve Yer’e dedi ki: -"İstekli veya isteksiz gelin!". İkisi de: -"İstekli olarak geldik" dediler.
M

Mehmet Okuyan Meali

Sonra duman hâlinde olan göğe yönelmişti. [*] Ona (göğe) ve yere “İsteyerek veya istemeyerek gelin!” deyince onlar da “İsteyerek geldik!” [*] cevabını vermişlerdi.
M

Mehmet Türk Meali

Sonra (Allahın, iradesi)¹ duman halinde olan göğe yönelip ona ve yeryüzüne: “Yaratılışınıza uysa da uymasa da ikiniz birlikte birbirinizle uyum sağlayın.”² dedi. İkisi de derhâl: “Uyum sağladık.” dediler.³
M

Mehmet Çakır Meali

Sonra duman halindeki fezaya yöneldi. Sonra yere ve göğe dönüp: " hiç gönül kibir etmeden görevinizi yapın! " buyurdu. İkisi de: " seve seve " deyip işe koyuldular.
M

Mehmet Çoban Meali

Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Gökyüzüne ve yeryüzüne: "İsteyerek veya istemeyerek yasalarıma uyun!" dedi. İkisi de: "İsteyerek yasalarına uyduk! Yaratmak istediğin amaca uygun olarak düzene girdik!" dediler.
M

Muhammed Esed Meali

Ve ¹¹ O, [sadece] duman halinde ¹² olan göklere şekil verdi; onlara ve arza, “İkiniz de isteyerek yahut istemeden [varlık alanına] gelin!” diye buyurdu. İkisi birden: “Peki, boyun eğerek geliriz!” dediler. ¹³
M

Mustafa Çavdar Meali

Bu sırada henüz gaz halinde bulunan göğe yönelip ona ve yeryüzüne: – Benim yasalarıma ister gönüllü ister gönülsüz boyun eğin! Dedi. Onlar da: – Senin yasalarına isteyerek boyun eğdik, dediler. 7/54, 13/2
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Dahası,[⁴²⁴⁰] O duman[⁴²⁴¹] halindeki göğü[⁴²⁴²] şekillendirdi; ona ve arza, “Her ikiniz, ister istemez (varlık sahnesine) gelin!” dedi. İkisi birden “Bizler boyun eğerek (varlık sahnesine) geldik!” dediler.[⁴²⁴³]
O

Orhan Kuntman Meali

Sonra, -duman halinde olan- göğe yöneldi de, ona ve yerküreye "-ya isteyerek, ya da istemeyerek- gelin" emrini verdi, ikisi de "İsteyerek geldik" dediler.
O

Osman Fırat Meali

Sonra göğe yöneldi; o duman hâlindeydi. (Allah) ona ve yere dedi ki: “İsteyerek veya istemeyerek (emrime) gelin.” Dediler: “İsteyerek geldik.”
S

Sardorxon Jahongir

So‘‎ngra tutun holatdagi osmonga yuzlanib unga va Yerga: “Ikkovingiz buyrug‘‎imga ixtiyoriy yoki majburiy holda kelinglar!” – dedi. Osmon va Yer: “O‘‎z ixtiyorimiz bilan keldik”, – dedilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Andan ṣoñra ḳaṣd itdi gögi yaratmaġa ol tütün‐iken. Pes eyitdi göklere veyirlere daḫı: Vücūda gelüñüz iḫtiyār‐ıla yā güc‐ile. İkisi daḫı eyitdi ki: Biz gel‐dük muṭī‘ olup.
S

Suat Yıldırım Meali

Sonra iradesi bir gaz halinde olan göğe yöneldi. Ona ve yere şöyle buyurdu: “İsteyerek de olsa, istemeyerek de olsa emrime gelin! ” onlar da: “Gönüllü olarak geldik. ” dediler.
S

Süleyman Ateş Meali

Sonra duman (gaz) halinde bulunan göğe yöneldi, ona ve arza: "İsteyerek veya istemeyerek (buyruğuma) gelin" dedi. "İsteyerek (buyruğuna) geldik." dediler.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Sonra semânın ḣalkına geçdi. Gök bir duman idi. Ona ve arza "İster istemez ölünüz" didi. Onlar da: "Sana muti' ve münkâd geldik ve öldük" didiler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Aynı zamanda duman halindeki göğe yönelmiş, ona ve yere: “İsteyerek veya istemeyerek emrime girin!” demişti; ikisi de “İsteyerek emrine girdik” diye cevap vermişlerdi.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Sonra buhar/duman halindeki göğe yöneldi de ona ve yerküreye şöyle seslendi: "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" Onlar şöyle dediler: "İsteyerek geldik!"
Y

Yusuf Ali (English)

Moreover He comprehended(4474) in His design the sky,(4475) and it had been (as) smoke: He said to it and to the earth: "Come ye together,(4476) willingly or unwillingly." They said: "We do come (together), in willing obedience."
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Sonra göğe, o bir duman halinde iken teveccüh etti. Sonra ona ve yer için buyurdu ki: «İsteyerek veya istemeyerek geliniz». Onlar da, «İsteyiciler olarak geldik,» dediler.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bundan başka, duman halindeki göğe yöneldi ve hem ona, hem de yeryüzüne “İsteseniz de, istemeseniz de gelin” buyurdu. İkisi de “İsteyerek geldik” dedi.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve (daha önce evreni yaratmak için) duhan (gaz ve toz bulutu) hâlinde bulunan semaya (uzaya) yönelmiş, ona ve (henüz sema gibi gaz hâlinde bulunan) yerküreye “İster istemez, (kâinata koymuş olduğu yaratılış yasasına, boyun eğerek varlık sahnesine) gelin!” diye buyurmuştu. İkisi de (yaratılış yasasına boyun eğerek kendilerine has bir iletişim şekli olan hâl dliyle) bizler boyun eğerek (işte varlık sahnesine) geldik’’ demişlerdi. (*)
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sonra, gök duman halinde iken göğe yönelmiş, göğe ve yere “İkinizde isteyerek veya istemeyerek bana gelin (itaat edin)” demişdi de, İkisi de “İsteyerek, gönülden itaat ederek geldik” dediler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Sonra göğe döndü, gök ise bir duman halindeydi [¹¹], göğe ve yere dedi ki isteyerek, istemeyerek hükmüme gelin [¹²]. Bunlar da «— İsteyerek geldi» dediler [¹³].
İ

İsmail Yakıt

Ayrıca,⁵ duman hâlindeki göğü de şekillendirdi. Ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek ikiniz de (emrime) geliniz”⁶ dedi. Her ikisi de “İsteyerek geldik” dediler.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sonra buğu oluşundaki göğe yönelip hem ona, hem yeryüzüne buyurdu: "İsteseniz de istemeseniz de benim buyruğum altına gireceksiniz." Dedi. Onlar da : "İstiyerek biz Senin buyruğun altına giriyoruz" dediler.
Ş

Şaban Piriş Meali

Sonra gaz halinde bulunan göğe yöneldi ve dünya ile göğe:-İsteyerek ya da istemeyerek gelin! dedi. Onlar da:-İsteyerek geldik, dediler.

Fussilet Suresi 11. Ayet Meali ve Tefsiri

Fussilet Suresi 11. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Fussilet Suresi 11. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Fussilet Suresi 11. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Fussilet Suresi 11. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim