Sureye Dön

Hac Suresi Suresi, 44. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve Medyen ehli de yalanlamıştı ve Musa da yalanlanmıştı da onların azabını geciktirdim, bir mühlet verdim onlara da sonra helak ediverdim onları; nasılmış beni inkar etmek, nasıl da devletlerini felakete çevirmişim.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Medyen halkı da aynen yalanlamıştı. Musa da yalan sayılmış, reddedilmişti. Her seferinde hakkı inkâr edenlere belirli bir süre için fırsat verdim, ama günü gelince, onları kıskıvrak yakaladım ki, nasılmış beni inkâr etmek? görsünler!
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. Buna rağmen Ben, o inkâr edenlere bir süre tanıdım, sonra onları yakalayıp (yerin dibine batırdım). Böylece Benim tuzak hazırlayışım (her şeyi altüst edip kökten değiştiren inkılâbım ve münkirlere tuzak kurup intikam alışım) nasıl olurmuş? (görüp anlamışlardı!)
A

Ahmet Tekin Meali

Medyen Halkı da yalanlamıştı. Mûsâ da yalanlandı. Ben de, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere, bir mühlet verdim. Sonra onları cezalandırdım, işlerini bitirdim. Beni tanımamak nasılmış, kendilerini gözden çıkarmam, gazabım nasılmış, görsünler.
A

Ahmet Varol Meali

Medyen ahalisi de. Musa da yalanlanmıştı. Ama ben kâfirlere önce biraz süre tanıdım sonra onları yakaladım. Benim inkarım nasılmış?
A

Ali Bulaç Meali

Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. Böylelikle Ben, o inkâr edenlere bir süre tanıdım, sonra onları yakalayıverdim. Nasılmış benim (her şeyi alt üst edip kökten değiştiren) inkılabım (veya inkarım).
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Şuayb'ın kavmi olan) Ashab-ı Medyen de (Şuayb'ı) tekzib etti. Mûsa da (firavun tarafından) tekzib olundu. Ben de o kâfirlere bir mühlet verdim. Sonra da kendilerini azabla yakalayıverdim. Bak ki, beni inkâr nasıl olmuştur?
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve Medyen ehli de yalanladı. Musa da yalanlandı. Ben önce o kâfirlere mühlet verdim, sonra yakaladım. İşte bak, Benim inkâr edenleri nasıl yakaladığımı gör!
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Medyen halkı da yalanlamıştı. Mûsâ da yalanlanmıştı. Ben o kâfirlere süre tanıdım. Sonra onları yakalayıverdim. Bir görseydin benim cezalandırmam nasıl olmuştu!
B

Besim Atalay Meali (1965)

Medyen yâranı da yalanlamıştı, Musa da yalanlandı, kâfirlere zaman verdik, sonradan da yakaladık; inanmamak nice imiş?
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Mədyən əhli də (peyğəmbərlərini təkzib etmişdi). Musa da (Fir’onun özü və camaatı tərəfindən) yalançı sayılmışdı. Kafirlərə (bir qədər) möhlət verdim, sonra onları (əzabla) yaxaladım. (Bir görəydin, küfr etdiklərinə, peyğəmbərləri yalançı sayıb inkar etdiklərinə görə) Mənim onları inkar etməyim necə oldu! (Onlara verdiyim ne’məti müsibətlə əvəz etdim!)
C

Cemal Külünkoğlu Meali

42-43-44.(Ey Resul!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh, Ad ve Semûd kavimleri, İbrahîm kavmi, Lût kavmi ve (Şuayip’in kavmi olan) Medyen halkı da (nebilerini) yalanlamışlardı. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o inkârcılara süre tanıdım ve sonra onları yakaladım. Beni inkâr etmek (inadına hakka karşı direnmek) nasıl oluyormuş görsünler bakalım!
C

Cemil Said (1924)

42,43,44. Seni tekzîb iderler ise tahattur it ki ânlardan evvel Nûh’ın kavmi, ’Âd ve Semûd kavimleri, İbrâhîm’in ve Lût’un kavimleri dahî rasûllerini tekzîb itmişlerdi. Mûsâ da tekzîb olundı. Kâfirlere uzun bir mühlet virdim, sonra ’azâb itdim, ’azâbım pek şedîd oldı.
D

Diyanet Vakfı Meali

42, 43, 44. (Resûlüm!) Eğer onlar (inkârcılar) seni yalanlıyorlarsa, (şunu bil ki) onlardan önce Nuh'un kavmi, Âd, Semûd, İbrahim'in kavmi, Lût'un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanladılar. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kâfirlere süre tanıdım, sonra onları yakaladım. Nasıl oldu benim onları reddim (cezalandırmam)!
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

42,43,44. Seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh milleti, Ad, Semud, İbrahim milleti, Lut milleti ve Medyen halkı da peygamberlerini yalancı saymış ve Musa da yalanlanmıştı. Ama Ben, kafirlere önce mehil verdim, sonra da onları yakalayıverdim; Beni tanımamak nasılmış görsünler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

43,44. İbrahim’in kavmi ile Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Mûsâ da yalanlandı ve nihayet o inkârcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkâr etmek nasılmış, (gördüler).
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(Şuayb'ın kavmi olan) Medyen halkı da (Şûayb'ı) yalanladı. Musa da (Firavun tarafından) yalanlandı. Ben de o kâfirlere bir süre verdim. Sonra da onları yakalayıverdim. Beni tanımamak nasılmış görsünler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Eshabi Medyen de. Musâ da tekzib olundu, ben de o kâfirlere bir mühlet verdim, sonra da kendilerini tuttum alıverdim, nasıl oldu o vakıt benim inkârım?
E

Emrah Demiryent Meali

Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamıştı). Mûsâ da yalanlanmıştı. (Her seferinde) hakkı inkâr edenlere (tövbe etmeleri için) mühlet vermiş, sonra da onları (azabım ile) yakalamıştım. (Böylece) beni inkâr etme (nin cezası) neymiş, gördüler.
E

Erhan Aktaş Meali

Ve Medyen sahipleri de. Mûsâ da yalanlandı. Fakat gerçeği yalanlayan nankörlere süre tanıdım. Sonra da onları yakaladım. Benim inkarım¹ nasılmış gördüler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

42-44. daħı eger yalan dutalar seni bayıķ yalan duttı anlardan ilerü nūḥ ķavmı daħı 'ād daħı ŝemūd daħı ibrāhįm ķavmı daħı lūŧ ķavım [178b] daħı isleri medyen'üñ daħı yalan dutıldı mūsā. pes geçürü virdüm kāfirlere andan duttum anları. pes nite oldı inkār eylemegüm?
H

Hasan Basri Çantay Meali

42,43,44. Eğer (kâfirler) seni tekzîb ediyorlarsa onlardan evvel Nuuh kavmi, Aad, Semuud (kavmleri), İbrâhîm kavmi, Lût kavmi ve Medyen Yârânı da (peygamberlerini) tekzîb etmişlerdir. Muusâ dahi tekzîb edilmiştir. Nihayet ben o kâfirlere (ukuubet hususunda) bir mühlet verdim de sonra onları yakaladım. (Bak) benim inkârım (inkılâbım) nasıl imiş!
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Medyen halkı da... Musa da yalanlanmıştı. Böylelikle ben o kâfirlere süre tanıdım, sonra onları yakaladım. Beni tanımamak nasılmış!
H

Hayrat Neşriyat Meali

42,43,44. (Habîbim, yâ Muhammed!) Seni yalanlıyorlarsa artık (bil ki) onlardan önce Nûh'un kavmi, Âd ve Semûd (kavimleri), İbrâhîm'in kavmi ve Lût'un kavmi, hem Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanlamıştı. Mûsâ da yalanlandı. Fakat o kâfirlere mühlet verdim; sonra onları (azâbımla) yakaladım.(2) Artık (bak) benim (onları) inkârım(cezâlandırmam) nasıl oldu!
K

Kadri Çelik Meali

Medyen halkı da (yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. Böylelikle ben, o küfre sapanlara bir süre tanıdım, sonra onları yakalayıverdim. Nasılmış benim azabım!
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

42-44. Şayet seni yalancılıkla itham ediyorlarsa bilesin ki senden önce Nûh, Âd ve Semûd kavimleri, İbrâhim’in kavmi, Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerinin bildirdiklerini) yalan saymışlardı. Aynı şekilde Mûsâ da yalancılıkla itham edilmişti. Ben ise o inkârcılara biraz süre tanıdım ve sonra onları kıskıvrak yakaladım. Hadlerini bildirişim nasıldı bir bilsen!
M

M. Pickthall (English)

(And) the dwellers in Midian. And Moses was denied; but I indulged the disbelievers a long while, then I seized them, and how (terrible) was My abhorrence!
M

Mahmut Kısa Meali

Ve Medyen halkının yalanlayıp helâke uğradığı gibi. Nitekim, Mûsâ da Firavun ve yandaşları tarafından yalanlanmıştı. Her seferinde, tövbe edip yola gelmeleri için inkârcılara birazcık süre tanımış, sonra da hepsini şiddetli bir azapla kıskıvrak yakalamıştım! Böylece,Beni inkâr etmenin cezası neymiş, gördüler!
M

Mahmut Özdemir Meali

Medyen arkadaşları (halkı) da!
Bir de Musa yalanlandı; Kâfirler’e süre tanıdım; sonra onları yakaladım.
Beni inkâr etmek nasılmış?
M

Mehmet Okuyan Meali

(Şuayb’ın kavmi) Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamışlardı). Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kâfirlere süre tanımış; sonra onları (azapla) yakalamıştım. Benim cezalandırmam [*] (bak) nasıl olmuştu!
M

Mehmet Türk Meali

Medyen halkı da (öyleydi). Mûsa da (toplumu tarafından) yalanlanmıştı. Ben de o kâfirlere önce belirli bir süre verdim, sonra da onları helâk ettim. (Böylece) Benim (onları) inkârım nasıl olurmuş (gördüler).
M

Mehmet Çakır Meali

Medyen halkı da iftiracıydı. Mûsa da kabul görmedi. Ben, inkarcılara hep fırsat verdim, ama sonunda kıskıvrak yakaladım. Sonunda, beni inkar nasıl olurmuş gördüler.
M

Mehmet Çoban Meali

Medyen halkı da yalanlamıştı. Musa da yalanlanmıştı. İnkârları nedeniyle onlara belirli süre tanıdım. Sonra onlara öyle bir ceza verdim ki, yeryüzünden silindiler. Gördüler mi azabım nasılmış?
M

Muhammed Esed Meali

Medyen halkının [yaptığı gibi]; ayrıca, Musa da [Firavun ve yandaşlarınca] ⁶⁰ yalanlanmıştı. [Her seferinde] hakkı inkar edenlere belirli bir süre için fırsat verdim, ama günü gelince onları kıskıvrak yakaladım ki böylece, Benim onları hiçe saymam nasıl olurmuş, görsünler!
M

Mustafa Çavdar Meali

Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı. Ben de kâfirlere mühlet verdim sonra da onları kıskıvrak yakaladım. Nasılmış inanmayanların akıbeti? 2/55...73, 7/102...171, 17/59...102, 20/14...24
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Medyen ahalisi de (öyle yapmış) ve Musa da yalanlanmıştı. Hepsinde de kâfirlere süre tanıdım, ama sonunda onları enseledim: haydi, Beni inkâr nasıl olurmuş gördüler![²⁸⁵⁰]
O

Orhan Kuntman Meali

Medyen halkı da, (aynı şekilde) peygamberlerini yalanlamıştır. Musa da (Firavun ve hanedanı tarafından) yalanlanmıştır, ama Ben ilkin o kafirlere mühlet verdim (imana gelmediler) sonra da onları yakaladım. Bak benim onları cezalandırmam nasılmış! (Kavmin o beldelerin kalıntılarını görsünler de bundan ibret alsınlar)
O

Osman Fırat Meali

Medyen halkı da Musa’yı yalanlamıştı. Ben kâfirleri mühletlendirdim, sonra onları yakaladım; inkâr etmenin sonunun ne olduğunu gördüler.
S

Sardorxon Jahongir

Madyan shahrining aholisi ham Shu’ayb payg‘‎ambarni yolg‘‎onchiga chiqargan edilar. Muso payg‘‎ambar ham yolg‘‎onchiga chiqarildi. Men kofirlarga bir oz muhlat berib qo‘‎yib, keyin ularni o‘‎z azobim bilan tutdim. Bas, Mening inkorim qanday bo‘‎ldi?!
S

Satıraltı Meal (1534)

Medyen ehli daḫı, Mūsāyı daḫı yalanladılar Fir‘avn ḳavmi. Pes mühletvirdük kāfirlere. Andan ṣoñra muḥkem dutup helāk itdüm anları. Pes gör be‐nüm ‘iḳābum niçe oldı anlara.
S

Suat Yıldırım Meali

42, 43, 44. Eğer onlar seni yalancı sayıyorlarsa sen bil ki onlardan önce Nuh, Âd ve Semûd halkı da, İbrâhim'in halkı da, Lut'un halkı da, Medyen ahalisi de resulleri yalanlamışlardı. Mûsâ da yalancı sayılmıştı. Ben de şöyle yaptım: Her seferinde inkârcılara mühlet verdim. Sonra da tuttuğum gibi işlerini bitirdim. Onların inkârına mukabil nasıl olurmuş Benim inkârım, cümle âlem görüp bildi!
S

Süleyman Ateş Meali

Medyen halkı da (yalanlamıştı); Musa da yalanlanmıştı. Ben de kafirlere bir süre vermiş, sonra onları yakalamıştım. (Bak), benim (onları) inkarım (görülmemiş biçimde cezalandırmam) nasıl oldu!
S

Süleyman Tevfik (1927)

42,43,44- (Yâ Muhammed) Eğer kavmin seni tekzîb iderler ise (mahzûn) olma, onlardan evvel Nûh, 'Âd, Semûd, İbrâhîm, Lût kaavimleri ile Medyen ehli de rasûllerini tekzîb itdiler. Mûsâ da tekzîb olundı. Ben o kâfirleri imhâl ve sonra onları helâk iyledim. İnkârın 'âkıbeti nasıl olur gördiler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Medyen’liler de öyleydi. Musa da senin gibi yalancı sayılmıştı. Ayetleri görmezlikten gelen o kişilere önce süre tanıdım sonra da yakalarına yapıştım. Benim hoşlanmamamın[*] sonu nasıl oldu (gördüler)!
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Medyen halkı da. Mûsa da yalanlanmıştı da ben, inkârcılara biraz süre vermiş sonra hepsini yakalamıştım. Nasılmış benim azabım!
Y

Yusuf Ali (English)

And the Companions(2821) of the Madyan People; and Moses was rejected (in the same way). But I granted respite to the Unbelievers, and (only) after that did I punish them: but how (terrible) was my rejection (of them)!(2822)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Medyen ahalisi de (tekzîp etti,) Mûsa da tekzîp olundu. Nihâyet o kâfirler için bir mühlet verdim, sonra onları yakaladım. Artık (onların yaptıklarını) inkârım nasıl oldu bir düşünmeli!
Ü

Ümit Şimşek Meali

Ve Medyen ahalisi de. Sonra Musa da yalanlandı. Ben ise o kâfirlere önce süre tanıdım; sonra da onları yakalayıverdim. Nasıl oluyormuş Benim onları inkârım?(13)
İ

İhsan Aktaş Meali

Medyen halkı da (yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o inkârcılara (inkârlarından ve yaptıkları kötülüklerden vazgeçmeleri için yeteri kadar) süre tanıdım ve sonra (hem inkârdan hem de yaptıkları kötü işlerden vazgeçmedikleri için) onları (azapla) yakaladım. (Bak bakalım,) benim (onları) inkârım (cezalandırmam) nasıl oldu?
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Medyen halkı da yalanladı ve Musa da yalanlandı. Sonra elçilerin getirdiklerini inkâr edenlere mühlet verdim ve onları yakalayıverdim. İnkâr edenler nasıl oldu (baksınlar).
İ

İsmail Hakkı İzmirli

42, 44. Onlar seni yalan sayarlarsa üzülme. Çünkü onlardan evvel Nuh, Âd, Semud kavimleri, İbrahim kavmi, Lût kavmi, Medyenliler de peygamberlerini yalancı çıkarmışlardı. Musa da kiptiler tarafından yalancı çıkarıldı. Kâfirlere mühlet verdim, sonra onları azaba çarptım. Benim ukubetim [³] ne şiddetlidir!
İ

İsmail Yakıt

Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı. Ben de kâfirlere önce mühlet verdim sonra da onları kıskıvrak yakalayıverdim. Böylece (Ben’i) inkâr nasılmış (gördüler).
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Medyen kişileri de peygamberlerini yalancı saymışlardı. Musa da yalancı sayılmıştı. Bunun üzerine Ben o tanımazlara önce bir önel verdim, sonra da onları çarpıverdim. Benim azabım nasıl olurmuş görsünler,
Ş

Şaban Piriş Meali

Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı. Kafirlere süre tanıdım; sonra da onları yakaladım. Beni inkar nasılmış?

Hac Suresi 44. Ayet Meali ve Tefsiri

Hac Suresi 44. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Hac Suresi 44. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Hac Suresi 44. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Hac Suresi 44. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim