Ve Allah'a ve Peygamberlerine inananlar yok mu, onlardır Rableri katında gerçeklerin ve tanıkların ta kendileri; onların mükafatları da vardır, nurları da; kafir olanlara ve delillerimizi yalanlayanlara gelince: Onlardır cehennem ehli.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Allah'a ve peygamberlerine iman edenler, evet işte onlar, Rableri yanında sözü, özü doğru olanlar ve şehitlik mertebesine erenlerdir. Ahirette onların bolca sevapları, önlerinde ve sağ taraflarında koşan nurları vardır. Bizden gelen gerçekleri örtbas edip, ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemliklerdir.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Allah’a ve O’nun resullerine (samimiyetle ve teslimiyetle) iman edenler (var ya); işte onlar Rableri katında sıddıklar (özü, sözü ve yüzü dosdoğru olup itibar olunanlar) ve şehitler (veya Allah’ın va’adinin Hakk olduğuna şahitler)dir. (Cenab-ı Hakk değerlerini ve derecelerini göstermek üzere, bazı kişiler ve girişimler hakkında onlara şahitlik ettirecektir.) Onların (yüksek) ecirleri (mükâfatları) ve (çok özel ve örnek) nurları (güzellik ve etkinlik alâmetleri) vardır (ki hayret ve hayranlıkla seyredileceklerdir). İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise; işte onlar da cehennem ehlidir.
A
Ahmet Tekin Meali
Allah'a ve Rasulüne iman edenler, onlar, işte onlar, doğruluk sembolleridir. Rableri katında, kutsal kitapları bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek önderlik, doğruları konuşan şâhitlik ve şehitlik mertebesine erenlerdir. Onlar da, sadakat örneği, doğruluk sembolü samimi mü'minlerin, şehitlerin, şâhitlerin, örnek önderlerin mükâfatlarına ve nurlarına kavuşurlar. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, âyetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar da kaynayan köpüren Cehennem azâbına maruz olanlardır.
A
Ahmet Varol Meali
Allah'a ve peygamberlerine iman edenler işte onlar dosdoğru olanlar ve Rableri yanında şahitlerdir. Onların ecirleri ve nurları vardır. İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince işte onlar da cehennem halkıdır.
A
Ali Bulaç Meali
Allah'a ve O'nun Resûlü'ne iman edenler; işte onlar Rableri katında sıddîklar ve şehidler (veya şahid)lerdir. Onların ecirleri ve nurları vardır. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise; işte onlar da cehennem halkıdır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Allah'a ve Peygamberine iman edenler; işte bunlar, Rableri katında, (imanları hususunda) tıpkı çok sadık olanlarla, (Allah yolunda can veren) şehidler gibidirler. Onların hem sevabları vardır, hem de (Sırat üzerinde) nurları... Küfre varıb da ayetlerimizi inkâr edenlere gelince; işte onlar, hep cehennemliktirler.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Allah’a ve elçilerine (gerçekten) inananlar, Rableri katında sıddıklar ve şehitlerdir. Sıddıklar ve şehitlerin mükâfat ve nurlarının aynısı bunlara da vardır. Fakat (peygamberleri) inkâr edip de ayetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlar Cehennem ehlidirler.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Allah'a ve Peygamberlerine inananlar var ya, özü sözü doğru kişiler onlardır. Rableri katında tanık olanlar onlardır. Onların ödülleri ve nurları vardır. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennem yârânı olacaklardır.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Hem Allaha, hem de peygamberlerine inanan kimselere, gerçek olanlara, şehit olanlara, Tanrıları katında onlara sevap vardır, aydınlık vardır, kâfir olanlarla, âyetlerimizi yalanlayanlar, işte bunlar cehennemlik!
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Allaha və peyğəmbərinə iman gətirənlər – məhz onlar öz Rəbbi dərgahında olan siddiqlər (özündə-sözündə doğru olanlar) və şəhidlərdir. Onların (qiyamət günü) öz mükafatları və (qıl körpüsü üstündə onlara yol göstərəcək) öz nurları vardır. Kafir olub ayələrimizi yalan sayanlara gəldikdə isə, onlar cəhənnəmlikdirlər.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Allah’a ve resullerine gerçekten inananlar var ya; işte onlar hem özü sözü doğru olanlar hem de Allah’ın huzurunda tanık olacak olanlardır (Allah’a verdikleri sözde duranlar ve hayatlarıyla gerçeğe şahitlik edenler olarak muamele göreceklerdir). Onların hem mükâfatları hem de nurları vardır. Ama inkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar da cehennemliklerdir.
C
Cemil Said (1924)
Allâh’a ve rasûlüne îmân idenler doğrı âdemlerdir. Bunlar Allâh’ın önünde şâhid ve mükâfât ve nûra nâil olacaklardır. Îmân itmeyüb âyâtımızı tekzîb idenler cehennem ashâbıdırlar.
D
Diyanet Vakfı Meali
Allah'a ve peygamberlerine iman edenler, (evet) işte onlar, Rableri yanında sözü özü doğru olanlar ve şehitlik mertebesine erenlerdir. Onların mükâfatları ve nûrları vardır. İnkâr edip de âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemin adamlarıdır.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Allah'a ve peygamberlerine inananlara, dosdoğru olanlara ve Allah yolunda şehit düşenlere, işte onlara, Rableri katında nur ve ecir vardır. İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar da, cehennemlik olanlardır.*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Allah’a ve Peygamberlerine iman edenler var ya, işte onlar sıddîklar (sözü özü doğru kimseler) ve Allah katında şahitlerdir. Onların mükâfatları ve nurları vardır. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemliklerdir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Allah'a ve peygamberine iman edenler var ya, işte onlar, Rableri yanında sözü özü doğru olanlar ve şehitlik mertebesine erenlerdir. Onların mükafatları ve nurları vardır. İnkar edip de âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemin adamlarıdır.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Hem Allaha ve Resulüne iyman edenler hep onlar aynî sıddîkler ve şehidlerdir, Rablarının ındinde onlara onların ecirleri ve nurları vardır, âyetlerimizi tekzib edenlere gelince işte onlar hep Eshabi cahîmdir.
E
Emrah Demiryent Meali
Allah’a ve peygamberlerine îmân edenler var ya, işte bunlar, Rableri nezdinde, sıddıklar ve şehitler mertebesindedirler. Onların ecirleri ve nurları vardır. (Hakkı) inkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar (ebedî olarak) cehennem ehlidirler.
E
Erhan Aktaş Meali
Allah'a ve Resûllerine inananlar;¹ işte onlar Rabb'leri katında Sıddıklar² ve şehitler³ konumunda olanlardır. Onların ödülleri ve nurları⁴ vardır. İnkâr eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar Cehennem halkıdırlar.
Allaha ve peygamberlerine îman edenler (yok mu?) Onlar sözü özü doğru olanlar, Allah için şâhidlik edenlerdir. Onların hem mükâfatları, hem nuurları vardır. Küfredenler (e), âyetlerimizi yalan sayanlar (a gelince:) Onlar da cehennemin yaranıdırlar.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Allah’a ve resullerine iman edenler, işte onlar sıddıklardır. Rableri katında da şahitlerdir. Onların mükâfatları ve nurları vardır. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlar da ateş halkıdır.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Allah'a ve O'nun peygamberlerine îmân edenlere gelince, işte onlar Rableri katında sıddîklar ve şehîdler (mertebesinde)dir. Kendileri için, hem mükâfâtları, hem nûrları vardır. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar Cehennem ehlidirler.
K
Kadri Çelik Meali
Allah'a ve peygamberlerine iman edenler (var ya), işte onlar, Rableri katında doğrular ve şahitlerdir. Onların hem mükâfatları, hem de nurları vardır. Küfre sapıp da ayetlerimizi yalanlayanlar (var ya), onlar da cehennem ehlidir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Allah’a ve peygamberlerine (böyle) iman edenler var ya, işte onlar rableri katında sıddıklar ve şehidler mertebesindedirler. Mükâfatları ve nurları (âhirette) onları beklemektedir. İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler.
M
M. Pickthall (English)
And those who believe in Allah and His messengers, they are the loyal; and the martyrs are with their Lord; they have their reward and their light; while as for those who disbelieve and deny Our revelations, they are owners of hell fire.
M
Mahmut Kısa Meali
Allah’a ve bütün elçilerine iman eden bu müminler var ya, işte iman iddiasında dosdoğru olanlar ve Hesap Günü Rab’leri katında hakîkate şâhitlik edecek olanlar onlardır. O Gün onlara,hak ettikleri mükâfâtları ve cennet yolunu aydınlatacak nurlarımutlaka verilecektir. Nankörlük edip ayetlerimizi inkâr edenlere gelince, onlar da cehennemi hak eden kimselerdir.
M
Mahmut Özdemir Meali
Allah’a ve O’nun rasûlüne inanmış olanlar, işte onlar gerçekten Sıddıklar’dır (Doğrular’dır), rabb’leri katında Şahidler’dir; onların ücreti ve nûru onlarındır.
Bizim âyetlerimizi yalanlamış ve inkâr etmiş olanlara gelince; onlar
da Cahîm (Yakıcı Alevli Ateş) arkadaşlarıdır. ***
M
Mehmet Okuyan Meali
Allah’a ve elçilerine iman edenler -evet sadece onlar- (gerçeği) çok doğrulayanlardır ve Rableri katında şahit olanlardır. (Mahşerde) onlar için ödülleri ve [nûr]ları (ışıkları) vardır. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennem halkıdır.
M
Mehmet Türk Meali
Allah’a ve Onun elçilerine gerçekten îman edenler var ya işte onlar, sıddîklerdir.¹ Şehitlere² gelince onların, Rablerinin huzurunda ayrıca bir mükâfatları ve nurları vardır.³ İnkâr ederek âyetlerimizi yalanlayanlar ise, cehennemliklerin ta kendisidir.
M
Mehmet Çakır Meali
Allah ve resulüne inananlar, Tanrının er sözlü bilir kişileridir. Bunlar ödüllere ve aydınlığa sahip olacaklar. Ayetlerimizi yalanlayıp inkar edenler ise, cehennemlik kişilerdir.
M
Mehmet Çoban Meali
Allah’a ve Resulüne iman edenler var ya; işte onlar sözüne sadık olan ve Allah katında gerçeklere şahitlik edenlerdir. Onlara hesap günü mükâfat vardır. Üstelik onların yaptıkları güzel şeyler, etraflarını aydınlatan ışık olur. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.
M
Muhammed Esed Meali
Allah’a ve Elçisi’ne inananlar, işte onlardır hakikate sahip çıkan ve Allah’ın huzurunda [ona] tanıklık edenler: ²⁸ [böylece] onlar ödüllerini ve nurlarını elde edecekler! Hakikati inkara ve mesajlarımızı yalanlamaya şartlanmış olanlara gelince, onlar yakıcı ateşe mahkum olanlardır!
M
Mustafa Çavdar Meali
Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçilerine yürekten inananlar var ya, işte onlar Allah katında özü sözü doğru olanlar ve şahit olan kimselerdir. Onların hem ödülleri vardır hem de aydınlatan nurları. Ama gerçekleri örtbas edip inanmayan kâfirler ise işte onlar cehennemliklerin ta kendilerdir. 4/69
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Allah’a ve elçilerine (sadâkatin bedelini ödeyerek)[⁴⁹⁵⁷] iman edenler var ya: onlardır doğruluk ve dürüstlük sembolü olanlar; yine onlardır Rableri katında şahitliğine (değer) verilenler;[⁴⁹⁵⁸] ödül de onların, ışık da onların olacak.[⁴⁹⁵⁹] Ama inkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar, çılgın ateşin sakinidirler.
O
Orhan Kuntman Meali
Ve o kimseler ki, Allah'a ve Onun peygamberine (gönülden) iman ettiler. (Allah yolunda savaştılar) İşte onlar, Rablerinin katında sıddıklık ve şehidlik mertebesine erenlerdir, onların hem mükâfatları hem de nûrları vardır. Ve o kimseler ki kâfir oldular ve ayetlerimizi yalan saydılar, işte onlar da cehennem yârânıdırlar. (Sonsuza dek orada kalacaklardır)
O
Osman Fırat Meali
Ve Allah’a ve Resulüne iman edenler, işte onlar rablerinin katında doğru olanlar ve şahitlik edenlerdir. Ve onlar için ecirleri ve nurları vardır. Ve ayetlerimizi inkar edip yalanlayanlar ise işte onlar ateş ashabıdırlar.
S
Sardorxon Jahongir
Allohga va Uning rasullariga iymon keltirgan kishilar – ana o‘shalar siddiqlardir va Robbilari huzuridagi shohidlardir. Ular uchun oxiratda mukofotlari va yo‘llarini yorituvchi nurlari bo‘ladi. Kufr keltirgan va oyatlarimizni yolg‘onga chiqargan kimsalar esa – ular do‘zax egalaridir.
S
Satıraltı Meal (1534)
Ol kişiler ki īmān getürdiler Tañrıya ve peyġamberine. Anlardur girçekler.Daḫı şehīdlerdür Tañrı Ta‘ālā ḳatında. Anlara müzd vardur ve nūrlar var‐dur ve ol kişiler ki kāfir oldılar, daḫı yalanladılar bizüm āyetlerümüzi, anlarcehennem ehlidür.
S
Suat Yıldırım Meali
Allah'a ve resullerine iman edenler, evet işte onlardır Rabbinin nezdinde sıddikler ve Hakka şahitlik edenler! Kendilerine mükemmel ecirler ve nurlar vardır. Ama kâfir olup âyetlerimizi yalan sayanlar. İşte onlar da cehennemliktirler. [4, 69]
S
Süleyman Ateş Meali
Allah'a ve elçilerine inananlar (yok mu) işte Rableri yanında, sıddikler (çok doğru olanlar) ve şehidler onlardır. Onların mükafatları ve nurları vardır. İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar(a gelince), onlar da cehennem halkıdır.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Allâh rasûlüne îmân idenler rableri 'indinde mübâlağa ile sâdıklar ve kıyâmete şâhidlerdir, onların ecir ve mükâfâtı ve nûrı vardır. Âyetlerimizi tekzîb idenler ise cehennem ehlidirler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Allah’a ve elçisine inanıp güvenenler, Rableri katında özü sözü doğru ve şahit sayılacak kimselerdir. Onların hem alacakları ödül hem de ışıkları (nurları) vardır. Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılarak ayetleri görmezlikten gelenler ise cehennem ahalisidir.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Allah'a ve resulüne inananlar var ya, özü-sözü doğru kişiler onlardır. Rableri katında tanık olanlar/şehitlik mertebesine erenler de onlardır. Onların ödülleri ve ışıkları vardır. Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemin dostu olacaklardır.
Y
Yusuf Ali (English)
And those who believe in Allah and His messengersthey are the Sincere(5299) (lovers of Truth), and the witnesses (who testify),(5300) in the eyes of their Lord: They shall have their Reward and their Light.(5301) But those who reject Allah and deny Our Signs,- they are the Companions of Hell-Fire.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve o kimseler ki, Allah'a ve o'nun peygamberlerine imân ettiler. Rablerinin indinde sıddıklar ve şehit olanlar onlardır, onlar için mükâfaatları ve nûrları vardır. Ve o kimseler ki, kâfir oldular ve Bizim âyetlerimizi tekzîp ettiler, işte onlar da cehennem sahipleridir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Allah'a ve peygamberlerine iman edenler, Rableri katında özü sözü doğru olan ve hakka şahitlik eden kimselerdir. Onların ödülleri de vardır, nurları da. İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlar ise Cehennem ehlidir.
İ
İhsan Aktaş Meali
Allah’a ve elçilerine inanmış olanlar var ya, işte onlar hem özü sözü doğru kimselerdir hem de (hesap günü) Rablerinin katında (hakikate) şâhitlik edecek kimselerdir. Onların hem ödülleri hem de nurları vardır. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar da cehennem ehlidir. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Allah’a ve elçisine inananlar, işte onlar geçek doğruları onaylayanlar ve doğrulara şahitlik edenlerin, Rablerinin katında güzel karşılıklar ve onlar için aydınlıklar vardır. Doğruları inkâr edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlarda ateşin içine girecek olanlardır.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar ki Allah/a ve peygamberlerine inanırlar, işte Rablerinin yanında özü, sözü doğru olanlar, Allah için şehadette bulunanlar, onlardır. Onların hem mükâfatları, hem ışıkları vardır. Kâfir olup âyetlerimizi yalan sayanlar da cehennemliktir.
İ
İsmail Yakıt
Allah’a ve elçilerine inananlar, işte onlar Rableri katında doğru olanlar ve (hakikate) şahit olanlardır. Onların nurları ve mükâfatları vardır. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem [cahîm] ehlidirler.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O kimseler ki Allah’a, elçisine inanırlar, işte çalapları katında özü sözü doğru olanlar, tanıklık edenler bunlardır. Onların hem karşılıkları, hem de ışıkları vardır. O kimseler ki inanmazlar, belgelerimizi yalan sayarlar, bunlar da Cehennemlik olanlardır.
Ş
Şaban Piriş Meali
Allah'a ve elçisine inananlar, işte onlar sıddıklar ve şahitlerdir. Onlar mükafatlarını ve nurlarını elde edeceklerdir. Ayetlerimizi inkar edip yalanlayanlar ise işte onlar cehennem arkadaşlarıdır.
Hadîd Suresi 19. Ayet Meali ve Tefsiri
Hadîd Suresi 19. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Hadîd Suresi 19. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Hadîd Suresi 19. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Hadîd Suresi 19. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?