Yeryüzünü, enine boyuna döşedik ve orada metin dağlar yarattık ve oradan, taktirimize göre, her şeyi bitirdik.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ve yeryüzünü enine boyuna döşedik de, üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik ve herşeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Yeryüzüne (Dünya gezegenine gelince) onu (tarıma, hayvancılığa ve inşaata müsait olarak) döşeyip-yaydık, onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda her şeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirip (çıkardık).
A
Ahmet Tekin Meali
Yerleşimi sağlamak, hayatı kolaylaştırmak için yer kürenin toprağını, biyolojik, kimyevî yapısını, rengini oluşturup yayarak verimli hale getirdik. Orada, ağır baskılı, oturaklı, derin temellere dayalı dağlar yerleştirdik. Yine orada her şeyi dengeli, âhenkli, ölçülü ürettik.
A
Ahmet Varol Meali
Yeri de yaydık, üzerine sabit dağlar yerleştirdik ve onda her şeyden belli ölçüde bitirdik.
A
Ali Bulaç Meali
Yere (gelince,) onu döşeyip-yaydık, onda sarsılmaz-dağlar bıraktık ve onda her şeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Arzı da döşedik ve oraya yerli yerinde dağlar koyduk, orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Yeri de serdik, onda demirlenmiş gemiler gibi dağları diktik. Ve onda her ölçülü, dengeli şeyden filizlendirdik.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar diktik ve orada her şeyi ölçülü bitirdik.[253]
B
Besim Atalay Meali (1965)
Yeryüzünü yayarak, üstünde dağları yerleştirmişiz, ölçülü olarak her bir şeyi bitirdik
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Biz yer üzünü döşədik (orada hər şeyi yerbəyer etdik), orada möhkəm dayanan dağlar yerləşdirdik, hər şeydən (bütün meyvələrdən) müəyyən ölçüdə (lazım olan qədər) yetişdirdik.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Yeryüzünü yayıp üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.
C
Cemil Said (1924)
Arz üzerindeki dağları yaratdık orada her şey münâsib olarak neşv ü nemâ bulur.
D
Diyanet Vakfı Meali
Yeri uzatıp yaydık, orada sabit dağlar yerleştirdik, yine orada miktarı ve ölçüsü belirli olan şeyler bitirdik.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Yeri yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her şeyi bir ölçüye göre bitirdik.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Yeryüzünü düzgün bir şekilde yarattık ve oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Arzı meddettik ve ona ağır baskılar bıraktık ve onda mevzun her şeyden bitirdik' hem sizin için
E
Emrah Demiryent Meali
(Kudretimizle) yeryüzünü yayıp, oraya sabit dağlar yerleştirdik ve orada her şeyden, belli bir ölçüde var ettik.
E
Erhan Aktaş Meali
Yeryüzünü yaydık ve oraya ağır baskılar yerleştirdik. Ve orada her türlü bitkiyi bir ölçüye göre yetiştirdik.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı yiri çekdük anı daħı bıraķduķ anda diplü ŧāġlar. daħı bitürdük anda her neseneden dartılmış.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Yeri de (döşeyib) yaydık. Onda sabit dağlar (yaratıb) koyduk, oralarda (hikmet ve maslahatla) ölçülmüş her şeyden (münâsib) nebatlar bitirdik.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Yeryüzüne gelince; onu yaydık, oraya sabit ağırlıklar koyduk ve orada her şeyi ölçülü bir şekilde bitirdik.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Yeryüzünü ise yaydık; oraya sâbit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü herşeyden (her nebâttan) bitirdik.(1)
K
Kadri Çelik Meali
Yere (gelince,) onu döşeyip yaydık, onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda her şeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Arzı da yaydık, oraya sağlam dağlar yerleştirdik, orada ölçüleri belli her türden ürünler bitirdik.
M
M. Pickthall (English)
And the earth have We spread out, and placed therein firm hills, and caused each seemly thing to grow therein.
M
Mahmut Kısa Meali
Yeryüzüne gelince; onu canlıların üreyip gelişmesine uygun bir şekilde yayıp döşedik, üzerinesarsılmaz dağlar yerleştirdik ve orada, mükemmel bir denge kurarak miktarı, şekli, tadı... belli bir ölçüye göre ayarlanmış nice bitkiler yetiştirdik.
M
Mahmut Özdemir Meali
Yer’i de döşedik; orada ağır baskılar bıraktık; vezne uygun / ölçülü her şeyden bitirdik.
M
Mehmet Okuyan Meali
Yeri genişlettik ve içine ağırlıklar yerleştirdik. [*] Orada ölçülü olan her şeyden (bitkiler) yetiştirdik. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Yeryüzünü de enine boyuna döşedik, onda sâbit dağlar yarattık ve orada her türlü ürünü ölçülü bir şekilde yetiştirdik.
M
Mehmet Çakır Meali
Yeryüzünü uzattık, dağlarla sağlamlaştırdık. Her türlü bitkiyi dengeli bir şekilde ürettik.
M
Mehmet Çoban Meali
Yaratma gücümüzle yeryüzünü yaydık! Yeryüzüne sağlam dağlar attık! Yaşayanlar için dengeli, ölçülü, canlıların yaşamasına uygun yiyecekler hazırladık!
M
Muhammed Esed Meali
Ve yeryüzünü yayıp üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik; ve orada [hayatın] her türünün dengeli bir biçimde büyüyüp boyvermesini sağladık;
M
Mustafa Çavdar Meali
Yeri de yayıp döşedik ve oraya sarsılmaz sabit dağlar yerleştirdik1 ve böylece orada her türlü bitkinin dengeli bir biçimde yetişmesini sağladık.2 116/15-16, 21/31, 26/99, 13/4, 23/19
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Ve yeryüzünü (engebeli arazi yapısıyla) uzatıp genişlettik;[²⁰³⁷] zira orada sağlam ve sarsılmaz dağlar yerleştirdik; üstelik orada her türün dengeli bir biçimde büyüyüp gelişeceği (bir canlı hayat) sağladık.
O
Orhan Kuntman Meali
Yeri de yaydık, orada sabit dağlar yerleştirdik ve belli miktarda çeşitli bitkiler yetiştirdik.
O
Osman Fırat Meali
Ve yeri yayıp uzattık, ona dağlar koyduk ve onda her şeyden ölçülü bir şekilde bitirdik (yetişmesini sağladık).
S
Sardorxon Jahongir
Yerni esa, mavjudotlarning ko‘payishi va rivojlanishiga mos tarzda uni keng qilib yoyib qo‘ydik, ustiga esa tebranmas tog‘larni joylashtirdik. Hamda unda har yerning o‘ziga xos turli-tuman narsalardan, o‘simlik va mevalardan undirib chiqardik.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı yirleri uzadup döşedük, daḫı bıraḳduḳ anda anı berkidici ulu ṭaġlar,daḫı bitürdük anda her ḳudret eli‐y‐le düzülmiş nesneyi.
S
Suat Yıldırım Meali
Yeri de yaydık, genişlettik ve oraya sağlam dağlar çaktık ve orada hikmetle ölçülmüş olarak her türlü nebatı yetiştirdik. [37, 6] {KM, Tekvin 3, 24}
S
Süleyman Ateş Meali
Arzı da yaydık, oraya sağlam dağlar attık ve orada ölçülü mütenasib şeyler bitirdik.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Yeri yaydık, onda dağlar yaratdık, ve arzda mikdâr-ı ma'lûm ile her şeyi bitirdik.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Yeri uzattık, içine oturaklı dağları yerleştirdik. Orada her bitkiyi dengeli olarak bitirdik.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Yeri yayıp döşedik, ona kuvvetli dağlar diktik ve içinde ölçülü/ahenkli her şeyden bitirdik.
Y
Yusuf Ali (English)
And the earth We have spread out(1955) (like a carpet); set thereon mountains firm and immovable; and produced therein all kinds of things in due balance.(1956)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Yeryüzünü de yaydık ve onda sabit dağlar bıraktık. Ve onda her bir ölçülmüş şeyden bitirdik.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Yeri de yayıp döşedik, onda sağlam dağlar diktik ve ölçülüp biçilmiş herbir şeyden yetiştirdik.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve yerkürenin (biyolojik, kimyevi) yapısını, oluşturup yayarak (su, hava ve gıdalarla) verimli hâle getirdik. Orada, ağır baskılar, (derin temellere dayalı dağlar) yerleştirdik. Yine orada (hayat için) her şeyi dengeli, âhenkli, ölçülü ürettik.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Yeryüzünü de genişçe yaydık ve üzerine dağları yerleştirdik. Orada her türlü bitkilerden de dengeli bir şekilde bitirdik.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Biz, yeri yaydık, üzerinde sabit dağlar bıraktık, onda kudret ve hikmet terazisi ile tartılmış her şeyi bitirdik.
İ
İsmail Yakıt
Yeryüzünü de yaydık ve oraya sağlam dağlar [revâsi] yerleştirdik [elkaynâ] ve orada ölçülü olarak her şeyi bitirdik.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz yeryüzünü yaydık. Oraya dağları yerleştirdik. Onun üzerindeki her nesneyi de ölçüyle (dengeli) bitirdik.
Ş
Şaban Piriş Meali
Yeri de yaydık. Oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada her şeyden ölçülü olarak ürün verdik.
Hicr Suresi 19. Ayet Meali ve Tefsiri
Hicr Suresi 19. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Hicr Suresi 19. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Hicr Suresi 19. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Hicr Suresi 19. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?