Sureye Dön

Hûd Suresi Suresi, 72. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

O, eyvahlar olsun dedi, ben mi doğuracağım? Ben bir kocakarıyım, şu kocam da ihtiyar. Şüphe yok ki bu, pek şaşılacak bir şey.
A

Abdullah Parlıyan Meali

İbrahim'in hanımı: “Vay halime, ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken, çocuk mu doğuracağım? Doğrusu bu şaşılacak birşey” dedi.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Hz. İbrahim’in hanımı Sare validemiz;) “Vay bana (ve başıma gelene!)” dedi. “Ben ihtiyarlamış bir kadın iken ve şu kocam da yaşlılığın sonuna dayanmış iken (hâlâ) doğuracak mıyım? Gerçekten bu şaşırtıcı bir şeydir!”
A

Ahmet Tekin Meali

İbrâhim'in karısı:
“Vay başıma gelenlere! Ben bir kocakarı, kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım. Bu tuhaf bir şey.” dedi.
A

Ahmet Varol Meali

"Vay halime! Ben böyle kocamış bir kadın kocam da bir ihtiyar iken ben doğuracak mıyım? Bu gerçekten şaşırtıcı bir şey!" dedi.
A

Ali Bulaç Meali

'Vay bana' dedi (kadın). 'Ben kocamış bir kadın iken ve şu kocam da bir ihtiyar iken doğuracak mıyım? Gerçekten bu şaşırtıcı bir şey!..'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(İbrâhim'in hanımı) şöyle dedi: “- Ay! Ben doğuracak mıyım? Ben ihtiyar bir kadın ve bu kocam da bir ihtiyar iken!... Doğrusu bu, çok şaşılacak bir şey!...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

İbrahim’in hanımı: “Vay halime! Ben ihtiyar bir kocakarı iken, bu beyim de yaşlı iken, ben nasıl doğururum?! Bu çok acayip bir şeydir” dedi.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Hanımı, “Olacak şey değil! Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Bu, gerçekten şaşılacak bir şey!” dedi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Kadın dedi ki : «Vay başıma gelene, ben nice doğururum? Bir kurutka karıyım, erim de kocalmıştır» evet, işte budur şaşılacak bir nesne
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(İbrahimin arvadı) dedi: “Vay halıma! Mən qoca bir qarı, bu ərim də ixtiyar bir kişi olduğu halda, mən necə doğa bilərəm?! Bu çox təəccüblü bir şeydir!”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Karısı: “Vay başıma gelenler! Ben kocamış bir kadın ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şeydir!” dedi.
C

Cemil Said (1924)

"Ben mi doğuracağım, ben ’acûze bir ihtiyâr kadınım kocam da ihtiyârdır. Bu pek ’acîb bir şey" didi.
D

Diyanet Vakfı Meali

(İbrahim'in karısı:)  Olacak şey değil! Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Bu gerçekten şaşılacak bir şey! dedi.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı, kocam da ihtiyar olmuşken nasıl doğurabilirim? Doğrusu bu şaşılacak bir şey" dedi.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Karısı, “Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!” dedi.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Vay başıma gelene!" dedi, "Ben bir kocakarıyım, kocam da yaşlı bir adam. Bu gerçekten çok tuhaf bir şey!"
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Vay, dedi, doğuracak mıyım? Ben bir acuz, kocam da bu bir pir iken, her halde bu çok acîb bir şey
E

Emrah Demiryent Meali

(İbrâhîm’in hanımı Sâre, duyduklarının şaşkınlığı ile) “Vay başıma gelenler! Ben kocamış bir kadın ve bu kocam da bir ihtiyarken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!” dedi.
E

Erhan Aktaş Meali

“Vay başıma gelene! Ben bir koca karı, kocam da bir ihtiyar olduğumuz halde, doğuracak mıyım? Doğrusu bu çok hayret edilecek bir şey!” dedi.
E

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti ya'nį śāra: vāveyli! ŧoġura mim ben ķarı 'avrat iken daħı uşbu erüm ķoca-y- iken bayıķ işbu nesenedür ŧañ.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

«(Kadın) vay, dedi, kendim bir koca karı, şu zevcim de bir ihtiyar iken ben mi doğuracak mışım? Bu, cidden pek şaşılacak bir şey»!
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

“Vay başıma gelene!” dedi kadın. “Ben kocamış bir kadınken ve şu kocam da bir ihtiyarken nasıl doğururum? Bu şaşılacak bir şey!”
H

Hayrat Neşriyat Meali

(İbrâhîm'in hanımı Sâre:) “Vay bana! Ben ihtiyar bir kadın, bu kocam da yaşlı bir kimse iken mi doğuracağım? Doğrusu bu gerçekten şaşılacak bir şey!” dedi.
K

Kadri Çelik Meali

“Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı, kocam da ihtiyar olmuşken nasıl doğurabilirim? Doğrusu bu şaşılacak bir şey” dedi.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

“Aman yâ rabbi! Ben mi doğuracağım: Ben yaşlı bir kadın, şu da ihtiyar kocam! Doğrusu şaşılacak bir şey!” dedi.
M

M. Pickthall (English)

She said: Oh, woe is me! Shall I bear a child when I am an old woman, and this my husband is an old man? Lo! this is a strange thing!
M

Mahmut Kısa Meali

Bunun üzerine Sâre, hayretler içerisinde “Nasıl olur?Ben şu yaşlı hâlimle, üstelik de kocam bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Bu, gerçekten de şaşılacak bir şey!” dedi.
M

Mahmut Özdemir Meali

-"Vay başıma gelenler! Ben acûz / yaşlanmış bir kadın, bu da suyu kalmamış bir ihtiyar iken doğururum ha?
Bu, elbette şaşılacak bir şeydir" dedi.
M

Mehmet Okuyan Meali

(Sâre) “Aa, vay başıma gelenler! Ben bir yaşlı, bu kocam da bir ihtiyarken çocuk mu doğuracağım? Şüphesiz ki bu şaşılacak bir şey!” demişti. [*]
M

Mehmet Türk Meali

(İbrahim’in karısı): “Vay başıma gelene! Şimdi ben bir kocakarı, şu kocam da bir ihtiyarken doğuracağım öyle mi? Cidden bu çok acayip bir şey!” dedi.
M

Mehmet Çakır Meali

Hanım: " Eyvaah! Yani şimdi ben çocuk mu doğuracağım? Ben yaşlı, kocam moruk. Olamaz böyle bir şey. "
M

Mehmet Çoban Meali

İbrahim’in karısı: "Vay, ben bir koca karı, kocam da ihtiyarlamış biriyken doğuracak mıyım? Bu cidden şaşılacak bir şey!" dedi.
M

Muhammed Esed Meali

“Vah bana!” ¹⁰⁴ dedi, “Ben yaşlı bir kadın, kocam da yaşlı bir adam iken, hâlâ çocuk mu doğuracağım? Doğrusu, yadırganacak bir şey bu!”
M

Mustafa Çavdar Meali

– Ardından şaşkınlık içerisinde “Vay başıma gelene, ben bu ihtiyar halimle çocuk mu doğuracağım? Üstelik kocam da iyice ihtiyarlamışken, bu gerçekten şaşılacak bir şey” dedi. 51/29
M

Mustafa İslamoğlu Meali

“Ah benim dertli başım! Ben yaşlı bir kadın şu kocam da bir pîri fânî olduğu hâlde, ben çocuk doğuracağım ha? Bu gerçekten de çok garip bir şey!” dedi.
O

Orhan Kuntman Meali

(Karısının şaşkınlığı bu kez daha fazla arttı ve) "Olacak şey değil, ben bir kocakarı, kocam da yaşlı bir adam iken ben mi çocuk doğuracak mışım?" dedi.
O

Osman Fırat Meali

Ve dedi ki: “Vay bana! Ben bir kısır ve bu kocam da ihtiyarken doğuracak mıyım? Gerçekten bu acayip bir şeydir.”
S

Sardorxon Jahongir

Bularni eshitgan Sora: “Voy, o‘‎lmasam! Men kampir va bu erim esa qari chol bo‘‎laturib, tug‘‎amanmi?! Axir, bu juda qiziq narsa-ku!” – deb yubordi.
S

Satıraltı Meal (1534)

İbrāhīm ‘avratı eyitdi: Vāveylā, ne ‘aceb ben doġurur mıyın ḳarı olduḳdanṣoñra ki yüz yigirmi yıl geçdi? Daḫı bu benüm erüm ḳocadur. Taḥḳīḳ bu ne‘aceb ḥāldür didi.
S

Suat Yıldırım Meali

İbrâhim'in hanımı: “Ay! dedi, ben bir kocakarı, kocam da bir pir iken ben mi doğuracağım! Doğrusu bu çok şaşılacak bir şey! ” {KM, Tekvin 18, 12}
S

Süleyman Ateş Meali

Vay, dedi, ben bir kocakarı, bu kocam da bir pir iken doğuracak mıyım? Bu, cidden şaşılacak bir şey!
S

Süleyman Tevfik (1927)

O: "Vay benim başıma! Ben ihtiyâr bir kadın, zevcim de ihtiyâr bir erkek iken çocuk doğurır mıyım? Tahkîk bu, çok 'acâyib bir şeydir" didi. [²]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

“Vay başıma gelenler!” dedi. “Doğum mu yapacağım?” Ben gücünü kaybetmiş bir kadınım; bu da kocam, iyice yaşlanmış! Bu gerçekten tuhaf bir şey!”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

"Vay başıma, dedi. Doğuracak mıyım ben? Kendim bir kocakarı, kocam bir ihtiyar. Gerçekten şaşılacak şey bu."
Y

Yusuf Ali (English)

She said: "Alas for me!(1568) shall I bear a child, seeing I am an old woman, and my husband here is an old man? That would indeed be a wonderful thing!"
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Dedi ki: «Vay halime! Ben çocuk doğurabilir miyim? Ben bir koca kadınım, kocam da bir ihtiyardır. Şüphe yok ki bu acaip bir şeydir.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

“Eyvahlar olsun!” dedi. “Bu kocamış halimle mi doğuracağım? Üstelik kocam da bir pir-i fani iken! Bu çok tuhaf birşey!”
İ

İhsan Aktaş Meali

(İbrahim’in eşi:) Olacak şey değil! Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken, çocuk mu doğuracağım? Doğrusu bu şaşılacak bir şey” dedi.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

İbrahim’in karısı “Vay başıma gelene, ben yaşlı, elden ayaktan düşmüş bir kadın, kocamda kocamış bir erkek hale gelmişken doğuracak mıyım? Gerçekten bu şaşılacak bir durum” dedi.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Karısı dedi ki: Acayip! Ben mi doğuracağım! Ben kocamış; şu erimde bir ihtiyar iken doğurabilir miyim? Bu, âdet itibariyle pek taaccüp olunacak bir şeydir.
İ

İsmail Yakıt

Karısı da: “Vay be! Ben bir kocakarı ve kocam da oldukça yaşlı bir ihtiyar iken ben çocuk mu doğuracağım? Bu gerçekten şaşılacak bir şey!” dedi.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine İbrahim’in karısı dedi: "Başıma gelenler! Ben yaşlıyım. Kocam da yaşlı. Nasıl olurda doğururum? Doğrusu, şaşılacak şey!"
Ş

Şaban Piriş Meali

-Vay başıma gelenler, Ben ihtiyar bir kadınım, kocam da yaşlı olduğu halde nasıl doğurabilirim? Bu şaşılacak bir şey! dedi.

Hûd Suresi 72. Ayet Meali ve Tefsiri

Hûd Suresi 72. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Hûd Suresi 72. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Hûd Suresi 72. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Hûd Suresi 72. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim