Sureye Dön

İbrahim Suresi Suresi, 14. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Sonra da onlardan sonra sizi, yerlerine yerleştireceğiz. İşte bu, benim huzuruma gelmekten korkanlara ve azabımdan korkanlara ait bir şey.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve onlar yok olup gittikten sonra, yeryüzüne elbette sizi yerleştireceğiz. Bu mükafatım, huzurumda durmakta saygı ve sakınma gösteren ve tehdidime uğramaktan korkanlar içindir.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

“Ve onlardan sonra sizi o ülkeye ve yeryüzüne mutlaka yerleştireceğiz (size imkân ve iktidar vereceğiz). İşte bu, makamıma saygı duyana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalık ve müjdedir).”
A

Ahmet Tekin Meali

Ve onlardan sonra, sizi, mü'minleri mutlaka o yerde, o ülkede yerleştireceğiz. İşte bu, işlediği ameller, hak ettiği mükâfatlar, cezalar üzerindeki hükümranlığımın, her şeyi tek tek ortaya koyarak hükmümü icra edeceğimin endişesini duyan, azamet ve celâlimden, tehdidimden korkan, günahı, isyanı terkeden kimselere mahsustur.
A

Ahmet Varol Meali

Onlardan sonra sizi o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden korkan içindir."
A

Ali Bulaç Meali

'Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır).'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Ve onlardan sonra, mutlaka sizi, o yurda yerleştireceğiz. İşte bu iş , makamımdan ve azabımdan korkana vaadimdir.”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlardan sonra sizi yeryüzünde iskân edeceğiz. Bu, Benim makamımdan korkan, azabımdan sakınan için, (verdiğim bir sözdür)” diye vahyetti.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

“Ey inananlar! Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimselere aittir.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlardan sonra, biz o yerlere sizi oturtacağız, işte bu, katında durmaktan kocunan, azabımdan korkan kişiler için» diye Allah vahiy eyledi onlara
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlardan sonra da yurdlarında sizi yerləşdirəcəyik. Bu (varislik), məqamımdan (qiyamət günü haqq-hesab üçün hüzurumuza durmaqdan) və əzabımdan qorxanlara aiddir!”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

13-14.İnkârcılar, resullerine; “Andolsun ki ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim dinimize (yaşam biçimimize) döneceksiniz” dediler. Rableri de resullere şöyle vahyetti: “Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz. Ve onlardan sonra o yere sizi yerleştireceğiz. Bu (söz, hesap vermek üzere) benim huzuruma (günahkâr olarak) çıkmaktan çekinen ve benim azabımdan sakınan kimseler içindir.”
C

Cemil Said (1924)

13, 14. Kâfirler "Yâ bizim dinimize ’avdet idiniz ve yâhud sizi memleketimizden çıkarırız." didiler. O vakit Allâh rasûllerine "Zâlimleri mahv ideceğim ânların memleketinde ânlardan sonra siz iskân ideceksiniz benden ve benim tehdîdlerimden havf idenlerin mükâfâtı budur." buyurdı.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ve (ey inananlar!) Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimselere mahsustur.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

13,14. İnkar edenler, peygamberlerine: "Ya bizim dinimize dönersiniz ya da sizi memleketimizden çıkarırız" dediler. Rableri peygamberlere: "Biz, haksızlık edenleri yok edeceğiz, onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlar içindir." diye vahyetti.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir.”
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ve Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkan içindir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve arkalarından sizi o Arza iskân eyliyeceğiz, bu işte makamımdan korkana, vaıydimden korkana va'dim
E

Emrah Demiryent Meali

Ve (ey inananlar!) Onlardan sonra sizi, o yere (o helâk edilmiş olanların yurduna) yerleştireceğiz. Bu (vaadim,) makamımdan (hesap vermek üzere, manevi huzuruma günahkâr olarak çıkmaktan) korkan ve (azap) tehdidimden sakınan kimseler içindir.
E

Erhan Aktaş Meali

“Ve onlardan sonra sizi mutlaka yeryüzünde yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve uyarımdan korkan kimseler içindir.”
E

Eski Anadolu Türkçesi

“daħı dölendürevüz sizi yirde anlardan śoñra. şol anuñdur kim ķorķdı ŧurmaķdan ķatumda daħı ķorķdı ķor ķıtmaġumdan.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

«Ve onlardan sonra sizi behemehal, o yurda yerleşdireceğiz. İşte bu (mükâfatım), benim makaamımdan korkanlara, benim tehdidimden korkanlara haasdır».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

“Onlardan sonra sizi o yere yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan ve tehdidimden korkan kimse içindir.”
H

Hayrat Neşriyat Meali

“Ve onlardan sonra sizi mutlaka o yere yerleştireceğiz.” İşte bu (va'dimiz), makamımdan (huzûrumda dikilerek hesab vermekten) korkanlar ve tehdîdimden endişe edenler içindir.
K

Kadri Çelik Meali

“Ve onlardan sonra sizi o yere mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu (makam, benim adalet) makamımdan korkana ve tehdidimden çekinene aittir.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

13-14. İnkârcılar peygamberlerine, “Andolsun ya dinimize dönersiniz ya da sizi kesinlikle yurdumuzdan çıkarırız!” dediler. Bunun üzerine rableri onlara, “O zalimleri elbette helâk edeceğiz ve onlardan sonra sizi mutlaka o yurda yerleştireceğiz! Bu lutuf, huzuruma çıkmanın kaygısını taşıyan ve tehdidimden çekinenler içindir” diye vahyetti.
M

M. Pickthall (English)

And verily We shall make you to dwell in the land after them. This is for him who fearth My Majesty and feareth My threats.
M

Mahmut Kısa Meali

“Ve onların ardından, bu ülkede sizleri egemen kılacağız! İşte bu lütuf ve nîmetler, huzuruma çıkacakları endişesini yüreklerinde duyan ve uyarılarımdan korkan kimseler içindir.”
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlardan sonra Yeryüzü’ne sizi yerleştiririz.
Bu, benim makamımdan korkmuş ve benim vaadimden korkmuş kimseler içindir.
M

Mehmet Okuyan Meali

13,14. Kâfir olanlar elçilerine şöyle demişlerdi: “Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!” [*] Rableri de “Zalimleri mutlaka helak edeceğiz! Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz” [*] diye onlara vahyetmişti. İşte bu (durum) makamımdan korkan ve tehdidimden sakınanlar içindir.
M

Mehmet Türk Meali

“…Ve onlardan sonra sizi o memlekete, mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu azabımdan korkana ve tehdidimden çekinene (verdiğim söz)dür.” diye vahyetti.¹
M

Mehmet Çakır Meali

onlardan sonra da yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, benden ve benim tehdidimden korkanlara bir Tanrı vadidir..."
M

Mehmet Çoban Meali

Müminlere de: "Onlardan sonra sizi mutlaka o yere yerleştireceğiz. İşte bu makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimselere mahsustur." diye hükmünü bildirdi.
M

Muhammed Esed Meali

“Ve onlar yok olup gittikten sonra ¹⁸ yeryüzüne elbette sizi yerleştireceğiz: bu [vaad] Benim makamıma karşı saygı ve sakınma gösteren ve tehdidimden korkan kimseler içindir!” ¹⁹
M

Mustafa Çavdar Meali

“Ve onların ardından o memleketlere sizi yerleştireceğiz. İşte bu vaat, benim makamımdan korkan ve tehdidimden korkanlar içindir.” 10/14, 24/55
M

Mustafa İslamoğlu Meali

onların ardından (boşalan) yere sizi yerleştireceğiz.” İşte bu (mutlu son), Benim mutlak otoritemden ve tehdidimden korkan kimselere mahsustur.
O

Orhan Kuntman Meali

Sonra da o beldeye sizi yerleştireceğiz. İşte bu (mükafatım) makamımdan sakınanlara ve tehdidimden korkanlara mahsustur” buyurarak onları teselli etti.
O

Osman Fırat Meali

Ve sizi onların ardından o yere yerleştireceğiz; bu, makamından korkanlar ve vaadimden korkanlar içindir.
S

Sardorxon Jahongir

Alloh: “Ularning halokatidan keyin shu yerga sizlarni joylashtiramiz. Bu va’da Mening huzurimda oxirat kunida hisobot uchun turishdan qo‘‎rqadigan va Mening ogohlantirishimdan xavfsiraydigan kishilar uchun”, – deb vahiy yubordi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı dölendürevüz yirde anlardan ṣoñra. Şol anuñdur kim ḳorḳdı ṭur‐maḳdan ḳatumda. Daḫı ḳorḳdı ḳorḳutmaġumdan.
S

Suat Yıldırım Meali

13, 14. Kâfirler resullerine dediler ki: “Ya sizi yurdumuzdan kovarız, yahut bizim dinimize dönersiniz. ”Rab'leri de onlara vahyetti ki: “Elbette Biz o zalimleri imha edeceğiz ve onlardan sonra o ülkeye sizi yerleştireceğiz. İşte bu, huzuruma çıkmaktan ve uyardığım azaptan çekinenler içindir. ” [7, 88; 27, 56; 17, 76; 8, 30]
S

Süleyman Ateş Meali

Ve onların ardından sizi o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden korkan için(verdiğim söz)dür.
S

Süleyman Tevfik (1927)

"Ve sizi onlardan sonra arzda iskân iyleyeceğiz. Bu lütuf, benim makâmımdan ve va'îd-i 'azâbımdan korkanlar içündir" diye vahiy buyurdı.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onların arkasından bu topraklara kesinlikle sizi yerleştireceğiz. Bu söz, karşıma çıkmaktan ve tehdidimden korkanla sınırlıdır.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

"Ve onların ardından o toprağa mutlaka sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan, tehdidimden korkan için böyledir."
Y

Yusuf Ali (English)

"And verily We shall cause you to abide in the land, and succeed them. This for such as fear(1888) the Time when they shall stand before My tribunal,- such as fear the punishment denounced."
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

«Ve elbette onlardan sonra o yurda sizi yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve vaadimden korkana mahsustur.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onların ardından yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, Benim huzurumda hesap vermekten ve tehdidimden korkan kimse içindir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve onlar (o zalimler, yok olup) gittikten sonra elbette onların ardından oraya (o yere) sizi yerleştireceğiz (size imkân ve iktidar vereceğiz). İşte bu (söz) benim makamıma karşı saygı ve sakınma gösteren ve uyarımdan korkan içindir.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

“Onlardan sonra sizi bu topraklara elbette yerleştireceğiz. Bu uyarım, benim otoritemden ve vaatlerimi mutlak yerine getirdiğimi bilip korkanlar içindir” diye vahyettik.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

«— Sizi onlardan sonra herhalde yerlerine iskân edeceğiz. Bu, [¹] huzurumda durmaktan ve tehdidimden [²] korkanlara mahsustur.
İ

İsmail Yakıt

“Onların ardından da sizi o yere yerleştiririz. Bu, Benim makamımdan korkan ve vaadimden korkan içindir” diye vahyetti.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlardan sonra da sizi ne olursa olsun o yurda yerleştireceğiz. Bu da Benim karşıma çıkmaktan korkanlar, bir de Benim söz verilen azabımdan korkanlar için yapılacaktır.»
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkanlar ve azabımdan korkanlar içindir.

İbrahim Suresi 14. Ayet Meali ve Tefsiri

İbrahim Suresi 14. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda İbrahim Suresi 14. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. İbrahim Suresi 14. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. İbrahim Suresi 14. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim