Sureye Dön

İbrahim Suresi Suresi, 17. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Yudumyudum içmeye çalışacak, fakat bir türlü boğazından geçmeyecek; her taraftan ölüm gelecek ona, fakat ölmeyecek de ve ilerde daha da ağır bir azap var.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Onu yudum yudum içer, fakat boğazında kalır, yutamaz. Her tarafından ölüm gibi felaketler sarar, fakat yine ölmez, ileride daha ağır biz azap var.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Kâfirler ve zalimler bunu içerken) Yutkunmaya gayret edecek fakat boğazından geçiremeyecek, ona her yandan ölüm gelecek, oysa ölmeyecek de. (Sürekli can çekişir vaziyette zahmet görecektir.) Ardından ise (tekrar) daha katı bir azap gelecektir.
A

Ahmet Tekin Meali

Onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek. Zorbayı, diktatörü her taraftan ölüm sıkıntısına benzer felâketler kuşatacak. Ölmeyecek, peşinden de, daha ağır bir cezaya çarptırılacak.
A

Ahmet Varol Meali

Onu yutkunmaya çalışır ama bir türlü boğazından geçiremez. Her yandan kendisine ölüm geldiği halde yine ölmez. Ardından da çok katı bir azap vardır.
A

Ali Bulaç Meali

Yutkunmaya çabalayacak ve boğazından geçirmeyi başaramıyacak, ona her yandan ölüm gelecek, oysa ölmeyecek de. Ardından daha katı bir azab olacak.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Onu yutmağa çalışacak, fakat boğazından geçiremiyecek ve her taraftan kendisine ölüm gelecek; halbuki ölmiyecektir. Arkasından da şiddetli ve ağır bir azab, cehennemde ebedî kalış vardır.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Yudumlamaya başlar, fakat yutamaz. Her taraftan ölüm ona hücum eder, fakat bir türlü ölemez. Bunun da ardından, çok kaba, sert bir azap onun için vardır.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve ona her yandan ölüm gelecek, oysa o ölecek değildir. Bundan öte şiddetli bir azap da vardır.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Yudum yudum içerler, bir türlü yutamazlar, her yandan ona ölüm de gelir; ölemezler de, ardınca da koyu azap var!
B

Bunyadov-Memmedeliyev

O, irinli-qanlı suyu qurtum-qurtum içər, onu zorla udar (boğazından aşağı keçirə bilməz). Ona hər tərəfdən (bədəninin hər yerindən) ölüm gələr, lakin ölməz (ki, birdəfəlik canı qurtarsın). Hələ bunun ardınca (daha) dəhşətli bir əzab gələcəkdir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onu zorla yutmaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecek ve her taraftan ona ölüm gelecek fakat yine de ölmeyecektir. Ve arkasından (her defasında daha da şiddetlenen) dehşet verici bir azap gelecek!
C

Cemil Said (1924)

Bu suyı yudum yudum içerler ve güç yutarlar. Ölüm her tarafdan hücûm ider, fakat ölmezler, müdhîş ’azâb husûle gelir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve ona her yandan ölüm gelecek, oysa o ölecek değildir (ki azaptan kurtulsun). Bundan ötede şiddetli bir azap da vardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onu yudum yudum alacak fakat yutamıyacaktır. Ölüm ona her taraftan geldiği halde, ölemiyecek, arkasından da çetin bir azap gelecektir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap gelecektir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onu yutmaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve her yandan ona ölüm gelecek, fakat o ölemez. Arkasından da çetin bir azab gelecektir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Yutmağa çalışacak, boğazından geçiremiyecek, her taraftan ona ölüm gelecek, halbuki ölmiyecek, arkasından da galiz bir azâb
E

Emrah Demiryent Meali

Onu yudumlayacak, fakat bir türlü yutamayacak ve ona her yandan ölüm geldiği halde (ölümün bütün şartları oluştuğu halde) yine de ölmeyecek. Ardından da (her defasında daha da şiddetlenen) çetin bir azap gelecektir.
E

Erhan Aktaş Meali

Onu yutmaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecekler. Her yanından kendilerine ölüm geldiği halde yine de ölemeyecekler. Ardından da daha ağır bir azap tadacaklar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

öpe anı daħı yaķın olmaya kim boġazından indüre anı. daħı gele aña ölüm her yirden daħı degül ol ölici daħı ardında ya'nį śaru śūdan śoñra 'aźābdur iri ya'nį ebed ķalmaķ.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Öyle ki o, bunu zoraaki içmiye çalışacak, bir türlü boğazından geçiremeyecek, her yandan kendisine ölüm gelecek, halbuki ölmeyecek de. Önünden de daha ağır (zorlu ve ebedî) bir azâb gelib çatacak.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onu yudumlayacak ve boğazından zorlukla geçecek, ona her yandan ölüm gelmesine rağmen ölemeyecek, ardından daha ağır bir azapla karşılaşacaktır.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Onu yutmaya çalışır, fakat onu neredeyse boğazından geçiremez. Hem ölüm ona her taraftan gelir, hâlbuki o ölecek bir kimse değildir (ki kurtulsun)! Ardından da ağır bir azab vardır.
K

Kadri Çelik Meali

Onu yudum yudum alacak ve boğazından rahatlıkla geçirmeyi başaramayacak ve ona her yandan ölüm geldiği halde o ölecek değildir (ki azaptan kurtulsun). Bundan öte şiddetli bir azap vardır.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onu yutmaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecektir, ona her taraftan ölüm gelecek, ama ölmeyecektir; ardından da oldukça ağır bir azap vardır.
M

M. Pickthall (English)

Which he sippeth but can hardly swallow, and death cometh unto him from every side while yet he cannot die, and before him is a harsh doom.
M

Mahmut Kısa Meali

Susuzluktan kavrulduğu için, onu yudumlamaya çalışacak, fakat irin öylesine tiksinti vericidir ki, onu bir türlü yutup boğazından geçiremeyecek ve ölüm dört bir yandan üzerine gelecek, ne var ki, ölmek istese bile asla ölemeyecek. Ardından da, her defasında daha da şiddetlenen dehşet verici bir azap gelecek!Gerçi onlar, dünyadayken —gösteriş amacıyla bile olsa— ara sıra iyilikler yapmışlardı. Ne var ki:
M

Mahmut Özdemir Meali

Onu yudumlar; bir türlü yutamaz.
O bir ölü değilken, ona her yerden Ölüm gelir; arkasından çetin bir azâp!".
M

Mehmet Okuyan Meali

Onu yudumlamaya çalışacak fakat neredeyse boğazından geçiremeyecektir. [*] Ona her yandan ölüm gelecek, oysa o asla ölecek değildir. [*] Bundan ötede ağır bir azap daha vardır. [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Her bir zorba o suyu) yutkunacak fakat kolay kolay yutamayacak ve ona ölümün bütün şartları oluşacak ama bir türlü ölemeyecek. Ardından daha da kuvvetli bir azap (gelecek).¹
M

Mehmet Çakır Meali

Yutmaya çalışır ama çok zor yutar, her taraftan ölümler sökün eder, ama ölemez, biri biter biri başlar acıların…
M

Mehmet Çoban Meali

İrinli suyu yudumlamaya çalışacaklar ama boğazlarından geçiremeyecekler. Onlara her yandan ölüm gelecek ama ölemeyecekler. Ölümleri onlar için kurtuluştur. Fakat cehennemde ölme yoktur. Bizim yasamız böyledir. Artık onlara ölerek kurtulamayacakları çok şiddetli bir azap vardır. Azapları bitmek tükenmek bilmez.
M

Muhammed Esed Meali

onu (içecek olan) yutkunacak, yutkunacak ama bir türlü yutamayacaktır. ²³ Ve orada insanı ölüm her yandan kuşatacak, ama insan, kendisini daha zorlu bir azap beklediğinden, bir türlü ölemeyecek.
M

Mustafa Çavdar Meali

Onu yutmak için yutkunacak fakat bir türlü yutamayacak. Ölüm onu her yandan sardığı halde bir türlü ölemeyecek, fakat onunda ötesinde çok daha ağır bir azap onu bekleyecek! 20/74, 35/36, 87/13
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Onu (yutmak için) yutkunacak, fakat bir türlü yutamayacak. Derken ölüm(den beter bir hâl) her yandan gelip onu kuşatacak, ne ki o ölme imkânına kavuşamayacak.[¹⁹⁹⁹] Ve onun arkasından, azap daha da ağırlaşacak.
O

Orhan Kuntman Meali

Öyle ki o kafir o irinli suyu (susuzluğunu gidermek için) zoraki içmeye çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve ona her taraftan ölüm (azapları) gelecek, oysa o ölmeyecek (ölüp de kurtulmayacak) sonra da ağır bir azaba (sonsuza dek cehennemde kalmaya) mahkum olacaktır.
O

Osman Fırat Meali

Yudumlar, ama neredeyse boğazından geçmeyecek gibi olur ve her tarafından ona ölüm gelir; ama ölmez. Onun ardından çok ağır bir de azap gelir.
S

Sardorxon Jahongir

U suvni yutmoqchi bo‘‎ladi-yu, lekin uni tomog‘‎idan o‘‎tkaza olmaydi. Unga har tomondan o‘‎lim keladi-yu, ammo u o‘‎lib o‘‎la olmaydi. Uning ortidan bundan ham qattiq azob bordir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Opa anı, daḫı yaḳın olmaya kim boġazından indüre anı. Daḫı gele añaölüm her yirde[n]. Degüldür ol ölici ya‘nī öle, diñlene. Daḫı ardındaya‘nī ṣarı ṣudan ṣoñra ‘aẕābdur iri.
S

Suat Yıldırım Meali

15, 16, 17. Resuller Allah'tan yardım ve zafer istediler. Neticede her inatçı, zorba zalim hüsrana uğradı. İş bununla bitmeyecek, ardından o zorba, cehenneme girecek. Orada kendisine kanlı irinli su içirilecek, yutmaya çalışacak ama boğazından geçiremeyecek. Ölüm her yandan ona geldiği halde yine de ölmeyecek. Bunun arkasından da pek şiddetli bir azap daha vardır. [37, 171-173; 58, 21; 21, 105; 50, 24-26; 22, 21; 35, 36; 55, 43-44; 37, 64-68]
S

Süleyman Ateş Meali

O suyu yutmağa çalışır, fakat boğazından geçiremez ve her yandan ona ölüm geldiği halde yine ölemez. Bunun ardından da kaba bir azab!
S

Süleyman Tevfik (1927)

O irinli suyı, yudamadıkları cihetle yudum yudum içerler, her tarafdan üzerlerine ölüm hücûm ider ise de ölmezler. Bundan sonra katı ve ağır 'azâb vardır.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Boğulacak gibi olur, kolay kolay yutamaz. Her yanını ölüm sarar ama o ne yapsa da ölemez. Bunun ardından da ağır bir azap gelir.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onu yutmaya çalışacak ama boğazından geçiremeyecek. Ölüm her yandan üstüne gelecek de bir türlü ölmeyecek. Arkasından da dehşetli bir azap.
Y

Yusuf Ali (English)

In gulps will he sip it, but never will he be near swallowing it down his throat: death will come to him from every quarter, yet will he not die: and in front of him will be a chastisement unrelenting.(1891)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Onu yudum yudum içer ve onu boğazından geçiremeyecektir ve ona her taraftan ölüm gelecek. Halbuki, o ölmüş olmayacaktır, ve onun arkasından da ağır bir azap vardır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onu yudumlar, fakat yutamaz. Her taraftan onu ölüm kuşatır; fakat ölü de değildir. Bunun arkasından da ağır bir azap vardır.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Aşırı susuzluktan dolayı) onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve ona her yandan ölüm (gibi felaketler) gelecek, oysa o ölecek değildir (ki o gün azaptan kurtulsun). Bundan ötede şiddetli bir azap da vardır.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

O suları yutkunacak ama bir türlü boğazdan geçmeyecek. Ölüm ona her taraftan gelecek, fakat onun için ölmek yok ve ardından müthiş bir azap gelecek.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onu yudum yudum içer, kolaylıkla yutamaz. Ölüm kendisini her taraftan sarar [⁴], fakat o, yine ölmez. Onun önünde ağır bir azap [⁵] vardır.
İ

İsmail Yakıt

Onu yutmaya çalışır ama boğazından geçiremez. Ona her taraftan ölüm gelse bile o yine de ölmez. Bunun arkasından da adamakıllı/ağır [ğalîz] bir azap vardır.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onu yudum yudum içecek de yutamıyacak. Her yanını ölüm saracak da ölemiyecek. Onun ardından da çok ağır bir azap vardır.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onu yudumlayacak fakat bir türlü yutamayacaktır. Ölüm ona her yerden geldiği halde, ölemeyecek, arkasından ise ağır bir azap gelecektir.

İbrahim Suresi 17. Ayet Meali ve Tefsiri

İbrahim Suresi 17. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda İbrahim Suresi 17. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. İbrahim Suresi 17. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. İbrahim Suresi 17. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim