Sureye Dön

İbrahim Suresi Suresi, 43. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

O gün, başları göğe çevrilmiş, koşup dururlar, göz çevirip kendilerine bile bakmazlar ve yürekleri bomboştur.
A

Abdullah Parlıyan Meali

O gün onlar, başları bir kurtarıcı ararcasına yukarı kalkık, bakışları kendilerine bile çevrilip bakamaz halde kalpleri bomboş oradan oraya koşuşup dururlar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(O gün öyle bir hale geleceklerdir ki) Başlarını dikerek panikle kaçışıvereceklerdir, göz uçları (dehşete kapılıp donmuş gibi) kendilerine dönüp çevrilmeyecektir. (Herkes en yakınlarını bile unutup, kendi derdine düşecektir) ve gönülleri sanki bomboş kesilmiştir.
A

Ahmet Tekin Meali

O gün onlar, kalpleri, zihinleri bomboş olarak, kendilerine göz ucuyla bile bakamaz bir durumda, başları göğe dikilmiş bir vaziyette medet beklercesine davet edene doğru koşarlar.
A

Ahmet Varol Meali

(O gün) başlarını dikerek koşarlar. Gözleri hiç kendilerine doğru dönmez. Kalpleri ise bomboştur.
A

Ali Bulaç Meali

Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp-çevrilmez. Kalbleri (sanki) bomboştur.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Öyle ki, başlarını dikerek koşacaklar; gözleri, kendilerine bile dönüp bakamıyacak. Kalblerinin içi ise, hayır namına her şeyden boştur.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

O gün başlarını kaldırarak (kendilerini çağıran çağırıcıya) koşup gelirler. (Korkudan) gözleri kapanmaz, gönülleri de bomboştur.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

O gün başlarını dikerek koşarlar; bakışları kendilerine dönmez. Yüreklerinin içi de bomboştur.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Başları kaymış, gözleri dönük; gönülleri boş koşar oldukları halde, Allah onları gözlerin karardığı bir gün için bırakmaktadır !»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Belə ki, onlar başlarını yuxarı qaldırıb, durar, gözlərini də qırpa bilməzlər. Onların qəlbləri də bomboşdur. (Ürəkləri duyğusuzdur, orada xeyirdən heç bir əsər-əlamət yoxdur).
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(O gün onlar) havaya dikilmiş başları ve hiçbir tarafa bakamayan gözleri ile gönülleri bomboş bir şekilde (umutsuzca çağrıldıkları tarafa doğru) koşarlar.
C

Cemil Said (1924)

Başları kalkmış acele ile koşar iken nazarları sâbit ve kalbleri tehî kalacakdır.
D

Diyanet Vakfı Meali

Zihinleri bomboş olarak kendilerine bile dönüp bakamaz durumda, gözleri göğe dikilmiş bir vaziyette koşarlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

O gün başları kalkmış, gözleri kendilerine dönemeyecek şekilde sabit kalmış, gönülleri bomboş halde koşup duracaklardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O gün başlarını dikerek (çağırıldıkları yere doğru) koşarlar. Gözleri kendilerine bile dönmez, kalpleri de bomboştur.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

O gün, başlarını dikerek koşacaklar, gözleri kendilerine bile dönmeyecek ve gönülleri bomboş kalacaktır.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Başlarını dikerek koşarlar, nazarları kendilerine dönmez, ve yüreklerinin içi bom boş hevâ kesilmiştir
E

Emrah Demiryent Meali

(O gün onlar) havaya dikilmiş başları ve hiçbir tarafa bakamayan gözleri ile kalplerinin içi bomboş bir şekilde (umutsuzca çağrıldıkları tarafa doğru) koşarlar.
E

Erhan Aktaş Meali

Başlarını yukarı dikerek¹, bakışları donup kalmış bir şekilde umutsuzca koşarlar.²
E

Eski Anadolu Türkçesi

ivicilerken ya'nį oķıyıcı dapa götüricilerken başlarını. dönmeye anlaruñ dapa gözleri depretmegi [133a] daħı göñülleri anlaruñ boşdur.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(O haldeki) hepsi de başlarını dikerek koşacaklar. Gözleri kendilerine bile dönüb bakamayacak. Kalblerinin içi ise (müdhiş korkularından dolayı akıldan) bomboşdur.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

O gün onlar başlarını dikerek koşarlar, bakışları donup kalmış ve gönülleri bomboştur.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(O gün onlar, artık) başlarını (kendilerine her seslenene) korkuyla kaldıranlar olarak(çağrıldıkları yere) koşacak olan kimselerdir; (öyle ki) bakışları kendilerine (bile) dönemez. Kalbleri ise bomboştur (kapıldıkları dehşetten dolayı hiçbir şey anlamazlar).
K

Kadri Çelik Meali

(O gün) Onlar havaya dikilmiş başları, kendilerine dönmeyen donuk gözleri ve bomboş gönülleriyle zillet içinde bakıp koşuşurlar.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Başları yukarıya kalkık, bakışları bir noktaya sabitlenmiş, zihinleri bomboş kalmış olarak toplanma yerine koşarlar.
M

M. Pickthall (English)

As they come hurrying on in fear, their heads upraised, their gaze returning not to them, and their hearts as air.
M

Mahmut Kısa Meali

O dehşet gününde, başları göğe dikilmiş, bakışları bir noktaya kilitlenmiş ve yerlerinden fırlayacakmış gibi çarpan yürekleri bomboş bir hâlde, Rab’lerinin huzuruna varmak üzere nefes nefese koşacaklar. İşte Allah’ın ertelediği o dehşetli Gün budur.
M

Mahmut Özdemir Meali

Başlarını uzatarak koşarlar. Bakışları kendilerine dönmez. Gönülleri de bomboştur.
M

Mehmet Okuyan Meali

Kalpleri bomboş olarak bakışlarını kontrol edemez şekilde, başları yukarı dikilmiş bir durumda (davetçiye doğru) seğirtip koşarlar. [*]
M

Mehmet Türk Meali

(İşte o gün) gönülleri bomboş bir şekilde, onların gözleri belerir kalır, başlarını dikerek, kendilerini (bile) görecek halleri olmadan kalakalırlar.¹
M

Mehmet Çakır Meali

O gün herkes, başları havada gözleri ileride, bakışları donmuş, nefesler tutulmuş bekleşir.
M

Mehmet Çoban Meali

O gün zihinleri bomboş, gördükleri dehşetten akıllarını kaybetmiş, ne yaptıklarını bilmez bir şekilde gözleri göğe dikilmiş sağa sola koştururlar. Sanki kaçacak yer arıyorlar.
M

Muhammed Esed Meali

O Gün onlar, başları [bir medet ararcasına] yukarı kalkık, bakışları kendi hallerini göremeyecek kadar çarpılmış, ⁵⁶ ve kalpleri bomboş, oradan oraya koşuşup dururlar.
M

Mustafa Çavdar Meali

O gün başlarını yukarıya dikmiş, bakışları kendilerine dönemeyecek şekilde gözleri donup kalmış, akılları başlarından gitmiş, panik bir halde çağrıldıkları yere doğru koşarlar. 18/53, 36/51...54, 42/45
M

Mustafa İslamoğlu Meali

(O gün) onlar arkaya kaykılmış[²⁰¹⁷] başları, yuvalarına bir türlü dönmeyen fırlamış bakışları ve tamtakır yürekleriyle panik içinde seğirtip dururlar.[²⁰¹⁸]
O

Orhan Kuntman Meali

(O gün geldiğinde ise, onlar kabirlerinden çıkarlar ve korku ile dehşetten) Başları dimdik (gözleri havada bir noktaya çakılmış.. ne etraflarına ne de) kendilerine dönüp bakmadan, gönülleri bomboş (umudlarını yitirmiş olarak mahşere) toplanma yerine doğru koşarlar.
O

Osman Fırat Meali

(O gün) Gönülleri bomboş, kendilerine de hiç bakmadan başlarını dikerek koşuşurlar.
S

Sardorxon Jahongir

Qiyomat kunida ular xorlangan holda boshlarini osmonga ko‘‎tarib yugurib yuradilar. Qotib qolgan ko‘‎zlari o‘‎zlariga qaytmaydi hamda yuraklari dahshatdan bo‘‎m-bo‘‎sh bo‘‎lib qoladi.
S

Satıraltı Meal (1534)

İviciler‐iken, götüriciler‐iken başların. Dönmeye anlara gözler, daḫı göñül‐leri anlaruñ boşdur.
S

Suat Yıldırım Meali

O gün onlar başlarını dikmiş, gözleri donup kalmış, kalpleri bomboş koşup dururlar. [54, 8; 20, 108-111; 70, 44]
S

Süleyman Ateş Meali

(O gün) başlarını dikerek koşarlar, bakışları kendilerine dönmez, (öyle donup kalmıştır sanki). Yüreklerinin içi de bomboş havadır. (Şaşkınlıktan, kafalarında düşünce adına bir şey kalmamıştır).
S

Süleyman Tevfik (1927)

O gün gözlerini âsumâna dikmiş ve başlarını kaldırmış oldukları halde hayrân ve mebhût dururlar. Kendilerini bile göremezler. Kalbleri idrâk ve fehm kâbiliyetini zâyi' ider.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

O gün kafaları ikna edilmiş, gözleri kırpılmaz halde ve gönülleri arayış içinde boyun eğmiş olurlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Başlarını dikerek koşuşurlar. Bakışları kendilerine dönmez. Yürekleri tamamen boşalmıştır.
Y

Yusuf Ali (English)

They running forward with necks outstretched, their heads uplifted, their gaze returning not towards them, and their hearts a (gaping) void!(1923)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

(Öyle ki) Başlarını yukarıya dikerek koşarlar. Gözleri kendilerine dönüp bakamaz ve yürekleri ise bomboş hava kesilmiş bulunur.
Ü

Ümit Şimşek Meali

O gün onlar başlarını dikmiş, kendilerine bakacak halleri kalmamış, kalpleri havalanmış, koşuşup durmaktadırlar.
İ

İhsan Aktaş Meali

O Gün onlar, başları (bir medet ararcasına) yukarı kalkık, bakışları kendi hâllerini göremeyecek kadar çarpılmış ve kalbleri (akıl, gönül ve duyguları) bomboş, oradan oraya koşuşup dururlar.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Başları önlerine eğik, gözleri kendi hallerini göremeyecek durumda ve kalpleri boş bir halde koşuşturup duruyorlar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

43, 44. Nâs/ı, kendilerine gelecek azap günü ile korkut, zalimler o gün «— Ey Rabbimiz! Az bir vakit bize mühlet ver ki dâvetine icabet edelim, peygamberlere de tâbi olalım» diyecekler. Onlara denir ki bundan evvel dünyada sizin için hiçbir zeval [¹] yok diye yemin etmemiş miydiniz?
İ

İsmail Yakıt

Onlar başlarını kaldırmış, gözleri kendilerini görmez, yürekleri de bomboş/akılları uçmuş bir şekilde (çağrıldıkları yere) koşuşurlar.⁵
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün onlar başları kalkık, gözleri dikik, içleri bom boş koşup dururlar.
Ş

Şaban Piriş Meali

Gözleri, bakışları kendilerine dönemeyecek şekilde donuklaşmış ve başları dikilmiş olarak dururlar. Gönülleri ise bomboş...

İbrahim Suresi 43. Ayet Meali ve Tefsiri

İbrahim Suresi 43. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda İbrahim Suresi 43. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. İbrahim Suresi 43. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. İbrahim Suresi 43. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim