Kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz ve onlara nasıl azap ettiğimiz sizce apaçık belli oldu ve size nice örnekler getirdik.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Üstelik sizden önce, varoluş gayelerine aykırı yaşayıp, helak olan toplumların yaşadığı yerlerde yaşıyorsunuz ve onlara nasıl azap ettiğimiz, sizce apaçık belli oldu ve size günahkarların başlarına gelenler hakkında, kıyamet ve ceza hakkında pek çok örnekler de getirdik.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Siz, kendi nefislerine zulmedenlerin yerleştikleri mevkilerde oturmuş (ve iktidar sahibi olmuş)tunuz. (Hakk’tan saptıkları için) Onlara ne yaptığımız (ve nasıl davrandığımız) da size açıklanmıştı ve size örnekler de aktarmıştık. (Ama siz ibret almamıştınız.)
A
Ahmet Tekin Meali
Kendilerine, birbirlerine zulmedip, haksızlık ederek geçip giden milletlerin yurtlarında yaşıyordunuz. Onlara nasıl muamele ettiğimiz de açıkça ortaya çıkmıştı. Size misaller de vermiştik.
A
Ahmet Varol Meali
Kendilerine zulmedenlerin yerlerinde oturmuştunuz, onlara neler yaptığımız size belli olmuştu ve sizin için örnekler vermiştik!
A
Ali Bulaç Meali
Siz, kendi nefislerine zulmedenlerin yerleştikleri yerlerde oturmuştunuz. Onlara ne yaptığımız size açıklanmıştı ve size örnekler vermiştik.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Siz, nefislerine zulmeden kavimlerin diyarında da yerleştiniz; onlara nasıl azab ettiğimiz size zâhir oldu. Size (ibret alacak) misaller de gösterdik.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Kendilerine (küfür ile) zulmedenlerin meskenlerinde barındınız. Onlara ne yaptığımız size belli olmuştur. Ve anlamanız için size örnekler vermiştik.” (der.)
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Siz de kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl muamele ettiğimiz size apaçık belli oldu. Size misaller de verdik.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Kendi özlerine zulmedenlerin yurtlarında yerleştiniz, onlara nettiğimiz sizce bilinmiş idi; sizlere örnekler getirmiş idik
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Siz özlərinə zülm edənlərin yurdlarında da sakin oldunuz, onların başına nələr gətirdiyimiz də sizə bəlli oldu. Üstəlik sizin üçün (ibrətamiz) məsəllər də çəkdik.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(Oysa) siz daha önce (Âd ve Semûd kavimleri gibi) kendilerine zulmetmiş olanların yurtlarında yaşadınız, onlara ne yaptığımızı açıkça öğrendiniz, size bu konuda çeşitli örnekler de verdik (ama siz aklınızı işletmediniz).
«(Sizden önce) kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl muamele ettiğimiz size apaçık belli oldu. Ve size misaller de verdik.»
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
44,45. İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Haksızlık edenler: "Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de çağrına gelelim, peygamberlere uyalım" derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz! Üstelik kendilerine yazık edenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara, yaptıklarımız da sizlere açıklanmıştı. Size misaller de vermiştik.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
“Kendilerine zulmedenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara ne yaptığımız ise size belli olmuştu. Size misaller de vermiştik.”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Siz, kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl azab ettiğimiz size apaçık belli oldu. Ve size misaller de vermiştik.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Siz de o kendilerine zulm etmiş olanların meskenlerine sakin oldunuz, onlara nasıl yaptığımız ise sizce tebeyyün etti ve size emsal gösterdik
E
Emrah Demiryent Meali
Siz (küfür ve isyanları yüzünden) kendi (nefis) lerine zulmedenlerin (ve bu yüzden helâke uğrayan kavimlerin, bir zamanlar) yaşamış oldukları yerlerde yaşıyordunuz ve onlara neler yaptığımızı da biliyordunuz. Ayrıca size, (ibret almanızı sağlayacak nice) misaller de vermiştik.
E
Erhan Aktaş Meali
Ve siz, kendilerine zulmeden halkların yurtlarında yaşadınız. Onlara neler yaptığımız sizlere belli olmuştu, örneklerle açıklamıştık.
Siz (Âd ve Semud kavmleri gibi) nefislerine zulmedenlerin diyarında da yerleşdiniz. Onlara neler yapdığımız sizin için apaçık meydana çıkdı. Size (bu hususta) bir çok misâller de gösterdik.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Kendilerine zulmedenlerin yerleştikleri yerlerde siz de yerleşmiştiniz. Onlara yaptıklarımız da size apaçık belli olmuştu. Üstelik size örnekler de vermiştik.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Hem (sizden önce Âd ve Semûd gibi) kendilerine zulmedenlerin yurtlarına yerleşmemiş miydiniz; hem onlara nasıl yaptığımız, size belli olmuştu ve (onların hâllerinden)size misâller getirmiştik.
K
Kadri Çelik Meali
Siz, kendi nefislerine zulmedenlerin yerleştikleri yerlerde oturdunuz. Onlara ne yaptığımızı size açıkladık ve size örnekler de verdik.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Ve sizden önce (bâtılı seçerek) kendilerine kötülük edenlerin yurtlarına yerleşmiştiniz. Onlara ne yaptığımız sizin için açıkça belli oldu, size misaller de getirdik.
M
M. Pickthall (English)
And (have ye not) dwelt in the dwellings of those who wronged themselves (of old) and (hath it not) become plain to you how We dealt with them, and made examples for you?
M
Mahmut Kısa Meali
“Üstelik, sizden önce kendilerine zulmeden ve bu yüzden helâke uğrayan kavimlerin bir zamanlar yaşamış oldukları yerlerde yaşıyordunuz ve onlara neler yaptığımızı da biliyordunuz. Ayrıca size, ibret almanızı sağlayacak nice misaller de vermiştik.” Mahşerde bunları yaşayacak olan kâfirler, bakın bugün neler yapıyorlar:
M
Mahmut Özdemir Meali
Kendilerine zulmetmiş olanların meskenlerine de yerleştiniz. Onlara nasıl yaptığımız size açıkça belli oldu.
Sizin için Misâller de verdik.
M
Mehmet Okuyan Meali
(Sizden önce) kendilerine haksızlık edenlerin yurtlarında yerleşmiştiniz. Onlara nasıl davrandığımız size apaçık belli olmuştu. (Böylece) size (pek çok) örnekler de vermiştik.”
M
Mehmet Türk Meali
Siz, kendilerine zulmedenlerin yaşadıkları yerlerde yaşadınız. Daha önce Bizim onlara ne yaptığımız size açıklanmıştı. Hatta Biz onları(n akıbetini) size örnek de göstermiştik.¹
M
Mehmet Çakır Meali
Dahası, önceki zalimlerin yerini almamış mıydınız? Öncekilere ne yaptığımızı aslında bal gibi anlamıştınız. Çünkü size örnekler vermiştik...
M
Mehmet Çoban Meali
"Daha önce yasalarımıza karşı çıkarak kendilerine yazık edenlerle birlikte yaşıyordunuz. Onları nasıl cezalandırdığımızı açıkça gördünüz. Üstelik elçilerimiz onların durumunu ve başınıza gelecekleri açıkladı. Sizleri cehennemle uyardı. İnkârlarınızı artırmak, şımarmak, inananlara zulmetmek, uydurduğunuz yasalarınızla yasalarımıza karşı çıkmaktan başka ne yaptınız?" denilecek!
M
Muhammed Esed Meali
“Üstelik, [sizden önce] kendilerine yazık edenlerin [bir vakitler] yaşamış oldukları yerlerde yaşıyordunuz ⁵⁹ ve onlara neler yaptığımız da size açıklanmıştı; ve size [günahkarların başlarına gelenler hakkında, kıyamet ve ceza hakkında] pek çok misaller ⁶⁰ de vermiştik”.
M
Mustafa Çavdar Meali
Üstelik sizler, kendilerini helaka sürükleyenlerin yurtlarına yerleşmiştiniz ve bizim onları nasıl helak ettiğimiz size açıklanmıştı. Ayrıca bu konuda size birçok örnekler de vermiştik. 13/6, 20/128, 25/39, 50/36
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Üstelik siz, kendilerine zulmedenlerin yurdunda yaşıyordunuz; dahası onlara nasıl muamele ettiğimiz size açıklanmıştı; ve size örnekler de göstermiştik.”
O
Orhan Kuntman Meali
Oysa siz (sizden önce Ad ve Semud gibi) kendilerine zulmetmiş olanların yurtlarında oturmuştunuz, onları nasıl helak ettiğimiz (kalan harabelerinden) size açıkça belli olmuştu ve (ayrıca semavi kitaplarda onlara dair) örnekler de vermiştik (sizleri uyarmıştık)" diye nidâ olunur.
O
Osman Fırat Meali
O kendilerine zulmedenlerin (eski sapıtmış kavimlerin) yerlerinde oturuyordunuz ve onlara nasıl muamele ettiğimiz size apaçık olmuştu; size de (onlara yapılanın) bütün misallerini vurguluyorduk.
S
Sardorxon Jahongir
Qolaversa, sizlardan oldin o‘zlariga zulm qilgan va shu sabab vayron bo‘lgan qabilalarning yashagan joylaridan maskan tutdingiz. Sizlarga ularni nima qilganimiz ayon edi. Shuningdek, sizga saboq olishingiz uchun ko‘plab misollar keltirdik.
Sizden önce, kendilerine zulmetmiş olanların diyarlarına yerleştiniz. Onlara neler yaptıklarımız da size iyice belli oldu ve size meseller getirerek gerçekleri anlattık.
S
Süleyman Ateş Meali
(Sizden önce 'Ad ve Semud gibi) kendilerine yazık eden milletlerin yerlerinde oturmuştunuz, onlara nasıl yaptığımız, size belli olmuştu ve size benzetmeler de yapıp anlatmıştık (değil mi?)"
S
Süleyman Tevfik (1927)
"Nefislerine zulm itmiş olanların meskenlerinde ve yerlerinde sâkin oldınız, onlara nasıl mu'âmele itdiğimizi bilmediniz mi? Sizin içün de darb-ı meseller îrâd tdik."
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Siz de (sizden önce) kendilerini kötü duruma sokan o kimselerin yerlerine yerleştiniz. Onlara nasıl davrandığımızı iyi bilirsiniz. Size başka örnekler de vermişizdir.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Siz de o kendilerine zulmetmiş olanların barınaklarında oturmuştunuz. Onlara nasıl davrandığımız size açık-seçik belli olmuştu. Size örnekler de vermiştik.
Y
Yusuf Ali (English)
"And ye dwelt in the dwellings of men who wronged their own souls; ye were clearly shown how We dealt with them; and We put forth (many) parables in your behoof!"
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Halbuki, siz nefislerine zulmetmiş olanların yurtlarında ikamet etmiş ve onlara neler yapmış olduğumuz sizin için apaçık belli olmuş idi ve sizin için misaller de beyan etmiştik.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Oysa siz, kendilerine zulmetmiş olanların yurtlarında oturmuş ve onlara ne yaptığımızı görmüştünüz; ayrıca size ibret alınacak nice misaller vermiştik.
İ
İhsan Aktaş Meali
‘’ Üstelik (sizden önce) kendilerine yazık edenlerin (bir vakitler) yaşamış oldukları meskenlerde yaşadınız ve onlara neler yaptığımız da size açıklanmıştı ve size (zalimlerin başlarına gelenler hakkında, kıyamet ve ceza hakkında) pek çok misaller de vermiştik.’’
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Siz kendi nefislerine zulmedenlerin bulundukları mekânlara yerleştiğinizde, zulmedenlere neler yapacağımızı sizlere açıklamış ve onların misallerini sizin için anlatmıştık.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Siz Âd ve Semud gibi öz nefislerine zulmedenlerin yerlerinde sakin olmuşdunuz. Onlara nasıl ukubet yaptığımız işte size belli oldu. Biz size misaller getirdik.
İ
İsmail Yakıt
“Sizler (Ad ve Semûd gibi) kendilerine zulmedenlerin yerlerine yerleştiniz. Onlara nasıl yaptığımız size açıkça belli olmuştu. Sizlere misaller de vermiştik.” (denir.)
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Siz de kendilerine karşı kıyıcılık edenlerin oturdukları yerlerde oturdunuz. Onlara karşı ne yaptığımız sizce açıktan açığa görüldü. Size birçok örnekler de gösterdik.
Ş
Şaban Piriş Meali
Ve zalimlerin yerlerinde oturdunuz, onlara, yaptıklarımız da size açıklanmıştı. Size de örnekler vermiştik.
İbrahim Suresi 45. Ayet Meali ve Tefsiri
İbrahim Suresi 45. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda İbrahim Suresi 45. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. İbrahim Suresi 45. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. İbrahim Suresi 45. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?