O gün Allah, bütün peygamberleri toplayacak da ne cevap verildi size diyecek. Diyecekler ki: Bilgimiz yok bizim, şüphe yok ki sensin gizli şeyleri hakkıyla bilen.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Allah'ın bütün peygamberleri toplayıp onlar kanalıyla bildirdiği mesajlarına karşılık insanlığın takındığı tutumu gözler önüne sermek için onlara: “Size ne cevap verildi?” diye soracağı gün onlar: “Senin bilgin yanında bizim bilgimiz yetersiz kalır. Sen herşeyi bilirsin. Yalnız sensin akılla bilinemeyen tüm gerçekleri de bilen” diyecekler.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Allah, (mahşerde bütün) elçileri toplayacağı gün şöyle diyecek: "(Tebliğ ve davetinize karşılık) Size (kavimlerinizce) verilen cevap nedir? (Size nasıl karşılık verildi ve haklı-hayırlı çağrınız üzerine nasıl hareket edildi?)" Onlar da: "Bizim (Senin bildirip öğrettiklerin dışında) bilgimiz yoktur; şüphesiz görünmeyenleri (gaybleri) bilen ancak Sensin Sen. (Ey Rabbimiz!)"diyeceklerdir.
A
Ahmet Tekin Meali
Allah Rasulleri toplayıp:
“Kendilerine görevle gönderildiğiniz kavimler, milletler tarafından, davetlerinize nasıl icabet edildiği konusunda ne diyorsunuz?" buyurduğu gün,
“Bizim hiçbir bilgimiz yok. Şüphesiz duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini bilen ancak Sensin, Sen" diyeceklerdir.
A
Ahmet Varol Meali
Allah peygamberlerini topladığı gün: "Size ne cevap verildi?" der. Onlar da: "Bizim bir bildiğimiz yok. Gizlilikleri bilen ancak sensin" derler.
A
Ali Bulaç Meali
Allah, elçileri toplayacağı gün, şöyle diyecek: 'Size verilen cevap nedir?' Onlar da: 'Bizim bilgimiz yoktur; şüphesiz görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sen'sin Sen.'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Allah kıyamet gününde peygamberleri toplayıp şöyle buyurur: “- Ümmetinizi dâvet ettiğinizde, size ne cevap verildi?” Onlar da: “- Bizde hiç bir bilgi yok. Şüphesiz ki, sen bütün gaybları kemal üzere bilensin.” derler.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Hatırla o günü ki; Allah, peygamberleri toplar: “Size ne cevap verildi?” diye sorar. Onlar: “Bilmiyoruz. Şüphesiz gaybı bilen Sen’sin!” derler.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Allah, peygamberleri bir araya getirip de, “Size ne cevap verildi?” dediği gün, “Bizim hiçbir bilgimiz yok; gizlilikleri hakkı ile bilen ancak sensin” diyeceklerdir.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Allah peygamberleri topladığı bir günde: «Siz ne cevap aldınız?» diye onlara sorar, onlar: «Biz bir şey bilmiyoruz, sen bilirsin göze görünmeyeni» diye cevap verirler
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Allah peyğəmbərləri toplayacağı gün (qiyamət günü) belə buyuracaq: “(Ümmətlərinizi Mənim əmrimə tabe olmağa də’vət etdiyiniz zaman) sizə nə cavab verildi?” Onlar isə (təvazökarlıq edib): “Biz heç bir şey bilmirik. Həqiqətən, qeybləri (görünməyənləri) bilən ancaq Sənsən! – deyə cavab verəcəklər.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Allah, bütün resulleri bir araya getireceği gün (onlara şöyle) soracak: “İnsanlar çağrılarınıza ne cevap verdi?” Resuller de: “Bizim bildiğimiz bir şey yok. Yaratılmışların idrakini aşan, görülmeyen ve bilinmeyen her şeyi tümüyle bilen sensin!” diyecekler.
C
Cemil Said (1924)
Allâh rasûllerini cem’ itdiği gün ânlardan "Size ümmetiniz ne cevâb virdiler" diyu soracak ânlar da " ’İlim bizde değildir gâibleri bilen sensin" diyecekler.
D
Diyanet Vakfı Meali
Allah'ın peygamberleri toplayıp da «Size ne cevap verildi» dediği gün, «Bizim hiçbir bilgimiz yok, şüphesiz gizlilikleri hakkıyle bilen ancak sensin» diyeceklerdir.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Allah peygamberleri topladığı gün, "Size ne cevap verildi?" der; onlar, "Bizim bir bildiğimiz yoktur, doğrusu görülmeyenleri bilen ancak Sen'sin" derler.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Allah’ın, peygamberleri toplayıp[163] “siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?” diyeceği, onların da, “Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin” diyecekleri günü hatırlayın.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Allah, Resulleri topladığı gün:" Size ne cevap verildi? "der. "Bizim bilgimiz yok" derler, "gizlileri bilen yalnız sensin, sen!".
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
O gün ki Allah bütün Resulleri toplayacak da «size ne cevab verildi?» buyuracak; «bizde ilim yok, sensin allâmülguyûb sen» diyecekler
E
Emrah Demiryent Meali
Allah bütün peygamberleri bir araya getirdiği (hesap) gün (ün) de: (Ümmetlerinizden, yapmış olduğunuz tebliğinize) ne cevap aldınız? Buyuracak, (onlar da: Ya Rabbi! Senin ilminin yanında) bizim hiç bilgimiz yoktur, şüphesiz ki bütün gaybı hakkıyla bilen (ancak) sensin, sen, diyecekler.
E
Erhan Aktaş Meali
Allah, resulleri topladığı gün, “Nasıl karşılandınız der?” “Bizim bir bilgimiz yok, doğrusu gaybleri¹ bilen ancak Sen'sin.” derler.
E
Eski Anadolu Türkçesi
ol gün kim dire Tañrı yalavaçları pes eyide “ne nesene cevāb virinildüñüz eyittiler “yoķdur bilmegümüz bizüm bayıķ sensen gey bilici ġayıbları.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
O günde ki Allah bütün peygamberleri toplayıb da: «Size verilen o cevab nedir?» diyecek, onlar da: «Bizim hiç bir bilgimiz yok. Şübhesiz ğaybları hakkıyle bilen Sensin Sen» diyeceklerdir.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Allah, resulleri bir araya topladığı gün: “Size ne cevap verildi?” buyurur. Derler ki: “Hiçbir bilgimiz yok. Sen gaybları en iyi bilensin.”
H
Hayrat Neşriyat Meali
Allah, o gün (kıyâmet günü) peygamberleri toplayacak da: “(Ümmetinizi da'vet ettiğiniz zaman) size ne cevab verildi?” buyuracak! (Onlar:) “Bizim için (bu hususta) bir ilim yoktur. Şübhesiz ki gizlilikleri hakkıyla bilen, ancak sensin!” diyecekler.
K
Kadri Çelik Meali
Allah peygamberleri topladığı gün, “Size (davetiniz karşılığında insanlarca) ne cevap verildi?” der. Onlar, “Bizim bir bildiğimiz yoktur, doğrusu görülmeyenleri bilen ancak sensin” derler.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Allah’ın peygamberleri toplayıp da onlara “Size ne cevap verildi?” diye soracağı gün onlar “Bizim bir bilgimiz yok. Bütün gizlileri tam olarak bilen yalnız sensin” diyecekler.
M
M. Pickthall (English)
In the day when Allah gathereth together the messengers, and saith: What was your response (from mankind)? they say: We have no knowledge. Lo! Thou, only Thou art the Knower of Things Hidden.
M
Mahmut Kısa Meali
O Gün Allah, bütün Peygamberleri toplayacak ve “İnsanlar sizin çağrınıza nasıl cevap verdiler?” diye soracak. Onlar ise, ümmetleri adına şefaat etmek şöyle dursun, “Ya Rab, senin sonsuz ilminin yanında bizim hiçbir bilgimiz yoktur; biz yalnızca, hayatta olduğumuz sürece çağrımıza verilen cevabı —onu da ancak yüzeysel olarak— biliyoruz; tüm gizlilikleri hakkıyla bilen, ancak Sensin!” diyecekler.
M
Mahmut Özdemir Meali
Allah, Rasûller’i toplayacağı gün der ki: -"Size ne cevap verildi?".
Dediler ki: -"Bizim için bilgi yok; gerçekten sen, Gayblar’ın / Görülmeyenler’in mutlak bilenisin".
M
Mehmet Okuyan Meali
Allah’ın elçileri toplayıp da “Size ne cevap verildi?” dediği gün [*] “Bizim hiçbir bilgimiz yok; şüphesiz ki gizlilikleri bilen ancak sensin sen” [*] demiş (olacaklar)dır. [*]
M
Mehmet Türk Meali
O (mahşer) günü Allah, bütün Peygamberleri toplayacak ve onlara: “size (dünyada) ne cevap verildi?” buyuracak. Onlar da: “Bizim bir bilgimiz yok, kimsenin kavrayamadığı şeyleri en iyi bilen Sensin.” diyecekler.
M
Mehmet Çakır Meali
Allah bir gün bütün elçilerini bir araya getirip soracak: “ size nasıl cevap verilmişti ? “ Elçiler: “ Hiçbir bilgimiz yok. Çünkü geçmişi en iyi bilen sadece sensin “ diyecekler.
M
Mehmet Çoban Meali
Allah’ın Resullerini toplayıp! "Sizden sonra davetinize ne derece uyuldu?" diyeceği, onların da: "Bizim hiçbir bilgimiz yok! Bilinmeyenleri gerçeğiyle bilen ancak sensin!" diyecekleri günü hatırlayın!
M
Muhammed Esed Meali
ALLAH’IN bütün peygamberleri toplayıp onlara, “Size ne cevap verildi?” diye soracağı Gün onlar, “Bizim bir bilgimiz yok: Yalnız Sensin yaratılmışların idrakini aşan her şeyi tümüyle bilen!” ¹³⁰ diyecekler.
M
Mustafa Çavdar Meali
O gün Allah, bütün elçileri bir araya toplayacak ve onlara diyecek ki; “İlettiğiniz mesaja ne cevap verildi?” Onlar; “Bizim hiçbir bilgimiz yoktur, bilinmeyenleri en iyi bilen sadece sensin!” diyecekler. 7/6
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Allah bütün rasulleri topladığı gün, onlara “Size ne cevap verildi?” diye soracak.[¹⁰⁰⁴] Onlar, “Bizim bir bilgimiz yok, yaratılmışların idrakini aşan her şeyi tümüyle bilen yalnız Sensin!” diyecekler.
O
Orhan Kuntman Meali
(Allah'tan, Allah'ın o gününden korkun ki) Allah o gün bütün peygamberlerini toplayacak da onlara: "Size ne cevap verildi? (Ümmetleriniz hak davetinizi nasıl karşıladı? Emir ve yasaklarıma riayet ettiler mi?) diye soracak, onlar ise "(Bu hususta) Hiçbir bilgimiz yok! (Ümmetlerimizin kalplerinde neler gizlediklerini, arkamızdan neler yaptıklarını biz bilemeyiz) Şüphe yok ki, gizlilikleri hakkıyle bilen ancak Sensin" diye cevap verecekler. (Cenab-ı Hak peygamberleri, onların aleyhine şahit tutup konuşturacak, onlar da hükmü Allah Teala'nın ilmine havale edecekler.)
O
Osman Fırat Meali
Allah, resullerini bir araya getirip: "Size ne cevap verildi?" dediği günde, (Resuller): "Bizim bilgimiz yok, şüphesiz ki gaybı bilen sensin" dediler.
S
Sardorxon Jahongir
Alloh barcha payg‘ambarlarni jamlaydigan kunda ularga: “Da’vatingizga sizlarga qanday javob berildi?” – deydi. Shunda ular: “Bizlar bilmaymiz, albatta, Sen O‘zing g‘ayblarni yaxshi biluvchisan”, – deydilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Ol günde ki durur Tañrı Ta‘ālā peyġamberleri, pes eyide anlara: Ne cevābvirildi size? Eyideler: Biz bilmez‐biz, taḥḳīḳ sen ġāyetde bilicisin ġaybları.
S
Suat Yıldırım Meali
Gün gelecek, Allah peygamberleri bir araya toplayıp: “Sizin tebliğleriniz ümmetleriniz tarafından nasıl karşılandı, nasıl bir cevap aldınız? ” buyuracak. Onlar da: “Senin, her şeyi hakkiyle bilen ilminin yanında bizim bilgimiz yok. Zira gayblara vakıf olan, yalnız Sen'sin” diyecekler. [7, 6; 15, 92-93]
S
Süleyman Ateş Meali
Allah, Elçileri toplayacağı gün: "Size ne cevap verildi?" der. "Bizim bilgimiz yok, derler, gizlileri bilen yalnız sensin, sen!"
S
Süleyman Tevfik (1927)
Allâh Te'âlâ kıyâmet gününde rasûlleri cem' ile: Size kavminiz ne sûretle icâbet itdiler? diye sorar. Onlar da: "Bunı biz bilmeyiz, gaybı ancak sen bilirsin" dirler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Allah, elçilerini bir araya toplayacağı gün onlara: “Nasıl karşılandınız?” diye soracak, onlar da “Bizde bir bilgi olmaz; bütün gaybı (her şeyin içyüzünü)[*] sen bilirsin” diyeceklerdir.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Allah, resulleri bir araya getireceği gün şöyle der: "Size ne cevap verildi?" Şöyle derler: "Hiçbir bilgimiz yok. Gaybları en iyi biçimde bilen sensin, sen!"
Y
Yusuf Ali (English)
One day will Allah gather the messengers together, and ask: "What was the response ye received (from men to your teaching)?" They will say: "We have no knowledge: it is Thou Who knowest in full all that is hidden.(814)"
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
O günü ki, Allah Teâlâ peygamberleri toplayacak da «Size verilen cevap ne idi?» diyecek, onlar da «Bizim için bilgi yoktur, şüphe yok ki, gaybleri hakkıyla bilen ancak Sen'sin, Sen» diyeceklerdir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Peygamberleri huzurunda topladığı gün, Allah onlara “Ne cevap aldınız?” diye sorar. Onlar “Biz bilmiyoruz,” derler. “Görünmeyenleri ve gizlilikleri bilen ancak Sensin.”
İ
İhsan Aktaş Meali
Allah’ın bütün elçileri toplayıp (onlar kanalıyla bildirdiği mesajlarına karşılık insanlığın takındığı tutumu gözler önüne sermek için onlara:) “Size ne cevap verildi?” diye soracağı gün onlar, (bize bildirdiklerinin dışında) "hiçbir bilgimiz yok, şüphesiz (yaratılmışların) idrakini aşan her şeyi tümüyle bilen yalnız Sensin!" diyecekler. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Allah, o (kıyamet) gün elçilerini toplar ve “Uyarılarınıza ne cevap verildi” der. Elçiler de “Bizim, verilen cevaplar hakkında hiçbir bilgimiz yok, ancak bilinmeyenleri (gaybı) en iyi bilen sensin” derler.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Allah peygamberleri topladığı gün onlara sizler ne cevap aldınız diyecek. Onlar: «Senin ilminin yanında hiçbir bilgimiz yoktur. Gaipleri lâyıkıyle bilen yalnız sensin» diyecekler.
İ
İsmail Yakıt
Allah’ın bütün elçileri bir araya toplayarak onlara, “Size ne cevap verildi?” diyeceği gün onlar da “Bizim bir bilgimiz yok. Muhakkak ki, algılanamayan gerçekleri [ğuyûb] en iyi bilen Sen’sin” derler.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O gün Allah bütün elçilerini toplayıp diyecek: "Onların ne kadarı size uydu?" Diyecekler: "Bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Çünkü görünmiyenleri çok iyi bilen yalnız sensin."
Ş
Şaban Piriş Meali
Bir gün Allah, Resulleri bir araya getirir ve Onlara: -Size ne cevap verildi der. Onlar da derler ki: -Bizim bir bilgimiz yoktur, gaybları en iyi bilen sadece sensin!
Mâide Suresi 109. Ayet Meali ve Tefsiri
Mâide Suresi 109. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mâide Suresi 109. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mâide Suresi 109. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mâide Suresi 109. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?