Sureye Dön

Meryem Suresi Suresi, 4. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Demişti ki: Rabbim, kemiklerim bile incelip zayıfladı, saçımsakalım ağardı, parılparıl parlamada başım sanki ve sana ne dua etmişsem mahrum olmadım ben.
A

Abdullah Parlıyan Meali

şöyle demişti: “Ey Rabbim! Doğrusu artık kemiklerim gevşedi, saçlarım ağardı, ama şimdiye kadar sana yönelttiğim hiçbir duamın, cevapsız bırakıldığını da asla görmedim.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

“Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve başım, yaşlılık aleviyle tutuştu (saçlarım ağarıverdi); ben Sana dua etmekle (İslam davasını güdüp dileklerimi iletmekle) hiç mutsuz olmadım (mahrum bırakılmadım)” demişti.
A

Ahmet Tekin Meali

“Rabbim, benim kemiklerim, zayıflayıp gevşedi. Saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim, sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.” dedi.
A

Ahmet Varol Meali

Demişti ki: "Rabbim! Doğrusu benim kemiklerim zayıfladı, başım iyice ağardı. Rabbim! Ben sana dua etmekle de hiç mahrum olmadım,
A

Ali Bulaç Meali

Demişti ki: 'Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Şöyle demişti: “-Ey Rabbim, doğrusu ben (o kimseyim ki), benim kemiğim zayıflayıp gevşedi ve başımın saçı bembeyaz alev gibi tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiç bir zaman mahrum olmadım.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Şöyle dedi: “Ey Rabbim! Benim kemiklerim zayıfladı, başım ihtiyarlık yangınıyla tutuşmuştur. Ve sana ettiğim duadan hiç bedbaht olmadım. (Duam daima kabul oldu.)
B

Bayraktar Bayraklı Meali

“Ey Rabbim,” dedi, “Vücudumda kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ey Rabbim, sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

O dedi ki: «Süngüm düştü, saçım ağardı, sana dua ettiğimde boşa çıkmadım!»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Belə demişdi: “Ey Rəbbim! Artıq sümüyüm sustalmış, başım ağappaq ağarmışdır. Ey Rəbbim! Sənə dua etməklə heç vaxt naümid olmamışam. (Nə dua etmişəmsə, qəbul olunmuşdur).
C

Cemal Külünkoğlu Meali

“Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Ey Rabbim! (Şimdiye kadar) sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.”
C

Cemil Said (1924)

Didi ki: "Yâ rabbî dûçâr-ı za’f olan kemiklerim dermânsız kalıyor ve başım beyazlık şu’lesiyle yanıyor. Sana itdiğin du’âlardan hiç me’yûs olmadım"
D

Diyanet Vakfı Meali

Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim, sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Şöyle demişti: "Rabbim! Gerçekten kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Rabbim! Sana yalvarmakla şimdiye kadar bedbaht olup bir şeyden mahrum kalmadım."
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O, şöyle demişti: “Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım.”
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Şöyle demişti: "Ey Rabbim! Şüphesiz (artık öyle bir durumdayım ki) benim kemiğim zayıflayıp gevşedi ve başım(ın saçı) bembeyaz alev gibi tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiçbir zaman bedbaht olmadım."
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Demişti: yarab işte ben artık kemik gevşedi benden, ve baş bembeyaz alev aldı, sana duâ ile ise rabbım hiç bir zaman bedbaht olmadım
E

Emrah Demiryent Meali

O, şöyle demişti: “Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. (Şimdiye kadar) sana yaptığım dualarda (isteklerimde) hiç mahrum olmadım.
E

Erhan Aktaş Meali

“Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı.
E

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti “iy çalabum! bayıķ ben ża'if oldı süñük benden dutışdı baş aķ olmaķlıġı. daħı olmadum oķımaķlıġumıla iy çalabum, ümidsüz!”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Demişdi ki: «Ey Rabbim, hakıykat ben... Benim kemiğim yıpradı. Başımın saçı tutuşdu. Ey Rabbim, ben Sana düâ etme (m neticesinde) bedbaht (ve mahrum) olmadım».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Şöyle demişti: “Rabbim! Benim kemiklerim zayıfladı ve saçım sakalım ağardı, ben sana dua etmekle hiç mutsuz olmadım.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Şöyle demişti: “Rabbim! Gerçekten ben (o hâldeyim ki) kemik(lerim) benden gevşedi (zayıfladı); (ihtiyarlıktan) baş(ım), beyaz alev aldı (saçlarım ağardı); Rabbim! Sana duâ (etmek) ile hiçbir zaman mahrûm olmadım.”(2)
K

Kadri Çelik Meali

“Rabbim!” dedi, “Şüphesiz benim kemiklerim gevşedi, (bedenimdeki şu) baş, yaşlılık aleviyle tutuştu (ağardı); ben sana dua etmekle (hiç bir zaman) azgın olmadım.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

“Rabbim!” demişti, “Benim kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Rabbim! Ben sana ettiğim dualarda hiç eli boş dönmedim.
M

M. Pickthall (English)

Saying: My Lord! Lo! the bones of me wax feeble and my head is shining with grey hair, and I have never been unblest in prayer to Thee, my Lord.
M

Mahmut Kısa Meali

“Ey Rabb’im!” diye yalvarmıştı, “Doğrusu, ihtiyarlıktan kemiklerim iyice gevşedi, saçlarıma aklar düştü. Sana duamda, Ya Rab! asla bedbaht olmadım! Ne zaman Sana el açıp yalvardıysam, hep dualarıma icabet ettin, bugüne kadar elimi hiç boş çevirmedin.
M

Mahmut Özdemir Meali

-"Rabbim! Şüphesiz ben, benden Kemik gevşedi. Saç-baş iyice ağardı.
Rabbim! Sana ettiğim dua ile sıkıntıya düşüp mutsuz olmadım".
M

Mehmet Okuyan Meali

“Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Rabbim, senden isteklerim konusunda (bu zamana kadar) hiç mahrum kalmadım.
M

Mehmet Türk Meali

“Ey Rabbim! Şüphesiz benim gücüm kuvvetim kalmadı, saçım başım ağardı ve ey Rabbim! Şimdiye kadar sana duâ edip de duâmın kabul edilmediği hiç olmadı.”¹ dedi.²
M

Mehmet Çakır Meali

Zekeriyya: " Ya Rab! kemiklerim eridi. Saçlarım tutuştu yaşlılıktan, Ama hiçbir zaman sana yalvarmanın bir kötülüğünü görmedim.
M

Mehmet Çoban Meali

Demişti ki: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi! Başım ihtiyarlık aleviyle tutuştu! Rabbim, sana dua ile hiç bahtsız olmadım!"
M

Muhammed Esed Meali

şöyle demişti: “Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim gevşedi, saçlarım ağardı. Ama şimdiye kadar, ey Rabbim, Sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı. ⁴
M

Mustafa Çavdar Meali

Rabbim, şüphesiz kemiklerim eridi/gücüm kuvvetim kesildi, saçım sakalım ağardı, Rabbim bu zamana kadar sana yaptığım dualarımda hiç eli boş dönmedim. 3/35...41, 19/2...15, 21/89-90
M

Mustafa İslamoğlu Meali

şöyle yalvarmıştı: “Rabbim! Benden (iş) geçti, kemiklerim eridi, başa ak düştü;[²⁴⁵⁶] ama (ey) Rabbim, sana dua edip de eli boş kaldığım hiç olmadı.[²⁴⁵⁷]
O

Orhan Kuntman Meali

4,5. "Ey Rabbim, ben gerçekten çok yaşlandım, erkeklik gücüm de kalmadı, saçlarıma ak düştü!.. Karım da kısırdır ama, şimdiye kadar yapmış olduğum dua ve niyazımdan, beni hiç boş çevirmedin ya Rabbi!.. Benden sonra yerime geçecek yakınlarımın iyi harekette bulunmayacaklarından endişe ediyorum, ne olur katından bana bir oğul bağışla da;
O

Osman Fırat Meali

Dedi ki: "Rabbim, gerçekten kemiklerim gevşedi, başımdaki saçlar ağararak beyazlaştı. Sana olan duamda da hiç mahrum kalmadım.’’
S

Sardorxon Jahongir

Zakariyo duosida: “Ey Robbim, darhaqiqat, mening suyaklarim mo‘‎rtlashdi, keksalikdan boshga oq tutashdi. Ey Robbim, men senga duo qilib hech qachon baxtsiz bo‘‎lmaganman”, – dedi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdi: Beni yaradan Allāh, menüm süñüklerüm ża‘īf oldı, başımuñ ṣaçı daḫı aḳ oldı. Daḫı yā Rabb, ben seni du‘ā eylemekde hīç ġāfil olmadum, didi.
S

Suat Yıldırım Meali

“Ya Rabbî, iyice yaşlandım, kemiklerim zayıfladı, eridi, başımdaki saçlarım ağardı, beyaz alevler gibi tutuştu. Ya Rabbî, Sana her ne için yalvardıysam, asla mahrum kalmadım. ”
S

Süleyman Ateş Meali

Rabbim, demişti, ben, bende kemik gevşedi; baş, ihtiyarlk aleviyle tutuştu. Rabbim, sana du'a ile hiçbir zaman bahtsız olmadım (her du'a ettikçe kabul buyurdun, beni istediğimden mahrum etmedin).
S

Süleyman Tevfik (1927)

"Yâ Rabbî! Kemiklerim incelüb za'îf oldı ve başımın kılları ağarub parladı. Bu müddet zarfında Yâ Rabbî! Senin 'ibâdetinde şakî olmadım."
S

Süleymaniye Vakfı Meali

“Rabbim (Sahibim)!” demişti, “Kemiklerim zayıfladı, saçlarım iyice ağardı. Sana yaptığım dua sayesinde bugüne kadar hiç bunalmadım.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Şöyle demişti: "Rabbim, işte karşındayım. Kemik gevşedi bende. İhtiyarlıktan başım beyaz alevle tutuştu. Sana yakarma/senin için çağrı yapma konusunda ise Rabbim, hiç bedbaht/zorluk ve şiddet yanlısı olmadım."
Y

Yusuf Ali (English)

Praying: "O my Lord! infirm indeed are my bones, and the hair of my head doth glisten with grey: but never am I unblest, O my Lord, in my prayer(2458) to Thee!
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Demişti ki: «Yarabbi! Muhakkak benim kemiklerim zayıflaştı, başımın tüyü de tutuştu ve Rabbim! Sana ne dua ettim ise mahrum kalmadım.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

“Rabbim,” demişti. “Artık benim kemiklerim yıprandı; başım ihtiyarlık aleviyle tutuştu. Sana dualarımda da, ey Rabbim, mahrum kaldığım hiç olmadı.
İ

İhsan Aktaş Meali

“Rabbim!’’demişti. Doğrusu, artık kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Ey Rabbim, (şimdiye kadar) sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.” *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

“Ey Rabbim! Yaşlılıktan dolayı kemiklerim gevşedi, saçlarıma tamamen ak düştü. Rabbim! Beni davetinle uyarmandan dolayı, sana karşı asla isyankâr (şaki) olmadım.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Dedi ki Yâ Rab! Kemiğim gevşedi [²], başımın tüyü tutuştu [³]. Yâ Rab! Sana duamda hiçbir zaman mahrum kalmadım.
İ

İsmail Yakıt

Demişti ki: “Rabbim kemiklerim zayıfladı/eridi, başım ihtiyarlık aleviyle tutuştu/saçlarım ağardı. Rabbim Sana dua etmekle hiçbir şeyden mahrum kalmadım/bedbaht olmadım” [şakiyyen].²
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Demişti: "Çalabım! Benim kemiklerim kavşadı, saçım sakalım ağardı. Allah’ım ben Sana ne vakit yalvardımsa benim boynumu büktürmedin.
Ş

Şaban Piriş Meali

Rabbim, dedi şüphesiz kemiklerim zayıfladı, baş yaşlılık ateşiyle tutuştu. Rabbim, sana ettiğim dualarda hiç bir şeyden mahrum olmadım.

Meryem Suresi 4. Ayet Meali ve Tefsiri

Meryem Suresi 4. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Meryem Suresi 4. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Meryem Suresi 4. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Meryem Suresi 4. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim