Onlardan sonra öyle bir soy geldi ki namazı zayi etti onlar, şehvetlere uydular, azgınlıklarının cezasına pek yakında uğrayacak onlar.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Onların ardından öyle nesiller geldi ki, namaza karşı duyarlılık ve devamlılıklarını yitirdiler, istek ve arzularının peşlerine takıldılar. Bunlar da azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Sonra onların ardından öyle nesiller türedi ki, namazı (ibadet ve istikamet duyarlılığını) kaybedip bıraktılar. Ve (hayâsızca sınır tanımadan) şehvetlerine kapılıp (şeytana) uydular. Elbette bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacak (ve cehennemi boylayacak) kimselerdir.
A
Ahmet Tekin Meali
Nihayet, bunların ardından hayırsız bir nesil geldi ki, bunlar namazı terkettiler. Nefislerinin arzularına uydular, haramların peşine düştüler. Bu yüzden ilerde, hak yoldan sapmalarının cezasını çekecekler.
A
Ahmet Varol Meali
Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki namazı zayi ettiler ve şehvetlerine uydular. İşte bunlar azgınlıklarının cezasını göreceklerdir.
A
Ali Bulaç Meali
Sonra onların arkasından öyle nesiller türedi ki, namaz (kılma duyarlılığın)ı kaybettiler ve şehvetlerine kapılıp-uydular. Böylece bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklardır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Sonra, bu peygamberlerle, salih kimselerin arkalarından (kötü) bir nesil geldi ki, namazı terk ettiler, şehvetlerine uydular; bunlar da Cehennemdeki “Gayya” vâdisini boylayacaklardır.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Fakat onlardan sonra yeni bir nesil geldi. Namazı kaybettiler, şehvetlerine uydular. Onlar kötü bir ceza ile karşılaşacaklar.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Sonra bunların ardından namazı kılmayan ve nefislerine uyan bir nesil geldi. Bunlar, elbette cehennem çukuruna atılacaklardır.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Onların artlarından, namazını kılmıyan, şehvetlerine uyan, birtakım ardalar geldi; ateş kuyusuna atılacaklar
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Onlardan sonra namazı tərk edib şəhvətə uyan bir nəsil gəldi. Onlar (Cəhənnəmdəki) Fəyy dərəsinə düşəcəklər. (Yaxud, onlar da öz əməllərinin cəzasını alacaqlar).
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Sonra onların arkasından salatı umursamayan (namaz kılmayan, ibadet etmeyen, Allah’tan yana olduklarını söylemelerine rağmen O’nun emirlerine uymayan) ve ihtiraslarına tutsak olan nesiller geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.
C
Cemil Said (1924)
Ânlardan sonra halefleri ’ibâdeti bırakdılar hırs ve şehvetlerine tâbi’ oldılar ve yalnız ’azâba müsâdif oldılar.
D
Diyanet Vakfı Meali
Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onların ardından, namazı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte bunlar azgınlıklarının karşılığını göreceklerdir.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.[347]
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Sonra bunların ardından öyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular; onlar bu taşkınlıklarının karşılığını mutlaka göreceklerdir. (Cehennemdeki "Gayya" vadisini boylayacaklardır.)
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Sonra arkalarından bozuk bir güruh halef oldu, namazı zayi' ettiler ve şehvetleri ardına düştüler, bunlar da «Gayya» yı boylıyacaklar
E
Emrah Demiryent Meali
Sonra, onların ardından (öyle kötü) bir nesil geldi ki, namazı zayi ettiler ve şehvetlerine (hevâ ve heveslerine) uydular. İşte bunlar yakında azgınlıklarının cezasını göreceklerdir.
E
Erhan Aktaş Meali
Bundan sonra arkalarından gelen sonraki nesil, salâtı zayi ettiler¹ ve şehvetlerine² uydular. Yakında kötülükleri kendilerine dönecektir.
E
Eski Anadolu Türkçesi
pes ardınca geldi ol peyġamberler śoñunda yavuz bölük yittirdiler namāzı daħı uydılar nefs dileklerine. tįz ireler cehennem ŧamusındaġı dereye.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Sonra, arkalarından öyle kötü bir nesil geldi ki namazı bırakdılar, şehvetlerine uydular. İşte bunlar da azgınlıklarının cezasına uğrayacaklardır.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Onların ardından salâtı zayi eden ve şehvetlerinin peşine düşen bir nesil geldi ki bunlar azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Sonra onların ardından yerlerine öyle bir nesil geldi ki namazı zâyi' (terk) ettiler ve şehvetler(in)e uydular; (onlar) artık ileride (Cehennemdeki) Gayyâ Vâdisiniboylayacaklardır.
K
Kadri Çelik Meali
Ama onların ardından namazı zayi eden ve şehvetlerine uyan bir nesil geldi. Onlar bu azgınlıklarının karşılığını göreceklerdir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Sonra bunların ardından artık namazı kılmayan ve nefsânî arzulara uyan bir nesil geldi. Bunlar elbette azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.
M
M. Pickthall (English)
Now there hath succeeded them a later generation who have ruined worship and have followed lusts. But they will meet deception.
M
Mahmut Kısa Meali
Derken onların ardından, yerlerine öyle bir nesil geldi ki, Allah ile aralarındaki en sağlam bağ olan namaz kılma duyarlılığını kaybettiler, bunun doğal sonucu olarak da, arzu ve heveslerinin peşinetakıldılar ve bu büyük Peygamberlerin mirasını hoyratça tahrip ederek ahlâksızlığın en aşağı derecesine düştüler fakatazgınlıklarının cezasını, yakında çekecekler!
M
Mahmut Özdemir Meali
Onlardan sonra Namaz’ı ihmal etmiş, şehvetlerine uymuş bir kuşak geldi.
Artık bir ğayy (azgınlık / taşkınlık) ile karşılaşacaklardır.
M
Mehmet Okuyan Meali
Onlardan hemen sonra [salât]ı (namazı/ibadeti) ziyan eden ve şehvetlere uyan bir nesil geldi. [*] İleride bir cehennem çukuru [*] ile karşılaşacaklardır.
M
Mehmet Türk Meali
Ama onların ardından, namazı bırakan, her türlü aşırı arzuya uyan bir nesil geldi. Onlar da eninde-sonunda belâlarını bulacaklar.
M
Mehmet Çakır Meali
Ama bunların ardından öyle nesiller de geldi ki namazı niyazı unuttular, nefislerine uydular. Ama yakında belâlarını bulacaklar.
M
Mehmet Çoban Meali
Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki; onlar Rabbinin emirlerini bilgiyle bilinçle yerine getirmeyi, yeryüzünde Rabbinin huzurunda durarak hesaplaşmayı, kendilerini özeleştiriye tabi tutup yanlışlarından tövbe etmeyi terk ettiler. Yaşamlarını arzu ve heveslerine göre kurdular. Yasalarımıza karşı çıktılar. Dünyalarını kendi yasalarına uyarak yaşadılar. Gönderdiğimiz ayetleri ya görmezlikten geldiler ya da işlerine geldiği gibi yorumlarına kullandılar. Bu yüzden sapıklıklarının cezasını çekecekler.
M
Muhammed Esed Meali
Onların ardından, salâtı boş veren ve yalnızca kendi şehvetlerinin, dünyevî tutkularının peşine düşen bir kuşak geldi; ve böyle yaptıkları için de, yakında tam bir düş kırıklığıyla karşılaşacaklar. ⁴⁵
M
Mustafa Çavdar Meali
Sonra onların ardından öyle bir nesil geldi ki salâtı/namazı zayi ettiler/içini boşalttılar şehevi arzu ve hevalarına uydular yakında cehennemi gayyayı boylayacaklar. 4/103, 30/31, 74/38...43, 18/28, 25/43, 28/50, 45/23, 47/14
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Derken onların ardından öyle bir kuşak geldi ki, ibadetin içini boşalttılar ve dünyevî zevklerin peşine düştüler;[²⁵¹⁶] işte bu yüzden gelecekte derin bir düş kırıklığı yaşayacaklar.[²⁵¹⁷]
O
Orhan Kuntman Meali
Fakat onların ardından öyle bir nesil geldi ki, namazı bıraktılar da, şehvet ve ihtiraslarının peşinden sürüklenip gittiler. Onlar kuşkusuz bu azgınlıklarının cezasını ilende çekeceklerdir.
O
Osman Fırat Meali
Onlardan sonra yerlerine bir nesil geçti ki namazı zayi ettiler, şehvetlerine uydular ve (bu yüzden) gelecekte karşılarında (onlara yapılacak bir) azgınlık bulacaklar.
S
Sardorxon Jahongir
Keyin ularning ortidan namozni zoye qilgan va shahvatlarga ergashgan kimsalar o‘rin oldilar. Endi ular, albatta, yomon jazoga yo‘liqadilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Anlardan ṣoñra yaman kişiler geldi, yitirdiler namāzı, daḫı şehvetle‐re uydılar. Pes anlar yaman cezā göreçeklerdür.
S
Suat Yıldırım Meali
Kendilerinden sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki namazı zâyi ettiler, şehvetlerinin peşine düştüler. İşte bunlar da azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.
S
Süleyman Ateş Meali
Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki, namazı zayi ettiler, şehvetlerine uydular. Onlar kötülük bulacaklardır.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Sonra onlara halef olan bir kavim salât ve 'ibâdeti zâyi' idüb şehevâta tâbi' oldılar. Karîben de cehennem kuyularına vâsıl olurlar.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Onların arkasından gelenler, arzularına uyarak namazı ihmal ettiler. Onlar, yakında yanlış kurgularıyla yüzleşeceklerdir.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Ama arkalarından öyle bir nesil geldi ki; namazı/duayı yitirdiler, şehvetlere uydular. Bunlar, azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.
Y
Yusuf Ali (English)
But after them there followed a posterity who missed prayers and followed after lusts soon, then, will they face Destruction,-(2511)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Sonra arkalarından bir tâife onlara halef oldu ki, namazı zâyi ettiler ve şehvetlere tâbi oldular. Artık yakında cehennem deresine yetişeceklerdir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onların ardından namazı bırakan ve şehvetlerinin peşine düşen bir nesil geldi ki, onlar da azgınlıklarının cezasını bulacaklar.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ama onlardan sonra öyle bir nesil geldi ki, salatı (Allah’a yönelişi, dini, namazı, ibadeti, mali yönden ve zihinsel açıdan insanlara destek olmayı, infakı vs. gibi Allah’ın emirlerini inkâr etmek suretiyle) zayi ettiler ve (evlât, altın, gümüş, mal, makam, kazanç gibi dünyalıklara karşı) aşırı tutkulara tabi oldular. İşte bu nedenle onlar ileride (ahirette) bir hüsranla karşılaşacaklardır. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Onların arkasından gelenler, namazı boşladılar ve nefislerinin aşırı arzularına tabi oldular. Onlar daha sonra yanılgılarının sonucu ile karşılaşacaklar.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlardan sonra gelen uygunsuzlar namazı terk, şehvetlerine tebaiyet ettiler. Bunlar azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.
İ
İsmail Yakıt
Onların ardından namazı bırakıp [edâû] şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte bunlar azgınlıklarından ötürü kötü bir azapla [ğayyen] karşılaşacaklardır.¹⁷
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Sonra onların ardından öyle döller geldi ki, yalvarıyı bıraktılar, dürtülerine uydular. Onun için bunlar gayya kuyusuna atılacaklardır.
Ş
Şaban Piriş Meali
Sonra onların ardından namazı bırakan ve arzularına uyan bir nesil geldi. Bunlar da hüsrana uğrayacaklardır.
Meryem Suresi 59. Ayet Meali ve Tefsiri
Meryem Suresi 59. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Meryem Suresi 59. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Meryem Suresi 59. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Meryem Suresi 59. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?