Sureye Dön

Meryem Suresi Suresi, 97. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Gerçekten de biz, ancak çekinenleri müjdelemen, düşmanlıkta inat ve ısrar edenleri korkutman için Kur'an'ı, senin dilinle indirerek kolaylaştırdık sana.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Gerçekten de biz, yolunu Allah ve kitabıyla bulanları müjdelemen, düşmanlıkta inat ve ısrar edenleri korkutman için, Kur'ân'ı senin dilinle indirerek kolaylaştırdık.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ey Resulüm!) Biz Bunu (Kur’an’ı) Senin dilinle kolaylaştırdık, (Sana açıklatıp insanları aydınlattık ki; bu) takva sahiplerine müjde vermen ve (küfür ve zulümde) inatla direnen bir kavmi de uyarıp (ikaz ve ihtar etmen) içindir.
A

Ahmet Tekin Meali

Biz Kur'ân'ı, sadece Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, Kur'an esaslarını hayata geçiren takva sahiplerini müjdeleyesin, şiddetle karşı çıkan bir topluluğa da sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak uyarasın diye, senin dilinle indirip, okutarak kolaylaştırdık.
A

Ahmet Varol Meali

Onunla (Kur'an'la) takva sahiplerini müjdeleyesin ve direnen bir kavmi uyarasın diye onu senin dilinle kolaylaştırdık.
A

Ali Bulaç Meali

Biz bunu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp-korkutman için.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

İşte biz, Kur'an'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'dan korkup sakınanları müjdeliyesin, inad edenleri de onunla korkutasın.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

İşte Biz bu Kur’anı senin lisanınla kolaylaştırdık ki, kendini koruyanları müjdeleyesin ve hakka şiddetle düşman olan bir toplumu uyarasın.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Biz Kur'ân'ı, sadece Allah'tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye, senin dilinle kolaylaştırdık.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Sakınçları müjdelemek, düşman olan ulusu da kocundurmak üzere Kur'anı senin dilince kolaylaştırdık
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ey Muhəmməd!) Biz (Qur’anı) sənin dilinlə asan (hamıya müyəssər) etdik ki, onunla ancaq Allahdan qorxub pis əməllərdən çəkinənlərə (Cənnətlə) müjdə verəsən və inadkar bir camaatı (batil dəlillərlə mübahisə aparan Məkkə müşriklərini Cəhənnəmlə) qorxudasan.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Ey Resul!) Biz, Allah’a karşı gelmekten sakınanları Kur’an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilinle (Arapça indirip) kolaylaştırdık. 
C

Cemil Said (1924)

Suhûlet olmak üzere Kur’ân’ı sana senin lisânında i’tâ iyledik tâ ki Allâh’dan korkanlara tebşîratda bulunasın ve karşu gelen kavme ’azâb göreceklerini bildiresin.
D

Diyanet Vakfı Meali

(Resûlüm!) Biz Kur'an'ı, sadece, onunla Allah'tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye senin dilinle (indirilip okutarak) kolaylaştırdık.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Biz Kuran'ı Allah'a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve inatçı milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylaştırdık.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ey Muhammed! Biz, Allah’a karşı gelmekten sakınanları Kur’an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilin ile (indirip) kolaylaştırdık.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Sırf o Kur'anı senin lisanınla şunun için müyesser kıldık ki onunla müttekîleri müjdeliyesin ınad edenleri de inzar edesin
E

Emrah Demiryent Meali

(Habibim!) Biz, onu (Kur’ân’ı) senin dilin ile (Arapça vahyedip) kolaylaştırdık ki, onunla Allah’a karşı gelmekten sakınanları müjdeleyesin, (küfürde) inat eden bir topluluğu da uyarasın.
E

Erhan Aktaş Meali

Böylece Biz onu¹, kendisi ile takva sahiplerini müjdelemen ve inat eden bir halkı uyarabilmen için senin dilinde kolaylaştırdık.
E

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ geñez eyledük anı ya'nį ķur’ān’ı senüñ dilüñ ile tā muştılayasın anuñ-ile śaķınıcılara daħı tā ķorķıdasın anuñ-ile ķavmı ķatı śavaşçılar.
H

Hasan Basri Çantay Meali

İşte biz onu (Kur'ânı) ancak onunla takva saahiblerini müjdeleyesin, (baatılda) mücâdele ve inâd edenleri korkutasın diye senin dilinle (indirerek) kolaylaşdırdık.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Biz Kur’ân’ı senin dilinle kolaylaştırdık ki muttakileri onunla müjdeleyesin ve inatçı bir kavmi onunla uyarasın.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Habîbim, yâ Muhammed!) İşte onu (o Kur'ân'ı) ancak, onunla takvâ sâhiblerini müjdeleyesin ve inâd eden bir kavmi korkutasın diye senin lisânınla (Arabca olarak indirerek) kolaylaştırdık.
K

Kadri Çelik Meali

Biz takva sahiplerine müjde vermen ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarıp korkutman için onu (Kur'an'ı) senin diline kolaylaştırdık.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Biz Kur’an’ı senin dilinle kolay anlaşılır kıldık ki günahtan sakınanları onunla müjdeleyesin ve inatla direnenleri de onunla uyarasın!
M

M. Pickthall (English)

And We make (this Scripture) easy in thy tongue, (O Muhammad) only that thou mayst bear good tidings therewith unto those who ward off (evil), and warn therewith the froward folk.
M

Mahmut Kısa Meali

Biz, dürüst ve erdemli bir hayatı tercih ederek kötülüklerden korunmaya çalışanları ilâhî lütuf ve rahmet ile müjdelemen ve bu apaçık gerçek karşısında inatla direnen bir toplumu ilâhî gazâb ile uyarman için, buKur’an’ı senin dilinle kolaylaştırıp anlaşılır bir kitap kıldık.Fakat bütün bunlara rağmen, yine de yüz çevirecek olurlarsa, son uyarıyı yap:
M

Mahmut Özdemir Meali

İnatçı bir kavmi onunla uyarman için, Müttakîler’i / Sakınıp Korunanlar’ı onunla müjdelemen için onu senin dilinle kolaylaştırdık.
M

Mehmet Okuyan Meali

Şüphesiz ki biz onu (Kur’an’ı) [muttakî]leri (duyarlı olanları) müjdeleyesin ve (gerçeğe) karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye senin diline kolaylaştırdık. [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed!) Biz, bu (Kur’an’ı) Allah’a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve ona şiddetle karşı çıkan bir topluluğu da uyarman için senin dilinle (indirerek) kolaylaştırdık.
M

Mehmet Çakır Meali

Nitekim biz, Kuran’ı senin tatlı dilin sayesinde dillere destan ettik. Bu sayede sen, bir yandan sağlamcılara güç verirken azılı düşmanları da uyarabildin.
M

Mehmet Çoban Meali

Biz Kur’an’ı senin ve kavminin diliyle göndererek kolaylaştırdık ki; kolayca anlasınlar. Onlara anlayacakları dilden okuman, inanıp iyi işler yapanları müjdelemen, inkâr edip kötülük yapanları uyarman için böyle yaptık. Ayetlerimizde her şey açıkça belirtilmiştir. Hiçbir karışıklık, anlaşılmazlık yoktur. Ta ki, insanların kalbinde fitne fücur olmasın! Şeytana uyup azmasınlar.
M

Muhammed Esed Meali

işte yalnızca bu amaçla, bu [ilahî mesajı, ey Peygamber,] senin dilinde kolaylaştırdık ki ⁸¹ Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseleri onunla müjdeleyip, [boş bir] inatla direnip duranları onunla uyarasın;
M

Mustafa Çavdar Meali

Biz bu Kuran’ı, korunan muttakileri müjdelemen ve küfürde inat eden bir toplumu uyarman için, senin dilin ile kolaylaştırdık. 14/4, 41/44, 43/3, 44/58, 46/12
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İşte sadece bu yüzden Biz onu senin (konuştuğun) dil aracılığıyla kolaylaştırdık ki, sorumluluk bilinci taşıyan kimseleri onunla müjdeleyip sorumsuzca savrulanları da uyarasın...
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Biz Kur'an'ı -senin dilinle indirerek kolaylaştırdık ki, sen takva sahibi kulları (cennet ile) müjdeleyesin ve şirk ile küfürde direnenleri de (cehennem ile) uyarasın.
O

Osman Fırat Meali

Gerçekten biz onu (Kur’an’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık ki onunla takva sahiplerini müjdeleyesin ve inatçı bir toplumu da uyarasın.
S

Sardorxon Jahongir

Ey Muhammad, albatta, Biz bu Qur’onni taqvodorlarga jannat bilan xushxabar berishingiz va qaysar qavmni jahannam bilan ogohlantirishingiz uchun uni sizning tilingizga oson qilib qo‘‎ydik.
S

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ biz Ḳur’ānı senüñ lüġatüñ üstine indürdük, anuñla muştılamaġ‐ıçunmüttaḳīlere cenneti, daḫı ḳorḳutmaġ‐ıçun anuñla bir ḳavmi ki ḳatı ḫuṣūmetehlidür.
S

Suat Yıldırım Meali

Bizim, Kur'ân'ı senin dilinle indirip kolaylaştırmamızın başlıca sebebi, senin müttakileri müjdelemen ve inatçı kimseleri de onunla uyarmandır.
S

Süleyman Ateş Meali

Biz o(Kur'a)n'ı senin diline kolaylaştırdık ki, onunla korunanları müjdeleyesin ve inatçı bir kavmi onunla uyarasın.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! Muttakîlere sevâb ve cennetle tebşîr itmek ve 'inadcı kavmi de kahır ve 'azâbla korkutman içün biz sana Kur'ân'ı, fehmi kolay olarak kendi lisânınla indirdik.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Kur’ân’ın senin dilinle kolaylaştırdık ki[1] kendini koruyanlara[2] onunla müjde veresin, karşı koyan topluluğu da uyarasın.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Biz onu; senin dilinle kolaylaştırdık ki, sakınanları onunla müjdeleyesin, inatçı bir kavmi de onunla uyarasın.
Y

Yusuf Ali (English)

So have We made the (Qur´an) easy in thine own tongue, that with it thou mayest give Glad Tidings to the righteous, and warnings to people given to contention.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

İşte onu, (Kur'an'ı) senin lisanın ile kolayca kıldık ki, onunla muttakîleri müjdeleyesin ve inat eden bir kavmi de korkutasın.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Biz bu Kur'ân'ı senin dilinle indirdik ve kolaylaştırdık—tâ ki takvâ sahiplerini onunla müjdeleyesin, inatçı bir topluluğu da onunla sakındırasın.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Resulüm!) İşte Biz onu (Kur’an’ı), sadece, onunla (inkâr, zulüm ve kötülüklerden) sakınanları müjdeleyesin ve haktan sapmış olan topluluğu da uyarasın diye senin dilinle (indirip okutarak) kolaylaştırdık.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Allah’dan sakınanları müjdelemen, inkârda direnen bir topluluğu da uyarman için, Kur’an’ı senin dilinde kolaylaştırdık.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Biz, Kur/an/ı ancak senin dilinle indirerek sana kolay kıldık ki sakınanları müjdeleyesin, kızıl düşmanları da korkutasın.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Biz, sorumluluk bilincine sahip olanları müjdelemen ve inatçı bir topluluğu [kavm] uyarman için onu/Kur’an’ı senin dilinde indirerek kolaylaştırdık.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten Biz Kur’an’ı kendi dilinle bildirip onun anlaşılmasını kolaylaştırdık, sakınanları müjdeliyesin, karşı koyanları da uyarasın diye.
Ş

Şaban Piriş Meali

Muttakileri müjdelemen ve inatçı bir kavmi uyarman için, bu Kur'an'ı senin dilin ile kolaylaştırdık.

Meryem Suresi 97. Ayet Meali ve Tefsiri

Meryem Suresi 97. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Meryem Suresi 97. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Meryem Suresi 97. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Meryem Suresi 97. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim