Sureye Dön

Mü’min Suresi Suresi, 77. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Artık sabret, şüphe yok ki Allah'ın vaadi gerçektir. Derken ya onlara vaadettiğimiz şeylerin bazısını göstereceğiz sana, yahut da seni öldüreceğiz, derken hepsi de dönüp tapımıza gelecekler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Sen, ey peygamber! Her türlü sıkıntıya karşı sabırlı ol. Çünkü Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir ve şu gerçekleri inkâr edenler için hazırladıklarımızı, sana ister bu dünyada gösterelim, ister bunların gerçekleşmesinden önce, seni ölüme götürelim. Unutma ki, sonunda onlar bize döndürülecekler.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ey Nebim!) Şu halde Sen sabret (ve umutla dayan ki), hiç şüphesiz Allah’ın va’adi Hakk’tır. Sonunda ya onlara va’ad ettiğimiz (azab)ın bir kısmını (dünyada iken) Sana göstereceğiz; ya da Senin hayatına son versek bile, (yine onları kahredeceğiz ve zaten sonunda) onlar mutlaka Bize döndürüleceklerdir.
A

Ahmet Tekin Meali

Sabrederek mücadeleye devam et. Allah'ın va'di haktır, doğrudur. Onları tehdit ettiğimiz azâbın bir kısmını, ya sana gösteririz, yahut senin ruhunu daha önce alarak ölümünü gerçekleştiririz. Nasıl olsa bizim huzurumuza getirilerek hesaba çekilecekler.
A

Ahmet Varol Meali

Şu halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Onlara vaadettiklerimizin bir kısmını sana göstersek de senin dünya hayatını sona erdirsek de, sonuçta bize döndürülürler.
A

Ali Bulaç Meali

Şu halde sen sabret, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır. Sonunda ya onlara va'dettiğimiz (azab)in bir kısmını sana göstereceğiz ya da senin hayatına son vereceğiz. Nihayet onlar bize döndürülecekler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Onun için (Ey Rasûlüm, kâfirlerin eziyetlerine) sabret. Elbette Allah'ın (sana olan zafer) vaadi bir gerçektir. Artık onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, yahud seni kendimize alsak da muhakkak onlar döndürülüp bize getirilecekler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Artık sen sabret. Çünkü Allah’ın va’di haktır. Şayet onlara vaadettiğimizin bir kısmını sana göstersek veya seni vefat ettirsek, şüphesiz onlar Bize döneceklerdir.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Sıkıntılara karşı sabırlı ol; çünkü Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Şu kâfirlere hazırladığımız cezayı sana ister gösterelim, ister seni ondan önce öldürelim, onlar bize döndürüleceklerdir.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Sabredesin, Allahın va'di haktır, söz vermiş olduğumuz şeylerin, sana gösteririz birtakımını, ya da seni kendimize alırız, imdi, bize geri döndürülürler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Peyğəmbər! Müşriklərin əziyyətlərinə) səbr et. Allahın (sənə və mö’minlərə verdiyi zəfər) və’di haqdır. Ya onlara və’d etdiyimizin (əzabın) bir qismini (diri ikən) sənə göstərəcək, ya da səni Öz dərgahımıza aparacağıq. Onlar Bizim hüzurumuza qaytarılıb gətiriləcəklər! (Qiyamət günü dünyadakı əməllərinə görə şiddətli əzaba düçar olacaqlar!)
C

Cemal Külünkoğlu Meali

O halde (Ey Resul! İnkârcıların eziyetlerine ve Hakka karşı direnmelerine) sabret. Elbette Allah’ın verdiği (azap) sözü gerçekleşecektir. Artık onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de yahut seni (vefat ettirerek) kendimize alsak da sonunda onlar huzurumuza getirilecek (ve vaad ettiğimiz acı netice ile karşılaşacak)lardır.
C

Cemil Said (1924)

Yâ Muhammed! Sabır it Allâh’ın va’adleri hakdır gerek ânlara ihbâr itdiğimiz cezâların bir kısmını sana gösterelim gerek seni daha evvel öldürelim her halde hepsi bize rücû’ idecekdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Onun için (Resûlüm), sen sabret! Şüphesiz Allah'ın vâdi gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını ya sana gösteririz, yahut seni daha önce vefat ettiririz. Nasıl olsa onlar bize döneceklerdir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Sabret; şüphesiz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını sana gösteririz veya seni öldürürüz, nasıl olsa onların dönüşü Bizedir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sen sabret! Şüphesiz Allah’ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azâbın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefât ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ey Muhammed! Sen sabret, şüphesiz Allah'ın vaadi haktır, mutlaka gerçekleşecektir. Onlara yaptığımız tehdidin bir kısmını sana göstersek de veya seni vefat ettirsek de onlar mutlaka döndürülüp bize getirileceklerdir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Onun için sabret: Allahın va'di haktır: muhakkak olacaktır. Artık onlara ettiğimiz vaîdin ba'zısını sana göstersek de yâhud seni kendimize alsak da onlar mutlak döndürülüp bize getirilecekler
E

Emrah Demiryent Meali

(Habibim!) Sen (o müşriklerin söylediklerine/eziyetlerine şimdilik) sabret, şüphesiz Allah’ın (onlara azap etme) vaadi haktır. Onları tehdit ettiğimiz şeylerin (azabın), bir kısmını sana göstersek de yahut senin dünya hayatını sona erdirsek de sonunda (o kâfirler, yaptıklarının hesabını vermek üzere, diriliş günü) bizim (manevi) huzurumuza döndürüleceklerdir.
E

Erhan Aktaş Meali

O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın yaptığı uyarı gerçektir. Onlara yaptığımız uyarılardan bir kısmını sana göstersek de göstermeden seni vefat ettirsek de sonunda onlar yalnızca Bize döndürüleceklerdir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes śabr eyle bayıķ Tañrı va'desi ḥaķdur. pes eger gösterür isevüz saña bir nicesini anuñ kim va'de eylerüz anlara yā öldürürsevüz seni pes bizdin yaña döndürmeler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onun için sen (Habîbim) sabret. Şübhesiz Allahın va'di bir gerçekdir. Binnetîce ya onlara etmekde olduğumuz tehdîdi (n tehakkukunu) kısmen sana göstereceğiz, yahud seni kendimize alacağız. Nihayet onlar ancak bize döndürülüb getirileceklerdir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Sabret, Allah’ın vaadi kesinlikle haktır. Onlara vadettiğimizin bir kısmını sana göstersek de seni vefat ettirsek de nihayet onlar bize döndürüleceklerdir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Habîbim, yâ Muhammed!) Artık sabret! Çünki Allah'ın va'di haktır. Böylece onları tehdîd ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, yâhut (göstermeden) seni vefât ettirsek de, sonunda (onlar) ancak bize döndürüleceklerdir.
K

Kadri Çelik Meali

O halde sabret! Çünkü Allah'ın vaadi gerçektir. Biz onlara (azap olarak) vaat ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de yahut seni vefat ettirsek de onlar mutlaka sonunda dönüp bize geleceklerdir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Sen şimdi sabret; Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecek. Muhakkak ki biz, onlara vaktiyle bildirip uyarıda bulunduğumuz şeylerin bir kısmını (ölmeden) sana göstereceğiz, (bir kısmını da görmeden) seni vefat ettireceğiz; ama onlar da sonunda bize dönecekler!
M

M. Pickthall (English)

Then have patience (O Muhammad). Lo! the promise of Allah is true. And whether we let thee see a part of that which We promise them, or (whether) We cause thee to die, still unto us they will be brought back.
M

Mahmut Kısa Meali

O hâlde, ey Müslüman! Zâlimlerin baskı ve eziyetlerine karşı sabret! Unutma ki, Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir! Onlara vaadettiğimiz azâbın bir kısmını derhal gönderip kâfirleri helâk ederek, özlemini çektiğin mutlu ve aydınlık günleri sana bu dünyada göstersek de; seni çetin bir mücâdelenin ardından vefât ettirerek mutlu günleri ahiret gününe ertelesek de, sonuçta zâlimler azaptan kurtulamayacaklar! Çünkü hepsi, dönüp dolaşıp eninde sonunda bizim huzurumuza gelecekler.
M

Mahmut Özdemir Meali

Artık sabret! Allah’ın vaadi, gerçektir.
Onlara vaad ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de, seni vefat ettirsek de, yine bize döndürülürler.
M

Mehmet Okuyan Meali

Sabret! Şüphesiz ki Allah’ın vaadi gerçektir. [*] Onlara vadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana gösteririz veya seni daha önce vefat ettiririz. Sadece bize döndürüleceklerdir. [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed!) Sabret, şüphesiz Allah’ın sana verdiği söz gerçektir. Onlara vâdettiğimiz (azabın) bir kısmını sana göstersek de senin hayatına son versek de (fark etmez)¹ sonunda onlar (nasıl olsa) bize döndürülecekler.
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm sabret. Çünkü Allah’ın dediği olacak. onlara yaptığımız tehditlerin birkaçını, daha senin canını almadan sana göstereceğiz. Zaten hepsi önünde sonunda bize dönecek...
M

Mehmet Çoban Meali

Sen inkâr edenlerin dediklerine aldırma! İnandığın yolda azimle, kararlılıkla yürü! Şüphesiz Allah’ın sözü gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını ya sen yaşarken gösteririz yahut seni daha önce vefat ettiririz. Nasıl olsa eninde sonunda onlar bize döneceklerdir.
M

Muhammed Esed Meali

SEN, sıkıntılara karşı sabırlı ol, çünkü Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Ve şu [hakikati inkar ede]nler için hazırladıklarımızı sana ister [bu dünyada] gösterelim, ister [bunların gerçekleşmesinden önce] seni ölüme götürelim, [unutma ki, sonunda,] onlar Bize döndürüleceklerdir. ⁵⁶
M

Mustafa Çavdar Meali

O halde sen sabret, zira Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Biz onlara vaat ettiğimiz azabın başlarına geldiğini sana göstersek veya göstermeden önce seni vefat ettirsek ne fark eder. Nasıl olsa onlar bizim huzurumuza getirilip mutlaka hesap verecekler. 30/60, 46/35
M

Mustafa İslamoğlu Meali

(EY RASÛL!) Artık dirençli ol! Zira Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. İmdi, onlara yönelttiğimiz tehditlerin kısmen gerçekleştiğini ister sana gösterelim, isterse senin için ölümü takdir edelim; er geç, onlar Bize döndürülecekler.[⁴²²¹]
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Sen şimdilik sabret, kuşkusuz Allah’ın va'di haktır. (Elbette gerçekleşecektir)
O

Osman Fırat Meali

Sabret; şüphesiz ki Allah’ın vaadi gerçektir. Eğer onlara o vadettiğimizin bazısını göstersek veya seni (önceden) vefat ettirsek de dönüşleri bizedir.
S

Sardorxon Jahongir

Bas, ey Muhammad, ularning ozorlariga sabr qiling. Albatta, Allohning va’dasi haqdir. Bas, agar sizga o‘‎sha kofirlarga va’da qilayotgan azobdan ba’zilarini ko‘‎rsatsak ham yoki sizni azob tushishidan oldinroq vafot ettirsak ham, bas, faqat O‘‎zimizga qaytariladilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Pes ṣabr eyle yā Muḥammed, Tañrı Ta‘ālā va‘desi girçekdür. Eger göster‐sevüz saña, anlara va‘de eyledügümüz niçesi, yā seni ḳabż eylesevüz andanburun. Anlar bize rücū‘ itseler gerek.
S

Suat Yıldırım Meali

Sabret! Çünkü Allah'ın vâdi gerçektir. Biz onlara vâd ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de, yahut senin ruhunu yanımıza alsak da, onlar mutlaka sonunda dönüp huzurumuza geleceklerdir.
S

Süleyman Ateş Meali

Sabret, Allah'ın sözü gerçektir. Onları tehdidettiğimiz şeylerin bir kısmını ya sana gösteririz, yahut seni daha önce vefat ettiririz. (Sonunda) onlar bize döndürüleceklerdir.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! Küffârın ezâsına sabır it, Allâh'ın va'di hakdır. Sana onlara va'd itdiğimiz 'azâbın ba'zını yâ gösteririz veyâhud onı görmezden evvel seni vefât itdiririz. Her halde onların rücû'ı bizedir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Sabret; Allah'ın sözü yerine gelecektir. Ya onlara yaptığımız tehdidin bir kısmını sana gösteririz veya seni vefat ettiririz. Dönüş Bizedir.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Sen sabret! Çünkü Allah'ın vaadi haktır. Onları tehdit ettiğimiz şeyin bir kısmını belki sana gösteririz, belki de seni vefat ettiririz. Sonunda onlar bize döndürülecekler.
Y

Yusuf Ali (English)

So persevere in patience; for the Promise of Allah is true: and whether(4453) We show thee (in this life) some part of what We promise them,- or We take thy soul (to Our Mercy) (before that),-(in any case) it is to Us that they shall (all) return.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Artık sabret. Allah'ın vaadi, şüphe yok ki, hakdır. Onlara olan vaadimizin bazısını sana göstereceğiz veya senin ruhunu alacağız, nihâyet Bize döndürüleceklerdir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Sabret; Allah'ın vaadi gerçektir. İster onlara vaad ettiklerimizden bir kısmını sana gösterelim, ister daha önce seni vefat ettirelim, sonunda hepsinin döneceği yer Bizim huzurumuzdur.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Resulüm!) Öyleyse (eziyetlerine karşı) sabret; Şüphesiz Allah’ın sözü gerçektir. Onlara söz verdiğimiz (cezalandırmanın) bir kısmını sana göstersek de ondan önce hayatına son versek de (hesaba çekilmek üzere) onlar (mutlaka) bize döndürüleceklerdir.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sen sabret. Allah’ın verdiği söz gerçekleşecektir. Şimdi onlara vaat ettiklerimizin bir kısmını ya sana göstereceğiz veya seni öldüreceğiz. Onların dönüşleri bizedir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Artık ezalarına katlan. Allah/ın kâfirleri helak hakkındaki vaadi doğrudur. Ya onlara vaadettiğimiz mücazatın bir kısmını sana elbette göstereceğiz veya göstermeden evvel ruhunu alacağız. Onlar bize dönecekler [⁴].
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Sen sabret/göğüs ger, muhakkak ki Allah’ın vaadi gerçektir/haktır. Onlara vaat ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de yahut (göstermeden önce) seni vefat ettirsek de sonunda onlar Biz’e döndürüleceklerdir.³¹
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Artık sen katlan. Çünkü Allah’ın verdiği söz doğrudur. Onun için ya onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını sonra gösteririz, ya da bundan önce senin canını almış oluruz. Onlar Bize döneceklerdir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Sabret, kuşkusuz Allah'ın vaadi haktır. Biz onlara vaat ettiğimiz azabın bir kısmını ya sana gösteririz, ya da seni vefat ettiririz. Ama neticede onlar, bize döndürüleceklerdir.

Mü’min Suresi 77. Ayet Meali ve Tefsiri

Mü’min Suresi 77. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mü’min Suresi 77. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mü’min Suresi 77. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mü’min Suresi 77. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim