Sureye Dön

Mü’min Suresi Suresi, 83. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Peygamberleri, apaçık delillerle onlara gelince kendilerindeki bilgiye güvenip övündüler, kendilerini gördüler de alay ettikleri şey, başlarına geliverdi.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Peygamberleri onlara apaçık delillerle gelince, kendilerinde bulunan tüm boş bilgi ve becerilerine güvenip küstahca böbürlendiler de, böylece alay ettikleri şey başlarına geliverdi.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ki) Resulleri (Hakk dava elçileri) kendilerine apaçık belgeler (ve Kur’ani hükümlere uygun proje ve hedefler) getirdiği zaman, onlar (şeytan kafalılar ve marazlı münafıklar) yanlarında olan (azıcık ve karışık) ilimden dolayı böbürlenip şımardılar (gururlanıp ferahlandılar ve Darwinist düzmecelere kandılar) da, (bu yüzden) alay (ve hakaret) konusu edindikleri şey, (sonunda) onları sarıp kuşatıverdi.
A

Ahmet Tekin Meali

Rasulleri onlara apaçık bilgiler, delillerle gelince, onlar kendilerinde bulunan beşerî bilgiye güvendiler. Onu alaya aldılar. Alaya almaya devam ettikleri şeyin gücü onları kuşatıverdi, işlerini bitirdi.
A

Ahmet Varol Meali

Peygamberleri onlara açık delillerle geldiklerinde, onlar kendilerinde olan bilgiyle rahatla(yıp böbürlen)diler. (Ama) alaya almakta oldukları şey onları kuşatıverdi.
A

Ali Bulaç Meali

Resulleri kendilerine apaçık belgeler getirdiği zaman, yanlarındaki bilgi dolayısıyla sevinip-böbürlendiler de, kendisini alay konusu edindikleri şey, onları sarıp-kuşatıverdi.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Çünkü onlara, peygamberleri mucizelerle geldikleri vakit, kendilerinde bulunan (batıl) ilme güvendiler de, o peygamberleri alaya aldıkları şeyin cezası kendilerini kuşatıverdi.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Peygamberleri, onlara mucizeler ile geldiğinde kendi yanlarındaki bilgi ile sevindiler. (Onunla yetindiler.) Ve alaya aldıkları (azap) başlarına gelmiş oldu.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Peygamberleri onlara apaçık deliller getirdiklerinde, kendi bildikleri ile şımarmışlar ve alay ettikleri azap kendilerini çepeçevre kuşatmıştı.
B

Besim Atalay Meali (1965)

İmdi, onlara peygamberleri belgelerle geldiğinde, sevindiler kendi bildikleriyle, alay etmiş oldukları şey dahi onları sardı
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Peyğəmbərləri onlara açıq-aşkar möcüzələr gətirdikdə özlərində olan elmə sevindilər, onlara (kafirlərə) isə məsxərəyə qoyduqları əzab yetişdi. (Və ya: peyğəmbərləri onlara açıq-aşkar mö’cüzələrlə gəldikləri zaman onlar öz biliklərinə - batil əqidə və fəlsəfələrinə, ticarətdən mənfəət əldə edə bilmək bacarıqlarına – qürrələndilər. Kafirləri istehza etdikləri əzab sardı).
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince, sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Fakat sonunda alay konusu yaptıkları (ceza), onları çepeçevre kuşatıverdi.
C

Cemil Said (1924)

Rasûller mu’cizeler ile içlerine geldikleri vakit izhâr itdikleri ’ilimler ile iftihâr idiyorlar ve rasûlleriyle istihzâ idiyorlardı lâkin ’azâb her tarafdan ânları ihâta itdi.
D

Diyanet Vakfı Meali

Peygamberleri onlara apaçık bilgiler getirince, onlar kendilerinde bulunan (beşerî) bilgiye güvendiler (onu alaya aldılar). Alaya aldıkları şey kendilerini boğuverdi.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Peygamberleri onlara belgelerle gelince, kendilerinde olan bilgiden gururlandılar da, alaya aldıkları şey kendilerini sarıverdi.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince, sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Sonunda alaya almakta oldukları şey kendilerini sarıverdi.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Çünkü onlara peygamberleri, delillerle geldikleri zaman, kendilerinde bulunan ilme güvendiler de o alay ettikleri şey onları kuşatıverdi.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Çünkü onlara Peygamberleri beyyinelerle geldikleri vakıt kendilerinde bulunan ılme güvendiler de o istihza ettikleri şey kendilerini kuşatıverdi
E

Emrah Demiryent Meali

Peygamberleri onlara (hakka dair) apaçık delillerle geldikleri vakit, (tevhid üzere îmân etmeleri gerekirken,) sahip oldukları (dünyalık/beşerî) bilgilere güvenerek şımardılar. (Peygamberleri, mu‘cizeleri ve tehdit edildikleri azabı alaya alıp, inkâr ettiler.) Sonunda, (peygamberlerinin kendilerine bildirmiş olduğu o) alaya almakta oldukları şey (azap) kendilerini çepeçevre kuşattı.
E

Erhan Aktaş Meali

Resûlleri kendilerine kanıt içeren açıklayıcı bilgilerle geldiği zaman, sahip oldukları bilgiye güvenerek şımardılar ve kendisi ile alay ettikleri şey onları kuşattı.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim geldi anlara yalavaçları ḥüccetler-ile sevindiler aña kim ķatlarında-y-ıdı anlaruñ bilmekden. daħı indi anlara ol kim oldılardı anı yanśularlar.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Öyle ya, kendilerine peygamberleri apaçık mu'cizeler getirince onların nezdindeki ilme karşı (eğlenerek) şımarıklık gösterdiler de hakkında istihza edegeldikleri şey kendilerini çepçevre kuşatıverdi.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Resulleri kendilerine açık deliller getirdiğinde, onlar sahip oldukları ilimden dolayı şımardılar. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Öyle ki peygamberleri onlara mu'cizeler getirince, kendilerinde bulunan bilgiden dolayı şımardılar(2) da, kendisiyle alay etmekte oldukları (azab) onları kuşatıverdi.
K

Kadri Çelik Meali

Peygamberleri kendilerine apaçık belgeler getirdiği zaman, onlar, yanlarında olan ilimden dolayı sevinip şımardılar da alay konusu edindikleri şey, sonunda kendilerini sarıp kuşatıverdi.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Elçileri onlara açık seçik kanıtlar getirdiklerinde, sahip oldukları bilgileriyle böbürlendiler. Ama alay ettikleri şey onları kuşatıverdi!
M

M. Pickthall (English)

And when their messengers brought them clear proofs (of Allah's Sovereignty) they exulted in the knowledge they (themselves) possessed. And that which they were wont to mock befell them.
M

Mahmut Kısa Meali

Çünkü Elçileri onlara apaçık delillerle gelince, sahip oldukları sanatlarına, bilgilerine felsefelerine, teknolojilerine güvenip gurura kapılmışlardı; böylece, alay edip durdukları o korkunç azap, kendilerini dört bir yandan kuşatıvermişti!
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlara rasûlleri Beyyineler / Açık Belgeler ile geldiğinde Bilgi’den yanlarındaki şeyler sebebiyle sevindirik oldular; alay ediyor oldukları şeyler onları kuşatarak içine aldı.
M

Mehmet Okuyan Meali

Elçileri onlara apaçık bilgiler getirince, onlar kendilerinde bulunan (eksik) bilgiye güvenmişlerdi. (Buna karşılık) alay ettikleri şey kendilerini kuşatacaktır. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdiği zaman onlar ilim namına kendilerinde bulunana güvenip böbürlendiler, hafife aldıkları (azap da) kendilerini kuşatıverdi.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Tanrı elçileri gelip de diller döktükçe onlar, sahip oldukları bilgi ve beceriye güvenip şımarıyorlardı. Sonunda alay ettikleri şeyler, başlarına tebelleş oldu.
M

Mehmet Çoban Meali

Elçilerimiz onlara apaçık bilgilerle geldi. Onlar hemen inkâr ederek atalarından kalan yalan yanlış bilgilere güvendiler. Hesap günümüzle ve vereceğimiz cezayla alay ettiler. Ayetlerimle anlatılan gerçeklerle alay ettiler. Oysaki hesap günü alay ettikleri ne varsa onları boğacak! Yaptıkları alaylar onların cehennemi olacak!
M

Muhammed Esed Meali

Çünkü elçileri onlara, hakikatin bütün kanıtlarıyla geldiklerinde, [halen] sahip oldukları bilgiye yaslanarak küstahça böbürlendiler: ⁶⁴ ve [böylece, sonunda,] küçümsedikleri şey ⁶⁵ tarafından sarılıp kuşatıldılar.
M

Mustafa Çavdar Meali

Çünkü elçileri onlara hakikatin apaçık belgeleri ile geldiğinde sahip oldukları bilgiye güvenip şımardılar, sonunda küçümseyip alay ettikleri azap onları çepeçevre kuşatıverdi. 45/23
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Çünkü onlara elçileri hakikatin apaçık delilleriyle geldiğinde, elde tuttukları bir parça bilgiye güvenip küstahça şımardılar: sonunda alay ede geldikleri gerçek kendilerini çepeçevre kuşattı.[⁴²²⁶]
O

Orhan Kuntman Meali

Peygamberleri kendilerine mucizelerle geldiği halde, yanlarındaki (beşeri) bilgilerle böbürlendiler (peygamberlerini alaya aldılar) alaya aldıkları şey (azap) ise kendilerini kuşatıverdi.
O

Osman Fırat Meali

Ne zaman ki resulleri onlara apaçık kanıtlarla geldiler (Resullere karşı), yanlarındaki bilgi ile ferahlandılar ve onları alaya aldıkları hakladı (onların hakkından geldi).
S

Sardorxon Jahongir

Chunki ularga payg‘‎ambarlari hujjatlar bilan kelganlarida, o‘‎zlaridagi manfaatsiz bilim bilan shodlandilar. Nihoyat ularni o‘‎zlari masxara qilib yurgan azob qurshab oldi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt ki geldi özlerine resūlleri mu‘cizātlar‐ıla. Sevindiler özleri ḳatında olan ‘ilm bile. Daḫı indi özlerine cezāsı ol nesnenüñ ki masḫaralıġa alurlardı.
S

Suat Yıldırım Meali

Resulleri onlara açık açık delilleri getirdikçe, bunlar kendilerinde bulunan bilgi ile şımarıp böbürlendiler (Peygamberlerin getirdiği hidâyetle alay ettiler). Sonunda alaya almalarının cezası, kendilerini her taraftan kuşatıverdi.
S

Süleyman Ateş Meali

Elçileri onlara açık kanıtlar getirince, yanlarında bulunan bilgi ile sevin(ip övün)düler (peygamberlerin getirdikleri bilgiye değer vermediler, onlarla alay ettiler). Sonunda alay edegeldikleri şey, kendilerini kuşatıverdi.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki mu'cizât ile onların rasûlleri geldi, kendi bildikleriyle tefâhur iyleyub onları tekzîb ve istihzâ iylediler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Elçileri onlara o açık belgelerle(mucizelerle) gelince, kendilerindeki bilgiyle(din diye bildikleriyle) avundular. Hafife aldıkları şey başlarına geliverdi.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Resulleri onlara açık-seçik beyyineler getirdiklerinde, onlar, yanlarındaki bilgiyle sevinip övündüler. Ve alay edip durdukları şey kendilerini kuşatıverdi.
Y

Yusuf Ali (English)

For when their messengers came to them with Clear Signs, they exulted(4459) in such knowledge (and skill) as they had; but that very (Wrath) at which(4460) they were wont to scoff hemmed them in.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Vaktâ ki, onlara peygamberleri zahir mûcizeler ile geldi, kendi yanlarındaki bilgiden olan ile ferahlandılar ve onları kendisiyle istihzâda bulundukları şey, şiddetle ihata etti.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Peygamberleri kendilerine apaçık delillerle geldiğinde, onlar sahip oldukları bilgiyle mağrur olmuşlardı. Sonunda, alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşatıverdi.
İ

İhsan Aktaş Meali

Elçileri onlara delillerle gelince, sahip oldukları (beşerî) bilgi ile şımardılar (ve o elçileri alaya aldılar). Sonunda alaya almakta oldukları şey kendilerini sarıverdi.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Elçilerimiz açık delillerle onlara geldiği zaman, onlar kendi yanlarında bulunan bilgilerle övünmüşler ve bundan dolayı da, alay ettikleri şeyler onları kuşatmıştır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara peygamberleri açık mûcizeler getirdikleri zaman onlar bildikleri şeyle [⁴] şâd olup peygamberleri hâkir görmüşlerdi. Bundan dolayı ettikleri istihzanın cezası onları sardı.
İ

İsmail Yakıt

Elçileri onlara apaçık deliller [beyyinât] getirdiği zaman, kendilerinde bulunan ilimden dolayı şımardılar. Sonunda alaya aldıkları şey kendilerini kuşatıverdi.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Kaçan elçileri onlara apaçık belgeler getirdiler, onların taşıdıkları bilimle eğlendiler, bunun üzerine eğlendikleri azap onları çepçevre kuşatıverdi.
Ş

Şaban Piriş Meali

Peygamberleri onlara apaçık belgelerle geldiği zaman, kendi bilgileri ile şımardılar ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşatıverdi.

Mü’min Suresi 83. Ayet Meali ve Tefsiri

Mü’min Suresi 83. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mü’min Suresi 83. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mü’min Suresi 83. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mü’min Suresi 83. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim