Sureye Dön

Mü’minûn Suresi Suresi, 33. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Kavminin ileri gelenlerinden kafir olanlar ve ahirete ulaşmayı yalanlayanlar, onlara dünya yaşayışında nimetler verdiğimiz halde bu dediler, sizin gibi bir insandan başka bir şey değil; yediğiniz şeylerden o da yemekte ve içtiğiniz şeylerden o da içmekte.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve yine Nuh'tan sonra gelen kuşaklardan, kendilerine dünya hayatında bol nimet verdiğimiz, O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden ve ahiret hayatına kavuşmayı yalanlayanların ileri gelenleri dediler ki: “Bu da sizin gibi insandan başka biri değil ki, yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Fakat her peygamberin) Kendi kavminden inkâr edip ahirete kavuşmayı yalanlayan (kimseler) ve kendilerine dünya hayatında refah (imkân ve iktidar) verdiğimiz önde gelenler (zenginler ve yöneticiler) dediler ki: "Bu (elçi ve davetçi), sizin benzeriniz olan bir insandan başkası değildir, (baksanıza) kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir." (Bunları sizden farklı ve faziletli görüp itaat etmeniz gereksizdir.)
A

Ahmet Tekin Meali

Kavminden kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek ört-bas edip inkârda ısrar eden küfre saplananlar, âhirette, ebedî yurtta hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı yalanlayanlar, dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz kodamanlar:
“Bu sadece sizin gibi bir insan. Sizin yediklerinizden yiyor, sizin içtiğiniz şeylerden içiyor.” dediler.
A

Ahmet Varol Meali

Kavminden inkâr eden, ahiret buluşmasını yalanlayan ve kendilerine dünya hayatında bolluk, refah vermiş olduğumuz ileri gelenler dediler ki: "Bu sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Sizin yediğinizden yiyor ve sizin içtiğinizden içiyor.
A

Ali Bulaç Meali

Kendi kavminden, inkâr edip ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine, dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenler dedi ki: 'Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Dünya hayatında kendilerine nimet (mal ve evlâd bolluğu) verdiğimiz halde, küfredip ahiretteki hesabla karşılaşmayı yalanlıyan ve o peygamberin kavminden ileri gelen bir topluluk şöyle dedi: “- Bu, ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor (bu bir peygamber olamaz).
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Dünya hayatının nimetleri içinde boğulan, ahiret ile karşılaşmayı yalanlayan, kâfir olan (yüce değerleri inkâr eden) o toplumun ileri gelenleri dediler ki: “Bu elçi, ancak sizin gibi bir insandır; yediğinizden yer, içtiğinizden içer.”
B

Bayraktar Bayraklı Meali

İnkâr eden ve âhiret buluşmasını yalanlayan kavminin ileri gelenleri ve kendilerine dünya hayatında nimet verdiklerimiz, şöyle dediler: “Bu da sizin gibi, insandan başka bir şey değildir. Yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Ulusundan kâfir olup, ahrette kavuşmayı yalan sayan, dünya dirliğinde geçimi olan önegelenler dediler ki: «Bu da ancak sizin gibi bir kişi, siz ne yiyorsanız, bu da yemekte; ne içiyorsanız, bu dahi içer!»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Tayfasının kafir olan, axirətə qovuşacaqlarını (qiyamət günü dirilib haqq-hesab üçün Allahın hüzurunda duracaqlarını) yalan hesab edən və dünyada ne’mət verdiyimiz ə’yan - əşrafı (tabeçiliyində olanlara) dedi: “Bu sizin kimi ancaq adi bir insandır; yediyinizdən yeyir, içdiyinizdən içir. (O nə cür peyğəmbər ola bilər?)
C

Cemal Külünkoğlu Meali

O Resulün kavminden, Allah’ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bolca nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.”
C

Cemil Said (1924)

Lâkin küfür iden akvâmın eşrâfı dünyâda emvâl ve in’âm ile tesrîr iylediğimiz bu akvâmın Allâh’ın huzûrına çıkacakları keyfiyetini yalan telâkkî iylediklerinden o akvâma "Bu âdem sizin gibi bir âdemdir ekl itdiğinizi o da ekl idiyor sizin içdiğinizi içiyor."
D

Diyanet Vakfı Meali

Onun kavminden, kâfir olup ahirete ulaşmayı inkâr eden ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz varlıklı kişiler: «Bu, dediler, sadece sizin gibi bir insandır; sizin yediğinizden yer, sizin içtiğinizden içer.»
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onun, inkarcı ve ahirete kavuşmayı yalanlayan milletinin ileri gelenleri ki Biz onlara bu dünya hayatında nimet vermiştik şöyle dediler: "Bu, yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen sizin gibi bir insandan başka birşey değildir."
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O peygamberin kavminden, Allah’ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onun kavminden, kâfir olup ahirete ulaşmayı yalanlayan ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz kodaman güruh dedi ki: "Bu dediler, sadece sizin gibi bir insandır; sizin yediğinizden yer, sizin içtiğinizden içer."
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Dünya hayatta kendilerine refah verdiğimiz halde küfredip Âhıret likasını tekzib eyliyen kavminden o (mele') kodaman güruh ise şöyle dedi: «bu başka değil, ancak sizin gibi bir beşer, yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor
E

Emrah Demiryent Meali

Kendi kavminden, (hakkı) inkâr edip, âhirete kavuşmayı (yeniden diriltilmeyi, cenneti, cehennemi) yalanlayan ve kendilerine, dünya hayatında refah verdiğimiz ileri gelenler dediler ki: “Bu da sizin gibi, insandan başka bir şey değildir. (Baksanıza) sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.
E

Erhan Aktaş Meali

Dünya hayatında refaha kavuşturduğumuz, gerçeği yalanlayarak nankörlük eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayan kavminin meleleri¹: “Bu da sizin gibi bir beşerdir². Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor.” dediler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyitti cemā'at ķavmundan anlar kim kāfir oldılar daħı yalan duttılar āħireti görmegi daħı ġarra eyledük anlar ni'met-ile yaķın dirlik içinde “degül işbu illā ādemį sizcileyin. yir andan kim yirsiz andan daħı içer andan, kim içersiz.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onun kavminden — kendilerine dünyâ hayâtında refah verdiğimiz halde küfr (-ü inkâr) eden, âhirete kavuşmayı yalan sayan — bir gurüh dedi ki: «Bu, sizin gibi bir beşerden başkası değildir. Sizin yediklerinizden yiyor, içdiklerinizden içiyor».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Kavminden inkâr edip ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenler şöyle dediler: "Bu da ancak sizin gibi bir beşer, yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Onun kavminden, inkâr edip âhirete kavuşmayı yalanlayan ve dünya hayâtında kendilerine refah verdiğimiz ileri gelenleri ise şöyle dedi: “Bu sâdece sizin gibi bir insandır; yemekte olduğunuzdan yiyor; içmekte olduğunuzdan içiyor.”
K

Kadri Çelik Meali

Kendi kavminden, küfre sapıp da ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenleri dedi ki: “Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bu elçinin kavminden olup da inkâra sapan, âhirete ulaşmayı yalan sayan, dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz hatırlı kişiler halka şöyle dediler: “Bu da olsa olsa sizin gibi sıradan bir insan. Sizin yediğinizden yemekte, içtiğinizden -içmektedir.
M

M. Pickthall (English)

And the chieftains of his folk, who disbelieved and denied the meeting of the Hereafter, and whom We had made soft in the life of the world, said: This is only a mortal like you, who eateth of that whereof ye eat and drinketh of that ye drink.
M

Mahmut Kısa Meali

Bunun üzerine, yine halkı içerisinden, âhiretteki o büyük buluşmayı yalanlayan ve imtihân amacıyla kendilerine bu dünyada geçici olarak bahşettiğimiz refah ve zenginlikle şımarıp azgınlaşan kâfirler, “Ey halkımız!” dediler, “Gördüğünüz gibi, Peygamber olduğunu iddia eden bu adam, sizin gibi yiyip içmeye muhtaç fânibir insandan başka bir şey değil. Allah elçi göndermek isteseydi, olağanüstü güçlere sahip bir melek gönderemez miydi?
M

Mahmut Özdemir Meali

Dünya Hayatı’nda kendilerine refah (konfor) verdiğimiz, Âhiret’in buluşmasını yalanlamış ve inkâr etmiş olan, onun kavminden, Mele’ / İleri Gelen Takım dedi ki:
-"Bu, sizin gibi bir beşerden başkası değildir; yiyeceğiniz şeylerden yiyor, içeceğiniz şeylerden içiyor.
M

Mehmet Okuyan Meali

Onun halkından, kâfir olan, ahirete ulaşmayı inkâr eden ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz yöneticiler “Bu ancak sizin gibi bir insandır. [*]Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor!” demişlerdi. [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Peygambere;) kendi kavminden, kâfir olan, âhirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine dünya hayatında nîmet verdiğimiz ileri gelen adamlar: “Bu, sizin yediklerinizden yiyen, içtiklerinizden içen, sizin gibi bir insandır.”¹ dediler.
M

Mehmet Çakır Meali

Ancak, dünya hayatında mal ve mevki sahibi yaptığımız ve ahiret hayatını inkar eden yönetici kesimi dediler ki: " Bu da sizin gibi sıradan bir adam. Nitekim, o da sizin yediklerinizden yiyor ve sizin içtiklerinizden içiyor.
M

Mehmet Çoban Meali

İnkâr edip yasalarımıza karşı çıkanlar şöyle dediler: "Resul denilen kişi sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor."
M

Muhammed Esed Meali

Ve [yine] toplumun -[sırf] kendilerine dünya hayatında bolluk ve genişlik bahşettik diye, bununla kurumlanıp- ¹⁸ hakkı kabule yanaşmayan, ahiret gerçeğini yalanlayan seçkinler çevresi [her defasında]: “Bu [adam] yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen, sizin gibi bir ölümlüden başka bir şey değil” dediler,
M

Mustafa Çavdar Meali

Gerçekleri örtbas eden kâfirler, ahiret buluşmasını hesaba katmayan ve dünya hayatının refahı ile şımarmış toplumun ileri gelenleri dediler ki “Bu sadece sizin gibi bir beşerdir, sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.” 14/10, 25/4...20
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Bunun üzerine, kavminin seçkinlerinden inkârda ısrar eden ve âhiret gerçeğiyle yüzleşeceğini yalanlayan kimseler -ki bunları Biz dünya hayatında refaha kavuşturmuştuk- şöyle demişlerdi: “Bu da sizin gibi ölümlü birinden başkası değil; sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor.[²⁹¹⁶]
O

Orhan Kuntman Meali

(Onu da yalanladılar) Kavminden; -dünya hayatında refaha kavuşturduğumuz halde inkar eden ve ahireti yalan sayanların elebaşları; "O da sizin gibi bir insan!.. Sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor."
O

Osman Fırat Meali

Kavminin ileri gelenlerinden inkâr edenler, ahiret buluşmasını yalanlayanlar ve bu dünya hayatında kendilerine bol nimet verdiklerimiz dediler ki: “Bu, sadece sizin gibi bir beşerden başka değildir. Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor.”
S

Sardorxon Jahongir

Uning qavmidan kufr keltirgan kimsalar, oxiratga duch kelishni inkor qilganlar va Biz dunyo hayotida badavlat qilib qo‘‎ygan kimsalar: “Bu ham xuddi sizlarga o‘‎xshagan odam. U ham sizlar yeydigan narsadan yeydi, sizlar ichadigan narsadan ichadi”, – dedilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı eyitdi ḳavminüñ uluları, anlar ki kāfir oldılar ve yalanladılar āḫireti gör‐megi, ġarḳ eyledük anları ni‘metlerine dünyā dirliginüñ: Bu degüldür, illāki sizüñ gibi ādem oġlanı, didiler. Yir siz yidügüñüz nesneden ve içer siziçdügüñüz nesneden.
S

Suat Yıldırım Meali

33, 34. Onun halkından kâfir olup âhiret buluşmasını yalan sayan ve kendilerine dünya hayatında bol nimet verdiğimiz eşraf takımı: “Bu, ” dediler, “sizin gibi bir insandan başka bir şey değil, baksanıza sizin yediklerinizden yiyor, sizin içtiklerinizden içiyor. Eğer siz, sizin gibi bir beşere itaat edecek olursanız, büyük bir kayba ve hüsrana uğrarsınız. ”
S

Süleyman Ateş Meali

Kavminden, kendilerine dünya hayatında bol ni'met verdiğimiz o inkar eden ve ahiret buluşmasını (hesap ve cezasını) yalanlayan eşraf takımı dedi ki: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor."
S

Süleyman Tevfik (1927)

Kavminden küfür idüb âhireti tekzîb iden ve hayât-ı dünyâda müstağrak-ı ni'am iylediklerimizden bir cemâ'at: "Bu, sizin gibi bir beşerdir, yidiğinizden yir ve içdiğinizden içer."
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Halkı içinden (yapılan uyarıları) görmezlik eden, dünya hayatında kendilerine geniş imkânlar verdiğimiz halde Ahiret buluşmasını yalan sayan önderler şöyle dediler: Bu adam sizin gibi bir insandan başka ne ki? O da sizin yediğinizden yiyor; içtiğinizden içiyor.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Toplumunun, dünya hayatında servet ve refaha ulaştırdığımız halde inkâra sapıp âhiretteki buluşmayı yalanlayan kodaman takımı şöyle dedi: "Bu adam, sadece sizin gibi bir insan; yemekte olduğunuzdan yiyor, içmekte olduğunuzdan içiyor."
Y

Yusuf Ali (English)

And the chiefs of his people, who disbelieved and denied the Meeting in the Hereafter, and on whom We had bestowed the good things of this life, said: "He is no more than a man like yourselves: he eats of that of which ye eat, and drinks of what ye drink.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Onun kavminden bir tâife ki, kâfir oldular ve ahirete kavuşmayı tekzîp ettiler ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz halde dediler ki: «Bu başka değil, ancak sizin gibi bir insan, sizin yediğinizden yiyor ve sizin içtiğinizden içiyor.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Kavminin ileri gelenlerinden, dünya hayatında nimetler içinde yüzdürdüğümüz halde âhirete kavuşmayı yalanlayan kâfirler dediler ki: “Bu da sizin gibi bir beşerdir. Sizin yediğinizden yer, içtiğinizden içer.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve kavminden inkâr edip, ahiret buluşmasını yalanlamış ve kendilerine dünya hayatında refah (bolluk) vermiş olduğumuz ileri gelenler dediler ki: ’Bu (Allah’ın elçisiyim diyen), sizin gibi bir beşerden başka bir şey değil (biz yeryüzünde nasıl yaşıyorsak, o da öyle yaşıyor, bizden hiçbir farkı yok). Sizin yediğinizden yiyor ve sizin içtiğinizden içiyor.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

O toplumun inkâr eden ve ahiret gününde dirileceklerini yalanlayan, dünyada kendilerine nimetler verip rahata erdirdiğimiz o şehrin önde gelenleri “Bu elçide sizin gibi bir insan, sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

33, 34. Kavminden dünya diriliğinde refah verdiğimiz halde kâfir olup âhirete kavuşmayı yalan sayan ileri gelenleri avama dediler ki «— Bu, sizin gibi insandır, başka bir şey değildir. Yediklerinizden yer, içtiklerinizden içer. * Siz kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz artık her halde ziyankâr olacaksınız».
İ

İsmail Yakıt

Kavminden, inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bu dünya hayatında kendilerine nimet ve refah verdiğimiz ileri gelenleri, “Bu; sizin yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen, sizin gibi bir beşerden başka biri değil” (dediler.)
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onun ulusundan olup da öbür dünyaya kavuşmayı yoğumsıyanlar, dünya yaşayışında genişliğe kavuşanlar da dediler: " Bu da ancak sizin gibi bir ademoğludur. Sizin yediklerinizi yiyor, içtiklerinizi içiyor.
Ş

Şaban Piriş Meali

Dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz, inkarcı ve ahirete kavuşmayı yalanlayan kavminin ileri gelenleri şöyle dediler:-Bu sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.

Mü’minûn Suresi 33. Ayet Meali ve Tefsiri

Mü’minûn Suresi 33. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mü’minûn Suresi 33. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mü’minûn Suresi 33. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mü’minûn Suresi 33. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim