Sureye Dön

Mü’minûn Suresi Suresi, 82. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Dediler ki: Öldükten ve toztoprak ve kemik kesildikten sonra mı diriltileceğiz?
A

Abdullah Parlıyan Meali

biz ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra, tekrar mı diriltileceğiz? derler.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

"Öldüğümüz, bir toprak ve bir kemik (yığını) olduğumuz zaman (hesaba çekilmek üzere), gerçekten biz (yeniden) mi diriltilecekmişiz?" diye (alay etmektedirler).
A

Ahmet Tekin Meali

“Ölüp de toprak ve kemik yığını haline geldiğimiz zaman mı, biz mi, yeniden diriltilecek mişiz?” dediler.
A

Ahmet Varol Meali

Dediler ki: "Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, biz mi o zaman tekrar diriltileceğiz?
A

Ali Bulaç Meali

Dediler ki: 'Öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, gerçekten biz mi diriltilecek mişiz?'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Şöyle demişlerdi: “- Biz ölüb de bir toprak ve bir yığın kemik olduğumuz zaman mı, cidden biz mi diriltilmiş olacağız?
B

Bahaeddin Sağlam Meali

“Öldüğümüz, toprak ve kemikler olduğumuz zaman mı dirilip çıkacağız?”
B

Bayraktar Bayraklı Meali

82,83. Öncekiler: “Ölüp, toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz? Andolsun ki, biz ve daha önce de babalarımız tehdit edilmişti; bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir” demişlerdi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

«Biz öleceğiz, toprak olacağız, kemik olacağız da, yine mi dirileceğiz?» diyorlar
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Keçmiş ümmətlər) belə demişdilər: “Məgər biz ölüb torpaq və sür-sümük olduqdan sonra bir də dirildiləcəyik?”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Dediler ki: “Gerçekten biz, ölüp toza toprağa karışmış bir iskelet hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?
C

Cemil Said (1924)

82, 83. "Biz ölüb de toprak ve kemikden ’ibâret kaldığımız vakit tekrâr mı dirileceğiz? Evvelce babalarımıza da böyle söylediler bunlar eski zamân masallarıdır." didiler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Dediler ki: Sahi biz, ölüp de bir toprak ve kemik yığını haline gelmişken, mutlaka yeniden diriltileceğiz öyle mi?
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

82,83. Öncekiler: "Ölüp toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz? And olsun ki biz ve daha önce de babalarımız tehdit edilmişti; bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir" demişlerdi.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dediler ki: “Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?”
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Dediler ki: "Sahi biz, ölüp de bir toprak ve kemik yığını haline gelmişken, mutlaka yeniden diriltileceğiz öyle mi?"
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

«öldüğünüz ve bir türab, bir yığın kemik olduğumuz vakıt mı, cidden biz mi mutlak ba'solunacağız?
E

Emrah Demiryent Meali

Dediler ki: “Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?
E

Erhan Aktaş Meali

Dediler ki: “Ölüp de toprak ve kemik yığını olduktan sonra mı diriltileceğiz?”
E

Eski Anadolu Türkçesi

eyittiler iy ķaçan kim ölevüz daħı olavuz ŧopraķ daħı süñükler ay bayıķ biz girü ķoparılmışlar mıvuz?
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onlar «Öldüğümüz ve bir toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, hakıykaten biz mi diriltilib kaldırılacakmışız?» demişlerdi.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Şöyle dediler: "Ölüp toprak ve kemik yığını olunca mı tekrar diriltilecekmişiz?
H

Hayrat Neşriyat Meali

Dediler ki: “Öldüğümüz ve bir toprak ve bir kemik yığını hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeniden diriltilecek kimseler olacakmışız?”
K

Kadri Çelik Meali

Dediler ki: “Öldüğümüz ve de bir toprak ve bir kemik olduğumuz zaman, biz mutlaka diriltilmiş olacaklar mıyız?”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Diyorlar ki: “Sahi biz, ölüp de toprak ve kemik yığını haline gelmişken mi, yeniden mi diriltilecekmişiz?
M

M. Pickthall (English)

They say: When we are dead and have become (mere dust and bones, shall we then, forsooth, be raised again?
M

Mahmut Kısa Meali

Ne yani, biz ölüp de bir toprak ve kemik yığınına dönüştükten sonra mı yeniden diriltilecekmişiz?” diyor ve ekliyorlar:
M

Mahmut Özdemir Meali

Dediler ki: -"Öldüğümüz, toprak ve kemik yığını olduğumuz zaman mı, gerçekten biz mi yeniden diriltilenleriz?".
M

Mehmet Okuyan Meali

“Biz ölüp de toprak ve kemik hâline gelmişken mi biz mi diriltileceğiz? [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Öncekiler): “Sahi biz, ölüp de bir toprak ve kemik yığını haline gelmişken, gerçekten yeniden diriltileceğiz öyle mi?”¹ demişlerdi.
M

Mehmet Çakır Meali

Bir inkarcı: " Öldükten, toprağa karışıp kemik olduktan sonra dirilecekmişiz ha? "
M

Mehmet Çoban Meali

Dediler ki: "Ölüp toprak olduğumuz zaman mı? Kemik yığını haline geldikten sonra mı biz diriltileceğiz?"
M

Muhammed Esed Meali

“Biz öldükten, toza toprağa, kemiğe dönüştükten sonra, yeniden diriltileceğiz, öyle mi?” derler.
M

Mustafa Çavdar Meali

– Biz ölüp toprağa karıştıktan, kemik yığını haline geldikten sonra tekrar mı diriltileceğiz, dediler. 16/38, 17/97- 98, 27/67- 68
M

Mustafa İslamoğlu Meali

“Ne yani” dediler, “biz ölüp gittikten, toza toprağa karışmış bir iskelet halini aldıktan sonra tekrar mı diriltilecek mişiz?
O

Orhan Kuntman Meali

"Ölüp de toprak yığını olduğumuzda mı? Gerçekten biz mi diriltileceğiz?" derler.
O

Osman Fırat Meali

“Biz öldükten, toprak olduktan ve kemik haline geldikten sonra mı gerçekten yeniden diriltileceğiz?” dediler.
S

Sardorxon Jahongir

Ular: “Bizlar o‘‎lib, tuproq va suyaklarga aylanganimizda, yana qayta tiriluvchimizmi?!” – dedilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdiler: Ḳaçan ki biz ölsevüz ve ṭopraḳ ve süñük olsavuz, ikinci girüdirilür‐biz, didiler.
S

Suat Yıldırım Meali

82, 83. “Ölüp toprak ve kemik haline geldikten sonra biz dirilecekmişiz ha! Bize de, daha önce babalarımıza da bu vaad edilip durdu. Doğrusu bu dirilme işi, öncekilerin masallarından, başka bir şey değil! ” dediler. [79, 11-14; 36, 77-79]
S

Süleyman Ateş Meali

Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, biz mi diriltileceğiz? dediler.
S

Süleyman Tevfik (1927)

"Biz ölüb toprak oldukdan sonra yeniden dirilir miyiz?"
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Dediler ki; “Ölüp de toprak ve kemikler haline dönüştükten sonra gerçekten kabirden kalkacağız; öyle mi?”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Dediler ki: "Ölüp, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, gerçekten o zaman mı diriltileceğiz?"
Y

Yusuf Ali (English)

They say: "What! when we die and become dust and bones, could we really be raised up again?
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Dediler ki: «Öldüğümüz ve toprak ve kemikler olduğumuz zaman mı biz herhalde diriltilip kaldırılacağız?»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Dediler ki: “Ölüp de toprağa karıştıktan, kemik yığınına dönüştükten sonra mı tekrar diriltileceğiz?
İ

İhsan Aktaş Meali

Dediler ki: “Biz öldükten, toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı (hesap vermek üzere) yeniden diriltileceğiz?”
İ

İlyas Yorulmaz Meali

“Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı yeniden diriltileceğiz?” “Bu çağrı yalnızca eskilerin masallarından başka bir şey değil” dediler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Bunlar dediler ki biz ölüp toprak olarak çürük kemiklerimiz kalınca tekrar dirilecek miyiz?
İ

İsmail Yakıt

Dediler ki: “Öldüğümüz, toprak ve kemik/iskelet hâline geldiğimiz zaman mı, tekrar diriltileceğiz?”
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Şöyle diyorlar: "öldükten, toprak, kemik olduktan sonra gerçekten diriltilecek miyiz?
Ş

Şaban Piriş Meali

-Ölüp, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, biz yeniden diriltileceğiz? dediler.

Mü’minûn Suresi 82. Ayet Meali ve Tefsiri

Mü’minûn Suresi 82. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mü’minûn Suresi 82. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mü’minûn Suresi 82. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mü’minûn Suresi 82. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim