Sureye Dön

Nisâ Suresi Suresi, 146. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ancak tövbe edenler, ıslah olanlar, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerinde ihlas sahibi bulunanlar müstesna. Onlar, inananlarladır ve Allah, müminlere pek büyük bir ecir verecektir.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Bu münafıklar içinden tevbe edip hayatlarını, dürüst ve erdemlice yaşayanlar, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O'na yürekten inanıp bağlananlar hariç. Zira bunlar, gerçekte mü'minlerle beraberdirler ve zamanı gelince Allah, bütün mü'minlere büyük bir mükafat verecektir.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ancak (samimiyetle) tevbe edenler, (kötü hallerini) ıslah edip düzeltenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü’minlerle beraberdirler. Allah yakında mü’minlere büyük ecir(ler) verip (felaha kavuşturacaktır).
A

Ahmet Tekin Meali

Ancak, tevbe edenler, münafıklığı terk edip Allah'a itaate yönelenler, iyi ve ıslah olanlar din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini, hallerini düzelterek, geliştirerek yaşayanlar Allah'ın emirlerine, şeriatına sımsıkı sarılarak himayesine sığınanlar, Allah için dinlerine, samimi olarak bağlananlar, işte bunlar mü'minlerle beraberdir. Allah mü'minlere büyük mükâfat verecektir.
A

Ahmet Varol Meali

Ancak tevbe edip durumlarını düzelten, Allah'a sarılan ve dinlerini Allah için halis kılanlar müstesnadırlar. Bunlar mü'minlerle birliktedirler. Allah mü'minlere büyük bir ecir verecektir.
A

Ali Bulaç Meali

Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü'minlerle beraberdirler. Allah mü'minlere büyük bir ecir verecektir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Ancak yaptıklarından tevbe edip hallerini düzeltenler ve Allah'a (dinine) sarılıp dinlerini (ibadetlerini) Allah için hâlis kılanlar müstesna... Çünkü bunlar mü'minlerle beraberdirler. Mü'minlere ise, Allah pek büyük bir mükafât verecektir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Tevbe edip ıslah-ı hal edenler, Allah’a bağlanıp dinlerini O’na halis kılanlar müstesna… Onlar müminlerle beraberdir (ve onlardandır.) Allah ilerde müminlere büyük bir mükâfat verecektir.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Ancak tövbe edenler, hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar, dinlerini sadece Allah'a tahsis edenler; işte bunlar müminlerle beraberdirler ve Allah ileride bütün müminlere büyük ödül verecektir.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Tövbe yapanlarla, halini düzelterek Allaha sarılanlar, Allah için dinlerinde özden olanlar, böyle değildirler, imdi bunlar inanlılarla birlikte olacaklardır, Allah inanmışlara büyük sevap verecektir
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Tövbə edənlər, özlərini islah edib düzəldənlər, Allahdan möhkəm yapışanlar və Allah qarşısında dinini (e’tiqadını) təmizləyənlər müstəsnadır. Çünki onlar mö’minlərə bərabərdirlər. Mö’minlərə isə Allah böyük mükafat verəcəkdir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Ancak (iki yüzlülükten vaz geçerek samimi bir niyetle) tevbe edenler, (hallerini düzelterek) dürüst ve erdemli yaşayanlar, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O’na yürekten inanıp bağlananlar müstesna. Zira bunlar mü’minlerle beraberdir. Zamanı geldiğinde Allah mü’minlere çok büyük mükâfat verecektir.
C

Cemil Said (1924)

Lâkin ıslâh-ı hâl idenler Allâh’a ve dinine kemâl-i hulûs ile rücû’ idenlerine mü’minler meyânına dâhil olacaklardır. Ve Allâh mü’minlere ’azîm mükâfât virecekdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ancak tevbe edip hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılıp dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar (gerçekte) müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere yakında büyük mükâfat verecektir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah'ın Kitap'ına sarılanlar ve dinlerine Allah için candan bağlananlar müstesnadır. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah müminlere büyük ecir verecektir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah’ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah’a has kılanlar müstesnadır. Bunlar mü’minlerle beraberdirler. Allah, mü’minlere büyük bir mükâfat verecektir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ancak tevbe edib hallerini düzelten ve Allaha sarılıb dinlerini Allah için hâlıs kılan kimseler müstesna, çünkü bunlar mü'minlerle beraberdir, mü'minlere ise Allah azîm bir ecir verecektir
E

Emrah Demiryent Meali

Ancak (yapmış oldukları nifaktan vazgeçerek, kalben) tövbe edip hallerini düzeltenler, Allah’ın hükümlerine sarılanlar ve dinlerini (ibadetlerini) Allah’a has kılanlar (tevhid üzere kulluk yapanlar) müstesnadır. *(Zira) onlar mü’minlerle beraberdirler. Ve Allah mü’minlere ileride (ahirette) büyük bir mükâfat verecektir.
E

Erhan Aktaş Meali

Ancak tevbe edip, kendilerini düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar, dinlerini yalnızca Allah'a has kılanlar hariç. İşte bunlar, Mü'minlerle beraberdirler. Allah, zamanı geldiğinde, Mü'minlere büyük bir ödül verecektir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

illā anlar kim tevbe daħı eylediler daħı śıġındılar Tañrı’ya daħı aru eylediler dinlerin Tañrı içün şunlar mü’minler iledür. daħı śoñra vire Tañrı mü’minlere müzd ulu.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Ancak (etdiklerine peşîman olarak) tevbe edenler, (hallerini) düzeltenler, Allaha sımsıkı sarılanlar, dînlerinde Allah için halis (ve samîmi) bulunanlar başka. Çünkü bunlar mü'minlerle beraberdirler, mü'minlere Allah çok büyük bir ecir verecekdir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Ancak tövbe edip kendilerini ıslah edenler, Allah’a (:O’nun buyruklarına) sımsıkı sarılanlar ve dinlerini Allah’a has kılanlar başka! İşte onlar mü’minlerle beraberdirler. Allah mü’minlere çok büyük bir mükâfat verecektir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ancak tevbe edip (hâllerini) ıslâh edenler ve Allah'a (O'nun dînine) sımsıkı sarılıp dinlerinde (ibâdetlerinde yalnız) Allah için samîmî olanlar müstesnâ;(2) işte onlar mü'minlerle berâberdir. Ve Allah, mü'minlere ileride (pek) büyük bir mükâfât verecektir.
K

Kadri Çelik Meali

Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah'a sarılanlar ve dinlerini Allah için halis kılan kimseler müstesna. İşte onlar iman edenlerle beraberdirler ve Allah yakında müminlere büyük bir ecir verecektir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Ancak tövbe edip hallerini düzeltenler, Allah’a sımsıkı bağlanıp dinlerini yalnızca O’na özgü kılanlar başkadır. İşte bunlar müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere ileride büyük bir mükâfat verecektir.
M

M. Pickthall (English)

Save those who repent and amend and hold fast to Allah and make their religion pure for Allah (only). Those are with the believers. And Allah will bestow on the believers an immense reward.
M

Mahmut Kısa Meali

Ancak ikiyüzlülükten vazgeçerek tövbe edenler, hatâlarını telâfî edip durumlarını düzeltenler, Allah’a yürekten boyun eğerek Kur’an’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız Allah için yaşayanlar hariç. Çünkü bunlar, inananlarla beraberdirler ve Allah, inananlara büyük bir ödül bahşedecektir!
M

Mahmut Özdemir Meali

Ancak (pişman olup) tevbe etmiş, islah olmuş (düzelmiş), Allah’a bağlanmış ve dinlerini Allah için arındırmış (ihlâslı) olanlar başka! İşte onlar Müminler’le birliktedir.
Allah Müminler’e çok büyük bir ödül verecektir.
M

Mehmet Okuyan Meali

Ancak tevbe edip kendilerini düzeltenler, [*] Allah’a sımsıkı sarılıp [*] dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar, müminlerle beraberdir. Allah müminlere ileride büyük bir ödül verecektir.
M

Mehmet Türk Meali

Ancak tevbe edenler, Allah’ın istediği gibi davrananlar, Allah’a sarılanlar ve dinlerine Allah için gönülden bağlananlar, bunun dışındadır. Onlar, mü’minlerle beraberdir ve Allah, mü’minlere çok büyük bir mükâfat verecektir.
M

Mehmet Çakır Meali

Tövbe edip kendilerini yenileyenler, Allah'a sarılanlar, Allah'tan başka yüz tanımayanlar müminlerle birlikte olacaklar ve o gün Allah, müminlere muhteşem ödülünü takdim edecektir.
M

Mehmet Çoban Meali

Ancak tövbe ederek durumlarını düzeltenler, Allah’ın kitabına sarılanlar, yaşama düzenlerini Allah’ın yasalarına göre kuranlar hariçtir. Bunlar Müminlerle beraberdir. Allah Müminlere büyük bir mükâfat verecektir.
M

Muhammed Esed Meali

Ancak tevbe edenler, dürüst ve erdemlice yaşayanlar, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O’na yürekten inanıp bağlananlar hariç: Zira bunlar müminlerle birlikte olacaklardır ve zamanı geldiğinde Allah bütün müminlere büyük bir mükafat bahşedecektir.
M

Mustafa Çavdar Meali

Ancak, tövbe ile dönüş yapanlar, durumlarını düzeltip, Allah’a sımsıkı bağlananlar ve dinlerini Allah’a has kılarak yaşayanlar, işte onlar müminlerle beraberdir. Vakti geldiğinde Allah, müminlere büyük bir mükâfat verecektir. 9/104, 20/82, 25/70-71, 39/53
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ne ki tevbe edenler, gidişatını düzeltenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini Allah’a has kılarak inançlarını saflaştıranlar hariç; işte bunlar mü’minlerle birlikte olacaklar ve zamanı geldiğinde Allah mü’minlere muhteşem bir ödül verecek.
O

Orhan Kuntman Meali

Ancak (ettiklerine pişman olarak) tevbe edip, hallerini düzeltenler, Allah'a (emir ve yasaklarına) sarılarak ibadetlerini yalnız Allah için yapanlar hariçtir! Çünkü onlar o zaman (kendilerinden hiç iki yüzlülük sadır olmayan) müminlerle beraberdirler. Allah müminlere yakında çok büyük mükafat verecektir. (O tevbe edenler de bu mükafattan -ganimetten- hissedar olacaktır)
O

Osman Fırat Meali

Tövbe edip kendini düzeltenler, Allah’a tutunanlar, dinlerini Allah’a has kılanlar müstesnadır. İşte onlar mü’minlerle beraberdirler ve Allah o mü’minlere büyük ecir verecektir.
S

Sardorxon Jahongir

Lekin yomonliklardan tavba qilgan, o‘‎zlarini o‘‎nglab tuzatgan, Allohga mahkam bog‘‎lanib, dinlarida xolis bo‘‎lgan ana shunday kimsalar mo‘‎minlar bilan birgadirlar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Līkin tevbe iden kişiler, daḫı eylük eyleyenler, daḫı ṣıġınanlar Tañrıya, daḫıiḫlāṣ idenler dīnleri Tañrıya. Pes anlar mü’minler‐ile olurlar cennetde. DaḫıTañrı Ta‘ālā virse gerek mü’minlere ulu müzd.
S

Suat Yıldırım Meali

Ancak tövbe edip hallerini düzeltenler ve Allah'a sımsıkı sarılanlar ve bütün samimiyetleriyle sırf Allah'a itaat edenler müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdir. Allah müminlere de büyük mükâfat verecektir.
S

Süleyman Ateş Meali

Ancak tevbe edenler, uslananlar, Allah'a yapışanlar ve dinlerini sırf Allah için yapanlar (yalnız O'na tapanlar), işte onlar mü'minlerle beraberdir; Allah da yakında mü'minlere büyük bir mükafat verecektir.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ancak şunlar ki (nifâkdan) tevbe itdiler, ıslâh-ı hâl iylediler, Allâh'a sarıldılar ve dînlerini Allâh'a hâlis kıldılar. İşte onlar mü'minlerle berâberdirler. Allâh mü'minlere büyük ecir ve mükâfât ihsân idecekdir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Ama dönüş (tevbe) yapan[*], kendilerini düzelten, Allah'a sarılan ve dinini sadece Allah’a has kılanlar başka. Onlar, inanıp güvenenlerle beraberdirler. Allah, inanıp güvenenlere büyük bir ödül verecektir.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ancak tövbe edip hallerini düzelterek Allah'a yapışan ve dinlerini samimiyetle Allah'a özgüleyenler müstesnadır. İşte böyleleri, müminlerle beraber olacaktır. Ve Allah, müminlere yakında çok büyük bir ödül verecektir.
Y

Yusuf Ali (English)

Except for those who repent, mend (their lives) hold fast to Allah, and purify their religion as in Allah.s sight: if so they will be (numbered)(652) with the believers. And soon will Allah grant to the believers a reward of immense value.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ancak o kimseler ki, tövbe ettiler, ve hallerini ıslahta bulundular ve Allah Teâlâ'ya iltica ediverdiler, ve dinlerini Allah için halisane kıldılar, onlar müstesna. İşte onlar mü'minler ile beraberdirler. Mü'minlere ise Allah Teâlâ elbette pek büyük mükâfaat verecektir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar ve tam bir içtenlikle iman ve ibadetlerini Allah'a yöneltenler müstesnadır. Onlar mü'minlerle beraberdirler; Allah ise mü'minlere pek büyük bir ödül verecektir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ancak (yaptıklarından samimiyetle) tövbe edip durumlarını düzeltmiş olanlar ve Allah’a (dinine) sarılıp dinlerini (ibadetlerini) Allah için hâlis kılmış bulunanlar müstesna. İşte onlar mü’minlerle beraberdirler. Mü’minlere ise, Allah (ahirette) büyük bir mükafât verecektir.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Ancak, hatalarından dönenler, (tövbe edenler) sonra hatalarını düzeltip doğru şeyler yapanlar, sonra Allah’ın gönderdiği kitaba sıkı sıkıya sarılanlar ve Allah’ın dinine kendiliklerinden hiçbir şey katmadan İslam’ı din olarak yaşayanlar, işte böyleleri, inananlarla beraber olacak ve Allah, elbette ki inananlara büyük mükâfaatlar verecektir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Meğer ki nifaktan tövbe edip ıslah-ı hal etsinler, Allah/a sarılsınlar, dinlerini de Allah için halis kılsınlar [⁸]. İşte bunlar mü/minlerle beraberdir. Allah mü/minlere büyük bir mükâfat verecektir.
İ

İsmail Yakıt

Ancak tevbe edenler, düzelenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini yalnız Allah’a has kılanlar hariç. İşte onlar mü’minlerle beraberdirler. Allah da mü’minlere çok büyük bir mükâfat verir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ancak o kimseler ki tövbe ettiler, kendilerini düzelttiler, Allah’a sığındılar, dinlerine candan bağlandılar, bunlar başka. İşte bunlar inananlarla bir arada bulunacaklardır. Allah inananlara ulu bir karşılık verecektir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Ancak, tevbe edenler, hallerini düzeltip, Allah'a bağlananlar ve dinlerini Allah için arındıranlar, işte onlar müminlerle beraberdir. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.

Nisâ Suresi 146. Ayet Meali ve Tefsiri

Nisâ Suresi 146. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nisâ Suresi 146. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nisâ Suresi 146. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nisâ Suresi 146. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim