İşte böylece seni de, sana vahyettiğimizi onlara okuman için bir ümmete gönderdik ki onlardan önce nice ümmetler gelip geçmiştir; onlar, rahmanı inkar ettiler; de ki: O, benim Rabbimdir, yoktur ondan başka tapacak. Ona dayandım, sonucu varıp gideceğim yer de onun tapısı.
A
Abdullah Parlıyan Meali
İşte böylece ey Muhammed! Seni, kendisinden önce nice toplumların gelip geçtiği inanmayan bir toplum içinden elçi olarak çıkardık ki, sana vahyettiklerimizi onlara okuyup açıklayasın. Çünkü onlar, Rahman olan Allah'ı hâlâ tanımıyorlar. De ki: O'dur benim Rabbim, O'ndan başka gerçek ilah yoktur, ben O'na güvendim ve yönümü de O'na döndüm.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Ey Nebim!) Böylece Biz Seni, kendilerinden önce nice insan toplulukları gelip-geçmiş olan (gafil ve cahil) bir ümmete (Elçi olarak) gönderdik; ki Sana vahyettiklerimizi onlara okuyasın (açıklayıp uygulayasın) diye. Oysa onlar Rahman’a nankörlük ediyorlar. De ki: “O, Benim Rabbimdir, O’ndan başka ilah yoktur. Ben O’na tevekkül ettim ve son dönüşüm de O’nadır.”
A
Ahmet Tekin Meali
Daha önceki görevlendirmelerimiz gibi, biz seni, kendilerinden önce, nice milletlerin yaşadığı, yok olup gittiği bir bölgede, bir millet içinde, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasul olarak görevlendirdik. Onlar, sınırsız rahmeti ile hayat veren, yaşatan, koruyan, rahmetine, lütfuna, hayırlara mazhar eden, Rahman olan Allah'ı inkâr ederlerken, sana vahyettiğimizi, Kur'anı onlara tane tane okuyasın istedik.
“- O benim Rabbimdir, ondan başka ilâh yoktur. O'na dayanıp güvendim, işlerimi O'na havale ettim. Tevbem de, günah işlemekten vazgeçerek itaatle yönelişim de O'nadır.” de.
A
Ahmet Varol Meali
Bu şekilde seni, kendilerinden önce nice ümmetler geçmiş bir ümmete, onlara sana vahyettiğimizi okuman için gönderdik. Onlarsa Rahman'ı inkâr etmektedirler. De ki: "O benim Rabbimdir. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben O'na güvendim. Dönüş de yalnız O'nadır." [4]
A
Ali Bulaç Meali
Böylece biz seni, kendisinden önce nice ümmetler gelip-geçmiş olan bir ümmete (elçi olarak) gönderdik; sana vahyettiklerimizi onlara okuyasın diye. Oysa onlar Rahman'a nankörlük ediyorlar. De ki: 'O, benim Rabbimdir, O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve son dönüş O'nadır.'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
İşte senden önce, Peygamberleri gönderdiğimiz gibi, seni de, kendilerinden önce bir çok ümmetler geçmiş olan bir ümmet içinde gönderdik ki, onlar Rahman'ı inkâr ederlerken, sana vahyettiğimiz kitabı (Kur'an'ı) onlara karşı okuyasın. De ki: “- O Rahman, benim Rabbimdir, ondan başka hiç bir ilâh yoktur. Ben ancak Ona tevekkül ettim ve tevbem de yalnız onadır. “
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Daha önce nice peygamberler gönderdiğimiz gibi, seni de kendilerinden önce nice toplumlar gelip geçmiş olan bir topluma gönderdik ki sana vahiy ile bildirdiğimiz mesajları onlara aynen açıklayasın. Çünkü onlar, her şeyin rızkını veren Rahmanı inkâr ediyorlar. De ki: “Beni yaratıp büyüten O’dur, O’ndan başka yaratan ve mabud yoktur. Yalnızca O’na tevekkül ettim ve dönüşüm O’nadır.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Biz böylece sana vahyettiğimizi onlara okuman için seni, kendilerinden önce birçok milletler geçmiş olan bir millete gönderdik. Oysa, onlar Rahmân'ı inkâr ederler. De ki: “O benim Rabbimdir. O'ndan başka tanrı yoktur. O'na güvenirim ve dönüşüm de O'nadır.”
B
Besim Atalay Meali (1965)
Sana vahiy ettiğimiz şeyleri, onlara okumançin, seni bir ümmete gönderdik, nasıl ki, o ümmetten önce, nice nice ümmetler geçti, onlarsa küfrettiler esirgeyen Tanrıya; de ki: «Benim Tanrım o, ondan özge Tanrı yok, ben ona dayanırım, döneyim de onadır»
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ya Rəsulum! Səndən əvvəl peyğəmbərlər göndərdiyimiz kimi) səni də özündən əvvəl çoxlu ümmətlər gəlib-getmiş bir ümmətə Peyğəmbər göndərdik ki, onlar Rəhmanı (Allahı) inkar etdikləri halda, sənə vəhy etdiyimiz (Qur’anı) onlara oxuyasan. De: “O (Rəhman) mənim Rəbbimdir. Ondan başqa heç bir tanrı yoxdur. Mən ancaq Ona təvəkkül etdim. Axır dönüşüm (və ya tövbəm) də yalnız Onadır!”
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice milletlerin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahman’ı inkâr ederken sana vahyettiğimiz (Kur’an’)ı onlara okuyasın. De ki: “O, benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na güvendim ve yönelişim de sadece O’nadır.”
C
Cemil Said (1924)
Kendinden evvel bir çok kavimler gelmiş olan bir ümmete seni gönderdik ki bizim vahiylerimizi kendilerine tebliğ idesin. Rahmetine had ve pâyân olmayan Allâh’a inanmıyorlar. Ânlara di ki "O benim Allâh’ımdır ve ândan başka Allâh yokdur, ben âna tevekkül itdim, her şey âna rücû’ idecekdir."
D
Diyanet Vakfı Meali
(Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik ki, sana vahyettiğimizi onlara okuyasın. Onlar Rahman'ı inkâr ediyorlar. De ki: O benim Rabbimdir. O'ndan başka tanrı yoktur. Sadece O'na tevekkül ettim ve dönüş sadece O'nadır.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Sana vahyettiğimizi okuman için, seni de onlardan önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik; o ümmet merhametli olan Allah'ı inkar eder; de ki: "O benim Rabbim'dir, O'ndan başka Tanrı yoktur, yalnız O'na güvenirim, dönüşüm de O'nadır."
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
(Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahmân’ı inkâr ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: “O, benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na tevekkül ettim, dönüşüm de yalnız O’nadır.”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
İşte seni böyle, kendilerinden önce nice ümmetler gelip geçmiş olan bir ümmet içinde gönderdik ki, onlar Rahmân'a küfredip dururlarken, sen onlara sana vahyettiğimiz kitabı okuyasın. De ki: "O Rahmân benim Rabbimdir, O'ndan başka tanrı yoktur. Ben O'na dayandım, tevbem de O'nadır.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
İşte böyle kendilerinden evvel nice ümmetler geçmiş olan bir ümmet içinde gönderdik ki onlar rahmana küfredenlerken sen onlara karşı sana vahyettiğimiz kitabı okuyasın, de ki: o rahman benim Rabbım, ondan başka ilâh yok, ben ona dayandım tevbem de onadır
E
Emrah Demiryent Meali
(Resûlüm! Vaktiyle her kavme/topluma, peygamberler gönderdiğimiz gibi) seni de, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete (resûl olarak) gönderdik ki, sana vahyettiğimizi (Kur’ân âyetlerini) onlara okuyasın (da kendilerini doğru yola çağırasın). Ama onlar, (hakka uyacakları yerde, azgınlık ederek) Rahmân’a nankörlük ediyorlar. De ki: “O, benim Rabbimdir, O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na tevekkül ettim ve dönüş sadece O’ (nun, manevi huzuru) nadır.”
E
Erhan Aktaş Meali
Kendilerinden önce nice toplumların gelip geçtiği bir topluma seni gönderdik ki, sana vahyettiğimizi onlara okuyup duyurasın. Onlar, Rahman'a nankörlük ediyorlar. De ki: “O benim Rabbimdir; Ondan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül¹ ettim, tevbe² O'nadır.
E
Eski Anadolu Türkçesi
ancılayın viribidük seni bir bölük içine bayıķ geçdi andan ilerü bölükler tā oķıyasın anlara anı kim vaḥy eyledük saña. daħı anlar kāfir olurlar gey raḥmet ķılıcıya. eyit “ol çalabumdur yoķdur Tañrı illā ol. aña tevekkül eyledüm daħı añadur dönmeegüm.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
(Senden önce nasıl peygamberler gönderdiysek) öylece seni de, kendilerinden evvel nice ümmetler gelib geçmiş olan, bir ümmete — sana vahyetdiğimiz (Kur'ân-ı kerîm) i onlara okuman için — gönderdik. Onlar Rahmaanı tanımazlar. Sen, de ki: «O, benim Rabbimdir». Ondan başka hiç bir Tanrı yokdur. Ben ancak Ona dayanıb güvendim. En son dönüşüm de yalınız Onadır».
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik ki sana vahyettiğimizi onlara okuyasın. Onlar Rahmân’ı inkâr ediyorlar. De ki: “O, Rabbimdir. O’ndan başka ilah yoktur. Ben O’na tevekkül ettim, tövbem de O’nadır.”
H
Hayrat Neşriyat Meali
(Habîbim, yâ Muhammed!) Böylece (biz) seni, kendilerinden önce nice ümmetler geçmiş bulunan bir ümmet içinde gönderdik ki, sana vahyettiğimizi onlara okuyasın; onlar Rahmân'ı inkâr ediyorlar. De ki: “O, benim Rabbimdir; O'ndan başka ilâh yoktur. (Ben)ancak O'na tevekkül ettim, tevbem de ancak O'nadır.”
K
Kadri Çelik Meali
Böylece sana vahyettiklerimizi onlara okursun diye biz seni, kendisinden önce nice ümmetler gelip geçmiş olan bir ümmete gönderdik. Oysa onlar Rahman'ı inkâr etmektedirler. De ki: “O, benim Rabbimdir, O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve şüphesiz dönüş O'nadır.”
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
İşte seni de kendilerinden önce nice benzerlerinin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik ki sana vahyettiğimizi onlara okuyasın. Onlar ise rahmânı inkâr ediyorlar. De ki: “Benim rabbim O’dur, O’ndan başka tanrı yoktur; sadece O’na güvenip dayandım, dönüş de yalnız O’nadır.”
M
M. Pickthall (English)
Thus We send thee (O Muhammad) unto a nation, before whom other nations have passed away, that thou mayst recite unto them that which We have inspired in thee, while they are disbelievers in the Beneficent. Say: He is my Lord; there is no God save Him. In Him do I put my trust and unto Him is my recourse.
M
Mahmut Kısa Meali
İşte böylece ey Muhammed, seni, kendilerinden önce nice medeniyetler, nicetoplumlar gelip geçmiş olan inkârcı bir topluma elçi olarak gönderdik ki, sana gönderdiğimiz bu Kur’an ayetlerinionlara okuyup kendilerini doğru yola çağırasın. Ama onlar, bu çağrıya kulak verecekleri yerde, gönderdiği mesajı reddederek Rahman’ı inkâr ediyorlar. Onlara de ki: “O, benim hayatımı düzenleme yetkisine sahip yegâne Sahibim, Efendim ve Rabb’imdir.O’ndan başka hükmüne boyun eğilecek bir otorite, bir ilâh yoktur. Ben yalnızca O’na güvenir, tüm ruhum ve tüm benliğimle, yalnızca O’na yönelirim.” Madem inkârcılar mûcize istiyorlar, işte en büyük mûcize, Kur’an... Hem öyle büyük bir mûcize ki:
M
Mahmut Özdemir Meali
İşte böyle, sana vahyettiklerimizi onlara okuman için, seni onlardan önce ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete rasûl gönderdik; oysa onlar Rahmân’ı inkâr ediyorlardı.
De ki: -"O benim rabbimdir; O’ndan başka ilah yoktur. Sadece O’na tevekkül ettim.
Benim metabım / tevbe makamım / yönelişim sadece O’nadır".
M
Mehmet Okuyan Meali
Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçtiği bir ümmete gönderdik ki sana vahyettiğimizi onlara [tilavet] edesin (okuyup aktarasın). (Oysa) onlar Rahmân’ı inkâr ediyorlar. De ki: “O benim Rabbimdir. O’ndan başka ilah yoktur. Yalnızca O’na güvendim; dönüşüm de yalnızca O’nadır.”
M
Mehmet Türk Meali
(Ey Muhammed!) işte Biz seni, kendisinden önce nice ümmetler gelip geçen ve Rahman’ı inkâr eden bir ümmete sana vahyettiğimiz (Kur’an’)ı okuman için gönderdik. (Onlara): “O benim Rabbimdir, ondan başka ilâh yoktur. Ben sadece Ona tevekkül ettim ve yönelişim de sadece Onadır.” de.
M
Mehmet Çakır Meali
Resulüm biz seni, tarihî geçmişi olan bir topluma görevlendirdik. Yapacağın iş, sana söylediklerimizi onlara aktarmaktır. Çünkü bunlar, her şeye sevgiyle hakim olan Allah'a inanmıyorlar. Onlara de ki: "Benim Rabb’imden başka tanrı yoktur. Ben ona dayanır ona güvenirim.
M
Mehmet Çoban Meali
Böylece seni kendilerinden önce nice toplumların geçmiş olduğu bir topluma gönderdik ki, onlar Rahman’ı inkâr ederken sana gönderdiğimiz ayetleri kendilerine okuyasın! De ki: "Allah benim Rabbimdir. Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. İlah olarak yasama, yürütme, yargılama, cezalandırma hakkına sahiptir. Hiçbir zaman bu yetkileri Allah’tan başkalarında görmem! Ben yalnız ona güvenirim! Dönüşüm yalnız Allah’adır!"
M
Muhammed Esed Meali
İşte böylece ⁵¹ [ey Muhammed] seni, kendisinden önce nice toplumların gelip geçtiği bir [inanmayanlar] toplumu içinden ⁵² Elçi olarak çıkardık ki, sana vahyettiklerimizi onlara okuyup açıklayasın; çünkü [bilmezlikleri yüzünden] O Rahmân’ı inkar ediyor onlar. ⁵³ De ki: “O’dur benim Rabbim. O’ndan başka tanrı yoktur. Ben O’na güven bağlamış bulunuyorum ve O’na dönüktür yönüm”.
M
Mustafa Çavdar Meali
İşte böylece, kendilerinden önce gelip geçmiş ümmetlere elçiler gönderdiğimiz gibi bu topluma, sana vahyettiklerimizi kendilerine okuyup iletesin diye seni de elçi olarak gönderdik.1 Zira onlar Rahman’ı kabul etmiyorlar. De ki: “O Rahman benim rabbimdir.2 O’ndan başka ilah yoktur,3 ben yalnız O’na bağlanıp/güvendim4 ve yalnız O’na yöneldim.5, 15/67, 21/45, 24/54, 225/60, 32/255, 59/22-23-24, 43/159-1605/11, 8/2, 530/31, 39/17, 73/8
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Böylece (ey Nebi), kendisinden önce nice (inkârcı) toplumların gelip geçtiği bir toplumun arasından elçi olarak seni seçtik ki, sana vahyettiklerimizi kendilerine ulaştırasın: zira onlar Rahman’ı inkâr ediyorlar.[¹⁹⁶⁹] De ki: “O benim Rabbimdir; kendisinden başka ilâh olmayandır: yalnızca O’na güvendim, yüzümü O’na çevirdim.”
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey Muhammed) İşte seni, -kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği- bir ümmete gönderdik ki, sana vahyettiğimizi (Kur'an'ı) onlara okuyasın. Oysa onlar Rahman'ı inkar ediyorlar. ("Rahman ne imiş?" -Furkan/ 60- diyorlar) De ki: O, benim Rabbim'dir, O'ndan gayrı ilah yoktur, ben sadece O'na güvenip dayanırım ve dönüşüm de O'nadır!
O
Osman Fırat Meali
Böylece seni, kendinden önce toplumların gelip geçtiği bir topluma gönderdik ki sana vahyettiğimizi onlara anlatsın. Ve onlar Rahman’ı inkar ediyorlar; de ki: "O (Rahman) benim Rabbimdir, kendinden başka ilah olmayan tek ilahtır; ben Ona dayandım, tövbem de Ondadır."
S
Sardorxon Jahongir
Shunday qilib, sizni undan oldin ham ko‘plab ummatlar o‘tgan bir ummat ichiga sizga vahiy qilgan Qur’onni tilovat qilib berishingiz uchun yubordik. Holbuki, ular da’vatga quloq tutmay Rahmonni inkor qilar edilar. Ularga: “U mening Robbimdir, Undan o‘zga iloh yo‘q. Uning O‘ziga suyandim va tavba qilishim ham yolg‘iz Ungadir”, – deb ayting.
S
Satıraltı Meal (1534)
Ancılayın viribidük seni bir bölük içine. Bayıḳ geçdi andan ilerübölükler. Tā oḳuyasın anlara anı kim vaḥy eyledük saña. Anlar kāfir olurlar key raḥmet ḳılıcıya. Eyit: Oldur Çalabum, yoḳdur tañrı illā oldur. Anuñ üzeretevekkül eyledüm, daḫı andan yañadur dönmegüm.
S
Suat Yıldırım Meali
İşte senden önce peygamberler gönderdiğimiz gibi, sana vahyettiğimiz kitabı onlara okuman için seni de, kendilerinden önce nice milletler geçmiş olan bir millete gönderdik. Onlar ise Rahman'a nankörlük eder, O'nu tanımazlar. De ki: “O benim Rabbimdir. O'ndan başka tanrı yoktur. O'na dayandım, tövbem ve dönüşüm yalnız O'nadır. ” [16, 63; 6, 34]
S
Süleyman Ateş Meali
Seni de böylece, kendilerinden önce nice milletler geçmiş bulunan bir millete gönderdik ki, sana vahyettiğimizi onlara okuyasın. Oysa onlar Rahman'a nankörlük ederler. De ki: "O (Rahman), benim Rabbimdir. O'ndan başka tanrı yoktur. O'na dayandım, tevbem yalnız O'nadır."
S
Süleyman Tevfik (1927)
Onlara, sana vahy iylediğimiz Kur'ân'ı tilâvet itmek içün seni, kendinden evvel ümmetlere gelüb geçen bir ümmete gönderdik. Halbuki onlar "Rahmân nedir" diye inkâr iderler. Di ki: "O benim rabbimdir. Ondan, gayri ilâh yokdur. Ben O'na tevekkül itdin. Tevbem ve rücû'um O'nadır."
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Hep böyle olur. Seni bir topluma elçi gönderdik ki sana vahyettiğimiz şeyi onlara okuyasın. Onlardan önce de nice toplumlar gelip geçmişti. Onlar, Rahman'ı görmezlikten geliyorlar. De ki “O benim Rabbimdir (Sahibimdir). O’ndan başka ilah yoktur. O’na güvenip dayandım. Dönüş O’nadır.”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
İşte seni böylece, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmet içinde resul kıldık ki, onlar Rahman'a küfrederlerken sen kendilerine, sana vahyettiğimizi okuyasın. De ki: "O'dur benim Rabbim, ilah yok O'ndan başka, O'na dayanmışım ben! Yalnız O'nadır tövbem!"
Y
Yusuf Ali (English)
Thus have we sent thee amongst a People before whom (long since) have (other) Peoples (gone and) passed away;(1845) in order that thou mightest rehearse unto them what We send down unto thee by inspiration; yet do they reject (Him), the Most Gracious! Say: "He is my Lord! There is no god but He! On Him is my trust, and to Him do I turn!"(1846)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
İşte seni öylece bir ümmet içinde gönderdik ki, onlardan evvel de nice ümmetler gelip geçmişlerdi. Sana vahyettiğimizi onlara tilâvet edesin (diye) ve onlar Rahmân'ı inkâr ederler. De ki: «O benim Rabbimdir, O'ndan başka ilâh yoktur, ancak O'na tevekkül ettim ve son dönüş de ancak O'nadır.»
Ü
Ümit Şimşek Meali
İşte seni de kendisinden önce nice ümmetler gelip geçmiş bir ümmete böylece gönderdik ki, sana vahyettiğimiz şeyi onlara okuyasın. Fakat onlar Rahmân'a nankörlük edip duruyorlar. De ki: O benim Rabbimdir. Ondan başka tanrı yoktur. Ben Ona tevekkül ettim; dönüş de yalnız Onadır.
İ
İhsan Aktaş Meali
(Ey Resul!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete (elçi olarak) gönderdik ki, sana vahyettiğimizi (Kur’an’ı) onlara okuyasın. Onlar ise Rahman’ı (merhameti sınırsız olan Allah’ı) inkâr etmektedirler. De ki: O benim Rabbimdir. O’ndan başka ilah yoktur. Sadece ona tevekkül ettim (ona güvenip dayandım) ve dönüş sadece onadır.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Böylece daha önce gelip geçmiş, birtakım inançlara sahip olanların arkasından gelen bir topluma, seni elçi olarak gönderdik ki, sana vahyettiğimizi onlara okuyasın. Onlar Rahmanı inkâr ediyorlar. Deki “Benim Rabbim O Rahmandır. O’ndan başkada hiçbir ilah yoktur. Ben yalnızca O’na güvendim, dayandım ve tevbe edilecek makam da yalnızca O’dur. ”
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Böylece kendilerinden evvel gelip geçen ümmete peygamberler gönderdiğimiz gibi sana da vahiy ettiğimiz Kur/an/ı okuman için ümmetine seni gönderdik. Bunlar rahmanı tanımazlar [¹]. Onlara de ki O, benim Rabbimdir. O/ndan başka tapacak yoktur, ben ancak O/na güvendim. Tövbem ve dönüşüm de O/nadır.
İ
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) İşte böyle, Biz seni, kendisinden önce nice toplumların [umem] gelip geçtiği bir topluma [ummet] gönderdik ki, sana vahyettiğimizi onlara okuyasın. Onlar ise Rahmân’ı inkâr ediyorlar. De ki: “O, benim Rabbimdir. O’ndan başka tanrı yoktur. Ben O’na güvenip dayandım. Dönüşüm de yalnız O’nadır.”
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Böylece Biz seni öyle bir topluluğa gönderdik ki kendinden önce birçok topluluklar gelip geçmiştir. Senin gönlüne bildirdiğimiz Kur’an’ı onlara okuyasın diye. Onlar ise acıyıcı olan Allah’ı tanımıyorlar. Sen onlara de ki: "O benim çalabımdır. Ondan başka tanrı yoktur. Ben yalnız Ona dayanırım. Dönüşüm de ancak Ona olacaktır."
Ş
Şaban Piriş Meali
İşte böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik ki; vahyettiklerimizi onlara okuyasın. Oysa onlar Rahman'ı tanımadılar. De ki: -O benim Rabbim'dir, O'ndan başka ilah yoktur. Yalnızca O'na bağlandım, dönüşüm de O'nadır!
Ra’d Suresi 30. Ayet Meali ve Tefsiri
Ra’d Suresi 30. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ra’d Suresi 30. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ra’d Suresi 30. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ra’d Suresi 30. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?