Andolsun ki senden önceki peygamberlerle de alay edildi de kafirlere mühlet verdim, sonra da onları helak ediverdim. Nasıl bu azap?
A
Abdullah Parlıyan Meali
Gerçek şu ki, senden önceki elçilerle de alay edilmişti. Buna rağmen biz, O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenleri, bir süre kendi hallerine bıraktık; ama sonunda kıskıvrak yakaladık ve böylece benim cezalandırmam nasıl olurmuş gördüler.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Andolsun, Senden önceki elçilerle de alay edilmeye kalkışıldı, bunun üzerine Ben de o inkâra sapanlara bir süre (mühlet ve fırsat) tanıdım, sonra onları (kıskıvrak) yakaladım. İşte bak azapla sonuçlandırmam (ve intikam almam) nasıl olmaktaymış?
A
Ahmet Tekin Meali
Senden önceki Rasullerle de alay edildi. Ben kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, küfre saplananlara bir süre meydan verdim. Sonra da cezalandırdım, işlerini bitirdim. Peygamberlerimle alay etme ve inkâr suçlarına denk, onları adâletle nasıl cezalandırdığımı bir görseydin!
A
Ahmet Varol Meali
Senden önce de peygamberlerle alay edildi. Ben inkâr edenlere mühlet verdim. Sonra onları yakaladım. Benim cezalandırmam nasıl olmuştu (bir bak)!
A
Ali Bulaç Meali
Andolsun, senden önceki elçilerle de alay edildi, bunun üzerine Ben de o inkârcılara bir süre tanıdım, sonra onları (kıskıvrak) yakalayıverdim. İşte nasıldı sonuçlandırma?
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Andolsun ki, (Ey Rasûlüm) senden önce gelen Peygamberlerle de istihza edildi; ben de o kâfirlere bir müddet için meydan verdim. Sonra da onları azabla yakalayıverdim. Benim azabım nasıl dehşetli olmuştu!
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Andsolun! Senden önceki peygamberler de alaya alındılar. (Önemsenmediler.) Ben de, onları inkâr edenlere mühlet verdim, sonra da onları yakaladım. İşte bak! Azabımın nasıl olduğunu gör!...
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi; ancak ben inkâr edenlere mühlet verdim; sonra da onları yakaladım. Azabım nasılmış!
B
Besim Atalay Meali (1965)
Senden önce, nice nice peygamberler alay edildi, kâfirlere zaman verdik; sonra da yakaladık onları; imdi benim azabım nice?
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ya Rəsulum!) Səndən əvvəl gəlib-gedən peyğəmbərlərə də istehza edilmişdi. Mən kafirlərə möhlət verdim, sonra isə onları (əzabla) yaxaladım. Mənim onları cəzalandırmağım necə (də dəhşətli) idi! (Bir görəydin onlara nə dəhşətli əzab verdim!)
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Andolsun ki, senden önce de nice resuller alaya alınmıştı. Ben de inkâr ede(rek zulme ve haksızlığa devam ede)nlere önce mühlet verdim, sonra da (onları azabımla) yakaladım. Ve (böylece) benim cezalandırmam nasıl olurmuş (gördüler).
C
Cemil Said (1924)
Yâ Muhammed! Senden evvel dahî rasûller dûçâr-ı istihzâ oldılar, ben kâfirlere bir mühlet virdim, ândan sonra tecziye itdim hem mücâzâtım nasıl oldı!
D
Diyanet Vakfı Meali
Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi de ben inkâr edenlere mühlet verdim, sonra da onları yakaladım. (Görseydin ki) azabım nasılmış!
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
And olsun ki, senden önce de nice peygamberler alaya alınmıştı. İnkar edenleri önce erteledim, sonra cezalarını verdim. Cezalandırmam nasıldı?
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Andolsun, senden önce de nice peygamberler alaya alındı da ben inkâr edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim cezalandırmam nasılmış!
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Andolsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edildi. Ben de o kâfirlere bir süre için meydan verdim. Sonra da tuttum onları cezalandırdım. O vakit azabım nasıl imiş (gördüler).
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Kasem olsun ki senden evvel ki peygamberlerle istihza edildi de ben o küfredenlere bir müddet meydan verdim sonra da tuttum ıkaba çektim, o vakıt ıkabım nasıl oldu?
E
Emrah Demiryent Meali
(Habibim!) Kasem olsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edildi. (Tarafımızdan belirlenmiş, bir vakte kadar) o kâfirlere mühlet verdim. Sonra onları (azabım ile) yakaladım. (O vakit) azabım nasılmış (gördüler)!
E
Erhan Aktaş Meali
Ant olsun senden önceki resullerle de alay edildi. Gerçeği yalanlayan o nankörlere süre tanıdım. Sonra zamanı gelince onları yakalayıverdim. Benim cezam nasıl olurmuş gördüler.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı bayıķ yañśulandı yalavaçlar senden ilerü pes mühlet virdüm anlara kim kāfir oldılar andan duttum anları. pes nite oldı 'aźābum!
H
Hasan Basri Çantay Meali
Andolsun ki (Habîbim) senden evvelki peygamberlerle de istihza edilmişdir de ben o küfredenler (e bir zaman) için meydan vermişimdir. Sonra ise onları yakalayıverdim. Bu, benim nasıl (ve ne müdhiş) bir ıkaabımdr!
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Yemin olsun, senden önceki resullerle de alay edildi. Bunun üzerine ben de inkâra sapanlara süre tanıdım, sonra onları yakaladım. İşte nasıl oldu cezalandırmam?
H
Hayrat Neşriyat Meali
And olsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edildi de inkâr edenlere mühlet verdim; sonra onları (azabla) yakaladım! Artık azâbım nasılmış (gördüler)!(1)
K
Kadri Çelik Meali
Şüphesiz senden önceki peygamberlerle de alay edildi, bunun üzerine ben de o küfre sapanlara bir süre tanıdım, sonra onları (kıskıvrak) yakalayıverdim. O vakit azabım nasıl imiş (gördüler).
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi; ancak ben inkâr edenleri bir süre serbest bıraktım, sonra da onları yakaladım. Görülsün işte azabım nasılmış?
M
M. Pickthall (English)
And verily messengers (of Allah) were mocked before thee, but long I bore with those who disbelieved. At length I seized them, and how (awful) was My punishment!
M
Mahmut Kısa Meali
Ey şanlı Elçi! Senden önceki elçilerle de alay edilmişti ve ben de inkâr edenlere birazcık mühlet tanımış, sonra dahepsini azâbımla kıskıvrak yakalayıvermiştim! İşte o zaman gördüler, benim cezalandırmam nasılmış!
M
Mahmut Özdemir Meali
And olsun senden önce de rasûllerle alay edildi. İnkâr etmiş olanları önce erteledim; sonra yakaladım. Benim cezalandırmam nasıldı?
M
Mehmet Okuyan Meali
Şüphesiz ki senden önceki elçilerle de alay edilmişti de ben kâfir olanlara zaman tanımış, sonra da onları yakalamıştım. [*] Benim azabım (bak) nasıl olmuştu!
M
Mehmet Türk Meali
Yemin olsun, senden önceki Peygamberlerle de alay edildi,¹ bunun üzerine Ben de o kâfirlere bir süre verdim, sonra da onları helâk ediverdim. Benim cezâlandırmam nasılmış? (gördüler.)
M
Mehmet Çakır Meali
Resulüm! senden önce de tanrı elçileriyle hep alay edilmiştir. Ama ben, inkarcıları önce biraz boşlamış, sonra da tuttuğum gibi hepsine cezayı basmışımdır.
M
Mehmet Çoban Meali
Muhakkak ki senden önceki elçilerle de alay edildi. İnkâr edenlere bir süre verdim! Sonra onları yakaladım! Cezam nasılmış?
M
Muhammed Esed Meali
Gerçek şu ki, senden önceki elçilerle de alay edilmişti; buna rağmen, Biz o hakkı inkara şartlanmış kimseleri bir süre kendi hallerine bıraktık; ama sonunda kıskıvrak yakaladık. Ve (böylece) Benim cezalandırmam nasıl olurmuş, (gördüler)!
M
Mustafa Çavdar Meali
Unutma ki senden önce de nice elçiler hafife alınmışlardı. Ben de gerçeği örtbas eden o kâfirlere belli bir mühlet vermiştim sonra da onları kıskıvrak yakaladım. Cezalandırmam nasılmış öğrendiler. 18/59, 35/45
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Doğrusu, senden önceki elçiler de alaya alınmışlardı. Bu yüzden, inkârda ısrar eden o kimselere (önce) süre tanıdım, sonunda onları yakaladım. Cezalandırma nasıl olurmuş, (görsünler bakayım)!
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey Muhammed) Andolsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edildi, ben o kafirlere (vazgeçerler diye ilkin) bir süre tanıdım! (Onlar bu süre tanımayı, yanlış değerlendirdiler, kendilerine hiç ceza verilmeyecek sandılar.. azdılar da azdılar) Sonra da onları tutup cezalandırdım. Azabım nasılmış! (o zaman anladılar)
O
Osman Fırat Meali
Muhakkak ki senden önce de resullerle alay edildi. İnkar edenlere mühlet vermiştim; sonra onları yakaladım, sonuçtaki cezam nasılmış? (Gördüler).
S
Sardorxon Jahongir
Ey Rasulim, darhaqiqat, sizdan oldingi payg‘ambarlarning ustidan ham masxara qilinganida, Men payg‘ambarlarni yolg‘onchi qilib kufr keltirgan kimsalarga bir oz muhlat berdim, keyin ularni azobim bilan tutdim. Mana ularga bergan jazolarim qanday bo‘ldi?!
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı bayıḳ yañṣıladı peyġamberleri senden ilerü. Pes mühlet virdüm anla‐ra kim kāfir oldılar, andan ṣoñra ṭutdum anları. Pes nite oldı ‘aẕābum.
S
Suat Yıldırım Meali
Senden önce de nice peygamberlerle alay edildi. Fakat Ben, o kâfirlere akıllarını başlarına toplamaları için bir süre mühlet verdim. Ama onlar akıllanmayınca sonra da onları azabımla kıskıvrak yakaladım, cezam nasılmış, gördüler. [22, 48]
S
Süleyman Ateş Meali
Senden önceki peygamberlerle alay edildi de inkar edenlere bir süre meydan verdim, sonra onları yakaladım. Cezam nasılmış, (gördüler)!
S
Süleyman Tevfik (1927)
Senden evvel gelen rasûller de istihzâ olundı. Küfür idenleri bir müddet imhâl itdim. Ve sonra 'azâb ve 'ikâb iyledim. gör ki 'ikâbım nasıl oldı?
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Ant olsun ki senden önceki elçilerle de eğlenilmişti. Ancak ben, ayetleri görmezlikten gelenlere önce süre verdim sonra onları çarptım. Azabım nasılmış (gördüler)!
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Yemin olsun, senden önceki resullerle de alay edildi. İnkâr edenlere biraz süre verdim ama sonunda hepsini yakaladım. Gördüler nasılmış azap!
Y
Yusuf Ali (English)
Mocked were (many) Messengers(1849) before thee: but I granted respite to the unbelievers, and finally I punished them: Then how (terrible) was my requital!(1850)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Andolsun ki, senden evvelki peygamberler ile istihzâda bulunulmuştu. Ben kâfir olanlara bir mühlet verdim, sonra onları yakaladım. Artık azap nasıl oldu!
Ü
Ümit Şimşek Meali
Senden önceki peygamberlerle de alay edildi. Ben ise onlara mühlet tanıdım, sonra da onları yakalayıverdim. Cezam nasıl oluyormuş?
İ
İhsan Aktaş Meali
Muhakkak senden önceki elçilerle de alay edilmişti; buna rağmen ben de inkâr etmiş olanları bir süre kendi hallerine bıraktım; sonra (inkâr, zulüm, azgınlık ve kötülüklerinden dönmeyince) onları (azapla) yakalayıverdim. Artık azabım nasıl oluyormuş (gördüler)!
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Senden önceki elçilerle de alay edilmişti, bende onlara süre tanımış ve onları yakalamıştım. Azabım nasılmış (gördüler).
İ
İsmail Hakkı İzmirli
* Senden evvel nice peygamberler istihzaya uğramışlardı. Kâfir olanlara ben mühlet verdim. Sonra onları azaba giriftar ettim. Onlara verdiğim ukubetim nasıldı?
İ
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) Andolsun senden önce de nice elçiler alaya alındı da ben inkâr edenlere önce mühlet verdim sonra da onları yakaladım/cezalandırdım. Cezalandırmam nasılmış (görsünler bakalım!)
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ant olsun ki senden önceki elçilerle eğlenilmişti. Ancak, Ben bu tanımazlara önce önel verdim. Sonra onları çarptım. O azabım nice idi!
Ş
Şaban Piriş Meali
Senden önce de nice peygamberlerle alay edilmişti. İnkar edenleri önce erteledim, sonra tuttum. Cezalandırmam nasıl oldu?
Ra’d Suresi 32. Ayet Meali ve Tefsiri
Ra’d Suresi 32. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ra’d Suresi 32. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ra’d Suresi 32. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ra’d Suresi 32. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?