Sureye Dön

Sâd Suresi Suresi, 18. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Şüphe.yok ki biz, dağları ram etmiştik ona, akşam ve kuşluk çağlarında, onunla beraber Rabbi tenzih ederlerdi.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve bunun için her sabah ve akşam sınırsız kudret ve egemenliğimizi anarken, dağlar da O'na eşlik ederlerdi.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Doğrusu Biz dağlara (ve madenlere Davud için) boyun eğdirdik, (ki bunlar) akşam ve sabah kendisiyle birlikte tesbih ediyor (Allah’ı anıyor)lardı. (Demircilik ve maden işlemeciliği konusunda ona yardımcı olunmaktaydı.)
A

Ahmet Tekin Meali

Biz, güneş batarken ve güneş doğarken onunla birlikte tesbih eden, namaz kılan, ibadet eden dağları da, kurduğumuz düzene boyun eğdirdik.
A

Ahmet Varol Meali

Biz dağları onun buyruğuna verdik; akşam ve sabah onunla tesbih ederlerdi.
A

Ali Bulaç Meali

Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah kendisiyle birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Gerçekten biz, dağları onun emrine bağlı kıldık da, akşamleyin ve kuşluk vakti onunla beraber tesbih ederlerdi.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Biz dağları ona musahahar kıldık. Sabah-akşam onunla beraber Allah’ı tesbih ediyorlardı.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Doğrusu biz, dağları Dâvûd'un emrine vermiştik. Gece-gündüz onunla birlikte Allah'ı anmaktadırlar.[479]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Biz dağları itaat ettirdik ona; birleşerek akşam sabah tespih ederlerdi
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Biz dağları ona ram etmişdik. Onlar axşam-səhər onunla birlikdə (Allahı) təqdis edib şə’ninə tə’riflər deyərdilər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Biz dağları onunla birlikte buyruk altına almıştık. Her sabah ve her akşam, onunla birlikte dağlar da kudret ve ihtişamımızı dillendirir (işlevlerini yerine getirirler)di. 
C

Cemil Said (1924)

18,19. Akşam sabah ânınla birlikde bizi zikr itmeleri içün dağları ve kuşları teshîr itdik, kuşlar ânın etrâfına toplanıyorlar ve ânınla tesbîh çekiyorlar idi.
D

Diyanet Vakfı Meali

18, 19. Doğrusu biz akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, toplu halde kuşları onun emri altına vermiştik. Hepsi O'na yönelmiştir.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

18,19. Doğrusu Biz, akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, kuşları da toplu halde onun buyruğu altına vermiştik. Her biri ona yönelmekteydi.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

18,19. Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd’un emrine verdik. Onların her biri Allah’a yönelmişlerdi.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Biz, dağları onun emrine vermiştik. Akşamsabah onunla birlikte tesbih ederlerdi.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Çünkü biz onun maıyyetinde dağları müsahhar kılmıştık: tesbih ederlerdi akşamleyin ve işrak vaktı
E

Emrah Demiryent Meali

Biz, onunla birlikte (tesbih etmeleri için) dağları ona boyun eğdirmiştik de akşam sabah onunla birlikte (bizi yücelterek) tesbih ederlerdi.
E

Erhan Aktaş Meali

Dağları boyun eğdirdik. Akşamdan gündoğumuna¹ onunla birlikte tesbih² ederlerdi.
E

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ biz musaḥḥar eyledük ŧaġları anuñ-ile tesbįḥ eylerler gice daħı güneş rūşan olduġı vaķtın.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Gerçek biz dağları (kendisine) müsahhar kıldık ki bunlar akşamlayın ve kuşluk vakti onunla birlikde durmayıb tesbîh ederlerdi.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

18-19. Doğrusu biz dağları onun hizmetine sunduk, toplanıp gelen kuşları da… Akşam ve sabah kendisiyle birlikte Allah’ı tesbih ederlerdi. Hepsi O’na dönerdi.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Gerçekten biz, dağları (ona) boyun eğdirdik, akşam sabah onunla berâber tesbîh ederlerdi.
K

Kadri Çelik Meali

Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah onlar kendisiyle (Davud ile) birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

18-19. Dağları onun emrine verdik. Sabah akşam yaratıcılarını tesbih ederlerdi. Toplu halde kuşları da (emrine verdik). Hepsi de Allah’a yönelmişlerdi.
M

M. Pickthall (English)

Lo! We subdued the hills to hymn the praises (of their Lord) with him at nightfall and sunrise,
M

Mahmut Kısa Meali

Davud, ruhları okşayan o tatlı sesiyle Zebur’dan ayetler okurken, bu içli nağmelerle perde perde yankılanıp çınlayan dağları taşları ona eşlik ettirmiştik; hepsi birlikte, sabah akşam Allah’ın sınırsız kudret ve yüceliğini terennüm ederlerdi.
M

Mahmut Özdemir Meali

Biz, Dağlar’ı müsahhar kıldık / kullanıma sunduk.
Onunla birlikte Gündoğumları’yla ve Akşamleyin tesbih ediyorlar.
M

Mehmet Okuyan Meali

Biz dağları (onun) hizmetine vermiştik. Akşam ve kuşluk vakti onunla birlikte [tesbih] ederler (yüceltirlerdi). [*]
M

Mehmet Türk Meali

18,19. Doğrusu biz dağları ve toplanıp gelen kuşları, akşam ve kuşluk vakti¹ onun ile birlikte (Allah’ı) tesbih etsinler diye o (Dâvût)’a boyun eğdirdik. Hepsi birlikte (Allah’ı) bolca tesbih ederlerdi.
M

Mehmet Çakır Meali

Hizmetine sunduğumuz dağlarda, sabahtan akşama kadar onun nağmeleri yankılanırdı.
M

Mehmet Çoban Meali

Biz bütün dağlara yasa koymuştuk! Davut yasalarımıza uygun bir şekilde sabahtan akşama kadar dağlarda yaşar. Doğal yasalara göre hareket ederdi. Davut ile doğal yasalar arasında bir uyumsuzluk göremezdin! Davut doğal yasalara aykırı hareket ederek doğayı yok etmezdi. Suyun akışına, rüzgârın yönüne, bitkilerin doğasına göre hareket ederdi. Hiçbirini tersine döndürmeye çalışmazdı. Doğanın yaşamıyla Davud’un yaşamı birbirine uyumlu doğal bir müzik gibiydi.
M

Muhammed Esed Meali

[ve bunun için,] her sabah ve her akşam sınırsız kudret ve egemenliğimizi anarken dağları o’na eşlik ettirirdik, ²⁰
M

Mustafa Çavdar Meali

Emrimize boyun eğdirdiğimiz dağlar Davut ile beraber sabah ve akşam bizim yüceliğimizi dile getirirlerdi. 16/48, 17/44
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İşte bu yüzden, her sabah ve her akşam, onunla birlikte emrimize âmâde kıldığımız[⁴⁰⁵⁵] dağlar da kudret ve ihtişamımızı dillendirirdi;[⁴⁰⁵⁶]
O

Orhan Kuntman Meali

Biz gerçekten dağları onun emrine vermiştik, akşam sabah onunla beraber tesbih ederlerdi.
O

Osman Fırat Meali

Şüphesiz ki o dağları, ona boyun eğdirdik; onunla birlikte akşam sabah (Allah’ı) tesbih ederlerdi.
S

Sardorxon Jahongir

Biz Dovudga tog‘‎larni kechasi-yu kunduzi doimo u bilan birga tasbeh aytadigan qilib, bo‘‎ysundirib qo‘‎ydik.
S

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ ṭaġları musaḫḫar itdük aña. Özi‐y‐le tesbīḥ iderlerdi gicelerde veṣabāḥlarda.
S

Suat Yıldırım Meali

18, 19. Biz sabah akşam kendisiyle zikir ve ibadet etmeleri için dağları, toplu haldeki kuşları onun hizmetine vermiştik. Her biri onun âhengine katılır, beraber zikrederlerdi. [34, 10]
S

Süleyman Ateş Meali

Biz dağları onunla beraber (tesbih etmeleri için) boyun eğdirmiştik; akşam sabah onunla tesbih ederler (onun yaptığı tesbihle çınlarlar)dı.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Biz, ona dağları teshîr iyledik ki onunla sabâh akşam tesbîh iderlerdi.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Akşamleyin ve kuşluk[*] vaktinde onunla birlikte ibadet eden dağları, hizmetine vermiştik.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Dağları onunla birlikte buyruk altına almıştık: Akşam-sabah birlikte tespih ederlerdi.
Y

Yusuf Ali (English)

It was We that made the hills declare,(4168) in unison with him, Our Praises, at eventide and at break of day,
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Muhakkak ki, dağları musahhar kıldık, O'nunla beraber akşamleyin ve kuşluk vakti tesbih ederlerdi.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Dağları Biz onun emrine verdik ki, akşam sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi.
İ

İhsan Aktaş Meali

Biz (çevresinde bulunan) dağları (ona) musahhar kılmıştık (dağları ve dolayısıyla dağlarda bulunan bütün madenleri onun istifadesine sunmuştuk). Onlar (o dağlar kevni kanunlarımıza boyun eğmek suretiyle) akşam sabah (gece gündüz kendi varlık yapıları ve yaratılış amaçları ile kudretimizi ve yüceliğimizi yansıtmakta, böylece,) onunla beraber (lisân-ı halleriyle sürekli bizi) tesbih (tenzih) ederlerdi. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Akşam sabah Rablerini Dâvud ile beraber tesbih eden dağları Dâvud’un emrine verdik.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Biz dağları ona müsahhar kıldık, dağlar onunla beraber güneşin battığı ve doğduğu zamanlarda [²] tespih ederlerdi.
İ

İsmail Yakıt

Muhakkak ki Biz dağları onun hizmetine vermiştik. Akşam sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi.⁶
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İşte Biz dağlara Davut için boyun eğdirdik, bu dağlar akşam güneşi batarken, doğarken Allah’ı onunla birlikte ulularlardı.
Ş

Şaban Piriş Meali

Biz, dağları ona boyun eğdirmiştik. Akşam sabah onunla tesbih ederlerdi.

Sâd Suresi 18. Ayet Meali ve Tefsiri

Sâd Suresi 18. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Sâd Suresi 18. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Sâd Suresi 18. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Sâd Suresi 18. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim