Sureye Dön

Secde Suresi Suresi, 12. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Rableri katında başlarını eğerek Rabbimiz, gördük ve duyduk, artık bizi tekrar dünyaya döndür de iyi işlerde bulunalım, gerçekten de adamakıllı inandık dedikleri zaman bir görsen mücrimleri.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Günahlara batıp gidenlerin, hesap günü başlarını eğerek Rablerinin huzurunda, şimdi gerçekleri gördük ve duyduk, öyleyse bizi yeryüzündeki hayatımıza geri döndür ki, doğru ve yararlı işler yapalım, doğrusu şimdi adamakıllı inandık, dedikleri zamanki hallerini bir görsen!
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Şayet (o mücrim kulları) suçlu-günahkârları, (ahirette) Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: “Rabbimiz (dünyada inkâr ettiğimiz her hakikati artık bizzat) gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir ki (İslam’a ve insanlığa uygun işlerde ve) salih amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız” (diye yalvaracakları) zaman bir görsen, (onlar nasıl da pişman ve perişan bir durumdalardır.)
A

Ahmet Tekin Meali

İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsileri, suçluları, günahkârları, Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak:
“Ey Rabbimiz, gördük, akıllandık ve dinliyoruz. Şimdi bizi dünyaya geri gönder de, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirelim, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayalım, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olalım, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyelim. Artık, Allah'ın Rasulü'nün tebliğ ettiği Kur'ân'ın ve sünnetin değerini delilleriyle, gerekçeleriyle bilip kesin olarak inandık.” diyecekleri zaman bir görsen.
A

Ahmet Varol Meali

Suçluları, Rablerinin huzurunda başlarını öne eğmiş olarak: "Ey Rabbimiz! Gördük ve duyduk. Bizi geri çevir salih amel işleyelim. Artık kesin olarak inananlarız" (derlerken) bir görsen.
A

Ali Bulaç Meali

Suçlu-günahkarları, Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: 'Rabbimiz, gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir, salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız' (diye yalvaracakları zamanı) bir görsen.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Ey Rasûlüm, kıyamette) müşrikleri, Rableri huzurunda başlarını eğerek: “-Ey Rabbimiz! Bize vaad ettiğini gördük, peygamberlerin doğruluğunu işittik ve kabul ettik. Şimdi bizi (dünyaya) geri çevir, salih bir amel işliyelim. Çünkü (inkâr ettiklerimize tamamen ve) yakînen inandık.” derlerken bir görsen!...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Keşke görseydin! O suçlular, Rableri huzurunda nasıl başlarını eğerek: “Ey Rabbimiz! Gördük ve işittik. Sen bizi geri gönder de yararlı işler yapalım. Biz gerçekten ahirete inananlarız” (diyecekler.)
B

Bayraktar Bayraklı Meali

O suçluların, Rabblerinin huzurunda başlarını eğerek, “Ey Rabbimiz! Gördük, duyduk. Artık bizi dünyaya geri gönder de iyi işler yapalım. Çünkü biz kesin olarak inandık” diyecekleri anı bir görsen![432]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Sen, günahlı olanların: «Tanrımız! Gördük, işittik, bizi geri gönder, yararlı iş görelim, yakından inanalım» diye Tanrı katında boyunların büktüklerin bir görsen
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Rəsulum!) Kaş günahları öz Rəbbinin hüzurunda (günahlarından utanaraq) başlarını aşağı dikib: “Ey Rəbbimiz! (Dünyada yalan hesab etdiyimiz qiyaməti və onun əzabını) gördük, (peyğəmbərlərin doğru dediklərini, haqq olduqlarını Səndən) eşitdik. İndi bizi (dünyaya) qaytar ki, yaxşı iş görək. Biz (Sənin vəhdaniyyətinə) tam yəqinliklə inandıq!” – deyəndə görəydin!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Suçluları, Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: “Rabbimiz! Gördük ve dinledik. Artık bizi dünyaya geri çevir de iyi işler yapalım. Gerçekten biz, kesin olarak inandık” derlerken bir görsen! 
C

Cemil Said (1924)

Yâ Muhammed! Görsen mücrimler rablerinin huzûrunda nasıl başlarını eğerler ve "Yâ rabbî gördük ve işitdik müsâ’ade it tekrâr dünyâya rücû’ idelim, a’mâl-i sâlihada bulunuruz. Şimdi îmân idiyoruz" diyu nidâ ideceklerdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

O günahkârların, Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, «Rabbimiz! Gördük duyduk, şimdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık» diyecekleri zamanı bir görsen!
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Suçluları Rablerinin huzurunda, başları öne eğilmiş olarak: "Rabbimiz! Gördük, dinledik, artık bizi dünyaya geri çevir de iyi iş işleyelim; doğrusu kesin olarak inandık" derlerken bir görsen!
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, “Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız” dedikleri vakit, (onları) bir görsen!
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ey Muhammed! Günahkârların, Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Ey Rabbimiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi geri çevir de salih bir amel işleyelim, çünkü biz artık kesin bir şekilde inanıyoruz." derlerken bir görsen!
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Görsen o vakıt ki mücrimler rablarının huzurunda başlarını eğmişler: rabbenâ! Gördük, dinledik şimdi bizi geri çevir salih bir amel işliyelim, zira yakîn hasıl ettik derlerken
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm! Hesap gününde) suçluları (kâfirleri), Rablerinin (manevi) huzurunda, (pişmanlıklarından dolayı) başları öne eğilmiş olarak, “Ey Rabbimiz! (İnkâr edemeyeceğimiz bir şekilde yeniden diriltilişin hak olduğunu) gördük ve işittik. Bizi (dünyaya geri) gönder de (orada) sâlih ameller işleyelim. Zira biz (gerçekten, âhirete) kesin olarak inandık” diyecekleri anı bir görsen!
E

Erhan Aktaş Meali

Mücrimleri, Rabblerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: “Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı¹ yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde inandık.” derlerken bir görsen!
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eger göresin ol vaķt kim yazuķlular aşaġa eyleyicilerdür başlarını çalabı’ları ķatında! “iy çalabumuz! gördük daħı işiddük pes döndür bizi işleyevüz eyü iş. bayıķ biz gümānsuz olıcılaruz.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Günahkârların, Rableri huzuurunda: «Ey Rabbimiz, gördük, İşitdik, Şimdi bizi (dünyâye) geri çevir de güzel amel (ve hareketler) de bulunalım. Çünkü (artık) kat'î suretde inananlarız» (diye diye) sernügûn (olacakları) zaman sen görsen (onları)!
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Mücrimleri, Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: “Rabbimiz! Gördük ve işittik; şimdi bizi (dünyaya) geri döndür, salih bir amelde bulunalım, artık biz kesin olarak inananlarız.” (derlerken) bir görsen!
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Ey Resûlüm!) Rablerinin huzûrunda başlarını öne eğen kimseler olduklarında günahkârları bir görsen! (O zaman:) “Rabbimiz! Gördük, işittik; şimdi bizi (dünyaya bir daha) döndür de sâlih bir amel işleyelim; doğrusu biz (artık) kesin olarak inanan kimseleriz”(derler).
K

Kadri Çelik Meali

Suçlu günahkârları, rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak, “Rabbimiz! Gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir ki salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız” derlerken bir görsen!
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

O günahkârları rablerinin huzurunda başlarını önlerine eğmiş halde şöyle derlerken bir görsen: “Rabbimiz! Gördük ve işittik; bizi geri gönder de rızâna uygun işler yapalım, artık kesin olarak inandık!”
M

M. Pickthall (English)

Couldst thou but see when the guilty hang their heads before their Lord, (and say): Our Lord! We have now seen and heard, so send us back; we will do right, now we are sure.
M

Mahmut Kısa Meali

Keşke bu günahkârların, Hesap Günü Rablerinin huzurunda pişmanlık ve utanç içinde başlarını öne eğerek şöyle yalvardıkları zamanki acıklı hallerini bir görseydin: “Ey Rabb’imiz, şimdi gerçeği gözlerimizle gördük, kulaklarımızla işittik; ne olur, bizi dünya hayatına geri gönder ki, tövbe edip güzel davranışlarda bulunalım; çünkü artık, öte dünyanın varlığına tüm kalbimizle inanıyoruz!”
İşte o zaman, Allah şöyle buyuracak:
M

Mahmut Özdemir Meali

Bir görsen; Mücrimler / Suçlular, rabb’leri katında başlarını öne eğdiklerinde:
-"Rabbimiz! Gördük, işittik.
Bizi yeniden döndür, salih amel işleyelim (iyi iş yapalım)! Biz, ikna olmuşuz / kesin inanmışız".
M

Mehmet Okuyan Meali

O suçluların Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri ve “Rabbimiz! Gördük, duyduk; bizi (dünyaya) geri gönder de iyi işler yapalım; artık kesin olarak inananlarız!” [*] diyecekleri zamanı bir görsen!
M

Mehmet Türk Meali

Eğer günâhkârları, Rablerinin huzurunda (pişmanlıklarından dolayı) başları öne eğilmiş olarak: “Ey Rabbimiz! (Şimdi) gördük ve duyduk. Bizi (dünyaya bir daha) gönder de gerçekten inananlar olarak (orada) doğru işler yapalım.” (diye yalvarırlarken) bir görsen.
M

Mehmet Çakır Meali

Senin de göreceğin gibi! O gün suçlular, Rab'lerine boyunlarını büküp yalvaracaklar: " Efendimiz! Bizzat gördük duyduk, n'olur bizi geri gönder de biraz da yararlı işler yapalım. Artık aklımız başımıza geldi " diyecekler
M

Mehmet Çoban Meali

Hesap günü suçluların huzurumuzdaki hallerini bir görsen, boyunları büküktür. "Rabbimiz! Gerçeği gördük ve işittik! Bizi dünyaya tekrar döndür ki; dünyada sana inanan, yasalarına göre yaşayan, güzel işler yapanlardan olalım! Biz artık kesin olarak inanmaktayız!" diye yalvarırlar.
M

Muhammed Esed Meali

Keşke, günaha batmış olanların [Hesap Günü] Rablerinin huzurunda başlarını öne eğerek, “Ey Rabbimiz! [Şimdi] görmüş ve duymuş olduk. Öyleyse bizi [yeryüzündeki hayatımıza] geri döndür ki doğru ve yararlı işler yapalım: çünkü [artık hakikate] kanî olduk!” dedikleri zaman[ki hallerini] bir görsen!
M

Mustafa Çavdar Meali

Sen o suçluları, Rabblerinin huzurunda, başlarını öne eğmiş bir vaziyette: “Rabbimiz, biz göreceğimizi gördük, duyacağımızı duyduk, inandık ve ikna olduk. Ne olur bizi geri gönder de iyi ve güzel işler yapalım!” dediklerinde onları bir görmeliydin. 23/99, 34/31, 50/19...30
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Günahı hayat tarzı haline getirenleri[³⁶⁹¹] Rablerinin huzurunda başları eğik vaziyette (şöyle derken) bir görmeliydin: “Rabbimiz, (İşte artık) gördük ve işittik! Şu halde bizi (dünyaya) geri döndür de iyi bir şeyler yapalım! Çünkü (yeniden dirilişe) ikna olmuş bulunuyoruz.”[³⁶⁹²]
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Sen o günahkarların, Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak; " Ey Rabbimiz!. (İnkar ettiğimiz ölümden sonraki dirilişi) Gördük. (Yalan saydığımız peygamberlerin davetinin hak olduğunu kabullendik) İşittik. Şimdi bizi dünyaya geri gönder de, sâlih amellerde bulunalım, artık biz kesin olarak iman ettik" diye yalvarmalarını bir görsen! (Elbette ki, bu yalvarmaları onlara hiç bir yarar sağlamayacaktır)
O

Osman Fırat Meali

Suçluların Rabb’lerinin huzurundaki baş eğişlerini göreceksin: “Rabbimiz! Gördük, işittik; bizi geri döndür, salih amel işleyelim; muhakkak ki biz ikna olduk” derler.
S

Sardorxon Jahongir

Agar siz, gunohkorlarni qiyomat kunida Robbilari huzurida boshlari egik hollarida turib: “Ey Robbimiz, va’dangning rost ekanligini ko‘‎rdik va eshitdik, bas, bizlarni yana hayotga qaytar, bizlar endi yaxshi amal qilamiz. Endi, bizlar, albatta, qiyomat haq ekanligiga aniq ishonuvchimiz”, – deb yolvorishlarini ko‘‎rsangiz edi!
S

Satıraltı Meal (1534)

Yā Muḥammed, eger görse‐y‐düñ kāfirleri başları aşaġa olduġı vaḳt Tañrıḥażretinde, eydürler: Yā Rabbenā, gördük bize va‘de eylegeni ve işitdük. Pes bizi dünyāya ḳaytar, diyeler. ‘Amel‐i ṣāliḥ işleyelüm, biz yaḳīn bildük.
S

Suat Yıldırım Meali

Bir görseydin o suçluları: Rab'lerinin huzurunda, mahcupluktan başları önlerine eğilmiş şöyle derken: “Gördük, işittik ya Rabbenâ! Ne olur bizi dünyaya bir gönder! Öyle güzel, makbul işler yaparız ki! Çünkü gerçeği kesin olarak biliyoruz artık! ” [19, 38; 67, 10; 6, 27-29]
S

Süleyman Ateş Meali

Rablerinin huzurunda (utançtan) başlarını öne eğmiş; "Rabbimiz, gördük, işittik, bizi geri döndür, iyi iş yapalım; artık kesin olarak inandık!" demekte olan suçluları bir görsen!
S

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! Rableri huzûrunda mücrimleri, başlarını eğmiş oldukları halde: "Yâ Rabbî! Şimdi gördük ve işitdik, bizi dünyâya i'âde it ki a'mâl-i sâliha işleyelim. Şimdi îmân itmiş ve inanmışız" didikleri zamân görsen.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Rablerinin huzurunda başlarını öne eğdikleri sırada bu günahkarları bir görsen! Hepsi şöyle der: "Rabbimiz, gerçeği gördük ve anladık; bizi geri çevir de iyi işler yapalım; artık kesin bir kanaatimiz oluştu"
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Günahkârları, Rablerinin huzurunda başlarını eğmiş olarak şöyle derken bir görsen: "Rabbimiz; gördük, duyduk, geri gönder bizi ki, barışa/hayra yönelik iyi iş yapalım. Artık kesin olarak inanıyoruz."
Y

Yusuf Ali (English)

If only thou couldst see when the guilty ones will bend low their heads before their Lord, (saying:) "Our Lord! We have seen and we have heard:(3643) Now then send us back (to the world): we will work righteousness: for we do indeed (now) believe."
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Görecek olsan o vakit ki, günahkârlar Rablerinin huzurunda başlarını eğmiş oldukları halde, «Rabbimiz! Gördük ve işittik, artık bizi geri çevir. Biz sâlih amel işleyelim. Şüphe yok ki, biz kat'i sûrette inanmışlarız (derler).»
Ü

Ümit Şimşek Meali

O mücrimleri Rablerinin huzurunda başlarını önlerine eğmiş halde bir görsen! “Yâ Rabbi, gördük ve işittik,” derler. “Artık şeksiz şüphesiz iman etmiş bulunuyoruz. Şimdi bizi geri gönder de güzel işler yapalım.”
İ

İhsan Aktaş Meali

O suçluların, Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, «Rabbimiz! (Gerçekleri) gördük ve duyduk; şimdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık» diyecekleri zamanı bir görsen!*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Suçluların Rablerinin huzurunda, başlarını önlerine eğmiş “Rabbimiz! Biz gördük ve işittik. Artık bizi (dünyaya) geri gönder de doğru işler yapalım, biz (görüp işittiklerimizle) şu an ikna olduk” dediklerini görürsün.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Günahkârları Rableri huzurunda başlarını eğerek «— Ey Rabbimiz! Gördük, işittik [¹], artık bizi dünyaya döndür de iyi iş işleyelim, zira bizler kıyameti yakînen biliyoruz» dedikleri vakit görseydin ne müthiş bir şey görürdün!
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Günahkârların/suçluların Rablerinin katında boyun bükerek, “Rabbimiz! Gördük ve işittik. Bizi (tekrar dünyaya) döndür ki, iyi ve yararlı iş [sâlih] yapalım. Biz kesin olarak inandık” diyecekleri günü bir görsen!¹²
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Suçluları o gün bir görsen, çalaplarının katında başları önlerinde derler: "Ey çalabımız! Gördük, işittik, şimdi bizi gerisin geriye dünyaya gönder de iyilik işliyelim. Çünkü bizler artık kanasıya inanıyoruz."
Ş

Şaban Piriş Meali

Suçluları, Rab'lerinin katında, başlarını öne eğmiş olarak bir görsen:-Rabbimiz, gördük ve anladık, bizi yeniden döndür de doğru olanı yapalım, artık biz kesin olarak inandık.

Secde Suresi 12. Ayet Meali ve Tefsiri

Secde Suresi 12. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Secde Suresi 12. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Secde Suresi 12. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Secde Suresi 12. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim