Allah, Peygamberi ve içlerinden bir bölüğünün gönlü nerdeyse imandan dönecekken güçlük anında Peygambere uyan muhacirlerle ensarı tövbeye muvaffak etti ve onların tövbelerini kabul eyledi. Şüphe yok ki o, onları fazlasıyle esirger, rahimdir.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Gerçek şu ki, mü'minlerden bir kısmının, kalpleri kaymak üzereyken Allah, peygamberi sıkıntılı bir zamanda, O'na uyan muhacirleri ve ensarı affetti sonra da onların tevbelerini kabul etti. Çünkü o Allah, gerçekten mü'minlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Andolsun Allah; Peygamberin, Muhacirlerin ve Ensarın üzerine tevbe (ile Rablerine yönelme duygusu) ihsan etti. Ki onlar -içlerinde bir bölümünün kalbi neredeyse kaymak ve caymak üzereyken- güçlük saatinde (zorluk-darlık vaktinde) Ona (Resulüllah’a) tâbi oldular. Sonra onların tevbelerini kabul etti. Çünkü O, onlara (karşı) çok Şefkatlidir, çok Esirgeyicidir.
A
Ahmet Tekin Meali
Andolsun ki, peygamberin ve en zor gününde peygambere uyan, özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için yollara düşen Muhacirler'le Ensar'ın tevbesini kabul etti. İçlerinden bir kısmının düşünceleri, kalpleri az kalsın kayacak gibi olmuşken, Allah günah işlemekten vazgeçme, kendisine itaate yönelme, tevbe nasibetti de, lütfedip tevbelerini kabul buyurdu. Allah, onlara karşı çok şefkatli, engin merhamet sahibidir.
A
Ahmet Varol Meali
Andolsun ki, Allah, Peygamberin ve içlerinden bazılarının kalplerinin neredeyse kayacak duruma gelmesinin ardından o zorluk anında ona uyan muhacirlerle ensarın tevbelerini kabul etmiştir. Sonra (yine) tevbelerini kabul etti. Allah onlara karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
A
Ali Bulaç Meali
Andolsun Allah, Peygamberin, Muhacirlerin ve Ensarın üzerine tevbe ihsan etti. Ki onlar -içlerinde bir bölümünün kalbi nerdeyse kaymak üzereyken ona güçlük saatinde tabi oldular. Sonra onların tevbelerini kabul etti. Çünkü O, onlara (karşı) çok şefkatlidir, çok esirgeyicidir.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
And olsun ki, Allah, Peygambere ve o güçlük saatinde (Tebuk savaşında çekilen sıkıntı ve mahrumiyet günlerinde) ona uyan Muhacir'lerle Ensar'a lütfetti; öyle ki, içlerinden bir kısmının kalbleri az daha eğilecek gibi olmuş iken, sonra onların tevbelerini kabul buyurdu. Çünkü, O, çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Şüphesiz Allah, Peygamberi, Muhacir ve Ensarı bağışladı. Onlar ki, kendilerinden bir grubun kalbi kayacak gibi olduktan sonra da zor bir zaman içinde Peygamber’e uydular. İşte Allah, onların tevbesini kabul etti. Şüphesiz Allah, onlara çok acıyan ve şefkat edendir.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Andolsun ki Allah, Peygambere, içlerinden bir grubun gönülleri az kalsın eğrilmek üzere iken dar zamanda ona tâbi olan muhacirlere ve ensara yöneldi. Sonra onların tövbelerini kabul buyurdu. Çünkü O, onları affedendir; onlara merhamet edendir.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Allah, hem peygamberle, hem de içlerinden birtakım kimselerin gönülleri kaymak üzere iken güçlük deminde, ona uyan göçmenlerle, yardımcıların tövbelerin onayladı, sonra da, onları bağışlamıştır, gerçek Allah onlara esirgeyici, yarlıgayıcı
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Allah (müsəlmanlardan) bir qismini ürəyi (şəkk-şübhəyə düşüb Peyğəmbərdən və cihaddan) dömək üzrə ikən Peyğəmbərə, çətin saatda onun arxasında gedən mühacirlərə və ənsara tövbə nəsib etdi. Sonra da onların tövbələrini qəbul buyurdu (onları bağışladı). Çünki O, həqiqətən, onlara qarşı çox şəfqətli, çox rəhimlidir.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Andolsun ki Allah, nebinin ve zor anda onun peşinden giden muhacirlerle Ensar’ın tevbelerini kabul etti. O sırada onlardan bir grubun kalpleri kaymanın eşiğine gelmişti. Arkasından onların tevbelerini de kabul etti. Çünkü, onlara karşı son derece şefkatli ve merhametlidir.
C
Cemil Said (1924)
Allâh rasûlün münâfıklara geride kalmasına izin virdiğini ve kederli zamânında içlerinden bir çoğının za’fa dûçâr olmak üzere bulundığını bilür. Muhâcir ve ensârı tevbelerinden dolayı ’afv itdi. Çünki lütufkâr ve rahîmdir.
D
Diyanet Vakfı Meali
Andolsun ki Allah, müslümanlardan bir gurubun kalpleri eğrilmeye yüz tuttuktan sonra, Peygamberi ve güçlük zamanında ona uyan muhacirlerle ensarı affetti. Sonra da onların tevbelerini kabul etti. Çünkü O, onlara karşı çok şefkatli, pek merhametlidir.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
And olsun ki, Allah, sıkıntılı bir zamanda bir kısmının kalbleri kaymak üzere iken Peygamber'e uyan Muhacirlerle Ensarın ve Peygamberin tevbelerini kabul etti. Tevbelerini, onlara karşı şefkatli ve merhametli olduğu için kabul etmiştir.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın tövbelerini kabul etmiştir. Evet, onların tövbelerini kabul etmiştir. Şüphesiz O, onlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Andolsun ki, Allah, yine peygambere ve en zor gününde ona uyan Muhacirler'le Ensar'a, içlerinden bir kısmının kalbleri az kalsın kayacak gibi olmuşken, tevbe nasip etti de lutfedip tevbelerini kabul buyurdu. Çünkü O, gerçekten çok şefkatli, çok bağışlayıcıdır.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Şanına kasem olsun ki Allah yine lûtfetti Peygambere ve o güçlük saatinde ona ittiba' eyleyen Muhacirîn ve Ensara ki içlerinden bir kısmının kalbleri az daha eğilecek gibi olmuş iken sonra kendilerine tevbelerinin kabulile iltifat buyurdu, hakıkat o, onlara rauftur, rahîmdir
E
Emrah Demiryent Meali
Kasem olsun ki, Allah, (Tebûk seferine katılmamak için mazeret uydurup, Allah adına yemin edenlere izin vermesinden dolayı) peygamberini suçsuz bulmuştur. (Tebûk seferinde çekilen sıkıntı ve mahrumiyet günlerinde) ona (Peygambere) uyan muhâcirlerle ensâra lütfetti, öyle ki, içlerinden bir kısmının kalpleri az daha (haktan) eğilecek gibi olmuş iken, sonrasında (pişman olarak yapmış oldukları) tövbelerini kabul buyurdu. Şüphesiz Allah, onlara karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.
E
Erhan Aktaş Meali
Ant olsun ki, Allah, Nebi'nin ve zor şartlarda ona destek olan muhacir ve ensarın tevbelerini¹ kabul etti. İçlerinden bir kısmının kalpleri kaymak üzereyken yine de onların tevbelerini kabul etti. Çünkü O, onlara karşı Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.
E
Eski Anadolu Türkçesi
bayıķ tevbe virdi Tañrı peyġamber’e daħı muhācırlara daħı enśara anlara kim uydılar aña duşħarlıķ vaķtında andan śoñra kim yaķın oldı kim egile göñülleri bir bölüġüñ anlardan andan tevbe virdi anlara [103a] bayıķ ol bulara mihrubāndur raḥmet ķılıcı.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Andolsun ki Allah, peygamberini (muhaarebeden geri kalanlara izin verildiğinden dolayı afvetdiği gibi) içlerinden bir takımının gönülleri hemen hemen eğrilmek üzere iken güçlük zamanında ona (o peygambere) tâ'bi' olan Muhacirlerle ensaarı da tevbeye muvaffak buyurdu ve sonra onların (bu) tevbelerini kabul eyledi. Çünkü O çok esirgeyici, çok bağışlayıcıdır.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Muhakkak ki Allah; Nebînin, muhacir ve ensarın tövbesini kabul etti. Öyle ki içlerinden bir bölümünün zihni neredeyse kaymak üzereydi, yine de zor zamanda ona tâbi oldular. Sonra da (Allah) onların tövbelerini kabul etti. Çünkü O, onlara karşı şefkatli ve merhametlidir.
H
Hayrat Neşriyat Meali
And olsun ki Allah, (Tebük Seferine katılmayanlara izin vermesinden dolayı)peygamberi(ni affettiği gibi), o güçlük zamânında ona tâbi' olan Muhâcirlerle Ensârı da,içlerinden bir kısmının kalbleri nerede ise eğrilmek üzere olmasının ardından tevbeye muvaffak eyledi.(3) Sonra da onların tevbelerini kabûl buyurdu. Çünki O, onlara karşı Raûf(çok şefkatli olan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
K
Kadri Çelik Meali
Hiç şüphesiz Allah, bir kısmının kalpleri kaymaya yüz tuttuktan sonra peygambere ve o güçlük anında ona uyan muhacirlere ve Ensar'a teveccüh etti de ardından tövbelerini kabul buyurarak kendilerine iltifatta bulundu. Gerçekten de O, onlara karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Şu bir gerçek ki Allah, peygambere ve o sıkıntılı zamanda, içlerinden bir grubun moralleri bozulmaya yüz tuttuktan sonra bile ona bağlılıklarını koruyan muhacirlere ve ensara lütfuyla muamele etti ve sonra da tövbelerini kabul etti. Allah onlara karşı çok şefkatli ve merhametlidir.
M
M. Pickthall (English)
Allah hath turned in mercy to the Prophet, and to the Muhajirin and the Ansar who followed him in the hour of hardship. After the hearts of a party of them had almost swerved aside, then turned He unto them in mercy. Lo! He is Full of Pity, Merciful for them.
M
Mahmut Kısa Meali
Hiç kuşkusuz Allah, savaşa katılmak istemeyen münâfıklara kolayca izin vermekle hatâ eden Peygamberi ve Tebük seferinin yaşandığı o sıkıntılı anlarda, içlerinden bir kısmının kalpleri neredeyse kaymak üzereyken, bunca zorluklara göğüs gererek Peygamberin izinden hiç ayrılmayan muhacirleri ve ensarı bağışlamıştır. Allah, müminlere karşı gerçekten çok şefkatli, çok merhametlidir.
M
Mahmut Özdemir Meali
And olsun Allah Nebiyy’e, bir kısmının kalbleri kaymak üzere iken Zor zamanda ona uymuş Ensâr’a ve Muhacirler’e tevbe kabul etti; yine de onlara tevbe kabul etti.
Gerçekten O, onlara rahîm raûfdur.
M
Mehmet Okuyan Meali
Şüphesiz ki Allah içlerinden bir grubun kalpleri eğrilmeye yüz tuttuktan sonra, Peygamber’in ve güçlük zamanında ona uyan [muhacir]lerin ve [ensar]ın tevbesini kabul etmiştir. [*] Sonra da onların tevbelerini kabul etmiştir. Şüphesiz ki O, onlara karşı çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
M
Mehmet Türk Meali
Yemin olsun ki Allah, Peygambere ve o en zor günde¹ ona uyan Muhâcirlere ve Ensâra tevbe nasip etti.² O zaman onların içlerinden bir kısmının, kalpleri kaymağa yüz tutmuş iken tevbelerini kabul etti. Çünkü Allah çok acıyan, merhamet edendir.
M
Mehmet Çakır Meali
Allah, peygamberin, muhacirlerin ve Ensârın tüm seferî falsolarını affetmiştir, Sıkıntılı sefer hengamesinde onun saflarında yer alanların tövbelerini de kabul etmiştir. Hattâ sıkıntıdan neredeyse sefere katılmama tehlikesi atlatmış kalplerin de tövbelerini kabul etmiştir. Çünkü Allah, müminlere karşı son derece duyarlı ve sevgi doludur.
M
Mehmet Çoban Meali
Muhakkak ki Nebi ile Allah yolunda mücadele verirken kalpleri eğrilmeye yüz tutan, sonra sıkıntılı zamanlarda Nebi’ye ve Müminlere yardım eden, yaptıkları hatalardan dolayı pişmanlıkla tövbe edenlerin tövbesi kabul edilmiştir. Allah kendisine pişmanlıkla yaklaşarak tövbe edenleri kabul eder.
M
Muhammed Esed Meali
GERÇEK ŞU Kİ, Allah acıması-esirgemesiyle Peygamber’e ve sıkıntılı bir zamanda -hem de içlerinden bir kısmının kalpleri neredeyse kaymak üzereyken- ¹⁵² ona bağlı kalıp zulmün ve kötülüğün egemen olduğu diyardan göç edenlere ve Din’e sahip çıkıp ona kol kanat gerenlere ¹⁵³ teveccüh etti. Sonra, bir kere daha: ¹⁵⁴ acıması-esirgemesiyle [Allah] onlara teveccüh etti. Çünkü O, gerçekten onlara karşı çok merhametli ve çok şefkatlidir.
M
Mustafa Çavdar Meali
Allah, Nebi’nin, tövbesini kabul ettiği gibi o seferin en zor saatlerinde içlerinden bir grubun kalplerinin kaymaya meylettiği bir anda Nebi’ye bağlılık gösteren muhacirin ve ensarın tövbelerini de kabul etti. Sonra onlara rahmet ve mağfireti ile yöneldi. Zira Allah onlara karşı çok şefkatli ve merhametlidir. 3/172, 33/9-11-21...23
M
Mustafa İslamoğlu Meali
DOĞRUSU şu ki: Allah, nebinin tevbesini kabul ettiği gibi, içlerinden bir kısmının kalplerinin kaymaya yüz tuttuğu bir durumun ardından, (zorluk demlerinde nebiyi izleyen) muhacirlerin ve zorluk demlerinde kendi imkânlarını onlarla paylaşan Ensar’ın, tevbelerini de kabul etti. Evet,[¹⁵⁴⁸] onların tevbelerini kabul etti; çünkü O’nun sınırsız şefkat ve merhameti, onları da kuşatır.
O
Orhan Kuntman Meali
Andolsun ki Allah, (Tebük savaşının) en zor demlerinde, (münafıkların geride kalmalarına izin verdiğinden dolayı) Peygamberi affettiği gibi, içlerinden bir takımının gönülleri kayarak savaşı terk edecekleri sırada pişman olarak Peygambere tabi olan Muhacirin ve Ensar'ı da affetti ve onların tevbelerini kabul etti. Şüphe yok ki Allah onlara karşı çok şefkatli ve çok merhametli olandır!
O
Osman Fırat Meali
Muhakkak ki Allah, nebiden ve o zor saatte ona tâbi olan muhacir ve ensarın tövbelerini kabul etti. Onlardan bir kısmının neredeyse kalplerinin kaydığı çetin bir zamandan sonra, onların tövbelerini kabul etti. Gerçekten O (Allah), onlara çok şefkatli ve merhametlidir.
S
Sardorxon Jahongir
Darhaqiqat, Alloh payg‘ambarning hamda muhojirlar va ansorlarning tavbalarini qabul qildi. Ulardan bir guruhining qalblari toyib ketay deganidan keyin ham qiyinchilik soatida unga ergashdilar, keyin esa ularni kechirdi. Chunki U Zot ularga o‘ta shafqatli va rahmlidir.
Allah, Peygamberini savaşa katılmayanlara izin verdiğinden ötürü affettiği gibi, içlerinden bir kısmının kalpleri kaymaya yüz tutmuşken, o güçlük anında, Peygambere tâbi olan Muhacirlerle Ensarı da tövbeye muvaffak buyurdu ve sonra onların bu tövbelerini kabul etti. Çünkü O, onlara karşı raûfdur, rahîmdir (pek şefkatli ve pek merhametlidir).
S
Süleyman Ateş Meali
Andolsun Allah, Peygamberi ve o güçlük sa'atinde ona uyan Muhacirleri ve Ensarı affetti. O zaman içlerinden bir kısmının kalbleri kaymağa yüz tutmuş iken yine de onların tevbesini kabul buyurdu. Çünkü O, onlara karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Tahkîk Allâh Nebî'nin 'usret vaktinde ona tâbi' olan muhâcirîn ve ensârın, onlardan bir fırkanın kalbleri kaymak üzere oldukdan sonra tevbelerini kabûl buyurdı. Allâh mü'minlere fevkal'âde şefkat ve merhamet idicidir. [¹]
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Allah, nebinin tevbesi ile zor zamanda ona uyan Muhacir ve Ensârdan kalbi kaymak üzere olan bir bölüğün tevbesini kabul etti. Onların tevbesini kabul etti çünkü Allah, onlara karşı çok merhametlidir, ikramı da boldur.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Yemin olsun ki, Allah, içlerinden bir grubun kalpleri kaymaya yüz tuttuktan sonra, peygambere ve o güçlük saatinde ona uymuş olan Muhacirlerle Ensar'a tövbe nasip etmiş, sonra da onların tövbelerini kabul buyurmuştur. Çünkü onlara karşı Raûf ve Rahîm'dir.
Y
Yusuf Ali (English)
Allah turned with favour to the Prophet, the Muhajirs,(1368) and the Ansar,- who followed him in a time of distress, after that the hearts of a part (1369)of them had nearly swerved (from duty); but He turned to them (also): for He is unto them Most Kind, Most Merciful.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Kasem olsun ki Allah Teâlâ, Peygambere ve o güçlük saatinde O'na tâbi olan muhacirler ile ensâra tevbe nasib etti. Onlardan bir zümrenin kalpleri az kalsın ezilecek bir hale geldikten sonra tevbelerini kabul buyurdu. Şüphe yok ki, onların hakkında O, çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Peygamberin ve güçlük ânında ona uyan Muhacir ve Ensarın tevbelerini Allah kabul etti. O güçlük ânında onlardan bir kısmının kalpleri yılgınlığa düşmek üzereydi; fakat Allah onlara tevbe nasip etti. Şüphesiz ki Allah onlara karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
İ
İhsan Aktaş Meali
Kuşkusuz Allah, Peygamberi (sefere katılmak istemeyenlerin ileri sürdükleri mazeretlerinin geçerli olup olmadığını araştırmadan hemen onlara izin verdiği için) affettiği gibi, onlardan bir grubun kalpleri (akılları) neredeyse kayacak gibi olduktan sonra (bunca zorluklara göğüs gererek), o güçlük anında, Peygambere tâbi oımuş Muhacirlerle Ensarı da tövbeye muvaffak buyurdu ve sonra onların bu tövbelerini kabul etti. Allah, iman edenlere karşı gerçekten çok şefkatli, çok merhametlidir. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Allah, peygamberin, Allah için hicret edenlerin ve zor anlarında onlardan bir gurubunun neredeyse kalplerinin kayacağı, Allah’ın elçisine tabi olmuş ensar’ın da tövbelerini de kabul etti. Sonra da onlara azap etmekten vaz geçti. Çünkü O, onlara çok şefkatli ve merhametli olandır.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
* Allah, peygamberin [²] ve içlerinden bir takımının gönülleri yanılmak üzere iken güçlük vaktinde [³] ona tâbi olan Muhacirin ve Ensarın [⁴] tövbesini kabul etmiştir, yine bunların tövbesini kabul etmiştir [⁵]. Çünkü Allah onlar hakkında pek ziyade esirgeyici, bağışlayıcıdır.
İ
İsmail Yakıt
Allah, peygamberin (savaş kaçkınlarına verdiği izinden dolayı) ettiği tevbeyi kabul etti. Ayrıca (münafıkların fitneleriyle) nerdeyse kalpleri bozulup kaymak üzereyken, o zor vakitte peygambere tabi olan Muhacir ve Ensar’ın da tevbelerini kabul etti. Muhakkak ki O, onlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Gerçekten Allah peygamberin, içlerinden bir kısmının da gönlü kaymak üzere iken güçlük sırasında kendisine uyan göçmenlerle Ensar’a tövbe ettirdi. Sonra da onların tövbelerini onadı. Çünkü Allah acıyıcıdır, esirgeyicidir.
Ş
Şaban Piriş Meali
Allah, Peygamberin, muhacirin, ensarın; sıkıntılı bir zamanda bir kısmının kalpleri kaymak üzere iken Peygambere uyan kimselerin tevbelerini kabul etti. Tevbelerini, onlara karşı şefkatli ve merhametli olduğu için kabul etmiştir.
Tevbe Suresi 117. Ayet Meali ve Tefsiri
Tevbe Suresi 117. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 117. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 117. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 117. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?