Sureye Dön

Tevbe Suresi Suresi, 79. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

İnananlardan, istekleriyle ve farz edilenden fazla tasadduk edenlerle ve güçleri neye yetiyorsa ancak o kadar verenlerle alay edip onları ayıplayanları Allah, bu hareketlerinin karşılığı olarak cezalandırır ve onlar için elemli bir azap var.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Bu münafıklar, Allah yolunda vermekle yükümlü olduğundan fazlasını veren zengin mü'minlere, hem de mevcut güçlerinin elverdiği mütevazi şeylerin dışında verecek şeyler bulamayan, fakir mü'minlere dil uzatıp, onlarla alay eden kimselerdir. Allah onların bu alay ve küçümsemelerini, geri çevirecek ve maskaraya çevirecektir onları. Nitekim onlar için pek çetin bir azap vardır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Sadakalar konusunda, mü’minlerden gönüllü olarak ek bağışlarda bulunanlarla, emeklerinden (cehdü gayretlerinden) başka (verecek bir şey) bulamayanları (ayıplayıp) yadırgayarak bunlarla alay edenler (yok mu); Allah (asıl) onları alay konusu kılmıştır ve onlar için acı bir (aşağılanma ve) azap vardır.
A

Ahmet Tekin Meali

Gönülleriyle, imanda sadâkatin ve kemalin ifadesi olan sadaka ve vicdanı, serveti, sosyal bünyeyi arındıran berekete vesile olan zekât nisabından fazlasını veren mü'minleri kınayanları; ancak güçlerinin yettiğini bulup verenlerle alay edenleri Allah maskaraya çevirmiştir. Onlara can yakıp inleten müthiş bir ceza vardır.
A

Ahmet Varol Meali

Mü'minlerden gönülden bolca sadaka verenlere ve imkanının elverdiğinden başkasını bulamayanlara dil uzatarak onlarla alay edenler var ya, Allah onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için acıklı bir azap vardır.
A

Ali Bulaç Meali

Sadakalar konusunda, mü'minlerden ek bağışlarda bulunanlarla emeklerinden (cehdlerinden) başkasını bulamayanları yadırgayarak bunlarla alay edenler; Allah (asıl) onları alay konusu kılmıştır ve onlar için acı bir azab vardır.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Sadakalar hakkında, zekâttan başka gönül rızası ile bağışlarda bulunanlara bir türlü, ancak güclerinin yettiğini bulup verenlere de bir türlü lâf atıp eğlenenler var ya, Allah onları maskaraya çevirecektir ve bir de onlar için acıklı bir azap vardır.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlar ki sadaka konusunda teberruda bulunan Müminleri ayıplarlar. Ve emeklerinden başka bir şey bulamayanlarla alay ederler. Aslında Allah onları maskara yapmıştır. Ve onlara elem verici bir azap vardır.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Sadakalar hakkında gönülden davranan müminlere dil uzatanları ve ancak güçleri kadar bulup verenlerle alay eden kimseleri de, Allah maskaraya çevirecektir. Onlar için can yakıcı bir azap da vardır.
B

Besim Atalay Meali (1965)

İnananlar içinden kendi istekleriyle güçleri yettiğince, sadaka verenlerle, alay edenlerle, Allah alay eder, onlar için ağrıtıcı azap var
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Könüllü surətdə (bollu) sədəqə verən mö’minlərə tə’nə edənləri və güc-bəla ilə əllərinə düşəni təsəddüq edən kəsləri məsxərəyə qoyanları Allah Özü məsxərəyə qoyacaqdır. Onlar şiddətli bir əzaba düçar olacaqlar!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Sadaka vermek hususunda gönüllü bağışta bulunan mü’minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
C

Cemil Said (1924)

Fazla sadaka virenlere iftirâ ve sadakalarını ancak çalışarak ödeyebilecek kadar viren mü’minleri dûçâr-ı istihzâ idenler içün bir ’azâb-ı elîm mukarrerdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Sadakalar hususunda, müminlerden gönüllü verenleri ve güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya, Allah işte onları maskaraya çevirmiştir. Ve onlar için elem verici azap vardır.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Sadaka vermekte gönülden davranan müminlere dil uzatan ve ancak ellerinden geldiği kadar verebilenlerle alay eden kimselere bu davranışlarının cezasını Allah verir; onlara can yakıcı azab vardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü’minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Müminlerden zekâttan fazla olarak kendi gönülleriyle bağışta bulunanlara, bir de güçlerinin yettiğinden fazlasını bulamayanlara bakıp da onlarla alay edenleri Allah, maskaraya çevirmiştir. Onlara pek acıklı bir azap vardır.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Sadakatta bulunanlara bir türlü, ve güçlerinin yetebildiğinden başkasını bulamıyanlara diğer türlü lâf atarak bunlarla eğlenenler, Allah onları maskaraya çevirdikten başka bir de kendileri için elîm bir azab var
E

Emrah Demiryent Meali

Mü’minlerden, gönülden bolca sadaka verenlere ve imkânının elverdiğinden başkasını bulamayan (yoksul) lara dil uzatarak (ya da kaş göz yaparak) onlarla alay edenler var ya, bu yaptıkları alaycı davranışlarının cezasını Allah verir. Ve onlar için can yakıcı bir azap vardır.
E

Erhan Aktaş Meali

Sadakalar¹ konusunda gönülden davranan Mü'minlere dil uzatanlar ve güçleri oranında verebilenleri alaya alanlar var ya, Allah da onları alaya alacaktır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
E

Eski Anadolu Türkçesi

anlar kim 'ayıblarlar gendüden işleyicileri mü’minlerden śadaķalarda daħı anları kim bulmazlar illā anlaruñ güci yittügini pes yañśularlar anları yañśuladı daħı anlaruñdur 'aźāb aġrıdıcı.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Sadakalarda (farz olan zekâtdan fazla olarak ve gönüllerinden koparak) bağışlarda bulunan mü'minlerle (bir türlü), güçlerinin yetebildiğinden başkasını bulamayan (fakîr) lerle (diğer türlü lâf atarak ve kaş göz oynatarak) eğlenenler (yok mu?) Allah onları maskaraya çevirmişdir. Onlar için pek acıklı bir azab vardır.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Sadakalar hususunda isteyerek veren mü’minlere dil uzatanlar ve güçlerinin yettiğinden başkasını bulup veremeyenlerle alay edenler yok mu, asıl Allah onlarla alay eder. Onlar için elim bir azap vardır.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Sadakalar husûsunda, (onu, imkânları olup) gönülden (gelerek çokça) veren mü'minleri de (zengin olmadıklarından) güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları da ayıplayarak, bu yüzden onları alaya alan (o münâfık)lar yok mu, (asıl) Allah onlarla alay etmiştir ve onlar için (pek) elemli bir azab vardır!
K

Kadri Çelik Meali

Sadaka vermekte gönülden davranan müminlere dil uzatan ve güçlerinin yetebildiğinden başkasını bulamayanlarla alay edenler (var ya), Allah da onları alaya alır ve onlar için elim bir azap vardır.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Sadakalar konusunda müminlerden hem gönüllü olarak fazla fazla verenlere hem de daha fazla verecek bir şey bulamayanlara dil uzatıp onlarla alay edenleri Allah maskaraya çevirecektir. Onlar için elem verici bir azap da vardır.
M

M. Pickthall (English)

Those who point at such of the believers as give the alms willingly and such as can find naught to give but their endeavours, and deride them Allah (Himself) derideth them. Theirs will be a painful doom.
M

Mahmut Kısa Meali

O münafıklar, gönülden bağışta bulunan varlıklı müminleri gösteriş yapmakla suçlayarak kınıyorlar. Öte yandan, ancak imkanları ölçüsünde bulabildiklerini veren yoksul müminleri de, “Bu üç beş kuruşa Allah’ın ihtiyacı mı var?” diyerek alaya alıyorlar. Oysa Allah, asıl kendilerini alay edilecek duruma düşürmüştür. İşte bunların hakkı, can yakıcı bir azaptır!
M

Mahmut Özdemir Meali

Sadakalar hakkında Müminler’den Gönüllü Verenler’e ve ancak güçlerinin yettiğini bulan kimselere dil uzatıp onlarla eğlenenlere gelince; Allah onlarla eğlendi.
Onlar için acıveren bir azâp vardır.
M

Mehmet Okuyan Meali

[Sadaka]lar hakkında, müminlerden gönüllü verenleri ve güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya, Allah da onlarla alay edecektir. [*] Onlar için elem verici azap vardır.
M

Mehmet Türk Meali

Sadakalarını cömertçe veren gönüllülere¹ ve ancak güçlerinin yettiğini verebilen (fakir müslümanlara) dil uzatarak alay edenlere gelince, Allah da onlarla alay edecektir. Ve onlara (ayrıca) acıklı bir azap vardır.
M

Mehmet Çakır Meali

Seferberlik hazırlıkları sürerken el emeğinden başka bir şey getiremeyen gönüllü özverili Müslümanlara dil uzatıyorlar: onları alaya alıyorlar ama, aslında kendileriyle alay eden Allah'tır. Daha kendilerini kıvrandıran acılar bekliyor.
M

Mehmet Çoban Meali

Topluma yapılacak yardımlar konusunda gönüllü bağışta bulunan Müminlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
M

Muhammed Esed Meali

[Bu münafıklar] Allah yolunda ¹⁰⁷ hem vermekle yükümlü olduğundan fazlasını veren müminlere, hem de (mevcut) güçlerinin elverdiği [mütevazi şeylerin] dışında verecek şey bulamayan müminlere dil uzatan ve onlarla alay eden kimselerdir. ¹⁰⁸ Allah onların bu alay ve küçümsemelerini onlara geri çevirecektir; ¹⁰⁹ nitekim, pek çetin bir azap beklemektedir onları.
M

Mustafa Çavdar Meali

Üzerlerine düşenden fazlasını gönüllü olarak sadaka veren ve elinin emeğinden başka bir geliri olmayan fakir müminlere zenginler dil uzatıp alay ediyorlar. Allah da onların alaylarını başlarına geçirecektir ve onları acıklı bir azap beklemektedir. 2/263- 273, 9/58- 60- 103, 3/134, 59/7
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Onlar, (yürekten) inananlar arasından, hem vermesi gerekenden fazlasını gönlünden koparak verenlere, hem de gündelik emeğinden başka verecek bir şey bulamayanlara dil uzatmakta ve onlarla alay etmektedirler.[¹⁴⁹³] Allah onların alaylarını başlarına geçirecektir ve onların hakkı elem verici bir azaptır.
O

Orhan Kuntman Meali

(O münafıklar ki) Müminlerden (farz olan zekattan başka) gönül hoşluğuyla sadaka verenleri ve kendi imkanlarından fazlasını bulamayanlarla, (yoksul oldukları halde sadaka vermeye koşanları) ayıplar ve onlarla alay ederler, işte Allah, böyle kimseleri (ceza olarak) maskaraya çevirir. Onlara pek şiddetli bir azap vardır.
O

Osman Fırat Meali

Müminlerden, gönüllü olarak sadaka verenlerle, sadaka vermek için gayretlerinden başka bir şey bulamayanları çekiştiriyor ve alaya alıyorlar. (Aslında) Allah onları alaya aldı ve onlar için elem verici bir azap vardır.
S

Sardorxon Jahongir

Mo‘‎minlardan sadaqalarni ko‘‎ngilli qilib beradigan va ehson uchun kuchlari yetganini bazo‘‎r topib beradigan kimsalarni masxara qiluvchilarni Alloh ham masxara qiladi. Hamda ularga alamliazob bordir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol kişiler ki ‘ayblarlar nāfile ṣadaḳa virenleri mü’min erlerden ki ṣadaḳavirürler, daḫı ‘ayblarlar ol kişileri ki ṭapmazlar illā güçleri yitişdügince.Anları masḫaralıġa alurlar. Tañrı Ta‘ālā anlara masḫaralıḳları cezāsın virür. Daḫı anlara ulu ‘aẕāb vardur.
S

Suat Yıldırım Meali

Müminlerden gâh farz zekât dışında gönlünden koparak bağışta bulunanları, gâh ancak çalışıp didinerek ele geçirdikleri malları bağışlayanları dillerine dolayıp alaya alanlar var ya, işte Allah onları alay konusu yapıp maskara etmiştir ve onlara gayet acı bir azap vardır.
S

Süleyman Ateş Meali

Sadakalar hususunda gönülden veren mü'minleri çekiştiren ve güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanlarla alay edenler yok mu, Allah onlarla alay etmiştir. Onlar için acı bir azab vardır.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Sadakada kendi rızâlarıyla ziyâde iden ve ancak kudretleri mikdârını bulub viren mü'minleri ta'yîb ve istihzâ iderler. Allâh da onlarla istihzâ ider. Onlara elemli 'azâb vardır. [¹]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlar içlerinden gelerek bol zekat(sadaka) veren müminlere laf dokundurur, gayretlerinden başka bir şey bulamayanları da işletirler. Allah da onları işletir. Onların hak ettiği acıklı bir azaptır.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Sadakalar hususunda içten bir cömertlik göstermiş müminlere laf atanlarla, öz gayretlerinden başkasını bulamayanları alay konusu edenlere gelince, Allah onları maskaraya çevirecektir. Onlar için acıklı bir azap da vardır.
Y

Yusuf Ali (English)

Those who slander such of the believers as give themselves freely to (deeds of) charity, as well as such as can find nothing to give except the fruits of their labour,- and throw ridicule on them,-(1333) Allah will throw back their ridicule on them: and they shall have a grievous penalty.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

O kimseler ki, mü'minlerden sadakaları gönül hoşluğu ile ziyâdece verenleri ve kendi takatlerinden fazlasını bulamayanları ayıplarlar, onlar ile alayda bulunurlar. Allah Teâlâ da o kimseleri maskaraya çevirir ve onlar için acıklı bir azap vardır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Mü'minlerden gönül hoşluğuyla bağışta bulunanlarla ve elinin emeğinden başka verecek birşey bulamayanlarla alay edenleri Allah maskaraya çevirmiştir. Onlar için acı bir azap da vardır.
İ

İhsan Aktaş Meali

Sadakalar (sosyal yardımlar) hususunda, gönüllü bağışta bulunan müminlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip, onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları alay konusu yapmıştır ve onlara acı bir azap vardır.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

İnananlardan yalnızca “Sadaka verin” emrine gönülden itaat edenleri ve Allah için samimi gayretten başka bir çaba sarf edemeyen fakirleri çekiştirip, sonrada alay edenler var ya, Allah da onlarla alay etmiş ve onlar için de ayrıca, acıklı bir azap hazırlamıştır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Mü/minlerden gönülleriyle sadaka verenleri, çabalaya çabalaya ele geçirdiklerini tasadduk edenleri tâ/yip edip bunları maskaralığa alanları Allah maskara eder. Onlar için acıklı bir azap vardır.
İ

İsmail Yakıt

Sadakalar konusunda gönülden davranan mü’minlere dil uzatan ve ancak ellerinden geldiği kadar verebilenlerle alay eden kimselerle Allah da alay ederek karşılık verecektir. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O kimseler ki inananlarla, gönül dileğiyle sadaka verenlerle, ancak güçlerinin yettiği kadarını bulanlarla eğlenirler, Allah da onlarla eğlenir. Onlar için acıklı bir azap vardır.
Ş

Şaban Piriş Meali

Sadaka vermekle gönülden davranan müminlere dil uzatan ve ancak ellerinden geldiği kadar verebilenlerle alay eden kimselere bu davranışlarının cezasını Allah verir. Onları can yakıcı bir azap vardır.

Tevbe Suresi 79. Ayet Meali ve Tefsiri

Tevbe Suresi 79. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 79. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 79. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 79. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim