Onlar, oturup kalanlarla beraber olmaya razı olmuşlardır ve kalplerine mühür vurulmuştur onların, muhakkak ki onlar anlamazlar.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Geride kalanlarla beraber olmaya istekli çıktılar da, bu yüzden onların kalpleri mühürlendi; öyle ki artık hakkı kavrayamazlar.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Münafıklar cihaddan ve din yolunda sorumluluktan kaçarak) Geri kalıp (evinde oturanlarla) birlikte olmayı uygun bulmuşlardır. Onların kalpleri mühürlenip damgalanmıştır, (bundan dolayı artık onlar “Hayat; iman ve cihaddır”gerçeğini) anlayamaz ve kavrayamaz (olmuşlardır).
A
Ahmet Tekin Meali
Savaşa giden orduya katılmayan, dışlanmış aşağılık bozguncularla birlikte kalmaya râzı oldular. Kalpleri, kafaları anlayışsız hale getirildi. Onların anlayacak kabiliyetleri kalmadı, düşünemez oldular.
A
Ahmet Varol Meali
Geride kalanlarla birlikte olmaya razı oldular ve kalplerine mühür vuruldu. Onlar artık anlamazlar.
A
Ali Bulaç Meali
(Savaştan) Geri kalanlarla birlikte olmayı seçtiler. Onların kalbleri mühürlenmiştir. Bundan dolayı kavrayıp-anlamazlar.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Kadınlarla beraber olmaya razı oldular. Onların kalbleri üzerine nifak damgası vuruldu. Artık onlar, cihaddaki saadeti ve geri kalmaktaki şekaveti anlayamazlar.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Savaşta geri kalan zayıf kişiler ve kadınlarla beraber olmaya razı oldular. Çünkü kalpleri mühürlenmiştir, artık anlamıyorlar.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Geride kalan kadınlarla beraber bulunmaya razı oldular. Artık kalpleri mühürlenmiştir ve bu yüzden anlamazlar.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Geride kalanlarla kalmak istemişlerdi, gönülleri damgalandı, onlar anlamıyorlar
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Onlar arxada qalanlarla (qadınlar, uşaqlar və xəstələrlə) bir yerdə qalmağı özlərinə rəva bildilər. Onların ürəkləri möhürlənmişdir, buna görə də (Allahın öyüd-nəsihətini, cihadın savabını, ondan boyun qaçırmağın rəzalətini) anlamazlar.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Onlar (kalplerindeki nifaktan dolayı) evlerinde oturan güçsüzlerle (kadınlarla ve çocuklarla) birlikte (geri) kalmaya razı oldular. (Bunun için) kalplerine mühür vuruldu. Artık onlar anlayamazlar.
C
Cemil Said (1924)
Geride kalmağı tercîh idenlerin kalbleri mühürlenmişdir. Bir şey anlamazlar.
D
Diyanet Vakfı Meali
Geride kalan kadınlarla beraber olmaya razı oldular, onların kalplerine mühür vuruldu. Bu yüzden onlar anlamazlar.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Geri kalan kadınlarla beraber bulunmaya razı oldular. Kalbleri kapanmıştır, bu yüzden anlamazlar.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onlar geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular ve kalpleri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Onlar, oturanlarla beraber oturmaktan hoşlandılar. Kalblerine mühür vuruldu. Bundan dolayı onlar anlayışsızdırlar.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Kadınlarla beraber olmaya razı oldular, kalplerinin üzeri tab edildi, artık onlar gayeyi fehmetmezler
E
Emrah Demiryent Meali
(Munâfıklar cihada katılmamak için,) evlerinde oturan güçsüzlerle (kadınlarla ve çocuklarla) birlikte (geri) kalmaya razı oldular. (Cüz’î irâdeleriyle, kendilerinin tercih etmiş olduğu sapkınlık üzere bırakılarak) kalplerine (manen) mühür vuruldu. (Hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe) artık onlar (hakkı) anlamazlar.
E
Erhan Aktaş Meali
Onlar, geride kalanlarla¹ beraber olmayı tercih ettiler. Kalpleri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.
E
Eski Anadolu Türkçesi
ħoşnūd oldılar kim olalar [100b] girü ķalıcılar ile daħı mühr urınıldı. göñülleri üzere pes anlar añlamazlar.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Onlar oturanlarla beraber olmalarını hoş gördüler. Kalblerine mühür vurulmuş onların. Bundan dolayı onlar (cihâdda olan hikmeti, gaayeyi, Resule muvaafakatdaki seâdeti, ondan geri kalmanın şekâavetini) iyice anlamazlar.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Geride kalanlarla birlikte olmaya razı oldular. Onların zihinleri mühürlendi. Bundan dolayı kavrayıp anlamazlar.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Geride kalan (kadın)larla berâber olmaya râzı oldular ve (isyanlarındaki ısrarları yüzünden) kalbleri mühürlendi; artık onlar (hakkı) anlamazlar!
K
Kadri Çelik Meali
(Savaştan) Geri kalan (kadınlar) ile beraber olmaya razı oldular. Onların kalpleri mühürlenmiştir, bu yüzden anlamazlar.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Geride kalanlarla beraber olmayı yeğlediler de kalpleri mühürlendi; artık anlayıp kavrayamazlar.
M
M. Pickthall (English)
They are content that they should be with the useless and their hearts are sealed, so that they apprehend not.
M
Mahmut Kısa Meali
Böylece, Allah yolunda savaşmaktan kaçarak, geride kalan çocuk ve kadınlarla oturmayı içlerine sindirebildiler. Bu yüzden de, kalplerine öyle bir mânevîmühür vuruldu ki, artık hiçbir gerçeği duyamaz, kendilerine sunulan hiçbir hakîkati idrâk edemez hâle geldiler.
M
Mahmut Özdemir Meali
Geride Kalanlar’la birlikte olmaya razı oldular.
Kalblerine mühür vuruldu. Artık fıkıh etmezler (inceden inceye düşünmezler / anlamazlar);
M
Mehmet Okuyan Meali
Geride kalan kadınlarla birlikte olmaya (kalmaya) razı oldular; (bu nedenle) onların kalplerine mühür vuruldu. [*] Artık (gerçeği) anlamazlar.
M
Mehmet Türk Meali
Onlar, oturan (kadın ve çocuklarla) beraber olmayı tercih ettiler. Böylece onların kalpleri mühürlendi. Ama onlar bunu bir türlü anlamıyorlar.
M
Mehmet Çakır Meali
Yani geride, karıları yanında olmak istiyorlar. Onların ferasetleri köreltildi: bu yüzden kafaları çalışmıyor...
M
Mehmet Çoban Meali
Onlar Allah yolunda mücadelede geride kalanlarla birlikte olmaya razı oldular. Böylece onları kalbinde olanlarla birlikte kabul edip ön yargılarıyla mühürledik. Artık onlar kalplerindeki ön yargılarını değiştirmedikçe gerçekleri anlayamazlar.
M
Muhammed Esed Meali
Geride kalanlarla birlikte olmayı yeğlediler ve bu yüzden de onların kalpleri mühürlendi; ¹²¹ öyle ki, artık hakkı kavrayamazlar.
M
Mustafa Çavdar Meali
Evet onlar savaşa katılmak yerine geride kalanlarla birlikte olmaktan hoşnut oldular, böylece kalplerine mühür basıldı artık gerçeği kavrayamazlar. 9/81, 48/11
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Kadınlarla birlikte (geride kalmış) olmaya razı oldular; sonunda kalplerine mühür basıldı:[¹⁵⁰⁶] artık onlar (bunun ne anlama geldiğini) kavrayamazlar.[¹⁵⁰⁷]
O
Orhan Kuntman Meali
Geride kalanlarla birlikte oturmaya razı oldular, (geçerli bir mazeret göstermeden, cihad’dan ve Allah Resulü ile birlikte Allah yolunda savaşa çıkmaktan kaçındıkları için de) Onların kalplerine mühür vuruldu. Artık onlar (sevap ile günah ve iman ile küfür arasındaki farkı) idrak etme şuurundan yoksun kalan bir topluluktur, (tevbe ve bağışlanma dilemeyi hiç hatırlarına getirmezler ve bunun cezasını -cehennem ateşini- hak etmiş olurlar)
O
Osman Fırat Meali
Sana muhalefet edenlerle beraber olmaya razı oluyorlar. Onların kalpleri mühürlendi ve artık onlar anlamazlar.
S
Sardorxon Jahongir
Ular jangga chiqishdan qo‘rqib ortda qoluvchi ayol va bolalar bilan birga bo‘lishga rozi bo‘ldilar. Qalblariga esa tamg‘a urib qo‘yildi. Bas, ular jihodning haqiqatini anglamaydilar.
Savaştan geri kalan kadınlarla birlikte oturmaya razı oldular. Kalplerine mühür vuruldu, artık onlar (cihattaki hikmeti, Resullullaha itaat etmedeki mutluluğu) anlayamazlar. [47, 20; 33, 19]
S
Süleyman Ateş Meali
Geride kalan kadınlarla beraber olmağa razı oldular, kalbleri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Onlar, geri kalanlar ile (ma'lûller ve kadınlarla) berâber olmağa râzı oldılar ve kalbleri üzerine nifâk mühri uruldı. Hiç bir şeyi fehm itmezler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Muhaliflerle birlikte kalmak onlara pek hoş gelir. Kalpleri üzerinde yeni bir yapı oluşur; artık anlayamazlar.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Geride kalan kadınlarla beraber olmayı yeğlediler. Kalpleri üzerine mühür basılmıştır. Artık anlayıp kavrayamazlar.
Y
Yusuf Ali (English)
They prefer to be with (the women), who remain behind (at home)(1339): their hearts are sealed and so they understand not.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Onlar, geriye kalanlar ile beraber olmaya razı oldular ve onların kalpleri üzerine mühür vurulmuştur. Artık onlar güzelce anlayamazlar.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onlar geride kalanlarla birlikte olmaya razı oldular. Onun için kalpleri mühürlendi; artık birşey anlamazlar.
İ
İhsan Aktaş Meali
Onlar geride kalanlarla birlikte olmaya razı oldular ve böylece kalblerinin (akıl, idrak, duygu, düşünce ve karar verme gibi fonksiyonları gerçekleştiren beyinlerinin) üzerine (münafık olduklarına dair bir) damga (manevi işaret) vuruldu. Artık onlar (gerçeği) kavramaya çalışmıyorlar! *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Onlar geride kalanlarla birlikte oturmaya razı oldular. Bundan dolayı Allah onların kalplerini kapattı. Artık doğruları anlamaya yanaşmazlar.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar geri kalanlarla beraber bulunmaya razı oldular, kalplerine nifak mührü vuruldu. Artık onlar anlamazlar.
İ
İsmail Yakıt
Onlar geride kalanlarla/kadın ve çocuklarla, beraber olmaya razı oldular. Böylece kalpleri mühürlendi. Artık onlar hiç anlamazlar.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar arkada kalanlarla birlikte kalmayı uygun buldular. Onların yürekleri körletildi. Artık onlar iyice anlamazlar.
Ş
Şaban Piriş Meali
Geri kalan aciz kadınlarla beraber olmaya razı oldular. Kalpleri kapanmıştır. Bu yüzden anlamazlar.
Tevbe Suresi 87. Ayet Meali ve Tefsiri
Tevbe Suresi 87. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 87. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 87. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 87. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?