Sureye Dön

Yûnus Suresi Suresi, 101. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

De ki: Bir bakın da görün, neler var göklerde ve yeryüzünde. Fakat bunca deliller, bunca korkutan peygamberler, inanmayan topluluğa ne fayda eder?
A

Abdullah Parlıyan Meali

De ki: “Göklerde ve yerde var olanlara bakın da düşünün.” Ne var ki, inanmayacak olan bir topluma ne ayetlerin, ne de uyarıların bir yararı dokunabilir.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

De ki: "Göklerde ve yerde ne(lerin) var (olduğuna ve bu muazzam ve muhteşem İlahi nizama ibretle) bir bakıverin." (Ancak yine de) İman etmeyen bir topluluğa bu apaçık ayetler ve uyarmalar (yararlı) bir şey sağlayacak değildir.
A

Ahmet Tekin Meali

Onlara:
“Bakın, düşünün, inceleyin göklerde ve yerde Allah'ın birliğine ve kudretine delâlet eden neler var?” de. İman etmeyecek bir topluma âyetler, mûcizeler, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarılar ve kâinatta, Allah'ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren deliller de fayda sağlamaz.
A

Ahmet Varol Meali

De ki: "Göklerde ve yerde neler olduğuna bir bakın." İman etmeyen bir topluluğa ayetler ve uyarılar bir şey kazandırmaz.
A

Ali Bulaç Meali

De ki: 'Göklerde ve yerde ne var? Bir bakıverin.' İman etmeyen bir topluluğa apaçık ayetler ve uyarmalar bir şey sağlamaz.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

De ki: “- Bakın, göklerde ve yerde neler var! “ Fakat, bunca âyetler (alâmetler) ve azabla korkutmalar, iman etmiyecek bir kavme fayda vermez.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

De ki: “Göklerde ve yerde neler bulunduğuna bakın! Fakat ayetler ve uyarıcılar, inanmayan bir topluma hiçbir fayda vermez.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

De ki: “Göklerde ve yerde neler var, bakın da ders alın!” Fakat inanmayan bir topluma deliller ve uyarılar fayda sağlamaz.
B

Besim Atalay Meali (1965)

De ki: «Bakın göklerde de, yerde de olanlar nedir?» inanmayan bir ulusa, ne belgeler fayda verir, ne kocundurmak
B

Bunyadov-Memmedeliyev

De: “Bir gör göylərdə və yerdə (Allahın birliyini və qüdrətini sübut edən) nələr var. Lakin iman gətirməyən bir tayfaya ayələr və (Allahın əzabı ilə qorxudan) peyğəmbərlər heç bir fayda verməz!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Ey Peygamber! Senden mucize isteyenlere) de ki: “Göklerde ve yerde neler var (neler) bir bakın (da ibret alın)! Ama iman etmek istemeyen bir topluluğa o ayetler ve o uyarılar bir fayda sağlamaz!
C

Cemil Said (1924)

Ânlara di ki: "Semâvâta ve arza nazar it, bunlardan ’ibret alub da îmân itmeyen kavim içün mu’cizeler fâidesizdir."
D

Diyanet Vakfı Meali

De ki: «Göklerde ve yerde neler var, bakın (da ibret alın!)» Fakat inanmayan bir topluma deliller ve uyarılar fayda sağlamaz.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"Göklerde ve yerde neler var, bir bakın" de. İnanmayacak bir millete ayetler ve uyarmalar fayda vermez.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

De ki: “Göklerde ve yerde neler var, bir baksanıza.” Fakat âyetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma hiçbir fayda sağlamaz.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

De ki: "Göklerde ve yerde olup bitenlere dikkatle bakın!" Fakat o uyarmalar ve o âyetler, iman etmeyen bir kavme fayda vermez ki!
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

De ki: bakın, Göklerde Yerde neler var, fakat o âyetler, o inzarlar iyman etmiyecek bir kavme ne fâide verir
E

Emrah Demiryent Meali

De ki: “Göklerde ve yerde neler olduğuna (ibret nazarıyla) bir bakın. (Allah’ın vahdaniyetine ve kudretine delâlet eden nice deliller göreceksiniz.) Fakat (ısrarla hakkı inkâr ettiğinden dolayı) îmân etmeyecek bir topluluğa, deliller ve uyarılar bir fayda sağlamaz.
E

Erhan Aktaş Meali

De ki: “Göklerde ve yerde olanlara ibretle bir bakın!” Ancak o apaçık âyetler¹ ve uyarılar iman etmeyecek bir halka yarar sağlamaz.
E

Eski Anadolu Türkçesi

eyit: “baķuñ ne nesneedür göklerde daħı yirde” daħı aśśı eylemez āyetler daħı ķorķıdıcı ħaber viriciler bir ķavma kim inanmazlar.
H

Hasan Basri Çantay Meali

De ki: «Göklerde ve yerde neler var, bakın». (Fakat) bunca âyetler (ibretler) ve inzârlar îman etmeyecekler gürûhüne fâide vermez.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

De ki: “Göklerde ve yerde ne var? Bir bakın!” İman etmeyen bir topluluğa ayetler ve uyarılar bir yarar sağlamaz.
H

Hayrat Neşriyat Meali

De ki: “Göklerde ve yerde neler var, bakın!” Fakat o deliller ve korkutmalar, îmân etmeyecek bir kavme fayda vermez.
K

Kadri Çelik Meali

De ki: “Göklerde ve yerde neler var, bir bakıverin!” İman etmeyen bir topluluğa apaçık ayetler ve uyarıp-korkutmalar bir şey sağlamaz.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

De ki: “Bir bakın da görün, göklerde ve yerde neler var?” Fakat iman etmeyecek topluma ne o kanıtların ne de uyarıların yararı olabilir.
M

M. Pickthall (English)

Say: Behold what is in the heavens and the earth! But revelations and warnings avail not folk who will not believe.
M

Mahmut Kısa Meali

O hâlde, ey Peygamber! Senden mûcize isteyenlere de ki: “Göklerde ve yerde ne muhteşem mûcizeler var, bakın da ibret alın!” Fakat inanmaya gönlü olmayan bir topluma, bunca deliller ve uyarılar bile fayda sağlamaz!
M

Mahmut Özdemir Meali

De ki:
-"Bir bakın, Yer ve Gökler’de neler var?".
Âyetler ve Uyarılar, inanmaz bir kavme yarar sağlamıyor.
M

Mehmet Okuyan Meali

De ki: “Göklerde ve yerde neler var, bakın!” İnanmayacak bir topluma deliller ve uyarılar yarar sağlamaz.
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed insanlara) “Bakınız! Göklerde ve yerde olanlara... (onlar size bir şeyler söylemiyor mu?)” de. Fakat inanmayan bir topluma, mûcizeler ve uyarıcılar (asla) fayda vermez.
M

Mehmet Çakır Meali

Sen istediğin kadar: " göklerde ve yeryüzünde neler olduğuna bakın " de, hiçbir uyarı, hiçbir olağan üstü olay, inançsız toplumlar için bir anlam ifade etmez.
M

Mehmet Çoban Meali

İnkâr edenlere de ki: "Göklerde ve yerde olanlara bakın! Rabbim görüp görmediğiniz, duyup duymadığınız, bütün deliller ile insanların inanmaları için uyarılarda bulunur." İyi bilin ki uyarılarımız inanmayacak bir topluma yarar sağlamaz. Zira onlar akıl edip düşünmezler.
M

Muhammed Esed Meali

De ki: “Göklerde ve yerde var olanlara bakın da düşünün!” Ne var ki, inanmayacak olan bir topluma ne ayetlerin, ne de uyarmaların bir yararı dokunabilir!
M

Mustafa Çavdar Meali

De ki: “Göklerde ve yerde neler var ibret nazarıyla bir bakın!” ama iman etmeye yanaşmayan topluma ayetler ve uyarılar fayda vermez. 12/105, 45/3, 51/20- 21
M

Mustafa İslamoğlu Meali

De ki: “Göklerde ve yerde nelerin bulunduğuna bir bakınız!” Ne ki, iman etmemekte direnen bir topluma, ne âyetlerin ne de uyarıların hiçbir yararı olmaz.
O

Orhan Kuntman Meali

De ki: "Göklerde ve yerde (Rabbinizin birliğini gözler önüne seren) nice deliller var, basiret ile bakın da ibret alın" Fakat bunca ayetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma hiçbir yarar sağlamaz.
O

Osman Fırat Meali

De ki: “Göklerde ve yerdekilere bir bakın, nedir bunlar? Ancak kanıtlar ve uyarmalar, iman etmeyen bir topluluğa yarar sağlamaz.”
S

Sardorxon Jahongir

Ey Rasulim, ularga: “Osmonlar va Yerdagi yaratilgan narsalarga ibrat bilan nazar solinglar”, – deb ayting. Lekin iymon keltirmaydigan qavmlar uchun mo‘jizalar ham, ogohlantirishlar ham foyda bermaydi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eyit yā Muḥammed: Fikr eyleyüp naẓar eyleñüz ol ‘acāyiblere ki göklerde veyirlerdedür ki kemāl‐i ḳudretine ve birligine delālet ider. Daḫı ne aṣṣı iderāyetler ve ḳorḳutmaḳlar bir ḳavme ki īmān getürmezler.
S

Suat Yıldırım Meali

De ki: “Göklerde ve yerde neler ve neler var, bir baksanıza! ” Fakat bunca işaretler ve uyarılar iman etmeyecek kimselere ne fayda verir ki?
S

Süleyman Ateş Meali

Göklerde ve yerde olanlara bakın! de; ama o ayetler ve uyarılar, inanmayacak bir kavme yarar sağlamaz.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onlara (müşriklere) di ki: "Göklerde ve yerde olan şeylere nazar idin. Îmân itmeyecek kavme mu'cizât ve rasûllerin vurûdı fâide virmez."
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlara de ki “Göklerde ve yerde neler olduğunu gözlemleyin. Ama oralardaki göstergeler(ayetler) ve yapılan uyarılar, inanıp güvenmeyen bir topluluğun işine yaramaz.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

De ki: "Göklerde ve yerde neler var/neler oluyor, bir bakın!" O ayetler ve uyarılar iman etmeyen bir toplumun hiçbir işine yaramaz.
Y

Yusuf Ali (English)

Say: "Behold all that is in the heavens and on earth"; but neither Signs nor Warners profit those who believe not.(1483)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

De ki: «Bakınız! Göklerde ve yerde olanlar nelerdir?» Fakat imân etmez bir kavim için âyetler ve korkutucular bir faide vermez.
Ü

Ümit Şimşek Meali

De ki: Göklerde ve yerde ne var, bir bakın. Fakat ne âyetler, ne de uyarılar, iman etmeyen bir topluluğa fayda vermez.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Ey Resulüm, senden mucize isteyenlere) de ki: “Göklerde ve yerkürede (evrende) neler var, bir bakın (da ibret alın)! Ama inanmak istemeyen bir topluluğa o ayetler (deliller) ve o uyarılar bir fayda sağlamaz!
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Deki “Göklerde ve yerde neler var bir bakın.” Göklerdeki ve yerdeki ibret alınması gereken ayetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma fayda vermez.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara de ki: Göklerde ve yerde neler vardır, bir kere baksanıza. Âyetler ve Allah azabıyle korkutan peygamberler iman etmeyen kavme [³] fayda vermez.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Onlara, “Göklerde ve yerde neler var bir baksanıza!..” de. Fakat o ayetler ve uyarılar, inanmayan bir topluluğa [kavm] yarar sağlamaz.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlara de ki: "Yerlerde, göklerde neler var, baksanıza! Ancak bunca belgeler, bunca uyarıcılar inanmıyanlar takımı için neye yarar!"
Ş

Şaban Piriş Meali

“Göklerde ve yerde neler var bir bakın!” de inanmayacak bir topluma ayetler ve uyarmalar fayda vermez.

Yûnus Suresi 101. Ayet Meali ve Tefsiri

Yûnus Suresi 101. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Yûnus Suresi 101. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Yûnus Suresi 101. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Yûnus Suresi 101. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim