O gün hepsini toplayacağız, sonra da şirk koşanlara siz de diyeceğiz, yerinizde durun, şirk koştuğunuz şeyler de yerlerinde dursun; aralarını tamamıyla ayırmışızdır ve şirk koştukları şeyler, siz zaten bize tapmıyordunuz ki demişlerdir.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Çünkü bir gün, onların hepsini bir araya toplayacağız ve dünyadayken Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlara: “Siz ve Allah'a ortak koştuğunuz o şeyler, durun yerinizde” diyecek ve böylece onları birbirinden ayıracağız ve o zaman Allah'a ortak koştukları kimseler, vaktiyle kendilerine kulköle olmuş olanlara, sizin tapınıp durduğunuz biz değildik.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
O gün, onların (insanların) tümünü bir arada toplayacağız, sonra (imanlarına) şirk katanlara: "(Şimdi) Siz de, şirk koştuklarınız da yerlerinizden ayrılmayınız!" deyip (durduracağız). Artık onların (müşriklerle sahte şefaatçilerin, mü’minlerle münafıkların) arasını açmışızdır. Şirk koştukları (kimseler ve nesneler ise): “Siz bize ibadet ediyor değildiniz (kendi çıkarlarınızı gözetmekteydiniz)” diyerek (onları suçlayacaklardır).
A
Ahmet Tekin Meali
Onların hepsini bir araya, mahşere toplayıp, ilâhlığında, otoritesinde, mülkün de, tasarruflarında Allah'a ortak koşanlara:
“Haydi yerlerinize, siz de, ortak koştuğunuz varlıklar da” diyeceğimiz gün, artık onların putlarıyla aralarını tamamen ayırmış oluruz. Ortak koştukları putlar:
“Zaten siz bize tapmıyordunuz” derler.
A
Ahmet Varol Meali
O gün onların tümünü biraraya toplarız. Sonra Allah'a ortak koşanlara: "Siz ve ortak koştuklarınız yerlerinize!" deriz. Böylece onları birbirlerinden ayırırız. Koştukları ortaklar şöyle derler: "Siz bize tapmıyordunuz.
A
Ali Bulaç Meali
O gün, onların tümünü bir arada toplayacağız, sonra şirk katanlara: 'Yerinizden ayrılmayınız; siz de, şirk koştuklarınız da' diyeceğiz. Artık onların arasını açmışızdır. Şirk koştukları derler ki: 'Siz bize ibadet ediyor değildiniz.'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
O gün, mahşerde, insanların hepsini bir araya toplayacağız. Sonra müşriklere şöyle diyeceğiz: “- Siz ve Allah'a eş yaptığınız ortaklarınız (putlarınız) durun yerinizde... “Artık müminlerle aralarını tamamen açmışızdır. Ortakları olan putlar Allah tarafından dile gelip kendilerine şöyle diyeceklerdir: “- Siz, dünyada bize tapmıyordunuz (Şeytanın ardı sıra gidiyordunuz).
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Onların hepsini topladığımız gün, o müşriklere: “Haydi, siz ve putlarınız yerlerinize!” deriz. Onlarla putlarının arasını ayırırız. Allah’a eş koştukları o putları onlara: “Siz, bize ibadet etmediniz.”
B
Bayraktar Bayraklı Meali
O gün onları bir araya topladıktan sonra, şirk koşanlara, “Haydi siz ve ortak koştuklarınız, yerlerinize!” deriz. Artık aralarını açmışızdır. Koştukları ortaklar, “Siz sadece bize tapmıyordunuz ki” derler.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Biz onları, bütün derlediğimiz gün, eş koşmuş olanlara deriz ki: «Sizler de ortaklarınız da yerinizde durunuz», araların ayırırız onların, ortakları derler ki: «Sizin bize tapmanızdan, bir sezgimiz olmadığına
B
Bunyadov-Memmedeliyev
O gün onların hamısını (haqq-hesab çəkmək üçün bir yerə) yığacaq, sonra müşrikləri: “Siz də, Allaha qoşduğunuz şərikləriniz (bütləriniz) də yerinizdə durun!” – deyəcək və onları (bir-birindən, yaxud başqalarından) ayıracağıq. Şərikləri (bütlər) dilə gəlib deyəcəklər: “Siz bizə ibadət etmirdiniz”.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
28-29.O gün onları bir araya topladıktan sonra, şirk koşanlara, “Haydi siz ve ortak koştuklarınız, yerlerinize!” deriz. Sonra onları birbirinden ayırırız. O zaman bize ortak koşulan varlıklar, ortak koşanlara şöyle derler: “Sizinle bizim aramızda Allah şahittir ki; (dünyada iken) sizin tapınıp durduklarınız biz değildik, sizin tapmanızdan haberimiz bile yoktu.”
C
Cemil Said (1924)
28, 29. Bir gün hepsini cem’ ideriz. Ve Allâh’a şirk koşanlara : "Siz ve putlarınız yerinize geçiniz" diriz ba’dehû biri birilerinden ayırırız. O vakit putlar: "Siz bize tapmadınız. Kendi hevâ ve hevesinize tapdınız, sizin ile bizim beynimizde Allâh şâhid ve ’âdildir. Biz sizin ’ibâdetinizden haberdâr bile olmadık." dirler.
D
Diyanet Vakfı Meali
Onların hepsini biraraya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara: «Siz ve koştuğunuz ortaklar yerinizde bekleyin» diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışızdır. Ve onların ortakları, (putları) derler ki: «Siz, bize ibadet etmiyordunuz.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
28,29. Onların hepsini bir gün toplarız, sonra, puta tapanlara, "Siz ve putlarınız yerlerinize! deyip onları birbirlerinden ayırırız. Putları ise: "Bize tapmıyordunuz ki. Allah, sizinle bizim aramızda şahit olarak yeter. Sizin tapınmanızdan bizim haberimiz yoktu" derler.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara, “Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin” diyeceğimiz günü düşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki: “Siz bize ibadet etmiyordunuz.”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
O gün ki, hepsini mahşere toplayacağız, sonra da o şirk koşanlara "Haydi yerlerinize! Siz de, ortak koştuklarınız da!" diyeceğiz. Artık aralarını iyice açmışız. O ortak koştukları şeyler, "Siz bize tapmıyordunuz ki." diyecekler.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ve o gün ki hepsini mahşere toplayacağız, sonra diyeceğiz o şirk koşanlara: yerinize! Siz de şerikleriniz de, artık aralarını açmışızdır, şerikleri şöyle demektedir: siz bize tapmıyordunuz
E
Emrah Demiryent Meali
O (hesap) gün (ünde) onları hep bir araya toplayacağız, sonra (Allah’a) şirk koşanlara, “Siz ve şirk koştuklarınız (putlarınız), olduğunuz yerde durun!” buyuracağız. Artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışızdır. Ve onların (Allah’a) ortak koştukları (putlar, iznimizle dile gelerek) şöyle derler: “(Siz hakikatte) bize tapmıyordunuz (kendi nefsinize ve şeytanlarınıza tapıyordunuz)!”
E
Erhan Aktaş Meali
O gün, onların hepsini toplarız. Sonra şirk koşanlara, “Siz ve şirk koştuklarınız, olduğunuz yerde durun.” diyeceğiz. Artık onları birbirinden ayıracağız. Şirk koşulanlar, şöyle diyecekler: “Siz, bize kulluk etmiyordunuz.”
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ol gün kim ķoparavuz anları hep andan eyldevüz [106b] anları kim ortaķ eylediler “yirüñüzde siz daħı ortaķlaruñuz” pes ayırduķ arasını anlaruñ daħı eyitti ortaķları “olmaduñuz bize ŧaparsız”
H
Hasan Basri Çantay Meali
O gün onların hepsini bir araya toplayacağız. Sonra o (Allaha) eş tutanlara: «Siz de, ortaklarınız (olan putlar) da, diyeceğiz, durun yerinizde». Artık onları birbirinden tamamen ayırmışızdır. Ortakları öyle dedi (diyecek): «Siz (dünyâda) bize tapmıyordunuz».
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
O gün onların hepsini bir araya toplar, sonra da ortak koşanlara: “Yerinizden ayrılmayın, siz de ortak koştuklarınız da.” deriz. Artık onların arasını ayırmışızdır. Ortak koştukları derler ki: “Siz bize kulluk etmiyordunuz.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ve o (mahşer) günü onları hep birlikte toplayacağız, sonra şirk koşanlara: “(Haydi) yerinize! Siz ve (Allah'a şirk koştuğunuz) ortaklarınız!” diyeceğiz. Artık onların aralarını ayırmışızdır ve ortakları (olan putlar, onlara) şöyle der: “(Siz hakikatte) bize tapmıyordunuz (kendi nefsinize ve şeytanlarınıza tapıyordunuz)!”
K
Kadri Çelik Meali
Onların hepsini bir gün toplarız da sonra şirk koşanlara, “Siz ve koştuğunuz ortaklar yerlerinizde bekleyin!” deyip onları birbirlerinden ayırırız. Ortak koştukları ise, “Bize tapmıyordunuz ki!” derler.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
28-29. Bir gün ki, onların hepsini bir araya getireceğiz sonra bize ortak olarak yakıştırdıklarına, “Siz ve ortaklarınız yerlerinizde durup bekleyin!” diyeceğiz, böylece aralarını böleceğiz ve yakıştırdıkları ortaklar onlara, “Siz bize tapmıyordunuz, sizin bize ibadet ettiğinizin farkında bile olmadığımıza Allah şahittir” diyecekler...
M
M. Pickthall (English)
On the day when We gather them all together, then We say unto those who ascribed partners (unto Us): Stand back, ye and your (pretended) partners (of Allah)! And We separate them, the one from the other, and their (pretended) partners say: It was not us ye worshipped.
M
Mahmut Kısa Meali
O gün, insanların ve cinlerin hepsini bir araya toplayacağız; sonra da dünyada kimi varlıkları yüceltip ilâhlaştırarak veya makam, şöhret, servet ve benzeri değerleri hayatın biricik ölçüsü hâline getirerek Allah’a ortak koşmuş olanlara, “Geçin bakalım yerlerinize; siz de, hayattayken emir ve otoritesine boyun eğdiğiniz ortaklarınız da!” diyeceğiz. Böylece, her birini lâyık olduğu yere koyarak onları birbirlerinden tamamen ayıracağız. İşte o zaman, onların Allah’a ortak koştuğu kimseler, kendilerini ilâhlık makâmına yücelten müşriklere seslenerek, “Siz aslında bize ibâdet etmiyordunuz! Sizin asıl tapındığınız şey, kendi arzu ve heveslerinizden başkası değildi!” diyecekler. Ve devam edecekler:
M
Mahmut Özdemir Meali
O gün topluca onları bir araya toplarız. Sonra ortak koşmuş kimselere:
-"Siz ve koştuğunuz ortaklar yerlerinize!" deriz. Derken aralarını ayırdık. Koştukları ortaklar dedi ki: -"Sadece bize kulluk ediyor değildiniz".
M
Mehmet Okuyan Meali
Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da (Allah’a) ortak koşmuş olanlara “Siz ve koştuğunuz ortaklar, yerinizde bekleyin!” diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışız (olacağız). Onların ortakları şöyle diyecektir: “Siz bize ibadet etmiyordunuz. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Ve o gün (cehennemliklerin) hepsini mahşerde toplar sonra Allah’a şirk koşanlara; “siz de Bana koştuğunuz ortaklar da yerlerinizde durun (bakalım)” deriz ve böylece aralarını ayırırız.¹ Ve onların Allah’a ortak koştukları (putları onlara): “Siz sadece bizlere tapmıyordunuz…
M
Mehmet Çakır Meali
O gün herkesi bir araya topladığımızda, önce aratanrıcı müşriklere: " Siz ve yapay tanrılarınız yerinizde kalın! " diye gürler aralarını açarız. O zaman uyduruk tanrılar sert çıkarlar: " siz bize ibadet etmiyordunuz ki!
M
Mehmet Çoban Meali
O gün onları hep bir araya toplarız. Sonra yasalarımıza aykırı hayat yaşamak için hükümlerimize karşı çıkanlara: "Haydi! Siz ve yasalarına uyarak hüküm sahibi kıldıklarınız yerlerinize!" deriz. Artık onların yasalarına uyarak ilahlaştırdıklarıyla aralarını açmışızdır. Herkes kendi derdine düşmüştür. Dünyadaki gibi aralarında bir bağ kalmamıştır. Çünkü gerçekler ortaya çıkmış yeryüzünde yasama yönetme hakkı verilerek ilah kabul edilenlerle, ilah kabul edenler arasında gerçek nedir tartışması başlamıştır. Yeryüzünde hükümranlık verilip yasalarına uyulanlar, yasalarına uyarak kendilerine tapanlara: "Siz bize ibadet etmiyordunuz."
M
Muhammed Esed Meali
Çünkü, bir gün onların hepsini bir araya toplayacağız ve [hayattayken] Allah’tan başkalarına ilahlık yakıştıranlara: “Siz ve Allah’a ortak koştuğunuz o şeyler, [o varlıklar ve güçler, hepiniz] ⁴⁴ olduğunuz yerde kalın!” diyecek ve böylece onları birbirinden ayıracağız. ⁴⁵ Ve (o zaman) Allah’a ortak koştukları kimseler, [vaktiyle kendilerine kul-köle olmuş olanlara]: “Sizin tapınıp durduğunuz biz değildik; ⁴⁶
M
Mustafa Çavdar Meali
Ve onları topladığımız o gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra başkalarına ilahlık yakıştıranlara: – Siz ve ilahlık yakıştırarak şirk koştuklarınız haydi yerlerinize! Deriz. Ve onları birbirlerinden ayırırız. İlahlık yakıştırılanlar: – Aslında siz bize kulluk etmiyordunuz. 16/86, 46/4...6, 10/18
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Ve bir gün onların tümünü bir araya toplayacak, ardından da (hayattayken) Allah’a has özellikleri başkalarına yakıştırmakta direnenlere diyeceğiz ki: “Siz ve ilâhlık yakıştırdıklarınız: haydi yerlerinize!”[¹⁶⁰⁸] İşte böylece onların arasını kesip ayırmış (olacağız). Ve (o zaman) onların ilâhlık yakıştırdıkları, dönüp kendilerine şöyle diyecek: “Zaten siz, hiç bir zaman bize tapıyor değildiniz ki;[¹⁶⁰⁹]
O
Orhan Kuntman Meali
O gün (kıyamet günü) onların (insanların) hepsini bir araya toplayacağız, sonra da (Rablerine) ortak koşanlara: "Siz de, ortaklarınız (olan putlar) da yerinizde durunuz” diyeceğiz. Böylece onların arasını ayırmış olacağız. O zaman ortakları müşriklere: "(Aslında) Siz bize ibadet etmiyordunuz. (Siz bize değil, kendi hevânıza, kendi bâtıl hayallerinize tapınıyordunuz)
O
Osman Fırat Meali
Ve onları topladığımız bir günde, sonra da şirk koşmuş olanlara: “(Haydi) yerlerinize, siz ve şirk koştuklarınız!” deriz; aralarını ayırırız. Ve onların (Allah’a) şirk koştukları kimseler de onlara: “Siz sadece bize tapmıyordunuz.” derler.
S
Sardorxon Jahongir
Barchalarini o‘sha qiyomat kunida to‘playmiz, so‘ngra shirk keltirganlarga: “Sizlar va Allohga sherik qilib olgan but-sanamlaringiz joyingizda turinglar!” – deb ularning oralarini ajratamiz. Shunda sig‘inilgan sheriklari: “Aslida sizlar bizga sig‘inmas edingiz va hatto biz buni sezmas edik”, – deb aytadilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Ol gün ki divşürür‐biz anlaruñ barçasını. Andan ṣoñra eydür‐biz ol kişilereki müşrik kāfirlerdür: Duruñuz yirüñüzde, göresiz size ne olur şerīkle‐rüñüze daḫı. Pes ayırduḳ anlar ortasını. Daḫı eyitdi anlaruñ şerīkleri: Siz bize‘ibādet eylemezdüñüz, didiler.
S
Suat Yıldırım Meali
28, 29. Gün gelir, onların hepsini bir araya toplayıp sonra Allah'a şirk koşanlara: “Siz de, taptığınız şerikleriniz de yerlerinize! ” deriz. Artık onları putlarından tamamen ayırmışızdır. Şerikleri: “Siz dünyada bize tapmıyordunuz. Allah da üzerimizde şahittir ki sizin bize taptığınızdan hiç mi hiç haberimiz yoktu! ” derler. [18, 47; 30, 14-43; 19, 82; 46, 5-6]
S
Süleyman Ateş Meali
O gün onları hep bir araya toplarız, sonra ortak koşanlara; "Haydi siz ve koştuğunuz ortaklar yerlerinize!" deriz. Artık (tanrılariyle) aralarını açmışızdır (dünyadaki gibi aralarında bir bağ kalmamıştır). Koştukları ortaklar: "Siz bize tapmıyordunuz?" demektedirler.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Yevm-i kıyâmetde cümlesini haşr idüb toplarız. Sonra müşriklere: "Sizler ve Allâh'a şerîk getirdiğiniz putlar orada durınız" diriz ve aralarını ayırırız. O zamân putları onlara dirler: "Siz bize tapmazdınız"
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Onların hepsini topladığımız gün Allah’a ortak uyduranlara “Sizler ve ortak saydıklarınız! Olduğunuz yerde kalın!” diyeceğiz, sonra da aralarını ayıracağız. Ortak saydıkları diyecekler ki “Siz sadece bize kul olmuyordunuz ki!”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Gün olur, onları bir araya toplarız; sonra şirke batmışlara sesleniriz: "Siz ve ortak yaptıklarınız, yerlerinize!" Aralarını ayırmışızdır. Allah'a ortak tuttukları şöyle haykırır: "Siz sadece bize kulluk/ibadet etmiyordunuz."
Y
Yusuf Ali (English)
One day shall We gather them all together. Then shall We say to those who joined gods (with Us): "To your place! ye and those ye joined as ´partners´ We shall separate them, and their "Partners" shall say: "It was not us that ye worshipped!(1418)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve o günü ki, hepsini mahşere toplarız. Sonra şerik koşmuş olanlara de- riz ki: «Siz de ve şerikleriniz de yerlerinizde durunuz.» Artık aralarını ayırmışızdır. Ve onların şerikleri der ki: «Siz bizlere tapınır değil idiniz.»
Ü
Ümit Şimşek Meali
O gün onların hepsini huzurumuzda toplar, sonra da ortak koşanlara “Siz de, şerikleriniz de yerlerinizden kımıldamayın” deriz. Biz onların şerikleriyle aralarını ayırırız; şerikleri ise derler ki: “Siz bize tapmıyordunuz.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve onların hepsini (mahşerde) bir araya toplayacağımız, sonra da şirk koşanlara, “Siz de, ortak koştuklarınız da yerinizde bekleyin” diyeceğimiz gün (hesap günü) artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen kesip ayırmış (olacağız) ve ortak koştukları derler ki: “Siz bize ibadet (kulluk) etmiyordunuz.” *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
O gün cehenneme girecek olanları bir araya getiririz ve Rablerine ortaklar koşanlara “Sizin ve ortak koştuklarınızın kalacak yerleri burası (cehennem)” deriz. Sonra ortak koşulanlarla, onları Allah’a ortak koşanların aralarını ayırırız. Allah’a ortak koşulanlar da ortak koşanlara ”Siz bize kulluk etmiyordunuz.”
İ
İsmail Hakkı İzmirli
O gün onların hepsini toplayacağız, sonra şerik koşanlara: «— Şerikleriniz [⁴] le yerinizde durun» deriz ve aralarını ayırırız. Şerikleri tapanlara derler: «— Sizler bizlere tapmıyordunuz» [⁵].
İ
İsmail Yakıt
Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara, “Siz ve ortaklarınız haydi yerlerinize!” diyerek onları birbirlerinden ayıracağımız gün, koştukları ortaklar onlara, “Siz bize tapmıyordunuz!” derler.¹²
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz o gün onların hepsini derliyeceğiz. Sonra Allah’a eş koşanlara şunu diyeceğiz: "Siz de, eş koştuklarınız da olduğunuz yerde kalın." Artık onları biribirinden ayırırız. Eş koşulanlar şöyle diyecekler: "Siz bize tapmıyordunuz ki.
Ş
Şaban Piriş Meali
28,29. -O gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra şirk koşanlara:-Siz ve ortaklarınız (şirk koştuklarınız) yerlerinize!deriz. Ve aralarını ayırırız. Ortak koştukları :-Siz bize kulluk etmiyordunuz. Allah, sizinle bizim aramızda şahit olarak yeter. Sizin bize kulluk ettiğinizden haberimiz yoktu, derler.
Yûnus Suresi 28. Ayet Meali ve Tefsiri
Yûnus Suresi 28. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Yûnus Suresi 28. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Yûnus Suresi 28. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Yûnus Suresi 28. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?