Sureye Dön

Yûnus Suresi Suresi, 45. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

O gün onları tapısında öyle bir toplar ki kendilerini, dünyada sanki bir günün bir saati kadar eğlenmişler sanırlar. Aralarında tanışırlar, birbirlerini tanırlar. Allah'a kavuşacaklarını inkar edenler, şüphe yok ki zarara uğrarlar ve doğru yolu da bulamazlar.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve o gün Allah, onları huzuruna topladığı zaman, onlara öyle gelecek ki, yeryüzünde sanki sadece tanışmalarına yetecek kadar kısa bir süre, yani gündüzün bir saati kadar kalmış gibi olacaklar, vaktiyle Allah'ın huzuruna çıkarılacakları uyarısına, yalan gözü ile bakan ve bu yüzden doğru yolu tutmaktan geri duranlar, o gün bütün bütün yanılmış ve kaybetmiş olacaklar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Allah’ın) Onları (mahşere) toplayacağı günde, sanki onlar dünyada sadece gündüzün bir parçası (kadar) kalmışlar da, (o sırada) aralarında tanışmışlar gibi olacaklardır. Allah’a kavuşmayı (huzuruna çıkacaklarını) inkâr edip de, (hidayetten mahrum kalanlar,) elbette en büyük ziyana uğrayacaklardır. Zaten onlar hidayete ermiş (kimseler) değillerdi.
A

Ahmet Tekin Meali

Allah'ın onları mahşerde toplayacağı gün, sıkıntının şiddetinden, sanki gündüzün bir kısmında, birbirleriyle tanışacak kadar bir süre dünyada birlikte yaşadıklarını hatırlarlar. Allah'ın huzurunda hesaba çekilmeyi ve cezayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Doğru yola girmeye istekli de değillerdi.
A

Ahmet Varol Meali

Onları bir araya toplayacağımız gün dünyada sanki gündüzün bir anı kadar bile kalmadıklarını sanarak kendi aralarında tanışırlar. [2]Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlamış ve doğru yola girmemiş olanlar zarara uğramışlardır.
A

Ali Bulaç Meali

Gündüzün bir saatinden başka sanki hiç ömür sürmemişler gibi onları bir arada toplayacağı gün, onlar birbirlerini tanımış olacaklar. Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar gerçekten hüsrana uğramışlardır. Onlar hidayete ermiş (kimseler) değildi.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Sanki (dünyada ve kabirlerinde) gündüzün bir saatinden başka durmamışlar gibi, Allah hepsini mahşere sevkedeceği gün, aralarında tanışacaklardır. Allah'ın huzuruna çıkacaklarını inkâr edip de hidayet yolunu tutmamış olanlar, muhakkak en büyük ziyana uğramışlardır.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onları diriltip topladığımız gün, ancak gündüzden bir saat kadar (dünyada) beklemiş olduklarını sanacaklar. Kendi aralarında tanışacaklar. Daha önce Allah ile karşılaşmayı inkâr edenler ve doğru yolda olmayanlar, işte o gün zarar ederler.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onları huzuruna toplayacağı gün, gündüzün bir saatinden başka, dünyada durmamış gibidirler; birbirleriyle tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalanlayıp da doğru yolu tutmayanlar, hüsrana uğramışlardır.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Şüphe yok ki, Allah insanlara hiç zulmetmez, insanlar zulmeder kendilerine
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Allah müşrikləri) gündüz bir saat belə (dünyada) olmamışlar kimi, bir yerə toplayacağı gün (qiyamət günü) onlar bir-birini tanıyacaqlar. Allahla qarşılaşacaqlarını yalan hesab edənlər, sözsüz ki, ziyana uğrayacaqlar. Onlar heç doğru yolda da deyildilər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Allah) o kıyamet günü (onları) topladığı zaman (onlara öyle gelecek ki yeryüzünde) sanki sadece tanışmalarına yetecek kadar gündüzün bir saati kadar kalmışlar. (Vaktiyle) Allah’ın huzuruna çıkarılacakları uyarısını yalanlayan ve doğru yola girmekten geri duranlar (işte o zaman) en büyük kayba uğramış olacaklar. 
C

Cemil Said (1924)

Allâh te’âlâ bir gün hepsini cem’ idecekdir. Görünürde ânlar yalnız bir sa’at kabirde kalmış gibi olacaklardır. Hepsi biri birini tanıyacakdır. O vakit Allâh’ın huzûruna çıkmak yalandır diyenler ve hidâyeti bulamıyanlar dûçâr-ı hüsrân olacakdır.
D

Diyanet Vakfı Meali

Allah’ın onları, sanki günün ancak bir saati kadar kaldıklarını zanneder vaziyette yeniden diriltip toplayacağı gün aralarında birbirleriyle tanışırlar. Allah’ın huzuruna varmayı yalanlayanlar elbette zarara uğramışlardır. Zira onlar doğru yola gitmemişlerdi.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onları toplayacağı kıyamet günü, sanki gündüz, birbirleriyle sadece tanışacakları bir saat kadar kalmış gibidirler. Allah'ın karşısına çıkmayı yalan sayanlar kaybetmişlerdir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Allah’a kavuşmayı yalan sayanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Allah'ın onları haşredip toplayacağı günde, sanki onlar dünyada gündüz bir parça kalmışlar da aralarında tanışmışlar gibi olacak. Allah'ın huzuruna çıkacaklarına inanmamış ve doğru yolu tutmamış olanlar hiç şüphesiz en büyük ziyana uğramış olacaklar.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Sanki gündüzün bir saatinden başka durmamışlar gibi hepsini mahşere sevkedeceği gün beyinlerinde tanışacaklar, Allahın karşısına çıkacaklarını tekzib edib de doğru yolu tutmamış olanlar hakıkat husrana düşmüş bulunacaklar
E

Emrah Demiryent Meali

(Hesaba çekmek üzere) onları (ahirette) bir araya topladığımız gün, dünyada, ancak birbirleri ile tanışmalarına yetecek kadar kısa bir süre, gündüzün bir saati kadar kaldıklarını sanacaklar. Allah’ (ın manevi huzurun) a kavuşmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.
E

Erhan Aktaş Meali

Onları toplayacağımız gün; dünyada, ancak birbirleri ile tanışabilecekleri kadar kısa olan, gündüzün bir saati kadar yaşamış gibi gelecek kendilerine. Allah'a kavuşmayı yalanlayıp, doğru yola yönelmemiş olanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır.¹
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol gün kim ķoparavuz anları taman döllenmediler gibi ya'nį sinde illā bir śā'at gündüzden biribirini bileler aralarında. bayıķ ziyānlu oldı anlar kim yalan duttılar Tañrı’yı görmekliġi daħı olmadılar ŧoġru yol dutıcılar.
H

Hasan Basri Çantay Meali

O gün (kıyamet günü, Allah) hepsini bir araya toplayacak. Sanki onlar gündüzün bir saatinden başka (bir müddet) eğlenmemişlerdir. Birbirini tanıyacaklardır. Allahın karşılarına çıkacaklarını yalan sayıb da doğru yolu tutmamış bulunanlar muhakkak en büyük zarara uğramışdır.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onları toplayacağı gün sanki birbirleriyle tanıştıkları, gündüzün bir vakti kadar kalmış gibidirler. Allah’a kavuşmayı yalan sayıp da hidayete yönelmemiş olanlar hüsrana uğramışlardır.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Allah'ın) onları (mahşerde) toplayacağı gün, sanki (onlar dünyada) gündüzün bir saatinden başka kalmamış gibidirler; aralarında birbirlerini tanıyacaklardır. Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar muhakkak hüsrâna uğramış ve hidâyete eren kimselerden olmamışlardır.
K

Kadri Çelik Meali

Gündüzün bir saatinden başka sanki (dünyada) hiç durmamışlar gibi onları bir araya toplayacağı gün (hiç ayrılmamışlar gibi) birbirlerini de tanıyacaklardır. Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar gerçekten hüsrana uğramışlardır. Onlar zaten hidayete ermiş kimseler değillerdi.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Allah onları mahşerde topladığı vakit, sanki (dünyada) sadece günün bir saatinde, aralarında tanışacak kadar kısa bir süre kaldıklarını sanacaklardır. (İşte o vakit) Allah’ın huzuruna çıkarılacakları uyarısını asılsız sayanlar ve doğru yolda yaşamamış olanlar hüsrana uğramış olacaklar.
M

M. Pickthall (English)

And on the day when He shall gather them together, (when it will seem) as though they had tarried but an hour of the day, recognizing one another, those will. verily have perished who denied the meeting with Allah and were not guided.
M

Mahmut Kısa Meali

O gün Allah onları diriltip mahşerde topladığı zaman, yaşadıkları bir ömür, insanlara o kadar kısa gelecek ki, sanki gündüz vakti aralarında tanışıverdikleri kısacık bir an kadar yeryüzünde kaldıklarını zannedecekler. İşte o zaman, dünya hayatının geçici zevkleri uğruna ebedî mutluluğu kaybetmenin ne büyük bir gaflet olduğunu anlayacaklar. Evet, günün birinde Allah’ın huzuruna çıkarılacakları gerçeğini inkâr eden ve bunun en doğal sonucu olarak doğru yola girmekten kaçınanlar, o Gün korkunç bir hüsrana uğrayacaklar!
Ey Peygamber! Sana diş bileyen, seni ortadan kaldırmak için türlü komplolar hazırlayan zâlimler, şunu iyi bilsinler ki:
M

Mahmut Özdemir Meali

Onları bir araya toplayacağı gün, sanki aralarında tanışacakları Gündüz’den bir saat kadar kalmış gibidirler.
Allah ile karşılaşmayı yalanlamış (inkâr etmiş) olanlar kesinlikle hüsrana düştü .
Hidayete ermiş (doğru yolda) değillerdi.
M

Mehmet Okuyan Meali

(Allah) o gün onları, (dünyada) sanki günün ancak aralarında birbirleriyle tanışabilecekleri bir saati kadar kalmış gibi toplayacaktır. [*] Allah ile karşılaşmayı yalanlayıp doğru yola gelmemiş olanlar elbette zarara uğramışlardır.
M

Mehmet Türk Meali

Allah, onları mahşerde toplayınca onlara (dünya hayatı); sanki birbirleriyle görüşüp tanıştıkları bir günün, bir anı kadar gelecek. Allah’a kavuşacaklarını yalanlayarak doğru yolu bulamayanlar, işte o gün perişan olacaklardır.
M

Mehmet Çakır Meali

Allah, bir gün insanlığı bir araya getirdiğinde, dünyada sadece birkaç saat kaldıklarını sanacaklar, o da tanışacak kadar. Vaktiyle Allah'a hesap verme olayını inkar edenler, o gün çok perişandır. Durumlarının düzelmesi de mümkün değil...
M

Mehmet Çoban Meali

Rabbin onları bir araya topladığı zaman, onlar sadece gündüzün görüşüp tanıştıkları bir saat kadar dünyada kaldıklarını zannederler. Rabbinin karşısına çıkmayı yalanlayıp yola gelmemiş olanlar, en büyük zarara uğrayacaklardır.
M

Muhammed Esed Meali

Ve o Gün Allah onları [huzuruna] topladığı zaman [onlara öyle gelecek ki yeryüzünde] sanki sadece tanışmalarına yetecek kadar (kısa bir süre), sadece gündüzün bir saati kadar kalmışlar; ⁶⁵ (vaktiyle) Allah’ın huzuruna çıkarılacakları uyarısını yalanlayan ve [bu yüzden] doğru yolu tutmaktan geri duranlar (o Gün) bütün bütün yanılmış, kaybetmiş olacaklar.
M

Mustafa Çavdar Meali

Onların hepsini bir araya toplayacağı o gün, sanki gündüzün bir vaktinde birbirleriyle tanışacakları bir zaman kadar kalmış olduklarını sanacaklar. Allah ile karşılaşmayı hesaba katmayıp doğru yolda gitmeyenler kesinlikle kaybetmiş olacaklar. 20/103- 104, 30/55- 56, 46/35, 210/17, 45/34- 35, 59/19
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ve o Gün gelip de Allah onları bir araya topladığı zaman, onlara (dünyada) sanki birbirleriyle tanışmalarına yetecek kadar, yalnızca gündüzün bir saatinde kalmışlar (gibi gelecek);[¹⁶²²] doğrusu, Allah’ın huzuruna çıkarılacakları gerçeğine yalan gözüyle bakan ve doğru yola yönelmemekte ısrarcı davranan kimseler (o gün) hepten kaybetmiş olacaklar.
O

Orhan Kuntman Meali

(Allah) O gün -kıyamet günü- hepsini bir araya toplayacaktır, (kabirlerinden çıkarılıp, mahşere sevk olunacaklardır, mahşerin korkunç durumu karşısında) Dünyada ancak gündüzün bir saati kadar kaldıklarını sanırlar ve onlar -ilkin- birbirini tanırlar. (Fakat sonra herkes başının derdine düşer, akraba ve dostluk gibi bağlar kesilir) İşte o gün -hesap vermek üzere- Allah’ın huzuruna çıkacaklarını yalan sayanlar, elbetteki büyük hüsrana uğramışlardır. Zira onlar doğru yola girmemişlerdir. (Sapıklığı hidayete tercih etmişlerdir)
O

Osman Fırat Meali

Onları bir araya topladığımız gün, sanki günün bir saati kadar (dünyada) kalmışlar gibi, kendi aralarında konuşurlar. Allah ile buluşacaklarını yalanlamış olanlar, kaybedenler oldular ve doğru yolu bulanlardan da olmadılar.
S

Sardorxon Jahongir

Alloh ularni jamlaydigan qiyomat kunida o‘‎zlarini bu dunyoda go‘‎yo nahor vaqtidan faqatgina bir soat turgandek his qilishadi va bir-birlarini taniy boshlaydilar. Alloh bilan yuzma-yuz bo‘‎lishni yolg‘‎onga chiqarganlar qattiq ziyon ko‘‎rdilar va hidoyat topganlardan bo‘‎lmadilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol gün ki ḥaşr iderüz anları, ṣanasın ki durmadılar sinlerinden, illā bir sā‘atgündüzden, bilişürler biri biri‐y‐ile. Taḥḳīḳ ziyānlu oldı ol kişiler ki yalan‐ladılar Allāh ḥażretine durmaġı. Daḫı doġrı yol üstine durmadılar.
S

Suat Yıldırım Meali

Kıyamet günü Allah hepsini bir araya toplayacak. Dünyada, gündüzün ancak bir saati kadar yaşamış gibi gelecek kendilerine. O şekilde ki sadece birbirlerini görünce tanıyacakları kadar yaşadıklarını sanacaklar. Allah'a kavuşmayı yalan sayıp da doğru yolu tutmamış olanlar, en büyük kayba uğramışlardır. [79, 46; 20, 104; 70, 11-15; 23, 101; 77-15]
S

Süleyman Ateş Meali

Onları bir araya toplayacağı gün, sanki onlar sadece gündüzün, görüşüp, tanıştıkları bir sa'ati kadar dünyada kalmış olurlar. Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayıp, yola gelmemiş olanlar, en büyük ziyana uğramışlardır.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ke-ennehû dünyâda ve kabirde bir günün bir sâ'ati kadar müddet kalmışlar gibi onları kıyâmet gününde haşr ider. Birbirlerini tanırlar. O günde, Allâh'a mülâkî olacaklarını tekzîb idenler muhakkak zarar itdiler. Onlar vâsıl-ı hidâyet olmamışlardı.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onları bir araya toplayacağı gün sanki gündüzün, tanışmayla geçen bir saati dışında dünyada bulunmamış gibi olurlar. Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar kaybedeceklerdir. Onlar yola gelmiş değillerdir.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onları huzuruna toplayacağı gün, gündüzün bir saatinden başka, dünyada durmamış gibidirler; aralarında tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalanlayıp da doğru yolu tutmamış bulunanlar, hüsrana uğramışlardır.
Y

Yusuf Ali (English)

One day He will gather them together: (It will be) as if they had tarried(1436) but an hour of a day: they will recognise each other:(1437) assuredly those will be lost who denied the meeting with Allah and refused to receive true guidance.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

O gün ki onları (mahşere) toplayacaktır. Sanki (dünyada) gündüzün bir saat kadar kalmış gibi olacaklardır. Birbirlerini tanıyacaklardır. Allah Teâlâ'ya çıkacaklarını yalan sayanlar, muhakkak ki hüsrâna uğramışlardır. Ve doğru yola ermiş olmamışlardır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Allah onları huzurunda topladığı gün, dünyada sanki gündüzün az bir vakti kadar kalmış gibidirler ve birbirlerini tanımaktadırlar. Allah'a kavuşmayı yalan sayıp da doğru yolu bulamayanlar ise hüsrana düşmüşlerdir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Onları (yeniden diriltip hepsini) bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Doğrusu Allah’a kavuşmayı yalanlamış olanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Allah onları (zalimleri) bir araya topladığı gün, onlar sanki gündüzün bir saati kadar kalmış olduklarını zannederler ve o zalimler birbirlerini iyi tanırlar. İşte doğru yol üzerinde olmadıkları için, Allah ile karşılaşıp hesap vermeyi yalanlayanlar, kendilerine yazık etmiş olanlardır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

O gün Allah onları sanki gündüz bir saat kadar kalmışlar gibi bir halde toplayacak. Onlar da kendi aralarında birbirlerini tanıyacaklardır [⁴]. Allah/a kavuşmayı yalan sayanlar hem ziyankâr olmuşlar, hem uçmak yolunu bulamamışlardır.
İ

İsmail Yakıt

Onları bir araya toplayacağı gün, sanki onlar sadece gündüzün, aralarında görüşüp tanıştıkları dünyanın bir saati kadar bir zaman kalmış gibidirler²¹. Andolsun Allah’ın huzuruna çıkmayı/O’nunla karşılaşmayı yalanlayanlar kaybedenlerdir/zarara uğrayanlardır. Zaten doğru yolda değildirler.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün Allah hepsini derliyecektir. Sanki onlar dünyada günün yalnız bir saatinde kalmış gibi olacaklardır. Biribirlerini tanıyacaklardır. Allah’a kavuşacaklarını yalan sayıp da doğru yolu tutmamış olanlara yazık olacaktır.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onları toplayacağı gün, sanki gündüz birbirleriyle tanışacakları bir zaman kadar kalmış gibidirler. Allah ile karşılaşmayı yalanlayıp doğru yolda olmayanlar kaybetmişlerdir.

Yûnus Suresi 45. Ayet Meali ve Tefsiri

Yûnus Suresi 45. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Yûnus Suresi 45. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Yûnus Suresi 45. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Yûnus Suresi 45. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim