Sureye Dön

Zuhruf Suresi Suresi, 47. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlara delillerimizle gelince o delillere gülmeye başladılar.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Musa onlara delillerimizle gelince, onlar birdenbire işi alaya alıp, gülmeye başladılar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Fakat (Musa) onlara ayetlerimizle (mucizelerimiz ve emirlerimizle) geldiği zaman, (ibret almak ve tâbi olmak yerine,) onlar bunlara (alay edip) gülüyorlardı.
A

Ahmet Tekin Meali

Mûsâ onlara âyetlerimizi, mûcizelerimizi getirince, o sırada mûcizelerle alay ederek güldüler.
A

Ahmet Varol Meali

Fakat, onlara ayetlerimizi getirince bir de ne görsün: Onlarla alay ediyorlar.
A

Ali Bulaç Meali

Fakat onlara ayetlerimizle geldiği zaman, bir de ne görsün, onlar bunlara (alay edip) gülüyorlar.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Fakat onlara böyle mucizelerimizle varınca, hemen onlar bunlara gülüverdiler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Musa, ayetlerimizi onlara getirince, alaya alıp gülmeye başladılar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlara mucizelerimizi getirince mucizelere gülüvermişlerdi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Bizim belgelerimizle onlara vardığında, bu işten gülmeye koyuldular
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Musa) mö’cüzələrimizi onlara gətirər-gətirməz onlar bu mö’cüzələrə lağ edib gülmüşdülər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Musa onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.
C

Cemil Said (1924)

Bizim mu’cizelerimizi hâmilen ânların huzûrına çıkdığı vakit eğlendiler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Onlara âyetlerimizi getirince, bunlara gülüvermişlerdi.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onlara mucizelerimizi getirdiği zaman, bunlara gülüvermişlerdi.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Mûsâ) mucizelerimizi kendilerine getirince, bir de bakmışsın, o mucizelere gülüyorlar!
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Musa onlara mucizelerimizi getirince onlar hemen bu mucizelere gülüverdiler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Vaktâ ki onlara böyle âyetlerimizle vardı, birdenbire onlar bunlara gülüverdiler
E

Emrah Demiryent Meali

(Fakat Mûsâ) onlara âyetlerimizle (mu‘cizelerimizle) gelince, onlar, (“bu bir sihirdir” diyerek, mu‘cizelerimizi) alaya alıp, gülmeye başladılar.
E

Erhan Aktaş Meali

Fakat Mûsâ onlara âyetlerimizle¹ gelince, onlar hemen alay etmeye başladılar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim geldi anlara nişānlarumuz-ıla anlar aña gülerler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Fakat onlara âyetlerimiz gelince bir de ne görsünler, onlar bu (âyetlere) gülüyorlar!
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlara ayetlerle geldiği zaman güldüler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Fakat onlara mu'cizelerimizi getirdiğinde, o vakit onlar bunlara gülüverdiler.
K

Kadri Çelik Meali

Fakat onlara ayetlerimizle geldiği zaman, birdenbire onlar bunlara gülüverdiler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onlara mûcizelerimizi gösterince bunlara gülüverdiler.
M

M. Pickthall (English)

But when he brought them Our tokens, behold! they laughed at them.
M

Mahmut Kısa Meali

Fakat Mûsâ apaçık delillerimizle onların karşısına çıkınca,Firavun ve adamları, bu mûcizeler ile alay etmeye başladılar.
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlara âyetlerimizi getirdiğinde, o anda onlara gülüyorlardı.
M

Mehmet Okuyan Meali

Onlara delillerimizi getirince hemen onlara gülmüşlerdi. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Fakat (Mûsa) onlara mûcizelerimizi getirince onlar başladılar, o mûcizelerimizle (alay edip) gülmeğe.
M

Mehmet Çakır Meali

ama, daha mucizelerimizi sergilerken, başladılar alay etmeye.
M

Mehmet Çoban Meali

Musa onlara ayetlerimizi tebliğ edince gülüvermişlerdi.
M

Muhammed Esed Meali

Ama önlerine [mucizevî] işaretlerimizi getirince, ⁴⁰ hemen onları alaya aldılar,
M

Mustafa Çavdar Meali

Musa onlara mucizelerimizi/ayetlerimizi gösterdiği zaman alay edip gülmeye başladılar. 7/104...110
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Fakat ardından, onların önüne mucizevî âyetlerimizi sürünce, onlar hemen alay etmeye başladılar.[⁴⁴⁰⁰]
O

Orhan Kuntman Meali

O, (peygamber olduğunu kanıtlamak için) mucizelerimizi sıralayınca, güldüler. (Onu alaya aldılar)
O

Osman Fırat Meali

Onlara ayetlerimizle geldiğinde, o zaman onlar ayetlere güldüler.
S

Sardorxon Jahongir

Bas, qachonki, Muso mo‘jizalarimiz bilan ularga kelganida, ular birdaniga bu mo‘jizalardan kula boshladilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ḳaçan ki geldi anlara bizüm āyetlerümüzle, anlar aña gülerlerdi.
S

Suat Yıldırım Meali

O, delillerimizle onlara gidince onlar alay edip gülmeye koyuldular.
S

Süleyman Ateş Meali

Onlara ayetlerimizi getirince onlar o ayetlerle alay edip gülmeğe başladılar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Âyât ve mu'cizât ile Mûsâ onların yanına geldikde onlar, Mûsâ'ya ve mu'cizâta güldiler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlara belgelerimizi getirince hemen gülüverdiler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Mûsa onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.
Y

Yusuf Ali (English)

But when he came to them with Our Signs, behold they ridiculed them.(4650)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Vaktâ ki onlara Bizim âyetlerimizle geldi, onlar o zaman, bunlardan gülüşür oldular.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlara âyetlerimizi getirdiğinde, onlar buna güldüler.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Musa) onlara ayetlerimizle (delillerimizle) gelince, onlar birdenbire (işi alaya alıp) gülmeye başladılar.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Musa onlara açık ayetleri getirip gösterdiğinde, onlar hemen o ayetlere gülüp, alay ettiler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Musa onlara mûcizelerimizle varınca hemen onlar, bu mûcizelere gülüştüler.
İ

İsmail Yakıt

Sonra mucizelerimizi kendilerine getirince, bir de bakmışsın onlara gülüyorlar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ancak Musa belgelerimizle yanlarına varınca onlar bunlara gülüverdiler.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlara ayetlerle geldiği zaman onlar, ona gülüp geçmişlerdi.

Zuhruf Suresi 47. Ayet Meali ve Tefsiri

Zuhruf Suresi 47. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Zuhruf Suresi 47. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Zuhruf Suresi 47. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Zuhruf Suresi 47. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim