Onlara delillerimizle gelince o delillere gülmeye başladılar.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Musa onlara delillerimizle gelince, onlar birdenbire işi alaya alıp, gülmeye başladılar.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Fakat (Musa) onlara ayetlerimizle (mucizelerimiz ve emirlerimizle) geldiği zaman, (ibret almak ve tâbi olmak yerine,) onlar bunlara (alay edip) gülüyorlardı.
A
Ahmet Tekin Meali
Mûsâ onlara âyetlerimizi, mûcizelerimizi getirince, o sırada mûcizelerle alay ederek güldüler.
A
Ahmet Varol Meali
Fakat, onlara ayetlerimizi getirince bir de ne görsün: Onlarla alay ediyorlar.
A
Ali Bulaç Meali
Fakat onlara ayetlerimizle geldiği zaman, bir de ne görsün, onlar bunlara (alay edip) gülüyorlar.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Fakat onlara böyle mucizelerimizle varınca, hemen onlar bunlara gülüverdiler.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Musa, ayetlerimizi onlara getirince, alaya alıp gülmeye başladılar.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Onlara mucizelerimizi getirince mucizelere gülüvermişlerdi.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Bizim belgelerimizle onlara vardığında, bu işten gülmeye koyuldular
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Musa) mö’cüzələrimizi onlara gətirər-gətirməz onlar bu mö’cüzələrə lağ edib gülmüşdülər.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Musa onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.
C
Cemil Said (1924)
Bizim mu’cizelerimizi hâmilen ânların huzûrına çıkdığı vakit eğlendiler.
D
Diyanet Vakfı Meali
Onlara âyetlerimizi getirince, bunlara gülüvermişlerdi.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onlara mucizelerimizi getirdiği zaman, bunlara gülüvermişlerdi.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
(Mûsâ) mucizelerimizi kendilerine getirince, bir de bakmışsın, o mucizelere gülüyorlar!
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Musa onlara mucizelerimizi getirince onlar hemen bu mucizelere gülüverdiler.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Vaktâ ki onlara böyle âyetlerimizle vardı, birdenbire onlar bunlara gülüverdiler
E
Emrah Demiryent Meali
(Fakat Mûsâ) onlara âyetlerimizle (mu‘cizelerimizle) gelince, onlar, (“bu bir sihirdir” diyerek, mu‘cizelerimizi) alaya alıp, gülmeye başladılar.
E
Erhan Aktaş Meali
Fakat Mûsâ onlara âyetlerimizle¹ gelince, onlar hemen alay etmeye başladılar.
E
Eski Anadolu Türkçesi
pes ol vaķt kim geldi anlara nişānlarumuz-ıla anlar aña gülerler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Fakat onlara âyetlerimiz gelince bir de ne görsünler, onlar bu (âyetlere) gülüyorlar!
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Onlara ayetlerle geldiği zaman güldüler.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Fakat onlara mu'cizelerimizi getirdiğinde, o vakit onlar bunlara gülüverdiler.
K
Kadri Çelik Meali
Fakat onlara ayetlerimizle geldiği zaman, birdenbire onlar bunlara gülüverdiler.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Onlara mûcizelerimizi gösterince bunlara gülüverdiler.
M
M. Pickthall (English)
But when he brought them Our tokens, behold! they laughed at them.
M
Mahmut Kısa Meali
Fakat Mûsâ apaçık delillerimizle onların karşısına çıkınca,Firavun ve adamları, bu mûcizeler ile alay etmeye başladılar.
M
Mahmut Özdemir Meali
Onlara âyetlerimizi getirdiğinde, o anda onlara gülüyorlardı.
M
Mehmet Okuyan Meali
Onlara delillerimizi getirince hemen onlara gülmüşlerdi. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Fakat (Mûsa) onlara mûcizelerimizi getirince onlar başladılar, o mûcizelerimizle (alay edip) gülmeğe.
M
Mehmet Çakır Meali
ama, daha mucizelerimizi sergilerken, başladılar alay etmeye.
M
Mehmet Çoban Meali
Musa onlara ayetlerimizi tebliğ edince gülüvermişlerdi.
M
Muhammed Esed Meali
Ama önlerine [mucizevî] işaretlerimizi getirince, ⁴⁰ hemen onları alaya aldılar,
M
Mustafa Çavdar Meali
Musa onlara mucizelerimizi/ayetlerimizi gösterdiği zaman alay edip gülmeye başladılar. 7/104...110
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Fakat ardından, onların önüne mucizevî âyetlerimizi sürünce, onlar hemen alay etmeye başladılar.[⁴⁴⁰⁰]
O
Orhan Kuntman Meali
O, (peygamber olduğunu kanıtlamak için) mucizelerimizi sıralayınca, güldüler. (Onu alaya aldılar)
O
Osman Fırat Meali
Onlara ayetlerimizle geldiğinde, o zaman onlar ayetlere güldüler.
S
Sardorxon Jahongir
Bas, qachonki, Muso mo‘jizalarimiz bilan ularga kelganida, ular birdaniga bu mo‘jizalardan kula boshladilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Ḳaçan ki geldi anlara bizüm āyetlerümüzle, anlar aña gülerlerdi.
S
Suat Yıldırım Meali
O, delillerimizle onlara gidince onlar alay edip gülmeye koyuldular.
S
Süleyman Ateş Meali
Onlara ayetlerimizi getirince onlar o ayetlerle alay edip gülmeğe başladılar.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Âyât ve mu'cizât ile Mûsâ onların yanına geldikde onlar, Mûsâ'ya ve mu'cizâta güldiler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Onlara belgelerimizi getirince hemen gülüverdiler.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Mûsa onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.
Y
Yusuf Ali (English)
But when he came to them with Our Signs, behold they ridiculed them.(4650)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Vaktâ ki onlara Bizim âyetlerimizle geldi, onlar o zaman, bunlardan gülüşür oldular.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onlara âyetlerimizi getirdiğinde, onlar buna güldüler.
İ
İhsan Aktaş Meali
(Musa) onlara ayetlerimizle (delillerimizle) gelince, onlar birdenbire (işi alaya alıp) gülmeye başladılar.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Musa onlara açık ayetleri getirip gösterdiğinde, onlar hemen o ayetlere gülüp, alay ettiler.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Musa onlara mûcizelerimizle varınca hemen onlar, bu mûcizelere gülüştüler.
İ
İsmail Yakıt
Sonra mucizelerimizi kendilerine getirince, bir de bakmışsın onlara gülüyorlar.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ancak Musa belgelerimizle yanlarına varınca onlar bunlara gülüverdiler.
Ş
Şaban Piriş Meali
Onlara ayetlerle geldiği zaman onlar, ona gülüp geçmişlerdi.
Zuhruf Suresi 47. Ayet Meali ve Tefsiri
Zuhruf Suresi 47. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Zuhruf Suresi 47. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Zuhruf Suresi 47. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Zuhruf Suresi 47. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?